büyükşehir belediyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyükşehir belediyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2012 Pazartesi

Türkiye İnşaat Mühendisleri Öğrencileri Buluşması


Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğunu belirterek, "Bunun artmamasının bir tek sebebi var, müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı"...

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğunu belirterek, "Bunun artmamasının bir tek sebebi var, müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı değiliz" dedi.

Gazi Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 5. Türkiye İnşaat Mühendisleri Öğrencileri Buluşması'na katılan Özdebir, müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük 225 firmasının içerisinde 32 Türk firmasının olduğunu belirterek, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğuna dikkati çekti. Bu sayının artmamasının tek bir sebebi olduğunu dile getiren Özdebir, öğrencilere, "Müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı değiliz. Bu ihtiyaçların tespitinde de size düşen çok önemli görevler var" diye seslendi.

Mesleki yeterliliğin Türkiye'nin önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu belirten Özdebir, bugüne kadar özel sektör olarak yetkin mühendisleri yetiştirme işini üniversitelere bıraktıklarını söyledi.

Üniversite sanayi işbirliğinin sadece bir takım projeler geliştirmek olmadığını, özel sektörün eğitimin şekillendirilmesinde yer alması gerektiğini vurgulayan Özdebir, bu noktayı ihmal ettiklerini söyledi. Özdebir, şöyle devam etti:

"Mesleki yeterlilik müessesesi kurulduğu zaman bu kişileri istihdam edecek olan taraf neleri istediğini belirleyecek, sınav ona göre yapılacak. Mecburen yasanın ihtiyacına göre de eğitim programları düzenlenecek. Bugüne kadar inşaat mühendisliği bölümümüzden mezun olan arkadaşlarımızın hukuki olarak dünyanın en büyük gökdelenini projelendirmesinde bir engel yoktu. Ama bu oldu maalesef. Bugün yapı stokumuzun yüzde 70'inin yeniden yapılmasını konuşuyoruz. Bu ölçme ve değerlendirmenin eğitim ve öğretimden ayrı olmasının temel sebebidir."

-"Yaptığımız köprüden insanlık geçiyor"-

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkan Vekili Necati Yağcı ise inşaat sektörünün Türkiye için önemini vurguladı.

İnşaat sektörünün 200'den fazla sektörde üretimi tetikleyen ve 2 milyon kişiye doğrudan iş yaratan dev bir sektör olduğunu belirten Yağcı, inşaat sektörünün ekonomiye sağladığı bir diğer önemli katkının da hem inşaat malzemesi ihracatı hem de yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ile getirdiği döviz olduğunu söyledi.

Türk müteahhitlerin geçtiğimiz yılın sonu itibariyle dünyanın 94 ülkesinde toplam tutarı 206 milyar dolara ulaşan 6 bin 500 kadar projeye imza attıklarını bildiren Yağcı, "2011 yılında üstlenilen toplam yeni proje tutarı 19,3 milyar dolar oldu. Bu projelerin yüzde 44'ü Avrasya, yüzde 24,5'i Ortadoğu, yüzde 19,7'si ise Afrika bölgelerinde üstlenildi. Buralara gitmeye siz de hazır olun" diye konuştu.

Yağcı, uluslararası rekabet ortamının çetin bir yarışma alanı olduğunu ifade ederek, kaliteli üretim, yüksek verimlilik, risk yönetimi becerisi, başarma azmi, emek, alın teri ve uluslararası standartlarda eğitim almış yüksek donanımlı insan gücü gerektirdiğini dile getirdi.

Yapılan işlerde doğaya saygılı olmanın ve işçi güvenliğini sağlamanın önemini vurgulayan Yağcı, "Yaptığımız köprüden sadece biz değil insanlık geçiyor" dedi.

İnşaat mühendisleri olarak depremin Anadolu'nun ezeli ve ebedi gerçeği olduğunu her zaman hatırlamak gerektiğini belirten Yağcı, şöyle konuştu:

"Kentlerimizi çirkinleştiren çarpık yapılaşmada can güvenliği riski barındıran yapı stokumuzun büyümesinde geçmişten bugüne uzanan bir çizgide politikacılardan, bürokratlara, belediye başkanlarından, kent plancılarına, mimardan, mühendise, müteahhide, şantiye şefine ve hatta hesap sormayan vatandaşa uzanan geniş bir yelpazede herkesin payı vardır. Kamu ihalesinden başlayarak imar, deprem, yapı denetimi, yapı malzemeleri ve mesleki yetkinlik alanlarına uzanan geniş bir yelpazedeki mevzuatın etkin hale getirilmesine, uygulayıcı kurum ve kuruluşların kapasitelerinin geliştirilmesine ihtiyacımız var."

Yağcı, meslek etiğine vurgu yaparak, "rant hesabı ile şehirleri yaşanmaz hale getiren imar planı değişikliklerinde, çöken binaların ruhsatlarında, betonarme projelerinde denetim raporlarında hatta Meclis'ten çıkan yasalarda şehir plancılarının, mimarların ve mühendislerin imzaları olduğuna" dikkati çekti.

Necati Yağcı, 2023 vizyonlarını açıkladıklarını hatırlatarak, "TMB öncülüğünde ülkesinde yapılanmasını tamamlanmış dünya taahhüt sektöründe ağırlığı olan, bölgesinde lider Türk müteahhitliği markasını oluşturmaktır. Sektörümüzün hem yurt dışındaki hem de yurt içindeki cirosunu 100 milyar dolara yükseltmek, dünyanın en büyük 225 uluslararası müteahhit listesinde 40 firmayla yer almaktır" diye konuştu.

-"Grup çalışmasında zayıfız"-

Devlet Su İşleri Genel Müdürü Akif Özkaldı ise öğrencilik hayatındaki deneyimlerini paylaştı.

Grup çalışmasının önemine değinen Özkaldı, "Biz bireysellikte çok iyiyiz, ancak grup çalışmasında biraz zayıfız" dedi.

Read more...

İnşaat Çalışmaları Hızla Devam Ediyor


Yeni Arapgir Garajı; Arapgir ve Kuluncak ilçelerinin yanı sıra, Hekimhan civarındaki beldeler ile Darende'ye bağlı Ayvalı Beldesi toplu taşıma araçlarına hizmet verecek.

Salköprü Mahalle Muhtarı Mehmet Dönmez, "Gözle görülür vaziyette buradaki hizmetler ortadadır. 50 yıldır Sanayi Caddemiz var ama adı caddeydi. Hamdolsun, şimdi herkes orayı görüyor. Yine Turgut Temelli Caddesi'nde yapılan hizmetleri de herkes görüyor."

Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Salköprü mahallesinde yapımı devam eden Yeni Arapgir garajında incelemelerde bulunarak, çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

11 Haziran Pazartesi günü gerçekleşen inceleme gezisine Belediye Başkan Yardımcıları Hasan Atay, Alican Bozkurt ve bazı daire müdürleri ile Salköprü Mahallesi Muhtarı Mehmet Dönmez katıldı.

İnceleme gezisi sırasında yapımı devam eden garaj ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Çakır, Yeni Arapgir Garajı'nın bölgedeki trafiği rahatlatacağını söyledi. Çakır, "Malatya trafiğini rahatlatmak adına Doğu Garajı ve Arapgir Garajı inşaatları devam ediyor. Yeni Arapgir Garajı, Malatya'nın kuzeyinde bulunan; Arapgir ve Kuluncak ilçelerinin yanı sıra, Hekimhan civarındaki beldelerimiz ile Darende'ye bağlı Ayvalı Beldesi toplu taşıma araçlarına hizmet verecek. Yeni garajın hizmete girmesiyle birlikte vatandaşlarımız daha rahat ve kaliteli ulaşım imkanına kavuşacaklar" dedi.

Esnaflar da vatandaşlar da rahat edecek…

Garajın yaklaşık 5 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulduğunu belirten Başkan Çakır, "Bu garajımızda 24 iş yeri var. Mevcut Arapgir Garajı'nda hem yerin dar olması hem de işyerlerinin yetersiz olması nedeniyle, esnaflarımız ve vatandaşlarımız sıkıntı yaşıyordu. Yeni garajın hizmete girmesiyle bu sorunlar ortadan kalkmış olacak" diye konuştu.

Trafik rahatlıyor…

Başkan Çakır, Yeni Arapgir Garajının alt tarafındaki Sanayi yolunun geçen yıl yapıldığını belirterek, Geçtiğimiz haftalarda başlanan Çarmuzu yolundaki genişletme çalışmaları ile birlikte buradaki trafik akışının da önemli ölçüde rahatlayacağını kaydetti.

Muhtardan teşekkür…

Salköprü Mahallesi Muhtarı Mehmet Dönmez de çalışmalardan dolayı Başkan Çakır'a teşekkür ederek, "Gerçekten şu ana kadar 3 belediye başkanıyla çalıştım; herkes birtakım vaatlerde bulundu, ama kimse bir çivi çakmadı. Gözle görülür vaziyette buradaki hizmetler ortadadır. 50 yıldır Sanayi Caddemiz var. Ama adı caddeydi. Hamdolsun, şimdi herkes orayı görüyor. Yine Turgut Temelli Caddesi'nde yapılan hizmetleri de herkes görüyor" şeklinde konuştu.

Read more...

Van’a 15 bin konut yapılacak


Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Van depremi sonrası yapılan ihaleleri açıkladı.



Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Van depremi sonrası 15 bin 323 konut ve 225 köy evi, 25 okul, 10 ticaret merkezi, 13 büfe, 24 cami, 3 köy konağı ve 225 ahır inşaatının ihalesinin tamamlandığını açıkladı.

Bakan Bayraktar, BDP Diyarbakır Van Milletvekili Altan Tan’ın Van depremi sonrası Van-Erciş ve köylerinde TOKİ tarafından ihalesi tamamlanan konut, işyeri, camii ve okul sayılarıyla ilgili soru önergesini yanıtladı. Bakan Bayraktar, “Toplu Konut İdaresi 28 Şubat 2012 itibariyle, anılan afet bölgesinde toplam 15 bin 323 konut ve 225 köy evi, 25 okul, 10 ticaret merkezi, 13 büfe, 24 camii, 3 köy konağı ve 225 ahır inşaatının ihalesi tamamlanmıştır” dedi.

Van ili merkez ve Erciş ilçelerine bağlı köyler için TOKİ tarafından 6 bin konteynırın alt yapısıyla birlikte tedarikine yönelik ihalenin de yapılarak tamamlandığını açıklayan Bayraktar, bunların AFAD’a teslim edildiğini kaydetti.

Van merkez ve Erciş’te toplam 16 bin 576 konteynıra ait alt yapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işini de TOKİ’nin ihale ettiğini belirten Bakan Bayraktar bundan sonra yapılacak ihalelerle ilgili de şu bilgileri verdi:

“Van ili Merkez ilçesi Bardakçı mevkiinde 3 bin 580 kişilik öğrenci yurdu, Melikşah mevkiinde bin 430 kişilik öğrenci yurdu ve Özalp ilçesinde de 350 kişilik öğrenci yurdunun inşaatı ihale aşamasındadır.”

Read more...

9 Haziran 2012 Cumartesi

Çıralı kime satılacak?


Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı dünyaca ünlü turizm merkezi Çıralı'da bir konferans veren Prof. Dr. Doğan Kantarcı, bölgenin yoğun yerleşim ve kitle turizmine açılmaması uyarısında bulundu. Kantarcı, 2B ve yıkım tartışmalarının odağındaki Çıralı'daki arazilerin kime satılacağının soru işareti olduğunu söyledi.

Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifi tarafından organize edilen konferansta Çıralı'yla ilgili bilgiler veren İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Kantarcı, 1930'lardan sonra yerleşime açılan ve Kum Bükü olarak da bilinen bugünkü Çıralı ovasının, eski bir göl yatağı olduğunu söyledi. Deniz tarafından gelen rüzgarla taşınan kumların Karaburun mevkiinde yığıldığını söyleyen Kantarcı, bu oluşumun ovadaki kum seddesinden görülebilecek boyutta olduğunu belirterek kıyıdaki ağaçlar ve çalıların rüzgarı yavaşlatarak kumulu ve gerisindeki tarım alanlarını koruduğunu kaydetti.

Kıyıdaki ağaçlar Çıralı'yı koruyor
Çıralı'daki toplam 328 hektarlık alanın yüzde 18'inde sulu tarım yapıldığını kaydeden Kantarcı, yüzde 18'i orman olan alanın yüzde 15'inin de kumulllardan oluştuğunu dile getiren Kantarcı, sulu tarımda kullanılan kimyasal bileşiklerin sınırlı miktardaki taban suyuna sızarak tarımın ve doğal ekosistemleri yok edeceği uyarısında bulundu. Kantarcı, alanın kullanımına yönelik bilgiler verdiği konuşmasında, kumul seddesindeki ağaçların köklerinin kirli suyu emerek denizin kirlenmesini önlediğini belirterek, "Çıralı kumsalı Kıbrıs Akasyası gibi ağaçlarla yeniden ağaçlandırılmalıdır. Geçmişte dikilen fıstık çamlarının sökülmesi büyük bir hataydı. Çünkü kıyıdaki ağaçlar olmasa geride ne tarım yapılabilir ne de turizm" dedi.

Çıralı kime satılacak?
Geçtiğimiz ay gerçekleşen Orman Genel Müdürlüğü tarafından uygulanan yıkımlarla gündeme gelen Çıralı'nın, deniz, orman ve dağlık alandan meydana gelen coğrafi yapısının halka tarım ve turizm yoluyla geçinebilme olanağı sağladığının altını çizen Kantarcı, geçmişte 2B statüsünde ormandan çıkartılan ancak daha sonra yeniden 'orman' olduğu gerekçesiyle mahkeme kararlarına dayanılarak üzerindeki yapıların yıkımına başlanan 397. parsele ilişkin sorulara da yanıt verdi. Alanın geçmişte orman olduğunu kaydeden Kantarcı, "ancak şimdi buradaki köylüler bu alanın üzerinde turizm ve tarım yaparak yaşamlarını kazanıyor. Böyle bir gerçek var. Burası bundan sonra orman olarak değerlendirilebilir mi? Yeniden orman kapsamına alınan 2B parsellerinin kime satılacağı soru işaretidir" dedi.

'Bu soykırım değil mi?'
2B yasası ile yabancılara mülk satışını düzenleyen yasanın birbiri ardına çıkartılmasına dikkat çeken Kantarcı, "2B parsellerinin ve ormanın turistik tesislere mi yok sa yabancılara mı satılacağı önemli bir soru işaretidir. Çıralı, burada yaşayan ve buradan geçinen halka ve buradaki doğal zenginliğe gönül vermiş misafirlerine rağmen bitirilebilir mi? Bu bir soykırım değil mi?"diye konuştu.

'Özal bizi Konya'ya gönderip Çıralı'yı golf için verecekti'
Konferansın ardından soruları yanıtlayan Kantarcı, sorunların çözümü için Çıralı halkının birlikte hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu sırada köylülerden biri Eski başbakanlardan Turgut Özal döneminde Çıralı'nın golf turizmine açılmak istendiğini ancak açılan dava sonucu alanın kumul olması nedeniyle projenin yargı tarafından iptal edildiğini dile getirdi. Köylünün, "rahmetli Turgut Özal buraya gelip bize 'bu golf projesine karşı çıkmayın. Tarım yapmak istiyorsanız size Konya Ovası'ndan arazi verelim' dedi" şeklinde bir anekdot aktarması dinleyenler arasında gülüşmelere neden oldu.

Çıralı sorununu 'kooperatif' çözebilir
Çıralı'daki sorunun, köy halkının kuracağı bir kooperatif bünyesinde tartışmalı arazinin bakanlıktan kiralanması yoluyla çözülebileceğini savunan Kantarcı, kooperatif tarafından kiralanan arazinin halkın kullanımında olması gerektiğine işaret ederek, "Çıralı için özel yasa çıkartılamayacağına göre sorunun çözümü için kooperatif modeli çözüm olabilir" diye konuştu.

Çıralı imar planı için Danıştay'a rapor yazdı
Ekoloji ve toprak bilimi konusunda önemli çalışmalara imza atan Kantarcı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlatılan ancak korumayı değil yapılaşmayı özendirdiği gerekçesiyle 2007 yılında Danıştay tarafından iptal edilen Çıralı Koruma Amaçlı İmar Planını incelemek için görevlendirilen bilirkişi heyetinde yeralmıştı.

Çıralı'yı karıştıran şirket iddiası
Öte yandan Çıralı'yı karıştıran bir iddiaya göre, bir kaç turizmcinin şirket kurarak 397. parseli kiralama girişimi içinde olduğu öne sürüldü. İddiaları sorduğumuz Ulupınar Muhtarı Sami Ilgaz, Çıralı'daki bir kaç turizmcinin kendilerine böyle bir teklifle geldiğini ancak Ankara'dan gelen son dakika bilgisiyle kendisi ve avukatına haber verilmeden görüşmeye gidildiğini öne sürerek, "biz buna itiraz ettik. Eğer böyle bir girişim olacaksa bu bütün köylülere bilgi verilerek, görüş alınarak yapılmalı. Çünkü 397. parselde 120 kişinin hissesi var" dedi.

Ilgaz, Ankara'dan gelen bilginin kaynağının kim olduğu yönündeki sorumuza ise, "ben hiç görmedim, tanımıyorum. Aracılık yapan kişi olabilir. 'Muhtar ve avukat gelmesin' demiş. Benim duyumlarım bunlar ancak Ankara'daki görüşmeden ne sonuç çıktı bilmiyorum" yanıtını verdi.

Read more...

Golf sahasında 1 aylık düşünme süresi


1 milyon 260 bin m2 arazi üzerinde projelendirilen Golfkent'te 1000 TL kaparo yatırarak ön talepte bulunan alıcıya 1 aylık düşünme süresi verilecek, 30 gün içinde vazgeçerse parası iade edilecek.

TURYAP’ın müteahhitliğini üstlendiği Ankara Eskişehir Yolu’nda yer alan Golfkent, golf konseptiyle bütünleşen konut alanlarının yanında dereler, göller, çarşılar, okullar, sosyal ve idari ünitelerle donatılan dev bir şehir. Projede,1000 TL kaparo yatırarak ön talepte bulunan alıcıya 1 aylık düşünme süresi verilecek, 30 gün içinde vazgeçerse parası iade edilecek.

4 aşamalı ödeme planına göre; alıcı vazgeçmezse kaporayı konut bedelinin yüzde 15’ine tamamlayacak. Daha sonra 12 aylık taksitlerle yüzde 15 daha yatırıp, konut bedelinin yüzde 30’unu ödemiş olacak. 1 yılın sonunda, kalan yüzde 70’i nasıl ödeyeceğini kendisi belirleyecek. Kampanya süresince dairelerin liste fiyatı üzerinden % 10 indirim yapılacak. Tamamı peşin ödenirse + % 10 indirim daha yapılacak.

3 etaptan oluşan ve toplam 2640 adet konutun yer aldığı projede; satılan 157 konut ise yıl sonunda teslim edilecek.

2013’de teslimi planlanan 2. etap konutlardan 96 adedi için düzenlenen kampanyada; 60 m2’den 497 m2’ye kadar farklı ölçülerde 1+1, 2+1, 3+1, 4+1 daireler ve 1+1, 2+1, 3+1, 4+1, 5+1, 6+1 dubleksler 148.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Gofkent’te açık kapalı havuzlar, spor alanları, hamam, sauna, buhar odası, SPA, çarşılar, kafeler, restoranlar, konser salonu, amfitiyatro, yazlık ve kışlık sinema, konaklama tesisleri ve eğitim alanları yer alacak.

Read more...

Siyanürcü şirket yıkmak için evleri topluyor


Kütahya’da bir süre önce siyanürlü madencilik faaliyetiyle zehirlenmelerin yaşandığı Dulkadir köyü, maden şirketi tarafından satın alıp yıkım yoluyla insansızlaştırılıyor.

Kütahya’da Mayıs 2011’de yaşanan siyanür zehirlenmeleriyle gündeme gelen Dulkadir Köyü, maden şirketi tarafından insansızlaştırılıyor. 2011 Mayıs’ında Eti Gümüş A.Ş’ye ait madende siyanürlü havuzun çökmesi sonucu siyanür toprağa, havaya ve suya karışmış, madenin civarında bulunduğu Aliköy Beldesi’ne bağlı köyler zehirlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.

Bu köylerde uzun yıllardır kanser ve hayvan ölümleri başta olmak üzere siyanüre bağlı ölüm ve hastalıklar olduğu ortaya çıkmıştı.

Şirket yeni bir havuzla faaliyet alanını büyütüyor
2011'de siyanür havuzunun çöktüğü dönemde TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası Başkanı olarak Kütahya’da incelemelerde bulunan Cemalettin Küçük, geçen hafta Kütahya’ya bir ziyarette bulundu. Bu ziyaretinde maden tehdidi altındaki köylerin insansızlaştırıldığına tanıklık etti. Sendika.Org’un ulaştığı Cemalettin Küçük, Eti Gümüş A.Ş’nin zehirlenme vakasıyla gündeme gelen ve köylülerin şirkete tepkili olduğu Dulkadir Köyü’nde evleri satın alarak parça parça yıkım gerçekleştirdiğini aktardı.

Köyde yalnızca 5 hanenin kaldığını belirten Küçük dün sabah (4 Haziran) köylülerin kendisini arayarak yeni bir yıkımın daha gerçekleştiğini haber verdiğini belirtti. Eti Gümüş A.Ş pazarlık yaparak köylülerin evlerini satın alarak yıktığı için köyün bir enkaz bölgesine dönüştüğüNÜ ve köylülerin de evlerini sattıktan sonra köyden göç ettiğini aktaran Cemalettin Küçük, maden şirketinin bir yandan bölgeyi insansızlaştırırken bir yandan da faaliyet alanını büyüttüğünü söyledi. Şirketin diğer köyleri etkileyecek biçim

Read more...

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Gökdelenlerin Önü Açılıyor

İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin iptal ettiği Alsancak -Turan arası 550 hektarlık araziyi kapsayan Yeni Kent Merkezi planı yeniden yürürlüğe girecek.

Büyükşehir Belediyesi’nin gökdelenler bölgesi olarak tespit ettiği kentin geleceğini etkileyecek en önemli planlama çalışmalarından biri olan Turan -Alsancak liman arası Yeni Kent Merkezi Planı bir türlü yaşama geçmedi.

Yeni Kent Merkezi Planı bu kez Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Yüksel Çakmur ve arkadaşlarının İzmir 3. İdare Mahkemesi’ne açtığı davayla gündeme geldi. Mahkeme, jeolojik ve zemin etüdlerinin bulunmayışı, analizlerde eksik olması nedeniyle 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların yürütmesini durdurdu. Büyükşehir, Bölge İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma kararının iptali için başvurdu. Ancak, itiraz reddedildi.

Büyükşehir Belediyesi, mahkemeden plan iptal kararı çıkmadan jeolojik etüdleri tamamlamak için harekete geçti.

Yeni Kent Merkezi etüdlerini ihaleyle özel firmaya yaptırdı. Afet İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilen planlar onaylandı. Eksiklikleri tamamlanan plan, onaylanması için bu ay Büyükşehir Belediye Meclis toplantısı gündemine alınacak. İmar Komisyonu raporuna göre onaylanması durumunda askıya çıkacak plan yürürlüğe girecek. Böylece gökdelenler bölgesindeki yatırımların önü açılacak.

Planı bekleyen çokİzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, zemin etüdü nedeniyle ortaya çıkacak farklı kararlar haricinde değişiklik öngörmediklerini söyledi. Kocaoğlu, “Ufak, tefek hatalar varsa düzeltilir. Özünde bir değişiklik yapmayacağız. Planı bekleyen pek çok hak sahibi var. Kimseyi mağdur etmek istimiyoruz” dedi.

Manisa’da dev projeler yolda

Manisa Valiliği bünyesinde ‘İl AB Daimi Temas Noktası’ ve ‘Avrupa Birliğine Uyum, Danışma ve Yönlendirme Kurulu’ oluşturuldu. İl AB Daimi Temas Noktası’na görevlendirilen Vali Yardımcısı Kadri Canan, “Ülkemizin AB katılım süreci, sadece merkezi yönetimi değil, yerel yönetimleri ve toplumun tüm kesimlerini de içine alan kapsamlı bir süreç olup, ciddi bir gayret ve koordinasyon gerekmektedir. Bu çerçevede, gerçekleştirilen yasal ve idari reformların tam olarak hayata geçirilmesi, AB mali kaynaklarının kamu kurumları, sivil toplum örgütleri tarafından kullanılmasının zarureti doğmuştu. Bu zaruretten dolayı kurul oluşturulmuştur” diye konuştu.

Hülya Güven danışman oldu

Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hülya Güven, bu görevinden istifa etti. CHP Parti Meclisi üyesi olan Güven, bundan sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun danışmanı olarak görev yapacak. Güven, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nden, Büyükşehir Belediyesi’ne görevlendirmeyle gelmişti. Asıl kadrosu üniversitede olan Güven’in, Parti Meclisi üyeliğinden dolayı başhekimlik görevinden ayrılması beklendi. Hülya Güven’den boşalan başhekimlik görevine ise Başhekim Yardımcısı Bora İrer atandı.

Read more...

Ayancuk.Com - Guncel Haberler

Ayancuk.Com

Ayancuk.Com

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP