Elektrik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elektrik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2012 Çarşamba

12 yıllık zorunlu eğitim için 800 yeni okul gerekli


Zorunlu eğitimde ‘4+4+4’ formülünün devreye girmesiyle 2 milyon öğrenci okula gidecek. Fakat bu kadar öğrenciye 800 okul gerekiyor. Okulların maliyeti ise 1.9 milyar lira.

4+4+4 formülüyle açıklanan 12 yıllık zorunlu eğitim uygulaması Türkiye’de yeni okul talebi yaratacak. 7 ile 14 yaş arasında 10.5 milyon çocuğun bulunduğu Türkiye’de 5-6 yaşında ise yaklaşık 2 milyon çocuk bulunuyor. Yeni eğitim sisteminin devreye girmesiyle birlikte bu çocuklar için de ekstra okul ve derslik talebi gündeme geliyor.

EVA Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı da, durumun ciddi boyutlarda olduğunu belirterek, “Herkes olaya derslik diye bakıyor ama metrekare önemli” dedi. Öğrenci başına 2 metrekarelik derslik düşmesi halinde 4 milyon metrekare dersliğe ihtiyaç olacağını vurgulayan Yazıcı, “Yurtdışında bir derslikte ortalama 20-25 çocuk öğrenim görüyor. Bu rakam Türkiye’de ise 45’e kadar çıkabiliyor” dedi.

Yazıcı, bir okulun ortalama 3-4 bin metrekare büyüklüğünde olduğundan yola çıkarak, bu kadar öğrenci için çok büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi. İlköğretim ve lise olmak üzere Türkiye’de 60 bin okul olduğunu belirten Yazıcı, “2 milyon öğrenci için 50 binin üzerinde derslik ve 800 civarında okul yapmak gerekiyor. İstanbul’da 10 yılda yalnızca 24 bin derslik yapılabilmiş” diye konuştu.

İstanbul için 100 okul gerek
İstanbul’daki 5-6 yaş arasındaki çocuk sayısının 270 bin olduğunu ifade eden Yazıcı, “Bu durumda İstanbul’da 6 bin 800 derslik gerekiyor. Bu da sadece İstanbul için 100 yeni okul anlamına geliyor.

Öğrencilerin belli bir bölümünü özel okulda okuduğunu ama bu oranın çok yüksek olmadığını dile getiren Yazıcı, “İstanbul’da 7-14 yaş arasındaki çocukların eğitim göreceği 98 bin derslik var. Özel okuldaki derslik sayısı ise 5 bin” dedi.

Maliyet 1.9 milyar lira
Cansel Turgut Yazıcı, bu kadar sayıda okul yapmanın, bu okulların yapılacağı arsaları bulmanın kolay olmadığını vurgulayarak, “Arsanın bedava olduğunu düşünürsek İstanbul’da 256 milyon liralık okulların inşaat maliyeti çıkıyor. Türkiye genelinde ise bu rakam 1.9 milyar liraya çıkıyor. Bunlar arsa hariç rakamlar” değerlendirmesini yaptı.

İstanbul’da arsaların az ve pahalı olması nedeniyle okulların yapılacağı alanların ciddi bir sorun olduğunu kaydeden Yazıcı, “İstanbul’a 100 okul gerekiyor ve bunlar için ihtiyaç duyulan arsa 300-400 bin metrekare. İstanbul’da arsanın metrekaresini de ortalama 2 bin liradan hesaplarsak en az 600 milyon lira arsa değeri çıkabiliyor. İnşaat maliyetiyle bu miktar İstanbul için 1 milyar liraya ulaşıyor. Türkiye genelinde ise 800 okul için ise rakam epey yükseliyor” diye konuştu.

Zorunlu eğitime 12 yıl formülü
Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, 4+4+4 olarak bilinen yasa ilköğretim kurumlarının toplam eğitim süresi 8 yıl olacak. Ortaöğretim kurumları, ilköğretim kurumlarından sonra 4 yıllık zorunlu öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları olarak tanımlanıyor.

Yasada, “Bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır” ifadesi ise kanundan çıkarılıyor. İlköğretim 6-14 yaş grubundaki çocukların eğitimi ve öğretimini kapsayacak, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu ve Devlet okullarında parasız olacak.

12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasının başlangıç tarihi Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek. Mecburi ilköğretim çağı 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak. Bu çağ, çocuğun 6 yaşını bitirdiği yılın eylül ayı sonunda başlayıp, 14 yaşını bitirip 15 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda bitecek.

Read more...

11 Haziran 2012 Pazartesi

Türkiye İnşaat Mühendisleri Öğrencileri Buluşması


Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğunu belirterek, "Bunun artmamasının bir tek sebebi var, müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı"...

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğunu belirterek, "Bunun artmamasının bir tek sebebi var, müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı değiliz" dedi.

Gazi Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 5. Türkiye İnşaat Mühendisleri Öğrencileri Buluşması'na katılan Özdebir, müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük 225 firmasının içerisinde 32 Türk firmasının olduğunu belirterek, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğuna dikkati çekti. Bu sayının artmamasının tek bir sebebi olduğunu dile getiren Özdebir, öğrencilere, "Müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı değiliz. Bu ihtiyaçların tespitinde de size düşen çok önemli görevler var" diye seslendi.

Mesleki yeterliliğin Türkiye'nin önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu belirten Özdebir, bugüne kadar özel sektör olarak yetkin mühendisleri yetiştirme işini üniversitelere bıraktıklarını söyledi.

Üniversite sanayi işbirliğinin sadece bir takım projeler geliştirmek olmadığını, özel sektörün eğitimin şekillendirilmesinde yer alması gerektiğini vurgulayan Özdebir, bu noktayı ihmal ettiklerini söyledi. Özdebir, şöyle devam etti:

"Mesleki yeterlilik müessesesi kurulduğu zaman bu kişileri istihdam edecek olan taraf neleri istediğini belirleyecek, sınav ona göre yapılacak. Mecburen yasanın ihtiyacına göre de eğitim programları düzenlenecek. Bugüne kadar inşaat mühendisliği bölümümüzden mezun olan arkadaşlarımızın hukuki olarak dünyanın en büyük gökdelenini projelendirmesinde bir engel yoktu. Ama bu oldu maalesef. Bugün yapı stokumuzun yüzde 70'inin yeniden yapılmasını konuşuyoruz. Bu ölçme ve değerlendirmenin eğitim ve öğretimden ayrı olmasının temel sebebidir."

-"Yaptığımız köprüden insanlık geçiyor"-

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkan Vekili Necati Yağcı ise inşaat sektörünün Türkiye için önemini vurguladı.

İnşaat sektörünün 200'den fazla sektörde üretimi tetikleyen ve 2 milyon kişiye doğrudan iş yaratan dev bir sektör olduğunu belirten Yağcı, inşaat sektörünün ekonomiye sağladığı bir diğer önemli katkının da hem inşaat malzemesi ihracatı hem de yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ile getirdiği döviz olduğunu söyledi.

Türk müteahhitlerin geçtiğimiz yılın sonu itibariyle dünyanın 94 ülkesinde toplam tutarı 206 milyar dolara ulaşan 6 bin 500 kadar projeye imza attıklarını bildiren Yağcı, "2011 yılında üstlenilen toplam yeni proje tutarı 19,3 milyar dolar oldu. Bu projelerin yüzde 44'ü Avrasya, yüzde 24,5'i Ortadoğu, yüzde 19,7'si ise Afrika bölgelerinde üstlenildi. Buralara gitmeye siz de hazır olun" diye konuştu.

Yağcı, uluslararası rekabet ortamının çetin bir yarışma alanı olduğunu ifade ederek, kaliteli üretim, yüksek verimlilik, risk yönetimi becerisi, başarma azmi, emek, alın teri ve uluslararası standartlarda eğitim almış yüksek donanımlı insan gücü gerektirdiğini dile getirdi.

Yapılan işlerde doğaya saygılı olmanın ve işçi güvenliğini sağlamanın önemini vurgulayan Yağcı, "Yaptığımız köprüden sadece biz değil insanlık geçiyor" dedi.

İnşaat mühendisleri olarak depremin Anadolu'nun ezeli ve ebedi gerçeği olduğunu her zaman hatırlamak gerektiğini belirten Yağcı, şöyle konuştu:

"Kentlerimizi çirkinleştiren çarpık yapılaşmada can güvenliği riski barındıran yapı stokumuzun büyümesinde geçmişten bugüne uzanan bir çizgide politikacılardan, bürokratlara, belediye başkanlarından, kent plancılarına, mimardan, mühendise, müteahhide, şantiye şefine ve hatta hesap sormayan vatandaşa uzanan geniş bir yelpazede herkesin payı vardır. Kamu ihalesinden başlayarak imar, deprem, yapı denetimi, yapı malzemeleri ve mesleki yetkinlik alanlarına uzanan geniş bir yelpazedeki mevzuatın etkin hale getirilmesine, uygulayıcı kurum ve kuruluşların kapasitelerinin geliştirilmesine ihtiyacımız var."

Yağcı, meslek etiğine vurgu yaparak, "rant hesabı ile şehirleri yaşanmaz hale getiren imar planı değişikliklerinde, çöken binaların ruhsatlarında, betonarme projelerinde denetim raporlarında hatta Meclis'ten çıkan yasalarda şehir plancılarının, mimarların ve mühendislerin imzaları olduğuna" dikkati çekti.

Necati Yağcı, 2023 vizyonlarını açıkladıklarını hatırlatarak, "TMB öncülüğünde ülkesinde yapılanmasını tamamlanmış dünya taahhüt sektöründe ağırlığı olan, bölgesinde lider Türk müteahhitliği markasını oluşturmaktır. Sektörümüzün hem yurt dışındaki hem de yurt içindeki cirosunu 100 milyar dolara yükseltmek, dünyanın en büyük 225 uluslararası müteahhit listesinde 40 firmayla yer almaktır" diye konuştu.

-"Grup çalışmasında zayıfız"-

Devlet Su İşleri Genel Müdürü Akif Özkaldı ise öğrencilik hayatındaki deneyimlerini paylaştı.

Grup çalışmasının önemine değinen Özkaldı, "Biz bireysellikte çok iyiyiz, ancak grup çalışmasında biraz zayıfız" dedi.

Read more...

30 Haziran 2009 Salı

Güneş Enerjisinden Elektrik Üretimi


Dünya’nın en büyük güneş paneli üreticisi SHARP Solar’ın Türkiye’deki tek temsilcisi olan FORE Enerji, temiz enerji kaynakları ile gündeme gelecek sürdürülebilir yaşam modellerinin çözümlerini üretiyor.
Küresel iklim değişikliği sürecinde Türkiye’nin yakın zamanda yaşayacağı enerji problemlerine çözüm olarak 4E (Enerji/Ekoloji/Ekonomi/Eğitim) konsepti ile üretilen projelerde elektrik enerjisinin doğal kaynaklardan üretilmesi hedefleniyor.
Güneş panelleri ile dış cephe kaplama: Plaza, hastane, otel gibi mekanların dış cephesi şeffaf güneş panelleri ile kaplanarak, binaların elektrik enerjisi güneşten üretiliyor.






Güneş panelleri ile dış mekan aydınlatma: Belediye meydanları, fabrika bahçeleri, park ve bahçeler, elektrik ulaşmayan köyler gibi çok farklı alanlarda uygulanabilen sistem, gündüz topladığı güneş enerjisi ile akşam aydınlatma sağlıyor.

Güneş panelleri çatı kaplama: İlk örneği Türkiye’de bir alışveriş merkezi için yapılan sistemde elektrik tüketiminin bir bölümü güneşten sağlanıyor, fazla enerji şebekeye geri satılıyor.

EkoEV: Tüm enerji ihtiyacını doğal kaynaklardan sağlayan ve depreme dayanıklı ahşap karkas sistemi ile inşaa edilen ekoevler, aynı zamanda A+ sınıfı elektrikli aletler, led aydınlatma, özel camlar, organik tekstil ürünleri gibi birimleri aynı çatı altında topluyor.



Diğer Temiz Enerji Uygulamaları:
• Elektrik hattından uzak çiftlik, dağ ve yayla evleri için güneş ve rüzgar enerjisinden elektrik üretimi,
• Güneş enerjisi ile çalışan ve deniz suyundan içme suyu üreten özel arıtım tesisleri,
• Tarımsal uygulamalar için güneş panelleri ile çalışan sulama ve pompa sistemleri,
• 10kW-1MW arası şebeke bağlantılı güneş enerjisi sistemleri,
• Güneş enerjili reklam panoları,
• Güneş ve rüzgar enerjili TV-Radyo vericiler, gsm baz istasyonları,
• Güneş enerjisi ile çalışan güvenlik, alarm ve kamera sistemleri,
• Her tip deniz uygulamasında elektrik üretimi, yelkenliler, deniz fenerleri ve farklı sinyal sistemleri.

Kaynak: raf.arkitera.com

Read more...

Ayancuk.Com - Guncel Haberler

Ayancuk.Com

Ayancuk.Com

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP