Ahşap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahşap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2012 Salı

Prefabrik Evlerin Tarihi

Prefabrik evlerin Amerika’da uzun bir geçmişi vardır. Amerikaya prefabrik evler ilk olarak İngiltere’den 1600′lerde gönderilmiştir ama gerçek anlamdaki prefabrik evler ev kitleri ortaya çıkana kadar hayat bulamamıştır. Ev kitleri bir evi oluşturan bütün bileşenlerden oluşuyordu ve insanlar kendileri bu kitleri alarak evlerini kurabiliyor ya da kurulum işi için işçi kiralıyorlardı. Alaaddin firması 1906 yılında Amerikada hazır ev kitlerini satan ve kitler için kataloglar çıkaran ilk firmaydı. 1908 yılından 1940 yılına kadar bu şekilde 100 bin kadar ev satılmıştır.

PREFABRİK EV

UCUZ PREFABRİK EV 2
Ev kitlerinin popüler olmasının altında çeşitli nedenler yatmaktadır. Öncelikle Michigan merkezli bir firma olan Aladdin gibi firmalar, motomotiv, demir, çelik ve demir endüstrilerinden elde ettikleri gelir ve bilgi birikimini bu yönde kullandılar. Yeterli maddi gücü olan insanlar şehirlerin dışında aileleri için kendi evlerini inşaa etmek istiyorlardı ve gelişmiş yol ağı da bu konuda onların işini kolaylaştırıyordu. Ek olarak otomotiv endüstrisinde olduğu gibi, prefabrik ev endüstrisinde de montaj teknolojisinin nimetlerinden faydalanılmaktaydı. Evi oluşturan bileşenler, inşaat alanında bir marangoz tarafından üretilmek yerine, fabrikalarda büyük miktarlarda üretilebiliyor ve böylece daha ucuza mal ediliyor, ev inşaa edilecek yerlere de düşük bir maliyetle taşınıyordu. Fabrikalarda kitle halinde alçıpan üretildiğinden inşaat alanlarında deneyimli sıva ıstalarına gerek kalmıyordu. Su ve elektrik tesisatları da yine fabrikalarda çok daha ucuza imal edilen parçalara yerleştiriliyordu ve böylece bu konularda uzmanlaşmış ustalara gerek kalmıyordu.

Düşük maliyet saysinde orta sınıf Amerikalı aileler kendi evlerine sahip olabildiler. $2.500′ın altında bir maliyetle 30.000 parçadan oluşan bir prefabrik ev kiti alınabiliyordu ki bu kitler kerestelerden çivilere, kaplamalardan çatı kaplamalarına kadar her şeyi içeriyordu ve üstelik evin nasıl monte edileceğini gösteren bir de kitapçık içeriyordu.

Prefabrik ev kitleri ilk defa bir eve sahip olmak isteyenlerin dışında, bir yazlık ya da sahilde bir bungalov ev isteyenler arasında da oldukça popüler olmuştu. Mobil tatil evleri isteyenler için 1920′lerde karavanlar icat edildi. Ancak Amerika’yı kasıp kavuran 1920 ekonomik buhranı döneminde, artık kimsenin kendi evini alacak ya da bir tatil evini karşılayacak parası yoktu ve tüm satışlar bıçak gibi kesildi.

MOBİL EV - KARAVAN
Mobil evler İkinci Dünya Savaşından sonra satışları hızla artan ilk prefabrik ev türüydü. Tekrar ortaya çıkmaya başlayan ve eve ihtiyaç duyan orta sınıf bu sektöre canlılık getirdi. Mobil evler ucuzdu ve insanlar şehir şehir gezip yerleşmek yerine, geçici olarak yaşayacakları yerlere mobil evleri ile gidiyorlardı.

1970′li yıllarda hükümet prefabrik evleri güvenlik gerekçesi ile belli standartlara uymaya zorladı. 1976 yılında U.S. Konut ve Kentsel Gelişim Departmanı ( Department of Housing and Urban Development ) daha çok HUD kodu olarak bilinen ve prefabrik evlerin ısıtma, elektrik ve su tesisatları ile tasarım özelliklerine belli şartlara bağlayan standartları getirdi. İnşaat, yangın güvenliği ve enerji verimliliği göz önüne alınmıştı. HUD kodu olarak bilinen standartlar 1994 yılında güncellendi.

Bu gelişmelerin ardından prefabrik evler düşük maliyetli konut ihtiyacını karşılayan önemli bir kaynak haline geldi. Günümüze kadar gelen dönemde ise tasarımda yapılan yenilikçi çalışmalar, yeni teknolojiler, doğaya daha az zarar veren doğa dostu tasarımlar, insanların ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilen evler yaratmaya anlayışı ile sektör gelişimini sürdürdü. Bugün ise prefabrik evler özellikle kalabalık ülkelerde düşük maliyetli ev ihtiyacının kaşılanmasında oldukça önemli bir alternatiftir. Yükselen kalite ve standartlara rağmen geleneksel inşaat yöntemleri ile inşaa edilmiş evler göre ucuz prefabrik ev fiyatları, bu sektörün her geçen gün büyümesine yol aşmakta ve daha çok kişi bu evleri tercih etmektedir.

Read more...

11 Haziran 2012 Pazartesi

Van’a 15 bin konut yapılacak


Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Van depremi sonrası yapılan ihaleleri açıkladı.



Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Van depremi sonrası 15 bin 323 konut ve 225 köy evi, 25 okul, 10 ticaret merkezi, 13 büfe, 24 cami, 3 köy konağı ve 225 ahır inşaatının ihalesinin tamamlandığını açıkladı.

Bakan Bayraktar, BDP Diyarbakır Van Milletvekili Altan Tan’ın Van depremi sonrası Van-Erciş ve köylerinde TOKİ tarafından ihalesi tamamlanan konut, işyeri, camii ve okul sayılarıyla ilgili soru önergesini yanıtladı. Bakan Bayraktar, “Toplu Konut İdaresi 28 Şubat 2012 itibariyle, anılan afet bölgesinde toplam 15 bin 323 konut ve 225 köy evi, 25 okul, 10 ticaret merkezi, 13 büfe, 24 camii, 3 köy konağı ve 225 ahır inşaatının ihalesi tamamlanmıştır” dedi.

Van ili merkez ve Erciş ilçelerine bağlı köyler için TOKİ tarafından 6 bin konteynırın alt yapısıyla birlikte tedarikine yönelik ihalenin de yapılarak tamamlandığını açıklayan Bayraktar, bunların AFAD’a teslim edildiğini kaydetti.

Van merkez ve Erciş’te toplam 16 bin 576 konteynıra ait alt yapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işini de TOKİ’nin ihale ettiğini belirten Bakan Bayraktar bundan sonra yapılacak ihalelerle ilgili de şu bilgileri verdi:

“Van ili Merkez ilçesi Bardakçı mevkiinde 3 bin 580 kişilik öğrenci yurdu, Melikşah mevkiinde bin 430 kişilik öğrenci yurdu ve Özalp ilçesinde de 350 kişilik öğrenci yurdunun inşaatı ihale aşamasındadır.”

Read more...

9 Haziran 2012 Cumartesi

Tiyatro ve operaya mescit


Çevre Bakanlığı'nın hazırladığı taslakla, düğün salonu, sinema, tiyatro, opera, havaalanı, gar, liman ve metro istasyonlarına ibadet yeri ve kreş yapılacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 42 maddeye çıkardığı “yapı denetimi” taslağı tamamlandı.

“Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı”, opera, tiyatro, havalimanı, gar, liman ve metro istasyonları gibi yerlere mescit ve kreş zorunluluğu getiriyor.

Hürriyet gazetesinin haberine göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 42 maddeye çıkardığı “yapı denetimi” taslağı tamamlandı.

Bazı maddeleri tartışmalara yol açacak taslaktan detaylar şöyle;

İmar planlarında, meydan, yol, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu, garaj ve terminal gibi ulaşım hizmetleri için ayrılmış alanlar ve tesisler ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili TSK’ya ait harekat ve savunma amaçlı yerler, belediyelere devredilebilecek. Bunun için Milli Savunma Bakanlığı’nın görüşü alınacak. Uygun görüş halinde Maliye Bakanlığı’nın onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye devredilebilecek. Belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilecek ve tapu kaydı terkin edilecek. Bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnızca binanın bedeli ödenecek. Mevcut yasada devir işlemlerinde askeri araziler ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün arazileri hariç tutuluyordu.

İmar planlarında site büyüklüğündeki konut alanlarında, alışveriş merkezi, çarşı, pasaj gibi ticaret alanlarında, işhanı, büro, yönetim binası gibi ticaret hizmet alanlarında, müşterilerin çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kreş, ibadet yeri ve oyun alanı için ilgili kamu kurumlarının Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşleri alınarak, yeterli alanlar ayrılacak.

Yeni düzenlemeye göre, gazino, düğün salonu gibi eğlence yapılarında, sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalarda, eğitim, özel eğitim, hastane, sağlık ve özel sağlık tesislerinde, kamu hizmeti için kullanılan resmi binalarda, kara limanları, deniz limanları, hava limanları, terminal, tren garı, metro istasyonları gibi ulaşım yapı ve tesislerinde, otel, yurt ve özel yurt binalarında çalışanların veya müşterilerin çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kreş, ibadet yeri ve oyun alanı yapılacak. Aynı biçimde ilgi kurumların görüşü alınarak, bakanlığın hazırlayacağı yönetmeliğe göre yer ayrılacak.

Kıyı kanunun 6’ncı maddesinde yapılan değişiklikle de kıyılara belli mesafede olmak zorunda olan enerji tesislerine ilişkin yasağında kaldırılması öngörülüyor. Buna göre, kıyılarda “enerji üretim, teşhir, pazarlama, depolama tesisleri, kamuya ait olmak üzere akaryakıt istasyonları ve enerji tesisleri” kurulabilecek. Ayrıca, kıyı alanının gerisinde, ekolojik özellikler dikkate alınarak deniz, nehir veya göl ile bağlantılı kanal ve göletler yapılabilecek. Bu düzenleme, nükleer santral, nükleer santral göleti, soğutma depoları ve doğalgaz depolama tesisleri, termik santral kurmaya olanak sağlanacak. Aynı düzenleme ile kıyılardan “devlet yolu, demiryolu” geçmesine de olanak sağlandı.

Özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerine veya özel hukuk hükümlerine tabi kamu kurum ve kuruluşlarının, imar planı ve değişikliklerinde katkı payı alınacak. Artan değerin yüzde 40’ı, kamuya değer artış payı olarak alınacak. Değer artış payı olarak hesaplanan miktarın yüzde 30’u bakanlığa ödenecek. Geri kalan yüzde 70’i plan değişikliğini onaylayan ilgili idareye, büyükşehir belediye sınırları içinde plan onanan hallerde ise ilgili idarece alınan miktar büyükşehir belediyesi ve ilgili ilçe belediyesi arasında eşit olarak paylaştırılacak. Değer artışına yol açan plan değişikliği Bakanlıkça onaylanan hallerde, değer artış payının tamamı Bakanlığa ödenecek. Değer artış payı olarak alınan miktarlar, kentsel dönüşüm uygulaması hizmetleri dışında kullanılamayacak.

İmar yasasının ek-4’üncü maddesine “İl genelindeki toplam mera, yaylak ve kışlakların fiilen kullanılan yerleşim alanlarının binde beşi aşması halinde mevcut kullanılan yerleşim alanları muhafaza edilir ancak yeni yerleşim alanı açılamaz” fıkrası eklenecek. Kaçak yapılara af getirilirken, yeni yerleşim alanları açılması engelleniyor. Ak Parti iktidarı döneminde bir af daha çıkartılmıştı.

Read more...

Siyanürcü şirket yıkmak için evleri topluyor


Kütahya’da bir süre önce siyanürlü madencilik faaliyetiyle zehirlenmelerin yaşandığı Dulkadir köyü, maden şirketi tarafından satın alıp yıkım yoluyla insansızlaştırılıyor.

Kütahya’da Mayıs 2011’de yaşanan siyanür zehirlenmeleriyle gündeme gelen Dulkadir Köyü, maden şirketi tarafından insansızlaştırılıyor. 2011 Mayıs’ında Eti Gümüş A.Ş’ye ait madende siyanürlü havuzun çökmesi sonucu siyanür toprağa, havaya ve suya karışmış, madenin civarında bulunduğu Aliköy Beldesi’ne bağlı köyler zehirlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.

Bu köylerde uzun yıllardır kanser ve hayvan ölümleri başta olmak üzere siyanüre bağlı ölüm ve hastalıklar olduğu ortaya çıkmıştı.

Şirket yeni bir havuzla faaliyet alanını büyütüyor
2011'de siyanür havuzunun çöktüğü dönemde TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası Başkanı olarak Kütahya’da incelemelerde bulunan Cemalettin Küçük, geçen hafta Kütahya’ya bir ziyarette bulundu. Bu ziyaretinde maden tehdidi altındaki köylerin insansızlaştırıldığına tanıklık etti. Sendika.Org’un ulaştığı Cemalettin Küçük, Eti Gümüş A.Ş’nin zehirlenme vakasıyla gündeme gelen ve köylülerin şirkete tepkili olduğu Dulkadir Köyü’nde evleri satın alarak parça parça yıkım gerçekleştirdiğini aktardı.

Köyde yalnızca 5 hanenin kaldığını belirten Küçük dün sabah (4 Haziran) köylülerin kendisini arayarak yeni bir yıkımın daha gerçekleştiğini haber verdiğini belirtti. Eti Gümüş A.Ş pazarlık yaparak köylülerin evlerini satın alarak yıktığı için köyün bir enkaz bölgesine dönüştüğüNÜ ve köylülerin de evlerini sattıktan sonra köyden göç ettiğini aktaran Cemalettin Küçük, maden şirketinin bir yandan bölgeyi insansızlaştırırken bir yandan da faaliyet alanını büyüttüğünü söyledi. Şirketin diğer köyleri etkileyecek biçim

Read more...

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Ahsap Cati ve Ahsap Cati Elemanlari

Ahşap Çatılar ve Ahşap Çatı Elemanları

Ahşap malzemelerden imal edilen bu çatıların elemanları birbirlerine geçme, çivi ve blonlarla bağlanırlar. “Oturtma” ve “Asma” Ahşap çatı olmak üzere iki şekilde imal edilmektedirler.

1.Bırakma Kirişleri: Asma çatılarda makasların açılmaya karşı zorlanmalarını önleyen elemanlardır. Betonarme döşeme üzerine oturan bırakma kirişleri, oturtma çatılarda da duvar, kiriş ya da mesnetler üzerine oturur ve ayni ismi alırlar. Kesitleri çoğunlukla 8×14, 8×16, 10×16 ve 14×20 cm. alınır; tek ya da çift parça yapılırlar.
2.Yastık Kirişleri: Çatı makaslarından bırakma kirişlerine gelen yükler yastık kirişlerine, oradan da kiriş veya döşemeye aktarılır. Duvar, kiriş veya döşemeye geniş yüzeyleriyle oturan yastık kirişleri 5×10, 8×16 ve 10×20 cm. kesitlerinde olurlar ve blonlar ya da bağlantı demirleriyle bağlanırlar.
3.Dikmeler: Aşıklardan aldıkları yükleri duvar, kiriş veya döşemeye aktaran düşey ve genelde kare kesitli (8×8, 10×10, 12×12 cm.) elemanlardır.
4.Aşıklar: Merteklerin yükünü taşıyan yatay elemanlar (kirişler) olup; saçak üzerine oturan “Damlalık Aşığı”, saçakla mahya arasına oturan “Orta Aşık” ve mahyada “Mahya Aşığı” isimlerini alırlar. Aşıklar yüklerini yerine göre dikmelere, askılara, duvar ya da kirişlere veya döşemelere verirler. 10×14, 12×16, 14×18 cm. kesitlerinde olur ve 2.00 - 2.50 m. aralıklarla yerleştirilirler.
5.Göğüslemeler: Dikmelerden aşıklara doğru 45 açıyla çakılan desteklerdir. Çatıdaki boyuna yönde hareketleri önler ve dikmeler arasındaki açıklığı azaltırlar. Genelde 8×8, 8×10, 5×10 ve 6×12 cm. kesitlerinde imal edilirler.
6.Payandalar: Asma çatılarda dikmelerden gelen yükleri alıp bırakma kirişlerindeki düğüm noktalarına ileten eğimli çubuklardır ve kesitleri 8×14 ile 10×18 cm. arasında değişir.
7.Yanlamalar: Asma çatılarda aşıklardan dikmelere gelen yükleri alıp duvarlara ileten ve payandalara benzeyen (ayni kesitlerde) çubuklardır.
8.Kuşaklar: Ayni çatı makası üzerindeki dikmeler, aşıklar, yanlama ve mertekleri her iki yüzeyden birbirlerine bağlayan elemanlardır. Bağlandıkları parçalara “kertme” ile geçer birleşim noktalarını kuvvetlendirirler 5×10, 5×20 cm. en kesitinde olurlar.
9.Rüzgar Kirişleri: Çatı makaslarının, rüzgar ve diğer yatay yükler altında devrilme ve deformasyon- larını önlemek üzere çatının her iki başındaki ilk iki ve son iki makas arasına çaprazlama olarak çakılan kirişlerdir. Küçük çatılarda mertek altlarına çakılan “Bağlantı Kirişleri” de ayni görevi görürler. 5×10 veya 10×10 cm. kesitinde yapılırlar.
10.Mertekler: Aşıklar üzerine oturan ve örtü altı kaplamasına gelen yükleri alan eğik elemanlardır. Kesitleri,1ş 5×8, 5×10, 6×10 ve 6×12 cm. olup 40 - 60 cm. aralıklarla yerleştirilirler.
11.Yardımcı Parçalar: Çatı elemanlarının birbirleriyle bağlantılarını sağlamak için kullanılan bağ ve askı demirleri, blonlar, çatı eğimini azaltmak için kullanılan “çelik” adi verilen parçalardır. Saçak kısmında merteklerin önüne çakılan çelikler, burada eğimi azaltarak eriyen kar ve buzların aşağıya kayarak oluklara zarar vermesini önlerler.
12.Örtü Altı Kaplaması: Üzerine çatı örtüsünün döşendiği yüzey olup iki şekilde yapılırlar.
1.» Merteklerin üzerlerine örtü malzemesinin boyutlarına göre uygun aralıklarla 2.5 ,2×5 veya 3 ,2x 5 cm. kesitli yatay çıtalar çakılır. Üzerlerine de kiremit gibi örtü elemanları konulmak ve bağlantılar tel ile yapılmak suretiyle gerçekleştiler. Kiremitler, altlarındaki tırnaklar ve üzerlerindeki tel bağlama deliklerinin aralıklarına uygun olarak döşenmelidir.
2.» Merteklerin üzerlerine 2.0 - 2.5 cm. kalınlığında ve 10 - 20 cm. eninde tahtalar çakılarak tüm çatı yüzeyi kapatılır. Daha sonra yüzey rüberoit gibi bir su yalıtım gereciyle kaplanır ve onun üzeri de çatı örtüsüyle kaplanır. Örtünün örtü altı kaplamasına bağlantısı tel,çivi,vida veya cıvatayla yapılır.
13.Çatı Örtüsü: Yağmur ve kar sularını sürekli olarak dere ve oluklara aktararak çatıyı kuruda tutan, rüzgar, sıcak ve soğuk gibi dış etkilerden çatıyı koruyan gereçlerdir. Bu gereçler çoğunlukla kiremit, eternit, bakır veya galvanizli sac ve arduvaz gibi su geçirmeyen malzemelerden oluşurlar.

Read more...

Ayancuk.Com - Guncel Haberler

Ayancuk.Com

Ayancuk.Com

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP