Dış Cephe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dış Cephe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2012 Cuma

BİNALARDA DIŞ CEPHE ISI YALITIMI

İnsanların konforlu bir yaşam sürebilmeleri için ideal olan atmosfer koşullarının özellikleri 20-22 derece sıcaklık ve yüzde 50 bağıl nem olarak kabul edilmiştir. Yani bu değerler insan metabolizmasının en rahat işlediği atmosferik koşulları belirtmektedir. Bir orta kuşak ülkesi olan Türkiye’de yaz sıcakları ve bağıl nem oranı bu değerlerin oldukça üzerine çıkıyorken, kış aylarında ise pek çok bölgede yine bu değerlerin çok altına inebiliyor. Dolayısıyla ülkemizde insanlar yaz aylarında serinlemek için evlerde ve diğer kapalı mekanlarda klima, kış aylarında ise ısınma için soba, kalorifer, kombi gibi araçları kullanmak durumunda kalıyor.

Kapalı bir mekanın hava sıcaklığı ve nem oranını belirli değerlerde tutma işlemine genel olarak iklimlendirme deniliyor. Ülkemizde yazları serinlemek ve kışları ısınmak için evler başta olmak üzere her türlü kapalı mekanda iklimlendirme yapılıyor. Ancak iklimlendirmenin yüksek bir maliyeti oluyor. Bu maliyet enerji gideri olarak karşımıza çıkıyor. İster elektrik, ister doğalgaz, odun, kömür ya da fuel oil olsun, yaz kış önemli ölçüde kaynak sarfiyatına neden oluyor. Bireylerin yapmış olduğu bu harcamalar ülke ekonomisi üzerinde de baskı oluşturuyor. Çünkü iklimlendirme özellikle de kış aylarında ısınma, ister zengin ister fakir olsun herkesin ortak ve ertelenemez bir ihtiyacıdır. Dolayısıyla herkes bir şekilde evini ve iş yerini iklimlendiriyor.

İklimlendirmenin devlete faturası ağır. Fakir yurttaşlara dağıtılan kömürün devlete oldukça ağır bir faturası var. Ayrıca Türkiye’de petrol ve doğalgaz ve kömür yatakları talebin çok çok altında olduğu için büyük miktarda ithalat yapılmak zorunda kalınıyor ve bu da dış ticaret açığını körüklüyor. Dolayısıyla yalıtım hem bireyler için hem de devlet için son derecede önemli bir konu.

Devletimiz bu konudaki hassasiyetini yapı yönetmeliklerinde gerçekleştirdiği düzenlemeler ile gösterdi. Artık yeni yapılan binalar belli standartlarda ısı yalıtımlı şekilde yapılmaktadır. Bu yalıtım bölgeden bölgeye ve binanın yapılacağı yerin özelliklerine göre mühendisler tarafından hesaplanarak yapılıyor. Bu hesaplar burada anlatamayacağımız kadar karmaşık hesaplardır. Zaten siz değerli piy10.net okurlarının da işin bu kadar tekniğini bilmesine gerek yoktur.

Isı yalıtımı ile, özellikle eski binalarda terleme, su alımı, yoğuşma, yosunlanma gibi pek çok sorun da büyük ölçüde giderilebiliyor. Ancak en büyük faydasını düşen enerji giderlerinde kendisini gösteriyor. Eviniz kışın sıcak, yazın ise serin kalıyor. Dolayısıyla yaz aylarında daha az klima çalıştırma ihtiyacı duyarken, kışları ise daha az yakıt tüketiliyor. Örneğin ısı yalıtımı yapılmadan önce kombiyi 60 derecede yakan bir aile, ısı yalıtımı sonrası aynı konfora 40-45 derecede yakarak sahip olabiliyor. Bu aradaki 15-20 derecelik fark ise doğalgaz faturasında ciddi bir düşüş olarak kendini gösteriyor.

Burada inşaat esnasında binanın nasıl ısı yalıtımlı yapıldığından bahsetmeyeceğiz. Bu konu daha çok mimar ve mühendislerin ilgi alanına giriyor. Bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz konu ise eski binalarda ısı yalıtımının nasıl yapılacağıdır.

Eski binalarda genellikle binanın dış cephesi XPS ya da diğer yalıtkan malzemelerle kaplanarak yapılıyor. Yapışkan sıva ile duvara yapıştırılan plakaların üzeri yine uygun bir sıva ile kaplandıktan sonra boyama işlemi yapılıyor. Bu yalıtkan malzemeler binanın dış atmosfer ile ısı alışverişini engellemese de, büyük oranda düşürüyor. Sonuç olarak ise binanız kışın daha geç soğurken, yazın da daha geç ısınıyor.

Isı yalıtımı yaptırılırken çatı çok büyük bir önem arz etmektedir. Çatı yalıtımı için çatının durumuna göre değişik malzemeler kullanılabiliyor. Perlit kullanılabileceği gibi XPS ya da benzer yalıtkanlar da kullanılabiliyor. Çatılı ya da çatısız binalarda duruma göre nasıl bir yalıtım yapılacağına işin uzmanı olan kişilerin karar vermesi gerekiyor.

Binalarda, özellikle apartmanlarda merdiven boşluğuna bakan duvarlarda da yalıtım yapmak son derecede faydalıdır. Bina giriş kapısı da yalıtımlı olmalıdır. Aksi halde büyük oranda ısı kaybına neden olmaktadır.

Evleriniz en çok ısıyı pencerelerden alır ya da kaybeder. Bu nedenle mümkün olduğunca kaliteli çift camlı PVC pencerelere kullanmak son derecede önemlidir. Ülkemizde PVC konusunda uzmanlaşmış pek çok firma mevcuttur. Bu firmalar dünya standartlarında üst düzeyde kaliteli PVC pencereler üretmektedirler. Daha iyi bir ısı yalıtımı için bu konuda yüksek başarımlı pencere seçimi yapılmalıdır.

Pencereler ve kapıların montajı da son derecede önemlidir. Isı yalıtımı konusunda başarımı üst düzeyde olan PVC pencere, kötü montaj nedeniyle sizi hüsrana uğratabilir. Pencere ile duvar arasında boşluk olmamasına özen göstermek ve kaliteli dolgu malzemeleri kullanıldığından emin olmak gerekir. Pencerelerinizi yenilemeyi düşünüyorsanız, hem kaliteli bir pencere seti seçmelisiniz hem de bunu gerçekten işi bilen, uzman kişilerin monte etmesini sağlamalısınız. Aynı durum özellikle dış kapı ve balkon kapıları için de geçerlidir. Hatta kapılarda kötü montaj bir de hırsızlık riskini artırmaktadır.

Binalarda ısı yalıtımı pek çok ev sahibi için yüksek bir meblağ olarak görünmektedir. Üzülerek pek çok kişinin maliyeti yüksek geldiği için ısı yalıtımından kaçındığını görmekteyiz. Oysa ki size yüksek gelen bu maliyet, zaman içerisinde sağlayacağınız tasarruf ile kendini amorti edecek ve hatta sizi kara geçirecektir.

Read more...

19 Temmuz 2012 Perşembe

Dış cephe mantolama yapımı


Mobilyainsaat.com sitesi üzerinden bugün Dış cephe mantolama işlemiyle ilgili bilgiler paylaşacağız.

Dış cephe mantolama uygulaması su basman profilinin yerleşmesiyle başlar.Su basman profili su terazisi ile yerleştirilir.Su basman profili yerleştiriltikten sonra strafor yapıştırma uygulamasına geçilir.Strafor yapıştırma işlemi çerçeve metodu ile uygulanır.Çerçeve metodundan kısaca bahsedecek olursak plakanın kenarlarına ve orta öbeklerine yapıştırıcı sürülerek yapıştırılma işlemine çerçeve metodu diyoruz.Yapıştırma işlemi bittikten bir gün sonra dübelleme işlemine geçilir.Dübeller strafor plakalarının birleşim  yerlerine gelecek şekilde atılır.Orta kısımlara da birer tane atılır.Yüksek katlı binalarda uygulama yaparken belirli bir kattan sonra dübel sayısı artar.Dübelleme işlemi bittikten sonra sıva uygulamasına geçilir.Bir kat sıva kalın bir şekilde uygulanır.

File yerleştirme işlemi yapıldıktan sonra tekrardan yüzeye ince bir sıva çekilir.Bu işlemin ardından bir gün geçtikten sonra dekoratif kaplama uygulamasına geçilir.Dekoratif kaplama uygulamasına yaparken hızlı ve bir seferde yapmak esastır.Çünkü üzerinde iz bırakmaması gerekmektedir.Dekoratif kaplama uygulaması bittikten sonra hizmet verilen yerin talebine göre istenilen renkte boya uygulamasına geçilir.Boya işleminden sonra ince temizlikler yapılarak iskeleler sökülür ve mantolama uygulaması son bulur.

Read more...

Mantolama için gerekli malzemeler


Bu yazımızda size dış cephe mantolama için gerekli malzemelerden bahsedeceğiz.

Dış cephe malzemeleri birbirinden farklı olarak bir kaç türde bulunmaktadır.
Örneğin  beyaz eps bu malzeme yapısallık verme özelliğine sahiptir.Havayla sıkıştırılmıştır.

Diğer malzememiz xps özel gazlarla sıkışırılmıştır.Gözenekleri sıktır.Daha serttir.

Bir de karbonlu eps vardır bu da karbonla sıkıştırılmıştır.Isı iletkenlik sayısı düşürülmüştür.
Bu malzemelerden en kullanılanları karbonlu epsdir.
Bir de taş yünü denilen malzeme var o da özellikle alev riski olan binalarda tavsiye edilmektedir.Çünkü yanmazlık özelliğine sahiptir.

Karbonlu eps resmi

Read more...

Mantolama için gerekli malzemeler


Bu yazımızda size dış cephe mantolama için gerekli malzemelerden bahsedeceğiz.

Dış cephe malzemeleri birbirinden farklı olarak bir kaç türde bulunmaktadır.
Örneğin  beyaz eps bu malzeme yapısallık verme özelliğine sahiptir.Havayla sıkıştırılmıştır.

Diğer malzememiz xps özel gazlarla sıkışırılmıştır.Gözenekleri sıktır.Daha serttir.

Bir de karbonlu eps vardır bu da karbonla sıkıştırılmıştır.Isı iletkenlik sayısı düşürülmüştür.
Bu malzemelerden en kullanılanları karbonlu epsdir.
Bir de taş yünü denilen malzeme var o da özellikle alev riski olan binalarda tavsiye edilmektedir.Çünkü yanmazlık özelliğine sahiptir.

Karbonlu eps resmi

Read more...

6 Temmuz 2012 Cuma

BİNALARDA DIŞ CEPHE ISI YALITIMI

İnsanların konforlu bir yaşam sürebilmeleri için ideal olan atmosfer koşullarının özellikleri 20-22 derece sıcaklık ve yüzde 50 bağıl nem olarak kabul edilmiştir. Yani bu değerler insan metabolizmasının en rahat işlediği atmosferik koşulları belirtmektedir. Bir orta kuşak ülkesi olan Türkiye’de yaz sıcakları ve bağıl nem oranı bu değerlerin oldukça üzerine çıkıyorken, kış aylarında ise pek çok bölgede yine bu değerlerin çok altına inebiliyor. Dolayısıyla ülkemizde insanlar yaz aylarında serinlemek için evlerde ve diğer kapalı mekanlarda klima, kış aylarında ise ısınma için soba, kalorifer, kombi gibi araçları kullanmak durumunda kalıyor.

Kapalı bir mekanın hava sıcaklığı ve nem oranını belirli değerlerde tutma işlemine genel olarak iklimlendirme deniliyor. Ülkemizde yazları serinlemek ve kışları ısınmak için evler başta olmak üzere her türlü kapalı mekanda iklimlendirme yapılıyor. Ancak iklimlendirmenin yüksek bir maliyeti oluyor. Bu maliyet enerji gideri olarak karşımıza çıkıyor. İster elektrik, ister doğalgaz, odun, kömür ya da fuel oil olsun, yaz kış önemli ölçüde kaynak sarfiyatına neden oluyor. Bireylerin yapmış olduğu bu harcamalar ülke ekonomisi üzerinde de baskı oluşturuyor. Çünkü iklimlendirme özellikle de kış aylarında ısınma, ister zengin ister fakir olsun herkesin ortak ve ertelenemez bir ihtiyacıdır. Dolayısıyla herkes bir şekilde evini ve iş yerini iklimlendiriyor.

İklimlendirmenin devlete faturası ağır. Fakir yurttaşlara dağıtılan kömürün devlete oldukça ağır bir faturası var. Ayrıca Türkiye’de petrol ve doğalgaz ve kömür yatakları talebin çok çok altında olduğu için büyük miktarda ithalat yapılmak zorunda kalınıyor ve bu da dış ticaret açığını körüklüyor. Dolayısıyla yalıtım hem bireyler için hem de devlet için son derecede önemli bir konu.

Devletimiz bu konudaki hassasiyetini yapı yönetmeliklerinde gerçekleştirdiği düzenlemeler ile gösterdi. Artık yeni yapılan binalar belli standartlarda ısı yalıtımlı şekilde yapılmaktadır. Bu yalıtım bölgeden bölgeye ve binanın yapılacağı yerin özelliklerine göre mühendisler tarafından hesaplanarak yapılıyor. Bu hesaplar burada anlatamayacağımız kadar karmaşık hesaplardır. Zaten siz değerli piy10.net okurlarının da işin bu kadar tekniğini bilmesine gerek yoktur.

Isı yalıtımı ile, özellikle eski binalarda terleme, su alımı, yoğuşma, yosunlanma gibi pek çok sorun da büyük ölçüde giderilebiliyor. Ancak en büyük faydasını düşen enerji giderlerinde kendisini gösteriyor. Eviniz kışın sıcak, yazın ise serin kalıyor. Dolayısıyla yaz aylarında daha az klima çalıştırma ihtiyacı duyarken, kışları ise daha az yakıt tüketiliyor. Örneğin ısı yalıtımı yapılmadan önce kombiyi 60 derecede yakan bir aile, ısı yalıtımı sonrası aynı konfora 40-45 derecede yakarak sahip olabiliyor. Bu aradaki 15-20 derecelik fark ise doğalgaz faturasında ciddi bir düşüş olarak kendini gösteriyor.

Burada inşaat esnasında binanın nasıl ısı yalıtımlı yapıldığından bahsetmeyeceğiz. Bu konu daha çok mimar ve mühendislerin ilgi alanına giriyor. Bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz konu ise eski binalarda ısı yalıtımının nasıl yapılacağıdır.

Eski binalarda genellikle binanın dış cephesi XPS ya da diğer yalıtkan malzemelerle kaplanarak yapılıyor. Yapışkan sıva ile duvara yapıştırılan plakaların üzeri yine uygun bir sıva ile kaplandıktan sonra boyama işlemi yapılıyor. Bu yalıtkan malzemeler binanın dış atmosfer ile ısı alışverişini engellemese de, büyük oranda düşürüyor. Sonuç olarak ise binanız kışın daha geç soğurken, yazın da daha geç ısınıyor.

Isı yalıtımı yaptırılırken çatı çok büyük bir önem arz etmektedir. Çatı yalıtımı için çatının durumuna göre değişik malzemeler kullanılabiliyor. Perlit kullanılabileceği gibi XPS ya da benzer yalıtkanlar da kullanılabiliyor. Çatılı ya da çatısız binalarda duruma göre nasıl bir yalıtım yapılacağına işin uzmanı olan kişilerin karar vermesi gerekiyor.

Binalarda, özellikle apartmanlarda merdiven boşluğuna bakan duvarlarda da yalıtım yapmak son derecede faydalıdır. Bina giriş kapısı da yalıtımlı olmalıdır. Aksi halde büyük oranda ısı kaybına neden olmaktadır.

Evleriniz en çok ısıyı pencerelerden alır ya da kaybeder. Bu nedenle mümkün olduğunca kaliteli çift camlı PVC pencerelere kullanmak son derecede önemlidir. Ülkemizde PVC konusunda uzmanlaşmış pek çok firma mevcuttur. Bu firmalar dünya standartlarında üst düzeyde kaliteli PVC pencereler üretmektedirler. Daha iyi bir ısı yalıtımı için bu konuda yüksek başarımlı pencere seçimi yapılmalıdır.

Pencereler ve kapıların montajı da son derecede önemlidir. Isı yalıtımı konusunda başarımı üst düzeyde olan PVC pencere, kötü montaj nedeniyle sizi hüsrana uğratabilir. Pencere ile duvar arasında boşluk olmamasına özen göstermek ve kaliteli dolgu malzemeleri kullanıldığından emin olmak gerekir. Pencerelerinizi yenilemeyi düşünüyorsanız, hem kaliteli bir pencere seti seçmelisiniz hem de bunu gerçekten işi bilen, uzman kişilerin monte etmesini sağlamalısınız. Aynı durum özellikle dış kapı ve balkon kapıları için de geçerlidir. Hatta kapılarda kötü montaj bir de hırsızlık riskini artırmaktadır.

Binalarda ısı yalıtımı pek çok ev sahibi için yüksek bir meblağ olarak görünmektedir. Üzülerek pek çok kişinin maliyeti yüksek geldiği için ısı yalıtımından kaçındığını görmekteyiz. Oysa ki size yüksek gelen bu maliyet, zaman içerisinde sağlayacağınız tasarruf ile kendini amorti edecek ve hatta sizi kara geçirecektir.

Read more...

26 Haziran 2012 Salı

BİNALARDA DIŞ CEPHE ISI YALITIMI


İnsanların konforlu bir yaşam sürebilmeleri için ideal olan atmosfer koşullarının özellikleri 20-22 derece sıcaklık ve yüzde 50 bağıl nem olarak kabul edilmiştir. Yani bu değerler insan metabolizmasının en rahat işlediği atmosferik koşulları belirtmektedir. Bir orta kuşak ülkesi olan Türkiye’de yaz sıcakları ve bağıl nem oranı bu değerlerin oldukça üzerine çıkıyorken, kış aylarında ise pek çok bölgede yine bu değerlerin çok altına inebiliyor. Dolayısıyla ülkemizde insanlar yaz aylarında serinlemek için evlerde ve diğer kapalı mekanlarda klima, kış aylarında ise ısınma için soba, kalorifer, kombi gibi araçları kullanmak durumunda kalıyor.

Kapalı bir mekanın hava sıcaklığı ve nem oranını belirli değerlerde tutma işlemine genel olarak iklimlendirme deniliyor. Ülkemizde yazları serinlemek ve kışları ısınmak için evler başta olmak üzere her türlü kapalı mekanda iklimlendirme yapılıyor. Ancak iklimlendirmenin yüksek bir maliyeti oluyor. Bu maliyet enerji gideri olarak karşımıza çıkıyor. İster elektrik, ister doğalgaz, odun, kömür ya da fuel oil olsun, yaz kış önemli ölçüde kaynak sarfiyatına neden oluyor. Bireylerin yapmış olduğu bu harcamalar ülke ekonomisi üzerinde de baskı oluşturuyor. Çünkü iklimlendirme özellikle de kış aylarında ısınma, ister zengin ister fakir olsun herkesin ortak ve ertelenemez bir ihtiyacıdır. Dolayısıyla herkes bir şekilde evini ve iş yerini iklimlendiriyor.

İklimlendirmenin devlete faturası ağır. Fakir yurttaşlara dağıtılan kömürün devlete oldukça ağır bir faturası var. Ayrıca Türkiye’de petrol ve doğalgaz ve kömür yatakları talebin çok çok altında olduğu için büyük miktarda ithalat yapılmak zorunda kalınıyor ve bu da dış ticaret açığını körüklüyor. Dolayısıyla yalıtım hem bireyler için hem de devlet için son derecede önemli bir konu.

Devletimiz bu konudaki hassasiyetini yapı yönetmeliklerinde gerçekleştirdiği düzenlemeler ile gösterdi. Artık yeni yapılan binalar belli standartlarda ısı yalıtımlı şekilde yapılmaktadır. Bu yalıtım bölgeden bölgeye ve binanın yapılacağı yerin özelliklerine göre mühendisler tarafından hesaplanarak yapılıyor. Bu hesaplar burada anlatamayacağımız kadar karmaşık hesaplardır. Zaten siz değerli piy10.net okurlarının da işin bu kadar tekniğini bilmesine gerek yoktur.

Isı yalıtımı ile, özellikle eski binalarda terleme, su alımı, yoğuşma, yosunlanma gibi pek çok sorun da büyük ölçüde giderilebiliyor. Ancak en büyük faydasını düşen enerji giderlerinde kendisini gösteriyor. Eviniz kışın sıcak, yazın ise serin kalıyor. Dolayısıyla yaz aylarında daha az klima çalıştırma ihtiyacı duyarken, kışları ise daha az yakıt tüketiliyor. Örneğin ısı yalıtımı yapılmadan önce kombiyi 60 derecede yakan bir aile, ısı yalıtımı sonrası aynı konfora 40-45 derecede yakarak sahip olabiliyor. Bu aradaki 15-20 derecelik fark ise doğalgaz faturasında ciddi bir düşüş olarak kendini gösteriyor.

Burada inşaat esnasında binanın nasıl ısı yalıtımlı yapıldığından bahsetmeyeceğiz. Bu konu daha çok mimar ve mühendislerin ilgi alanına giriyor. Bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz konu ise eski binalarda ısı yalıtımının nasıl yapılacağıdır.

Eski binalarda genellikle binanın dış cephesi XPS ya da diğer yalıtkan malzemelerle kaplanarak yapılıyor. Yapışkan sıva ile duvara yapıştırılan plakaların üzeri yine uygun bir sıva ile kaplandıktan sonra boyama işlemi yapılıyor. Bu yalıtkan malzemeler binanın dış atmosfer ile ısı alışverişini engellemese de, büyük oranda düşürüyor. Sonuç olarak ise binanız kışın daha geç soğurken, yazın da daha geç ısınıyor.

Isı yalıtımı yaptırılırken çatı çok büyük bir önem arz etmektedir. Çatı yalıtımı için çatının durumuna göre değişik malzemeler kullanılabiliyor. Perlit kullanılabileceği gibi XPS ya da benzer yalıtkanlar da kullanılabiliyor. Çatılı ya da çatısız binalarda duruma göre nasıl bir yalıtım yapılacağına işin uzmanı olan kişilerin karar vermesi gerekiyor.

Binalarda, özellikle apartmanlarda merdiven boşluğuna bakan duvarlarda da yalıtım yapmak son derecede faydalıdır. Bina giriş kapısı da yalıtımlı olmalıdır. Aksi halde büyük oranda ısı kaybına neden olmaktadır.

Evleriniz en çok ısıyı pencerelerden alır ya da kaybeder. Bu nedenle mümkün olduğunca kaliteli çift camlı PVC pencerelere kullanmak son derecede önemlidir. Ülkemizde PVC konusunda uzmanlaşmış pek çok firma mevcuttur. Bu firmalar dünya standartlarında üst düzeyde kaliteli PVC pencereler üretmektedirler. Daha iyi bir ısı yalıtımı için bu konuda yüksek başarımlı pencere seçimi yapılmalıdır.

Pencereler ve kapıların montajı da son derecede önemlidir. Isı yalıtımı konusunda başarımı üst düzeyde olan PVC pencere, kötü montaj nedeniyle sizi hüsrana uğratabilir. Pencere ile duvar arasında boşluk olmamasına özen göstermek ve kaliteli dolgu malzemeleri kullanıldığından emin olmak gerekir. Pencerelerinizi yenilemeyi düşünüyorsanız, hem kaliteli bir pencere seti seçmelisiniz hem de bunu gerçekten işi bilen, uzman kişilerin monte etmesini sağlamalısınız. Aynı durum özellikle dış kapı ve balkon kapıları için de geçerlidir. Hatta kapılarda kötü montaj bir de hırsızlık riskini artırmaktadır.

Binalarda ısı yalıtımı pek çok ev sahibi için yüksek bir meblağ olarak görünmektedir. Üzülerek pek çok kişinin maliyeti yüksek geldiği için ısı yalıtımından kaçındığını görmekteyiz. Oysa ki size yüksek gelen bu maliyet, zaman içerisinde sağlayacağınız tasarruf ile kendini amorti edecek ve hatta sizi kara geçirecektir.

Read more...

22 Kasım 2010 Pazartesi

Cephe Kaplama Rheinzink

Rheinzink dış cephe kaplamasıbakır, titanyum ve de çinko karışımı ile %99,9 kadar saf olan çinko karışımı ile ilk sıralarda gelir. Bu karışım 1. sınıf işcilik olup gerekli ihtiyaçlarınızı karşılar. Bugünün şartlarında çok fazla olarak kullanılıyor.

Her geçen gün daha da fazla kullanılan Rheinzink kaplama malzemesi ile

yaşamsal olarak vazgeçilmez olarak yerini alacak gibi görünüyor. Uzun ömürlü ve dayanıklı olmasının yanında görünüm olarak ise estetik olması da Rheinzink malzemesinin daha fazla ilgi göreceği aşikar..

Rheinzink dış cephe kaplamaı ile estetik tasarım ve görünüm yanında dayanıklı olması ve bütün yüzeylere kolayca uygulanabilmesi olanaklıdır. Rheinzink cephe kenet, kepli ve arduaz sistemleri siding levhaları ve cephe gibi kombinasyonlarda meydana gelir. Ayrıca özel bir tasarım olarak uygulanabilir. Herhangi bir şekillendirme ve kıvırma gibi yapılara uygulanabilir.

Read more...

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Binalarda Isı Yalıtımına Termal Kamere Analizi

Yapılan araştırmada, yapıların dış cephe duvar birleşim yerlerinin ısı kaybı yönünden kritik bölgeler olduğu belirlendi. Araştırmaya göre en çok ısı kaybı kolon ve kirişlerde yaşanıyor. Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ertan Buyruk, termal kameranın bundan yaklaşık 4 yıl önce bölümlerine kazandırıldığını söyledi.

Termal kamerayı 4 yıldır kullandıklarını anlatan Prof. Dr. Buyruk, ''Üniversitemize dilekçeyle başvurular oluyor. Çok cüzi bir miktarda üniversitenin döner sermayesine para yatırılarak başvuru yapılıyor ve binaların dıştan çekimlerini yapıyoruz'' diye konuştu. Bu şekilde binanın nerelerinde enerji kaybı olup olmadığına yönelik vatandaşlara bir rapor hazırlayarak sunduklarını ifade eden Prof. Dr. Buyruk, ''Vatandaşımız da ona göre ihtiyaç duydukları sürece binalarının yalıtımı için karar veriyorlar'' dedi. Bununla ilgili ayrıca yaklaşık 2 yıldır bir yüksek lisans tezi yürüttüklerini de anlatan Prof. Dr. Buyruk, şunları kaydetti:

''Çekimlerimizi aşağı yukarı tamamladık. Birkaç ay içinde de tezimizi sonlandıracağız. Valiliğimizden aldığımız izinle bir takım kamu kurum ve kuruluşlarının binalarını, yine izin aldığımız binaların çekimlerini yaparak bu çekimleri yorumlayarak nasıl enerji tasarrufunu daha verimli bir şekilde yapabiliriz konusunda bir tez hazırlıyoruz.''

En çok ısı kaybı kolon ve kirişlerde

Bugüne kadar termal kamerayla yaptıkları tespitlerde en çok ısı kaybının kolon ve kirişlerde yaşandığını belirlediklerini bildiren Prof. Dr. Buyruk, ''Ve havalandırma amacıyla pencerelerin açık unutulması. En başta bunlar geliyor. Ama en öncelikle bir defa kolon ve kirişlerin yalıtılması gerekiyor. En büyük sıkıntımız orada'' ifadesini kullandı. Binaların dış cephe duvar birleşim yerlerinin ısı kaybı yönünden kritik bölgeler olduğunun görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Buyruk, özellikle kirişlerin kesişim bölgelerinde büyük miktarlarda ısı kayıpları yaşandığını ifade etti.

Radyatör arkalarına ısı yalıtım levhası

Radyatör arkası bölgelerden meydana gelen kayıpların da görüldüğünü anlatan Prof. Dr. Buyruk, radyatör arkalarına ışınımlı ısı yalıtım levhaları onularak ısı kaybının belirli oranlarda azaltılabileceğini kaydetti. Uygun yalıtım uygulamalarının duvarın ısı geçiş direncini artırarak ısı kaybını azaltacağını ifade eden Prof. Dr. Buyruk, doğal gaza ayda 100 TL ödeyen birinin eğer dıştan mantolama yaptıysa doğal gaz fiyatları aynı olmak koşuluyla faturasında en az 25 TL'lik düşüş gözlemleyebileceğini belirterek, ''Yani bütçenizden daha az para çıkacağının kesinlikle garantisini verebiliyorum. Kendi evimde bunu yaptım. Ve önceki yıllarda verdiğim faturamla, bu senekini karşılaştırdığımda çok ciddi tasarruf sağladığımızı gözlemledik'' diye konuştu.

Uygun ısı yalıtımı yapılmasının önemi

Isı yalıtımının uygun ve düzgün bir şekilde yapılmasının önemine de değinen Prof. Dr. Buyruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İşçilik burada çok önemli. Bir tek yalıtım levhasına kaç tane dübel konması gerekiyor, yada yapışkanı hangi oranda yapması gerekiyor? Özellikle yalıtımın dışına kullanılan sıvanın ise elastik yapıda bir sıva olması lazım. Çünkü özellikle yeni binalarda, binalardaki oturmaya bağlı olarak esnemesini de düşünmesi lazım. Eğer dış sıva kırılgan bir sıva olursa bu durumda esnemeden dolayı sıvalarda kırılmalar meydana gelecek ve dışarıdan yağan kar ve yağmurun etkisinden dolayı yalıtım malzemesinin veya sıvanın ıslanmasıyla yapılan işin çok kısa sürede yok olacağını yada deformasyonların başlayacağını da söyleyebiliriz.''

Read more...

Ayancuk.Com - Guncel Haberler

Ayancuk.Com

Ayancuk.Com

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP