İnşaat Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnşaat Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Burdur Adalet Sarayı İnşaat İşi İhaleye Çıkacak

İhale çalışmalarının tamamlandığı Burdur Adalet Sarayı inşaat işi için Adalet bakanı Sadullah Engin’in talimatıyla bu yıl ihaleye çıkılacağı açıklandı..
Burdur‘da yapılması planlanan adalet sarayı binası için ihale çalışmaları tamamlandı. Bina ihalesinin önümüzdeki günlerde yapılması planlanıyor.
Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, adalet sarayının 2011 yılı yatırım programında olmamasına rağmen Adalet Bakanı Sadullah Ergin‘le yaptığı görüşmeler sonucunda ilave yatırım programına alındığını belirtti.
Adalet sarayı inşaat ihalesi için son noktaya gelindiğini aktaran Özçelik, şunları söyledi: “Her türlü teknik çalışmaları yakından takip ediyoruz. Teknik İşler Daire Başkanı ile ardı ardına yapılan görüşmeler sonucunda ihale aşamasına geldik. Adalet Bakanımız Sayın Sadullah Ergin’in bu yıl ihaleye çıkılması talimatını verdiği adalet sarayımız için önümüzdeki haftalarda ilk adım atılmış olacaktır.”
Burdur’daki eski mimari örneklerden esinlenerek dış cephesi tarihi dokuyu yansıtacak olan binanın iç tasarımı, modern ve uygulanabilir şekilde hazırlandı. Özçelik, adalet sarayının göz kamaştıracak mimarisi ile dikkatleri üzerine çekeceğini iletti. Binanın yapımı için tahsis edilen arsa Merkez Karasenir Mahallesi Sultanarada mevkiinde 12 bin 367 metrekarelik alan belirlendi. Adalet sarayına 11 mahkeme salonu, 11 duruşma salonu, 1 Başsavcı odası, 10 savcı odası, 1 adalet komisyon başkanı odası, 2 icara müdürlüğü odası, nezarethaneler, arşivler, baro ve genel tesislerin yapılması planlanıyor.

Read more...

3 Ağustos 2012 Cuma

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Şükrü Koçoğlu, kamuya iş yapmak isteyen firmaların mesleki ve teknik yeterliliklerinin belirlenmesi için gerekli belgeler arasında 'İş Deneyim Belgeleri'nin 'alınır-satılır' hale geldiğini ileri sürdü. Koçoğlu, ^"Uygulamalarda öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki, bugün maalesef yıllarca eleştirdiğimiz müteahhitlik karnesini arar hale gelmiş bulunuyoruz." dedi. İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, yurtiçi ve yurtdışında çok önemli işler alan müteahhitlik sektörünün artık 'kaliteli iş' bağlamında önüne bakması gerekirken, uygulamadaki önemli aksaklıkların bir açıdan 'haksız rekabet'e yol açtığını söyledi. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) örneğini veren Koçoğlu, kurumun portföyünün giderek değiştiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu: "DSİ sektörün teknik okuludur. Bu okulda kimi firmalarımızın mezun oluşu 15-20 hatta 25 yılda mümkün olmaktadır. Oysa günümüzde herhangi bir iş bitirme belgesi ile ve aşırı düşük fiyatlarla DSİ ailesine bir günde giren firmalar ortaya çıktı. İsteklilerin mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenebilmesi için gerekli olan belgeler arasında 'İş Deneyim Belgeleri' yer alıyor. Ancak bugün 'İş Deneyim Belgeleri' alınır satılır hale geldi. Kamuya iş yapan müteahhitlerin sadece deneyime değil, alınıp satılamayan bir sisteme kavuşması gerekiyor." İmar Kanunu'nda 5940 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle müteahhitlere yetki belgesi zorunluluğu getirildiğinin altını çizen Koçoğlu, "Bu sistemde, müteahhidin yetki belgesine sahip olabilmesi için ilgili müdürlükteki başvuru formunu doldurması ve bağlı olduğu meslek odasına kayıt belgesi ile şirket sözleşmesinin yayınlandığı Ticaret Sicil Gazetesi'nin aslını vermesi yeterli oluyor." ifadelerini kullandı. "GECİKEN İŞ PAHALI İŞTİR" Konuyla ilgili yönetmeliğin müteahhitlik kriterlerinin belirlenmesine yönelik bir açılım getirmesi gerekirken, sadece 'kayıt tutmak, numara verilmesi ve müteahhidin sorumluluğunun belirtilmesini' düzenlediğini ifade eden Koçoğlu, sonuçta; 'yetenekli olmayan müteahhitler', 'aşırı düşük teklifler' ve 'ihalesi sonrasında şikayet başvurularının işleyişi belirler hale geldiğini kaydetti. Koçoğlu'nun uygulamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ise şöyle: "İnşaat sektöründe eser üretenlerin, hangi kriterlere ve standartlara sahip olmaları gerektiği acilen belirlenmeli. Uygulamalarda öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki, bugün maalesef yıllarca eleştirdiğimiz müteahhitlik karnesini arar hale gelmiş bulunuyoruz. Yetenekli olmayan müteahhitler, aşırı düşük teklifler ve ihalesi sonrasında şikayet başvuruları yüzünden 2-3 yılda bitecek bir iş, 1-2 yıl gecikiyor. Oysa geciken iş en pahalı iştir! Bu konuya el birliği ve kararlılıkla son vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Artık Türkiye'de inşaat sektörüne "kalıcılığı hedefleyen, mesleki sorumluluk taşıyan, mühendislik bilim dalına dayalı hizmet üreten"ler egemen olmalı. Bu nedenle, kime müteahhit deneceği ve hangi nitelikleri taşıyanların müteahhitlik yapabileceği konusu acilen yapılacak işler listesine alınmalı."

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası, "Uygulamalarda öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki, eleştirdiğimiz müteahhitlik karnesini arar hale geldik" dedi.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Koçoğlu, kamuya iş yapmak isteyen firmaların mesleki ve teknik yeterliliklerinin belirlenmesi için gerekli belgeler arasında "İş Deneyim Belgeleri"nin yer aldığını hatırlatarak, "ancak "iş deneyim belgeleri' alınır satılır hale geldi. Uygulamalarda öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki, bugün maalesef yıllarca eleştirdiğimiz müteahhitlik karnesini arar hale gelmiş bulunuyoruz" dedi.

ANKARAYönetim Kurulu Başkanı Şükrü Koçoğlu, kamuya iş yapmak isteyen firmaların mesleki ve teknik yeterliliklerinin belirlenmesi için gerekli belgeler arasında "İş Deneyim Belgeleri"nin yer aldığını hatırlatarak, "ancak "iş deneyim belgeleri' alınır satılır hale geldi. Uygulamalarda öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki, bugün maalesef yıllarca eleştirdiğimiz müteahhitlik karnesini arar hale gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Koçoğlu, yurtiçi ve yurtdışında çok önemli işler alan müteahhitlik sektörünün artık "kaliteli iş' bağlamında önüne bakması gerekirken, uygulamadaki önemli aksaklıkların bir açıdan "haksız rekabet'e yol açtığını söyledi. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) örneğini veren Koçoğlu, kurumun portföyünün giderek değiştiğine dikkat çekerek, konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı:

"DSİ sektörün teknik okuludur. Bu okulda kimi firmalarımızın mezun oluşu 15-20 hatta 25 yılda mümkün olmaktadır. Oysa günümüzde herhangi bir iş bitirme belgesi ile ve aşırı düşük fiyatlarla DSİ ailesine bir günde giren firmalar ortaya çıktı. İsteklilerin mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenebilmesi için gerekli olan belgeler arasında "İş Deneyim Belgeleri" yer alıyor. Ancak bugün "İş Deneyim Belgeleri" alınır satılır hale geldi. Kamuya iş yapan müteahhitlerin sadece deneyime değil, alınıp satılamayan bir sisteme kavuşması gerekiyor. İmar Kanunu'nda 5940 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle müteahhitlere yetki belgesi zorunluluğu getirilmişti. Bu sistemde, müteahhidin yetki belgesine sahip olabilmesi için ilgili müdürlükteki başvuru formunu doldurması ve bağlı olduğu meslek odasına kayıt belgesi ile şirket sözleşmesinin yayınlandığı Ticaret Sicil Gazetesi'nin aslını vermesi yeterli oluyor."

-"GECİKEN İŞ PAHALI İŞTİR"-

Konuyla ilgili yönetmeliğin müteahhitlik kriterlerinin belirlenmesine yönelik bir açılım getirmesi gerekirken, sadece "kayıt tutmak, numara verilmesi ve müteahhidin sorumluluğunun belirtilmesini' düzenlediğini ifade eden Koçoğlu, sonuçta; "yetenekli olmayan müteahhitler', "aşırı düşük teklifler' ve "ihalesi sonrasında şikayet başvurularının işleyişi belirler hale geldiğini kaydetti.

Koçoğlu, uygulamada karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini ise şöyle anlattı:

"İnşaat sektöründe eser üretenlerin, hangi kriterlere ve standartlara sahip olmaları gerektiği acilen belirlenmeli. Uygulamalarda öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki, bugün maalesef yıllarca eleştirdiğimiz müteahhitlik karnesini arar hale gelmiş bulunuyoruz. Yetenekli olmayan müteahhitler, aşırı düşük teklifler ve ihalesi sonrasında şikayet başvuruları yüzünden 2-3 yılda bitecek bir iş, 1-2 yıl gecikiyor. Oysa geciken iş en pahalı iştir! Bu konuya el birliği ve kararlılıkla son vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Artık Türkiye'de inşaat sektörüne "kalıcılığı hedefleyen, mesleki sorumluluk taşıyan, mühendislik bilim dalına dayalı hizmet üreten"ler egemen olmalı. Bu nedenle, kime müteahhit deneceği ve hangi nitelikleri taşıyanların müteahhitlik yapabileceği konusu acilen yapılacak işler listesine alınmalı." - Ankara

Read more...

24 Temmuz 2012 Salı

İnşaatta ihracat ilk çeyrekte yüzde 14 arttı

İnşaat sektörünün ihracatı yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,8 oranında artarak 4,78 milyar dolara yükseldi.

İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği İMSAD'ın yayımladığı Temmuz Ayı İnşaat Sektörü Değerlendirme Raporu'na göre, 2012 yılının ilk çeyreğinde inşaat sektörünün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,8 oranında arttı.

Raporda, şu ifadelere yer verildi:

"GSYH'nin harcamalar ayağına bakıldığında kamu sektörünün inşaat yatırımları artış göstermedi, özel sektörün inşaat yatırımlarındaki artış ise yüzde 3,1'de kaldı. Buna göre 2011 yılında iki çeyrekte yüzde 20'nin üstünde artış gösteren özel sektör yatırımlarında, 2012 yılının ilk çeyreğinde ciddi bir daralma meydana geldi.

2011 yılının ilk çeyreğinde 4,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2012 yılının ilk çeyreğinde 4,78 milyar dolarlık ihracat gerçekleşti. Bu rakamlara göre 2011 yılının aynı dönemine göre ihracatta yüzde 13,8'lik artış kaydedildi.

Aynı dönemde sektörün ithalat rakamı 1,82 milyar dolar ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,5'lik gerileme kaydetti."

Buna bağlı olarak yılın ilk çeyreğinde inşaat sektörünün cari dengeye doğrudan pozitif katkısının 2,96 milyar dolar olduğu ifade edilen açıklamada, ihracatta yakalanan başarıda pazar çeşitlendirmeye yönelik çalışmaların etkili olduğu dile getirildi.

Read more...

10 Temmuz 2012 Salı

Vali İnşaatta İşçilerle Demir Bağladı

Balıkesir Valisi Yılmaz Arslan, il merkezinde yapımı devam eden inşaatları inceledi. Vali Arslan, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Hüseyin Deniz ve şube müdürleriyle birlikte hayırsever Fahri Kiraz tarafından yaptırılan Fahri Kiraz Kız Meslek Lisesi ile öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü hizmet binası, Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu'na yapılan 24 derslikli ek bina, Balıkesir İl Özel İdaresi beton prefabrik depo ve bakım atölyeleri, Balıkesir Müftülüğü binası ikmal inşaatı ile Kayabey İlköğretim Okulu'na yapılan ana sınıfı inşaatlarını gezip yetkililerden bilgi aldı. Yeni Mahalle'de İl Özel İdare Müdürlüğü depo ve bakım atölyelerinin bulunduğu inşaat alanında inceleme yapan Arslan, müteahhit firma yetkililerinden işin son durumunu öğrendi. Depo ve bakım atölyelerinin kısa süre içinde yeni yerine taşınacağı açıklandı.

İnşaatı devam eden müftülük binasının bu yıl tamamlanacağı, öğretmenevi ve akşam sanat okulu kaba inşaatlarının sürdüğü öğrenildi. Yine 1 milyon 537 bin TL'ye ihale edilen Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu'nun 24 derslikli ek binasının tamamlanıp bu yılki yeni eğitim öğretim yılında hizmete gireceği, aynı şekilde Kayabey İlköğretim Okulu'nun da yeni eğitim öğretim dönemine yetiştirileceği bildirildi.

VALİ İNŞAATTA DEMİR BAĞLADI

Vali Yılmaz Arslan incelemeleri sırasında Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu'nun ek bina inşaatında çalışan demir ustalarıyla sohbet etti. Demir bağlayan ustalardan birinin elindeki kerpeteni alan Vali Arslan, işçilerle birlikte demir bağladı. Bu işlemden önce demirin nasıl bağlanması gerektiğini öğrenen Vali Arslan, uygulamalı olarak yaptığı çalışmayla işçileri şaşırttı. İnşaat işçileri, kendileriyle birlikte demir bağlayan Vali Yılmaz Arslan'ı hayretle izledi. İnşaat demiri bağladıktan sonra buradan ayrılan Vali Arslan, Kayabey İlköğretim Okulu'nun bahçesine yapılan ana sınıfını da inceleyip okul müdüründen bilgi aldı. Yılmaz Arslan, okul bahçesinde oyun oynayan bir grup çocukla sohbet edip okul için bir isteklerinin olup olmadığını sordu. - BALIKESİR

Read more...

18 Haziran 2012 Pazartesi

Ağrı'da İnşaat Halindeki Binada Yangın


Ağrı'da inşaat halindeki bir binada çıkan yangın maddi hasara yol açtı.

Ağrı'da inşaat halindeki bir binada çıkan yangın maddi hasara yol açtı.

Alınan bilgiye göre, Fırat Mahallesi'nde bulunan inşaat halindeki bir binanın bodrum katında henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı yangın çıktı.

İşçilerin itfaiyeye haber vermesi üzerine binaya gelen ekipler, yangını kısa sürede kontrol altına aldı.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle sondürülen yangında binanın bodrum ve birinci katında maddi hasar oluştu.

Bina sahibi Rauf Gökçe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, binada yaşanan yangında can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu söyleyerek, itfaiye ekiplerinin kısa sürede yangını kontrol altına alması binanın daha fazla zarar görmesini engellediğini belirtti.

Read more...

14 Haziran 2012 Perşembe

Gökdelenlere tepeden bakan orman


Singapur'da gökdelenlere tepeden bakan suni bir orman hayata geçiriliyor. 50 metre yüksekliğindeki orman, turistler için çekim merkezi olacak.

29 Haziran'da ışık ve ses gösterileri ile açılışı yapılacak ormanda, ziyaretçiler asma köprülerden oluşan yürüyüş yolu üzerinde gezerek Singapur'a tepeden bakacak.

Yürüyüş yolu yerden 22 metre, iki 'Süper Ağaç' ise 42 metre yükseklikte inşa ediliyor. Yüzlerce ton ağırlığındaki suni ağaçların yapımında çelik kafesler ve binlerce kalın tel kullanılıyor.

Doğa bilimciler, yedi ağaca güneş panelleri eklemeyi ve depolanan güneş enerjisi ile ormanı ışıklandırmayı planlıyorlar. Ağaçların içine ise dünyanın farklı yerlerinden getirtilen bitkiler yerleştirilecek. Orman, Singapur Bahçe Festiveli'ne de evsahipliği yapacak.

Singapur'un milli simgesi olacak ormanın açılış kutlamaları 2 Temmuz'a kadar devam edecek.


Read more...

11 Aralık 2010 Cumartesi

Burhaniye Belediye Sarayı İnşaatı Tamamlanıyor

Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde, temeli eski Başbakan Tansu Çiller tarafından atılan Belediye Sarayı inşaatının tamamlanması için belediye düğmeye bastı.

Yılın son belediye meclisi toplantısında İller Bankası'ndan 1 milyon 400 bin lira ek kredi talep edilmesi kararını çıkaran Belediye Başkanı Fikret Akova, inşaatın tamamlanması için 23 Aralık'ta ihale yapacaklarını bildirdi. Burhaniye'de uzun zamandır kaderine terk edildiği için eleştiri konusu olan Belediye Sarayı inşaatının tamamlanması için düğmeye basıldı. Geçtiğimiz yıl İller Bankası'ndan 1 milyon lira kredi alan belediye, son meclis toplantısında da 1 milyon 400 bin lira ilave kredi talebinde bulunulmasını kararlaştırdı. İnşaatın tamamlanması için proje hazırladıklarını belirten Belediye Başkanı Fikret Akova, "İnşaatın tamamlanması için geçtiğimiz 1 milyon lira kredi almıştık. Şimdi ise belediye meclisinden 1 milyon 400 lira ilave kredi alınması konusunda yetki aldık. Bu kararımızı 15 Aralık'a kadar İller Bankası'na götürerek ilave krediyi alacağız. İnşaatın tamamlanması için toplam 2 milyon 400 bin lira harcanacak. 23 Aralık'ta da ihale yapacağız. Yörede iş yapan müteahhitlerin bu ihalemize katılmalarını bekliyoruz. Belediye Sarayı inşaatını kısa sürede tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.

Read more...

İnşaat Müteahhitlerinden İhale Saati Tepkisi

Tokat İnşaat Müteahhitleri ve İşverenler Sendikası Başkanı Murat Şahin, İl Özel İdaresi'ndeki ihale saatlerinin müteahhitleri zor durumda bıraktığını ileri sürdü.

Tokat'ta, müteahhitlerin saat 09.00'da yapılan ihalelerde bankalardan teminat mektubu alması ve ilçelerden geliş noktasında sıkıntı yaşandığını ileri süren Başkan Şahin, saat düzenlemesi yapılması yönündeki taleplerine sonuç alamadıklarından yakındı. Tokat'ta 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 19'uncu maddesine göre Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü tarafından ihalelerin saat 10.00'da yapılabilirken, İl Özel İdaresi tarafından yapılan ihale saatlerinde 09.00 olarak ısrarcı olunmasına anlam veremediklerini ifade eden Başkan Şahin, "Bu konuyla ilgili gerek siyasi, gerekse bürokratik anlamda görüşmelerimiz oldu. Bizlere hak verildi. İl Özel İdaresi'yle de bu konuyu paylaşmamıza rağmen herhangi bir düzenlemeye gidilmedi. İlçelerden gelen müteahhitler veya o gün bankadan teminat mektubu alacak müteahhitler ihale saatinin 09.00 olması nedeniyle sorun yaşıyor. Bankalar 09.00'dan önce işlem yapmadığı için o gün teminat mektubu alacak müteahhit veya işadamı ihaleye katılamıyor. Bu nedenle yaşadığımız soruna bir çözüm bekliyoruz" diye konuştu.

Read more...

8 Aralık 2010 Çarşamba

Binalarda Çatı Çeşitleri ve Çelik Sac Kiremitten Çatı Kaplamaları

Çatı, bir binanın en üst bölümüdür. Esas olarak binanın hava şartlarından korunması için yapılır.

Çatı tipleri nelerdir?
Çatı türünün belirlenmesi, taşıyıcılık bakımından olabildiği gibi görünüş yönünden de olabilir. Çatı, duvar, kolon ve ayaklar üzerine oturabildiği gibi, doğrudan doğruya zemine de dayanabilir.

Ahşap çatılar
Yaygın kullanılan ve ekonomik olan bir çatı türüdür. Bu en basit şekilde düz çatı olabilir. Bu daha çok sanayi yapılarında görülür. En yaygın uygulama şekli ise eğimli çatıdır. Eğim, kar toplanmasını azaltmak ve su sızdırmazlığı yönünden tercih edilir. Kar yükü yanında, bazı durumlarda, rüzgar etkisi de çatı için önemli olur. Çatının esas taşıyıcı elemanı ahşap çubuklardan meydana gelen kafes sistemidir. Kafes sistem, ahşap çubuklar bir araya getirilerek teşkil edilir. Çubukların bağlantıları düşey düzlemde olup, kafes sistemler birbirleriyle bağlanır ve beraber çalışmaları sağlanır. Üzerinde ayrıca kafes sistemleri bağlayan aşık denen ahşap elemanlar mevcuttur. Aşıklar eğilimli doğrultuda merteklere bağlanır. Bunun üstüne de çatı kaplaması olarak ahşap tahtalar çakılır. Üstü ise çatı kiremitleriyle kaplanır. İstenirse bu araya bir izolasyon tabakası konulur. Bu şekil, ısının tasarrufu bakımından zamanımızda çok tercih edilmektedir. Kiremit yerine bazı sanayi yapılarında olduğu gibi, eternit veya çinko oluklu levhalar da döşenebilir. Bu halde çatıyı ahşap tahtalarla kaplamaya gerek yoktur. Bunun yanında yalıtımı sağlamak için bitümlü levhalar da serilebilir. Bu şekilde teşkil edilen çatı, ara bir mesned istemeksizin 8 m gibi oldukça büyük açıklıklara kadar kullanılabilir. Eğer böyle bir çatı betonarme düz döşeme üzerine konuluyorsa sık sık döşemeye mesnetleme yapılır. Çatı eğiminin bina dış yüzlerine yakın, dik ve içerlerde daha az eğimli tertiplenmesiyle çatıda kullanılabilir bir hacim de teşkil edilebilir.

Çelik çatılar
Daha büyük açıklıkları aşmak veya daha çabuk kurulması sebebiyle çelik çatılar tercih edilebilir. Sanayi yapılarında daha yaygın kullanılır. Ayrıca bu suretle orta kısımdaki çatı yüksekliğini daha düşük tutmak mümkündür. Büyük açıklıklar için ekonomiktir. Kaplamaları genellikle oluklu metalik veya eternit levhalarıyla yapılır.
Betonarme çatılar

Özellikle betonarme binalarda düz çatı istenildiğinde tatbik edilir. Su için az da olsa bir eğim vermek ve izolasyon yapmak şarttır.

Günümüzde önemli yapılar için hafif çatı tercih edilmektedir. Bunu kubbeye benzeyen betonarme kabuk inşaat ile yapmak mümkün olmaktadır. Böylece 7,5 santimlik bir kalınlıkla 25-30 metreyi aşmak mümkün olmaktadır. Değişik başka bir örnek ise kablo ağlarıyla teşkil edilen çatı olup, kare veya üçgen ara kısımları şeffaf cam veya pleksiglasla kapatılır. Bu suretle kapatılan alanın büyük olması tabiî ışıktan faydalanmayı engellemez

Read more...

6 Aralık 2010 Pazartesi

İnşaat metre kare maliyeti düştü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ''Yapı İzinleri 2009 Yılı 4. Dönem Sonuçları''nı açıkladı.

Buna göre, belediyeler tarafından yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların ''arsa payı hariç'' inşaat metre kare maliyetleri 522,2 lira oldu. 2008 yılında ise inşaat metre kare maliyeti 549,6 lira olarak belirlenmişti.

Geçen yıl belediyeler tarafından ''Yapı Kullanma İzin Belgesi'' verilen konut bina sayısında 2008'e göre yüzde 4,1 artış oldu. 2008 yılında 63 bin 851 olan konut bina sayısı, 2009 yılında 66 bin 450'ye çıktı.

Konut yüz ölçümlerinde de artış görüldü. Konut yüz ölçümleri geçen yıl, 2008'e göre yüzde 13,3 arttı ve 58 milyon 839 bin 589 metre kare oldu.

Read more...

3 Aralık 2010 Cuma

Doğadan ayrılmadan… Arketip Evler !

Yunanca arkhetypos'tan gelen "arketip" kelimesi, başlangıç modeli, asıl örnek demek. Carl Jung tarafından geliştirilen kollektif bilinçaltı kuramına göre ise arketip, "insanoğlunun davranışlarını yönlendiren temel dayanak" anlamına geliyor.

İstanbul'un kuzeybatısında, Göktürk’te yer alan gelişmiş yerleşim merkezlerinden biri olan Arketip Evleri'nin yapımına, Gül-Keleşoğlu, Metal Yapı ortaklığıyla 2006 yılında başlandı. Mimari projenin yaratıcısı mimar Emre Arolat, başlangıç modelinden yol çıkarak, otantik Türk Anadolu evlerinin dış yaşam alanını, "hayat- havuş (Antakya yöresindeki adı)" ya da "ayazlık" denilen teras kullanımını bugünün konforuyla bütünleştirdi. Böylelikle ev içindeki yaşam ilişkilerini düzenlerken dışarıda, doğadan ayrılmadan yaşamanın keyif ve huzurunu sunan Arketip Evleri ortaya çıktı.

Read more...

Çatı bahçeleri ,yeni trend

Gökdelenleriyle ünlü kent, New York'ta birkaç yıldan beri çatı katlarının terasları yemyeşil olmaya başladı. Tabii, bu kolay iş değil. Ama yeşil özlemiyle yanıp tutuşanlar, çatı katlarında bahçe keyfi yaşamak için uğraş veriyorlar.

Çatı katı teras bahçeleri artık bir sektör haline geldi. Bu işi yapan şirketler ise müşteri sıkıntısı çekmiyor. Peyzaj mühendisleri, botanik uzmanları, işte bu yüzden çok önemli hale geldi. New York'ta başlayan bu trend, Paris ve Tokyo'da da yükseliyor.

Read more...

Campeon Infineon , peyzaj proje !

Peyzaj tasarımı Rainer Schmidt Landscape Architects tarafından yapılan Campeon Infineon Merkez Ofisi, Almanya'nın Neubiberg bölgesinde yer alıyor.

“Campus” ve “Infineon” kelimelerinin birleşimi ile ortaya çıkan Campeon, üniversitenin gücü ve yaratıcılığını simgeleyen bir ofis alanıdır. Yaklaşık 15.000 m2 dahili kullanım alanı olan, 62 hektarlık açık alana adeta bir zar gibi atılmış yapıların açık alanları da adı gibi yaratıcı olmalıydı. U seklindeki göletle sınırlanan ana akslara takılarak bağlayıcı servisler veren, içinde motorlu taşıt istenmediği için otoparkların yer altına alındığı ayrıca, bütün açık otoparkların da yapılardan görünmeyecek ya da sesleri duyulmayacak şekilde yerleştirilmiştir.

Birbirinden farklı 6 modülün bir araya gelmesi ile oluşmuş alanın en önemli özelliği, içerisinde bulundurduğu alışveriş merkezi ve kafelerin yerel halka ve ziyaretçileri açık olması; yani herkesin açık alan dahil her yeri özgürce kullanabilmesi. Genişletilmiş bağlantısının Unterhachinger Sport Park’a bağlanarak, park ziyaretçilerini de buraya çekmek, kullanım ve sürdürme planın bir parçasıdır. Buradaki amaç ise alanı aktif kullanarak peyzajı korumak ve uzun yıllar sürdürmek

Read more...

Toskana Vadisi Evleri

Dünyanın en yüksek binası Burj Dubai’nin yaratıcısı Emaar Properties’in Türkiye’de ki ilk projesi Toskana Vadisi…


Dubaili gayrimenkul şirketi Emaar Properties ile Atasay Kuyumculuk'un sahibi Cihan Kamer
ortaklığıyla kurulan Emaar Türkiye, ilk konut projesi olan Toskana Vadisi Evleri'ni Büyükçekmece'de hayata geçiriyor. Projedeki villaların fiyatları 800 bin dolar ile 1 milyon 900 bin dolar arasında değişiyor.


Toskana Vadisi Evleri, mimari dokusu, evlerin dış cephelerinde kullanılacak doğal taşları ve özel bitki örtüsüyle İtalya'nın Toskana Bölgesi'ni anımsatacak şekilde tasarlandı.


Toskana Vadisi evleri peyzaj mimarisi İtalya nın Toskana bölgesi ilham alınarak oluşturulmuş.Vadi evleri peyzajında Toskana bölgesini temsil eden kalem servi,Toskana palmiyesi ,fıstık çamı ve zeytin ağaçları,ortak alanların yapısal peyzajında da Toskana ya özgü el yapımı cotto yer döşemelri ve doğal taşlar kullanılacak


Emaar'ın Türkiye'deki ilk projesi olan Toskana Vadisi Evleri, 1 milyon 700 bin metrekare alan üzerinde toplam 555 villadan oluşuyor. 8 farklı tipte 395 metrekare ile 940 metrekare arasında farklı büyüklükte konutlardan oluşan Toskana Vadisi Evleri'nde, 800 metrekareden 2 bin 300 metrekareye kadar bahçe büyüklüklerine sahip evlerde havuz opsiyonel olarak sunuluyor.
Toskana Vadisi Evleri'nde yaklaşık 4 bin 500 metrekare kapalı ve 10 bin 500 metrekareye varan açık rekreasyon ve sosyal tesis alanları mevcut olacak İleri teknoloji kullanımıyla inşa edilecek olan rekreasyon alanı, farklı bir konsept ile mimar Mahmut Anlar imzası taşıyor.


Vadisi Evleri ,Toskana mimarisi ile tasarlanmış, göl manzaralı, giriş katları bahçeli, sosyal merkeze yakın ve geniş yeşil alanlar içinde. Akdeniz havasının yaratılacağı proje buz pateni, squash kort, alışveriş merkezi, yürüyüş ve koşu parkurları, spor salonları, açık ve kapalı yüzme havuzları gibi birimlerle de zenginleştirilecek. Sosyal ve rekreasyon alanları ile sakinlerine huzurlu bir yaşam sunacak proje dahilinde ayrıca mağaza ve restoranların yer alacağı “Toskana Sokağı” da inşa edilecek.

Read more...

Otoyollar ve peyzaj mimarlığı

Lofoten Adaları’nda bisiklet garajları, dağlarla çevrelenmiş seyir terasları, neon sarısı otopark tuvaletleri: Norveç, karayollarını ve çevresini turizme açmak için giydiriyor. Amaç sadece otoyolları estetik bir bakış açısıyla yeniden ele almak değil. Bugüne kadar mühendislerin ve dinlenme tesisi sahiplerinin “müdahale alanı” olan otoyollar, ulusal kaliteyi arttırmak amacıyla yeniden düzenleniyor.

Global turizm endüstrisinin ilgisini çekmek ve doğayı korumak, eş zamanlı olarak ulaşılması zor iki hedef. Norveç Hükümeti, 1998 yılında aldığı bir kararla parkları, yolları ve bilgilendirme tabelalarını yenileme çalışmalarına başladı. Yaklaşık 250 milyon Euro yatırımla gerçekleşecek bu projeyle ülkenin kendine özgü peyzajının korunması ve daha ulaşılabilir olması, önemli manzara noktalarının otoyoldaki sürücüler için farkedilebilir hale getirilmesi ve otoyol ile doğa arasındaki geçişlerin estetik ve ekolojik tasarımlarla kontrol altına alınması hedefleniyor.

1994 - 1997 yılları arasında ilk pilot bölgenin inşaatı tamamlandıktan sonra alınan onayla devam eden süreçte, 2005 - 2007 yılları arasında büyük ölçekli bir alan için sözleşmeler tamamlandı. Toplam 18 hat içeren “Ulusal Turistik Otoyollar” projesinin 2015 yılına kadar tamamlanması planlanıyor.



Norveç turizminin geçmişi, mekan tasarımı bağlamında değerlendirildiğinde bir “yerellik” problemi göze çarpıyor. Fiyortlar ve ormanların bazıları yerel işletmeler tarafından kullanıma açılıyor, bazılarında ise ziyaret olanağı bulunmuyordu. Alanda gereken tesisler için belediye su, elektrik ve yol gibi gerekli altyapıyı sağlıyor, tuvalet kabinleri ve bilgilendirme tabelaları yerel aktörler tarafından planlanıp hayata geçiriliyordu. Ulusal yolların turistik hedeflerle planlanması gibi büyük çaplı bir projenin ülkede endüstrinin gelişmesi, uluslararası pazarın yaptığı baskı ve buna bağlı olarak giderek artan rekreasyon alanı ihtiyacı sonucunda ortaya çıktığı söylenebilir. Büyük altyapı projeleriyle kıyaslanabilecek nitelikteki bu detaylı ve kapsamlı projeler, bir farkla altyapı uygulamalarından ayrılıyor: Projenin başarısı, fonksiyonelliğinden çok estetik kaygılarla ilişkili.

Turistik otoyollardaki yapıların da bu amaçlara yönelik olarak Norveç’in ulusal kimliğini yansıtması ve doğa ile otomobil arasındaki oran ilişkisini başarılı bir şekilde yorumlayabilecek nitelikler taşıması gerekiyor. Norveç’in, yeni otoyol düzenlemeleri ile Frank Gehry’nin Guggenheim Müzesi ile yarattığı “Bilbao Etkisi”nin peşinde olduğu da yapılan yorumlar arasında.

Read more...

İkinci Boğaz'da ikinci etap 8 ay öne çekildi

Sinpaş tarafından Halkalı-Küçükçekmece’de gerçekleştirilen ve İstanbul’un İkinci Boğazı olarak adlandırılan ’Bosphorus City’ projesinin ilk etabında yer alan 660 konut 10 gün içerisinde satılınca, 2009 yılında başlaması planlanan 2. etap konutların satışı da erkene alındı.

Tam 3 yılda tasarlanan projede daire tiplerine göre 153 bin YTL ile 2 milyon 350 bin YTL arasında değişen fiyatlarla yapılan satışlarda ciro 121 milyon doları aştı. Evlere öncelikli olarak, iş adamı, akademisyen, pilot, doktor, mühendis gibi meslek kollarının yanı sıra sanatçı ve sporcular da büyük ilgi gösterdiler.

63 farklı ev tipi aynı projede
İstanbul Boğazı’nın mimari değerlerini yansıtan modern ve geleneksel mimarinin birleştiği Bosphorus City’de, 63 farklı ev tipi bulunuyor. Yalılar, Saraybahçe Evleri, Yeditepe Kuleleri, Yalı apartmanları seçeneklerinin yer aldığı projede konutların büyüklüğü 68 metrekare ile 615 metrekare aralığında değişiyor. Eski İstanbul evlerinin yeniden yorumlandığı Yalı Apartmanları’nda 197 metrekareden 254 metrekareye kadar değişen büyüklükteki dairelerin fiyatları 465 bin YTL ile 730 bin YTL arasında satışa sunuluyor. Yeditepe Kuleleri’nde 1 oda 1 salondan başlayan 68 metrekareden 207 metrekare havuzlu ve kat bahçeli penthouse’lara kadar seçenekleriyle boğaz manzarasına hakim, lobiden kuru temizlemeye, bebek bakıcılığından posta servisine kadar pek çok rezidans hizmeti sunuyor. Yedi Tepe Kuleleri’nde satış fiyatları aylık 1250 YTL olmak üzere toplam 165 bin 505 YTL’den başlıyor. Boğaz manzarasını birçok açıdan gören Bosphorus City’nin yüksek noktalarına konumlandırılmış Saraybahçe Evleri’nde, 143 metrekareden 284 metrekareye kadar değişen farklı daire tiplerinde fiyatlar 324 bin 768 YTL ile 788.175 YTL arasında değişiyor.

Bosphorus City’de İstanbul Boğaz’ının Ortaköy Meydanı’ndan, Beylerbeyi’ne, Kanlıca’dan Yeniköy’e birçok boğaz semtini K.Çekmece- Halkalı’ya taşıyan Sinpaş GYO, Boğaz’ın tüm olumlu yönlerini yeniden yorumladı. Projede 26 bin metrekare büyüklüğünde 720 metre uzunluğunda boğaz ve üzerinde 2 boğaz köprüsü bulunuyor. Yaklaşık üçte biri yeşil alandan oluşan projede, kafeler, restaurantlar, dans Salonları, açık-kapalı yüzme havuzları, spor kompleksleri, mini golf sahaları,bowling salonları, masaj odaları, sağlık klubü gibi birçok sosyal ve sportif öğe yer alıyor.

Read more...

En büyük ekolojik çatı

Metro Group Asset Management’ın, 128 bin metrekarelik bir alanda kurduğu, 70 bin metrekarelik alana konuşlanan 50 mağazası ve farklı tematik mağaza gruplarıyla Alışveriş Meydanı, giyimden spora, medyadan sinemaya, yiyecekten çok katlı mağazaya kadar yerli-yabancı onlarca markayı ziyaretçilerine bir arada sunuyor. İstanbul’da Anadolu yakasının yeni buluşma noktası. Ağustos 2007 uygulaması tamamlanan projenin Mimarisini Londra merkezli Foreign Office Architects (FOA) tasarladı. Alışveriş Meydanı'nın mimari açıdan benzerlerinde en farklı ve en çarpıcı özelliklerinden birisi, çimlendirilmiş binaların çatısından, geniş bir meydana akıcı bir şekilde geçişin sağlanması.
Modern yaşama ve ekolojik ortama uygun olarak tasarlanan Meydan, yeşilin ve toprak renginin hakim olduğu, açık alanlarında nefes alınan, kapalı alanlarında ise gün ışığından maksimum ölçüde fayda sağlanan yeni nesil bir alışveriş merkezi olması ile dikkat çekiyor.
Meydan’ın en büyük özelliklerinden birisi de çevreci olması. Meydan Alışveriş Merkezi, Metro Group’un kalorifer kazanı olmaksızın, jeotermi enerjisi ile kurulan ilk projesi. Meydan, geleceğin enerji kaynakları arasında doğal bir kaynak olan jeotermik enerji sistemiyle ısıtılıp soğutuluyor. Hesaplamalar; yer kabuğunun 3 kilometre içerisinde depolanmış olan enerjinin dünyayı yaklaşık 100 bin yıl enerjiyle beslemek için yeterli olduğunu gösteriyor. Bu olağanüstü potansiyeli erken fark eden METRO Group Asset Management, jeotermik enerjiyi ticari yapıların iklimlendirmesinde hayata geçirmeye başladı. Meydan, Metro Group’un jeotermik enerjiyle ısıtılan ve soğutulan ilk ticari yapısı oldu.
Ekolojik Çim Çatılar
Metro grubun Ümraniye de yaptırmakta olduğu M1 meydan alışveriş merkezinin çatı alanı yaklaşık 55.000 m2olup, üzeri tamamen bahçe çatı olarak projelendirilmiş. Proje dünyadaki en büyük tek alan yeşil çatı özelliğine sahiptir. Ekolojik Bahçe Çatı su ve ısı izolasyonu, peyzaj, çevre düzenlemelerini İCS firması tarafından gerçekleştirilmiş.
Çim çatıların ekonomik yararları; su yalıtımının ömrü uzatması. Çünkü güneşin UV ışınlarından daha iyi korunması, yüksek ve düşük sıcaklıklara daha mukavim olması. Bu nedenle sistem uzun yıllar dayanabiliyor ( 50 yıl) ve yenileme maliyetleri düşüyor. Bitki toprağı ısı yalıtımına katkıda bulunduğu için enerji maliyetlerine kayda değer katkıda bulunuyor.
Çim çatıların Ekolojik yaraları ;Bahçe çatılar şehir havasındaki toz ve zararlı maddeleri filtre etmesi. Bitkiler havadaki zararlı karbondioksiti emer ve havaya temiz oksijen verir. Bahçe çatılar da toprak katmanı ses yutuculuk sağlar ( yaklaşık 8 desibel ). Dünyadaki hava kirliliği ve küresel ısınmanın şiddetle arttığı şu dönemde bu tarz kompleks yapılarda bahçe çatı uygulamalarının yaygınlaşmalı. Ayrıca bu tip çatılara sahip binalar, daha az ısıtma ve soğutma enerjisi gereksinimi duyduğundan , küresel ısınmanın imdat sinyalleri verdiği şu zamanda, daha az enerji ihtiyacı gerektirecek ve daha az ısınmaya neden olacaktı.
Proje kapsamındaki genel görüntüde, alan kot farklılıkları da kullanılarak, alışveriş merkezi sanki yeşil bir tepenin altında olduğu görüntüsünü vermektedir. Kentlerde, halen beton yığını halinde yükselen bloklar düşünüldüğünde, böyle bir dönüşüm, yani çatı ile beraber mümkün olan her alanın yeşil olarak kullanılabilmesi, ekoloji ve ekonomiye katkı sağladığı kadar insan psikolojisine de faydası olacak.

Read more...

Son yıllarda ülkemizde de özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde, hem yapılarda hem de yapısal peyzaj uygulamalarında doğal taş kullanımı yaygınlaştı. Doğal taş deyimi ticareti yapılan yada yapılmayan ve doğada olduğu gibi bulunan her türlü kayaçlar için kullanılan çok genel bir tanım.


Yapı taşları deyimiyle parlatılmadan hatta yüzeyleri pürüzlendirilerek değişik boyutlarda sadece elmas diskler ile kesilerek yada el aletleri ile şekillendirilerek veya yontularak, yapılarda ve çevre düzenlemelerinde kullanılan ticari doğal taşlar anlaşılmalı. Daha açık ifadelerle yapı temellerinde ve duvarlarında, dış kaplamalarında, bahçe duvarlarında, park ve bahçe düzenlemelerinde , kaldırım, yol ve yaya yolu döşemelerinde tarihi eserlerin restorasyonunda, cami, minare ve sert zemin peyzaj çalışmalarında kullanılan ticari doğal taşlar anlaşılmalı. Ayrıca son yıllarda mermerlerinde yüzeyleri pürüzlendirilerek bu amaçla kullanıldığı da önemle dikkate alınmalı. Türkiye bu konuda çok zengin ve çeşitli ticari doğal yapı taşlarına sahip.
Metamorfik bir kayaç olan kayağan taşı, çamur taşları, silt taşları, şeyller ve volkanik küllerin farklı kompozisyonlarını içerir. Metamorfizma nedeniyle oluşan klivaj yapıları, bu taşların doğal olarak plaka halinde ayrılmasına sebep olur. Çok farklı mineral ve kompozisyonları nedeniyle, değişik renkler ve desenler verebilmektedir. Kayağan taşı çatı kaplamalarında, döşemelerde ve dış kaplamalar ile birlikte yapısal peyzaj uygulamalarında çok amaçlı ve yoğun olarak kullanılıyor.

Read more...

Yeşil Çatı ve Cephe Sistemleri

Hızlı gelişme” dönemi 50 yıl boyunca hiç bu kadar uygun olmamıştı: Bugünlerde Tokyo’dan Şikago’ya kadar bütün dünyadaki çatılar ve cepheler çalılarla, bitkilerle, çiçeklerle, yosunlarla ve ağaçlarla kaplanıyor. Bu yeşil çatılar ve yaşayan cepheler teknoloji sayesinde yenilikçi çözümleri de beraberinde getiriyor. Yunan Mitolojisi’nde ve yakın tarihte Bağdat’taki Dünya’nın Yedi Harikası arasında bulunan Babil’in Asma Bahçeleri’nde botanik harikalar ve mimari çizgiler göz alıyordu. Yakın geçmişe bakıldığında kadar kuzeyde, İzlanda ve diğer İskandinav ülkelerinde, 19.yy’da inşa edilen birçok evde ve kilisede çim çatılar sayesinde sert iklime karşı ucuz ve efektif bir izolasyon sağlanıyordu. Ve hepimiz özel olarak tasarlanmamış olmasına rağmen eski binaların sarmaşık veya salkım gibi bitkilerle sarılmış etkili cephelerine aşinayız.

Özellikle modern mimarlıkta, doğa ve mimarlığın entegrasyonu yeni bir şey değil. Geçen yüzyılın başlarında Le Corbusier çatı bahçelerini kendi dikkate aldığı beş noktadan bir tanesi olarak listeledi. Onun düşüncesi bina tarafından doldurulan bir uzayla doğaya dönmekti. Buna rağmen, yeşil çatının uygulanabileceği bir bina görülmemesinin sebebi Le Corbusier’nin binanın aslında bir makine olduğu görüşü. Bir diğer engel ise yeşil çatının çelik, ahşap, betonarme gibi endüstri devrimi boyunca kitle üretimi yapılmış elementler dışındaki her çatı ve cephe sistemine uyum sağlayamamasıydı. Yeşil çatı tasarlamak için sipariş üzerine üretim yaptırmak gerektiriyordu.

Yaşayan Cepheler
Yeşil çatı teknolojisinin bütün çatı sistemlerinin pazarına taşınması bu konunun geliştiği Almanya’da bile 1970’lere kadar bitkilerin ağırlığı sebebiyle kısıtlı boyutlarda gerçekleşti. Bu dönemin tipik ekolojik mimarlık örnekleri İsviçreli Mimar Peter Vetsch’in 1974’de inşa etmeye başladığı ve bugüne kadar süren dünya evleri (earth house) ve dünya evleri kümeleri (earth house clusters). 1980’lerin sonuna doğru, daha geniş çatı sistemleri için daha ekonomik alternatifleri takip etmek, dam çatı (sedum roof) olarak bilinen geniş çatı sistemlerinin gelişmesine de yol gösterdi. Bu kendi sulanabilir çatılar sadece 8 ile 12 cm büyüyebilen (daha hafif çatı sistemleri oluşturmak için) ve daha az bakım isteyen filizler ile kaplandı. Ekonomik olarak karşılanabilir sistem sayesinde yeşil çatı, mimarlığın bir parçası oldu.

İlk örneği dam çatı (sedum roof) ile aynı dönemde yapılmış olmasına rağmen yaşayan cephelerin dekoratif bir hal alması daha uzun zaman aldı. 1988’de şimdilerin dünyaca ünlü Fransız botanikçisi Patrick Blanc ilk “sarmaşıklı duvar”ını (mur vègètal) Paris’deki Bilim ve Endüstri Merkezi’nde uyguladı. Blanc PVC’yi birleştirerek bitkilerin sarılabileceği ve köklenebileceği bir iskelet halini alan çubukların patentini aldı. Yapının strüktürüne bağlı yeşil cephelerin aksine, Blanc’ın duvar sistemi gerçek bir düşey bahçe gibi çalışıyor. Blanc’in en çok takdir gören projesi Paris’deki Quai Branly Müzesi’nin duvarı. Muhteşem bir duvar olmasının yanı sıra maliyet açısından da oldukça pahalı bir proje. Bu sebeple Blanc’ın tasarımları daha çok büyük şirketlerin binalarında veya hükümet binalarında uygulanmış. Ama bugünlerde prensipte “sarmaşıklı duvar” gibi görünen bir uygulamanın farklı varyasyonları Avrupa’da daha az maliyetle yapılabiliyor. Görülüyor ki yaşayan cepheler de yeşil çatılar gibi yaygın bir hale gelecek.

Sayısız Fayda
Yeşil binalar birçok çevresel ve ekonomik avantaj sağlıyor. İlk olarak, binanın izolasyonunda etkili ciddi bir etken olarak gösterilebilir. Yeşil binalar sayesinde ısıtma ve soğutma sistemleri maliyetlerinde ve karbondioksit emisyonunda önemli bir azalma sağlanabiliyor. Bunun yanı sıra bitki katmanı sayesinde binanın çatı / cephe sistemi dış etkenlere karşı da korunmuş oluyor. Diğer bir önemli fayda ise; bitki katmanının çok yönlü kullanımıyla kentsel su yönetimine (urban water management) katkıda bulunulması. Yağmur suyunun ciddi bir miktarını absorbe eden yeşil çatı ve cephe sistemleri suyun arınmasına da katkıda bulunuyor. Böylece, yeşil sistemlere yatırım yapmak kanalizasyon sistemi ve su arıtma sistemi açısından kayda değer bir katkı oluyor. Ayrıca, karbondioksit alıp oksijen vermeleri sayesinde hava kalitesini de iyileştiriyorlar. Yeşil cephe ve çatı sistemleri yapıya gelen güneş ışınlarını azaltıyor ve şehir adası etkisini (Urban Heat Island Effect) ve iklim etkilerini daha ılıman bir hale getiriyor. Ayrıca şehrin daha iyi bir biyolojik gelişim göstermesine de imkan veriyor.

Yeşil binaların kentte yaşayan insanların psikolojileri üzerinde de olumlu etkiler yaptığı biliniyor. Yeşil bir cepheye bakmak tuğla veya beton bir yapının cephesine bakmaya oranla daha zevkli bulunuyor.

Read more...

Dumankaya inşaattan minimal bahçeler

Dumankaya İnşaat 2008 yılında hayata geçirmeyi planladığı seçkin konut projelerine
“Minimal” ile devam ediyor
Kurtköy-Pendik’te yer alacak Dumankaya Minimal projesi, bölgeye hakim bir yamaçta toplam 19 bin metrekarelik bir arazide inşa edilecek. Minimal, vadiye ve Sabiha Gökçen Havalimanına bakan bahçeli, teraslı ve manzarası hiç bir zaman kesilmeyecek 149 özel daireden oluşuyor. Estetik ve işlevselliğin bir arada olduğu Dumankaya Minimal’de 1+1’den (48m2) 3+1’e (103m2) altı farklı büyüklükte daire seçeneği 95.000 YTL’den başlayan fiyatlarla sunuluyor.

Yeşilin hakim olacağı Minimal’de dairelerin en önemli özelliği, büyük bölümünün bahçeli ya da teras bahçeli olmasıdır. 2 ya da 4 katlı bloklardan oluşan projede yer alan stüdyo dairelerde kış bahçeleri de bulunuyor.

Her daire için yeterli sayıda açık ve kapalı otoparkların düşünüldüğü Dumankaya Minimal’in sunduğu zengin sosyal donatılar arasında açık yüzme havuzu, kafe, fitness center, SPA, çocuk oyun alanı, yürüyüş ve koşu parkurları, göletler ve çok amaçlı spor sahası bulunuyor.

Kent stresinden uzak, modası geçmeyecek bir tasarım

Dumankaya Minimal, Yüksek Mimar Bünyamin Derman tarafından projelendiriliyor. Derman, Dumankaya Minimal projesini ‘’modası hiç geçmeyen bir tasarım’’ olarak nitelendirirken, Minimal’in kent yaşamının yarattığı stres ortamından uzaklaşmak isteyenler için tasarlandığını belirtiyor.

Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Dumankaya ise Dumankaya İnşaat’ın 45 yıllık serüveninde her zaman ‘kente kimlik katan yaşam alanları kazandırmak’ misyonuyla hareket ettiğini belirterek, Dumankaya Minimal projesinin doğaya ve insana saygılı kimliği ve özgün mimarisiyle Kurtköy-Pendik bölgesinde fark yaratacak, her detayı butik bir anlayışla tasarlanmış özgün bir proje olduğunun altını çiziyor.

Dumankaya İnşaat

Temelleri 1963 yılında atılan Dumankaya Grubu, başta inşaat olmak üzere, otomotivden yapı malzemeleri sektörüne ve sigortacılığa birçok farklı alanda faaliyet gösteren bir şirketler topluluğudur. Dumankaya Grubu’na bağlı olan Dumankaya İnşaat 45 yıldan beri, başta toplu konutlar olmak üzere, iş merkezi, okul, resmi hizmet binası, sanayi sitesi, turistik tesis gibi inşaat sektörünün hemen her alanında pek çok önemli projeye imza atmıştır.

Kalitesi, deneyimi ve güvenirliği ile inşaat sektöründe önemli bir marka haline gelen Dumankaya, bugüne kadar Gizli Bahçe Konakları, Manzara Konakları, Çekmeköy Evleri, Gümüş Vadi Villaları, Yenişehir Evleri, Dragos Drive, Dragos Drive 34, Kozyatağı Evleri, Kelebek Vadisi Evleri gibi birçok çağdaş yerleşim merkezini hayata geçirmiş, binlerce aileyi ev sahibi yapmıştır.

Dumankaya İnşaat 2008 yılı içerisinde Trend ve Gizli Bahçe Akdeniz Evleri projelerini, 2009 yılında ise Konsept İstanbul ve Trend Ekstra projelerini tamamlayacak. Dumankaya son olarak İstanbul’un en büyük kentsel dönüşüm alanlarından Kartal’a yeni bir ‘vizyon’ sunmayı hedefleyen Dumankaya Vizyon projesini hayata geçirmiştir.

Read more...

Ayancuk.Com - Guncel Haberler

Ayancuk.Com

Ayancuk.Com

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP