2 Aralık 2010 Perşembe

İnşaat sektöründe küçük konuta yönelme başladı

MESA Mesken Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında bu yılın ilk altı ayında sektörde konut sayısı olarak yüzde 9 civarı bir büyüme olduğunu, fakat konut metrekaresinde yüzde 8 düşüş gerçekleştiğini bildirdi.

Boysanoğlu, küresel ekonomik krizin de etkisiyle 2008 ve 2009 yıllarında konut sektöründe negatif büyüme yaşandığını hatırlattı.

2010 yılının ilk altı ayında yüzde 9 civarı bir büyüme olduğunu kaydeden Boysanoğlu, “Çok enteresan; bu büyüme konut sayısı anlamında oldu. Ama konut metrekaresinde de tersine, yüzde 8 gibi bir düşüş oldu. Yani bu şu anlama geliyor; küçük konuta yönelme başladı. Bu da önemli ve doğru bir adım bence. Türkiye’de konutun küçülmesi gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye’de A-B-C plus her sınıfta konuta ihtiyaç olduğunu anlatan Boysanoğlu, en çok ihtiyacın da ucuz konuta olduğunu kaydetti. Boysanoğlu, ucuz konut ise mortgage sistemi hala bütün dallarıyla devreye sokulmadığı için gerektiği kadar üretilmediğini ifade etti.

Arsa bedeli fiyatları artırıyor

İnşaat maliyetlerine göre konut fiyatlarının artış gösterdiğini belirten Boysanoğlu, enflasyon düştüğü için inşaat-konut maliyetlerinde yılda yüzde 6-7 civarında bir artış olduğunu söyledi.

Türkiye’de konut sektöründe arsa bedellerinin çok yüksek olduğuna dikkat çeken ve satılan konutun yarı bedelinin arsa sahibine verildiğini kaydeden Boysanoğlu, şöyle konuştu:

“Sattığınız konutun yarı bedelini, götürüp arsa sahibine veriyorsunuz. Hatta satış rakamının bile. Yani bu böyle sürdüğü sürece, konut fiyatı artmayı sürdürecektir. Çünkü arsa yok. Arsa bedelleri yüksek olunca fiyatı rahatlatmak için nereye yükleniliyor bu sefer; inşa kısmına, yani işin esas reel kısmına. Bunda da kaliteyle oynanmaya başlanıyor. Bu hoş bir olay değil. Avantajı olan hep arsa sahipleri, arsa sahipliğinin getirisi büyük. Onlar da kendisini müteahhit zannedip, bölgenin gerçekten potansiyeli var mı, yok mu bakılmaksızın, sahip oldukları araziye projeyi yapıyorlar. Arsa bedeli avantajıyla, satış sırasında bir kriz olması halinde fiyatlarla oynayabiliyorlar. Bu, başkasının arsasını almaya çalışana kadar devam ediyor. Yapım sonrası servisi veremedikleri için de bir süre sonra silinip gidiyorlar.”

Park Oran’da bin konut satıldı

BOYSANOĞLU, Park Oran’da bin konutun satıldığını, teslimi yapılan konutların da 800’e yaklaştığını bildirdi. Park Oran’da 600 konutun inşasının devam ettiğini kaydeden Boysanoğlu, 400 kadarına da başlanacağını ve projenin 2011 yılında da devam edeceğini dile getirdi.

2011 trendlerini müşteri belirleyecek

KONUTTA 2011 trendini artık müşterilerin belirleyeceğini söyleyen Boysanoğlu, “2011’de dönüşüm projeleri biraz daha ağırlıklı olarak devreye girmeye başlayacak. Burada bir takım yeni çözümlere ihtiyaç var. Çünkü bir altyapı var, mevcut altyapıyı ikiye katlamadan orayı yenileme şansınız yok. 20011 bence bu sıkıntıların çözüme başlandığı ve dönüşüm projelerinin yılı olmaya başlayacak” dedi

Read more...

İnşaat sektörü büyüdü ama konut işi küçüldü’

Mesa Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, konut sektöründe geçtiğimiz iki yılda yaşanan negatif büyümenin üstesinden ancak bu yıl gelinebildiğini açıkladı.
2010 yılının ilk yarısında sayısal anlamda yüzde 9 büyüyen sektörün, konut alanında tersine bir gelişme gösterdiğinin altını çizen Boysanoğlu, “Genel anlamda bakıldığında inşaat sektörünün büyüdüğü görülüyor. Fakat bu kamu, altyapı, yol ve baraj gibi büyük ölçekli inşaatlarında bulunduğu bir hesaplama. Konut sektörünü özel olarak ele aldığımızda üretim yüzde 8 oranında azaldı” dedi.
Boysanoğlu, “Bu durum sektörün tasarım kararlarının doğru olduğunu yani konut adet/metrekaresinin küçüldüğünü ifade etmektedir. Türkiye gibi depremin en yoğun yaşandığı bir ülkede konut ihtiyacı şu anki üretimimizle karşılanamaz “diye konuştu.
Sorunun sadece konut üretiminde bitmediğini, bu kapasiteye ulaşılsa bile mortgage sistemi tamamlanmadığı için sorun olacağının altını çizen Boysanoğlu, “Finans sektörü satılan konutlara destek olsa bile bu seferde satışta üretim sayısını yakalayamazsınız” şeklinde konuştu.

Sektörde karne verme zamanı
Kısa bir süre içinde sektörde yaprak dökümünün başlayacağını belirten Boysanoğlu, “Önümüzdeki dönemlerde bence elenmeler başlayacak. Yeni girenlerin 5-6 yıl önce ürettikleri konutlar teslim edildi veya edilemiyor. artık firmaların karnesini konut sahipleri verecek ve bu medyadan daha etkili olacak” dedi.
Bu işlemin biraz zaman almasına rağmen etkili bir yöntem olduğunu belirten Boysanoğlu, müşteri memnuniyeti ve kaliteli konut kavramlarının firmalar tarafından değil, tüketiciler tarafından değerlendirileceğini kaydetti. Bu durumun çok etkili olacağını ifade eden Boysanoğlu, karnesi kırık olanların piyasadan çekileceğini öngördü.

Hasılat ihaleleri kâr marjını etkiledi
TOKİ ve Emlak GYO’nun Türkiye’de devreye girmesiyle arsaya dönük hasılat paylaşımlı işlerin ağırlığını arttığını vurgulayan Boysanoğlu, arsa değerlerinin çok yüksek tutulmasının kar marjlarını etkileyerek yüzde 10-12 civarına çektiğini belirtti. Sektörde tecrübesi az olanların da maliyet hesaplarında teslim sonrası harcamaları öngörmemelerinin önemli sorunlara yol açtığına vurgu yapan Boysanoğlu, “Bu harcamalar müşteri memnuniyetsizliğine ve işlerin devamına sekte vurabilir. Ayrıca düşük kar marjları satış kampanyalarında kullanacağınız indirimlerde işlerin sonuçlandırılmasına negatif etki yapar” diyerek yapılan kampanyalarda dikkatli olunmasını istedi.

Ankara’da ucuz konut açığı var
Ankara’da konut sektörü İstanbul’a göre oldukça yavaş seyrettiğini belirten Boysanoğlu, “Ankara’da belli kategorideki konutlarda arz fazlası olduğunu tahmin ediyorum. Burada ucuz konut ihtiyacı halen devam ediyor. Burada sorun mortgage sisteminin devreye girmemesidir” diye açıklama yaptı.

Yeni proje yerine yeni etaplar geliyor
“Yurtiçinde Ankara’da satışa sunabileceğimiz 1000 civarı konut potansiyelimiz var. İstanbul’da, Kartal, Kağıthane ve Kemerburgaz’da yeni projelere başlayacağız. Bahçeşehir’de TOKi arsası kalmadığı için artık biz mevcut projemize yeni etaplarla başlamak istiyoruz.
Bunun dışında Polonya Varşova’da konut projeleri hazırlığı içindeyiz.”



Fotoğrafçı Yalçınlar villa yapacak
1958 yılından beri fotoğrafçılık alanında faaliyet gösteren Yalçınlar Group, markalı konut üretimine Büyükçekmece Gölü’ne hakim 92 bin metrekarelik arsaya kuracakları 38 villa ile giriş yaptı.
Büyükçekmece Gölü kıyısında yer alan “Gölmahal” ismini taşıyan proje, Mimar Dara Kırmızıtoprak ve Gökhan Avcıoğlu imzasını taşırken çevre dostu ve enerji tasarrufu sağlayan uygulamalar ile ön plana çıkıyor.

‘Zaten inşaat yapıyorduk’
Yalçınlar Group Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yalçın, fotoğrafçılığın ana işleri olduğunu ve devam edeceklerini belirterek, başarılarını inşaatta da sürdürmek istediklerini ifade etti.
Bu zamana kadar farklı nedenlerle inşaatın içinde bulunduklarını söyleyen Yalçın, “2011 yılında inşaat sektöründe bir canlanma beklentisi var. 2012’de de çok daha iyi olacağını düşünürsek, böyle bir yatırım bizim için iyi olacaktır” dedi.
Arsanın kendi mülkleri olduğunu söyleyen Yalçın, proje yatırım maliyetinin 40 milyon dolar artı KDV olduğunu belirtti. Bu villaların birinde kendisinin oturacağını ifade eden Yalçın, “Villalar brüt 720 metrekare. 3 tip villanın ortalama metrekare fiyatı da 1.350 avro artı KDV. Villaların fiyatı 1 milyon 350 bin avro ile 1 milyon 550 bin avro arasında değişiyor” diye konuştu.
Projenin 24 ayda teslim edileceğini ifade eden Yalçın, temellerin geçen hafta atıldığını, her villanın altına 32, havuzların altına da 12 fore kazık yapılacağını kaydetti.

Yeniden komşuluk ilişkileri...
Sosyal tesislerin dışarıdan ziyaretçilere açık olacağını söyleyen Yalçın, “Sosyal tesisler genelde bu tip projede yaşamıyorlar. Amacımız bu sosyal tesisi yaşatmak. Bunun en güzel yolu da dışarıya açık yapmak. Orada tenis kulübü yapacağız. Bölgede su sporlarıyla ilgili kulüp var. Yakında at yetiştirme çiftliği bulunuyor. Onlarla işbirliği yapmayı düşünüyoruz ve görüşmelerimiz sürüyor” dedi.

Read more...

Bizim Evler-3’te, 2+1 kadar ferah 1+1’ler 130 bin liraya satışta

Bölgenin en yeşil, en mavi, en kapsamlı projesi olma iddiasındaki Bizim Evler-3’te, Nisan ayında avantajlı fiyatlardan 15 günlük fırsat sunan İhlas İnşaat’ın Proje Satış Koordinatörü Mehmet Erhan Değerli, “Fırsat günlerine, lansman ve reklam kampanyasına kadar devam ettik. 120 bin liradan başlayan fiyatlara sattığımız dairelere yoğun talep oldu. 1 ayda 150’den fazla daire sattık” dedi. Projedeki dairelerin neredeyse yüzde 30’unu lansman başlamadan bu kampanya ile sattıklarını söyleyen Mehmet Erhan Değerli, “Uygun fırsatları şimdi de, sadece fiyatta değil vade ve oranlarda da uygulamaya devam ediyoruz” dedi.

Erken teslim hedefi

60 dönüm arsa üzerinde, 676 konuttan oluşan projede, arazinin yüzde 90’ı yeşil alana ayrılmış. Mehmet Erhan Değerli, bugüne kadar 10 bin 700 konut üretip teslim ederek binlerce aileyi ev sahibi yapan İhlas İnşaat’ın, kriz döneminde de geliştirdiği projelerle konutta en hızlı yükselen ‘marka’lardan biri olduğunu ifade etti. Bizim Evler 2, söz verilen tarihten (Eylül 2011) yaklaşık 10 ay erken teslim edilecek. Bizim Evler 3’ün de 2011 sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.

Emlak Konut GYO garantisi

Bizim Evler’in, küresel krizin etkili olduğu dönemlerde iç talep düşükken hızla peşpeşe proje açıkladığını kaydeden ve yine Ispartakule’de yapılacak Bizim Evler-4 için de geri sayıma başladıklarını bildiren Mehmet Erhan Değerli, şöyle devam etti: “İlk iki projemiz büyük talep gördü. Talebi değerlendirmek için Bizim Evler-3’ü satışa çıkardık. Bizim Evler-3 de, diğer iki Bizim Evler projesinde olduğu gibi İhlas İnşaat Grubu ve TOKİ iştiraki Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı garantisiyle inşaa ediliyor. Bizim Evler-3’teki 676 konut, sınıfının en lüks konutları. Projede 76 adet 1+1, 236 adet 2+1, 220 adet 3+1, 144 adet 4+1 daire yer alacak.”

Göl ve deniz manzaralı

BİZİM Evler-3, Küçükçekmece Gölü’nü ve Marmara Denizi’ni görüyor. Projede kapalı yüzme havuzu, fitness salonu, sauna ve jakuzi, göl kafe, basketbol, futbol, voleybol sahaları, tenis kortları, yürüyüş ve gezi parkurları olacak. Site sakinleri, kapalı otoparklardan evlerinin bulunduğu katlara asansörle doğrudan erişecek. Konutların tamamı 1. sınıf ve lüks. Tüm dairelerde A sınıfı ankastre cihazlar, birinci sınıf mutfak ve banyo mobilyaları, split klima, yangın sensörü bulunuyor.

Dairelerde, çamaşır odası, ebeveyn banyosu, giyinme odası ve bazı daire tiplerinde iş odası bile bulunuyor. Kapalı otoparklara sahip olan projede, kapalı otoparklardan katlara asansörle erişim imkanı var. Ispartakule, TEM gişelerinin yanında olması ve ileride metro istasyonu planlanması ile de yatırım değeri taşıyor.

Bizim Evler-3’te daireler kaç lira

Daire Büyüklüğü Fiyatı
Tipi (m2) (TL)
1+1 83 130-153 bin
2+1 115 163-222 bin
3+1 158 259-304 bin
4+1 183 299-352 bin

Read more...

Carpe Diem Konutları’nda Pencereler Ormana Açılıyor

Carpe Diem Konutları, 11 blok ve 455 daireden oluşuyor. Proje, A, B, C ve D tipi bloklarda 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 çatı dubleksi daire seçeneklerinden oluşuyor. A tipi bloklarda, ebeveyn yatak odasında banyo ve giyinme odası da yer alıyor. Dairelerin metrekare satış fiyatlarının 1750-1800 TL’ den başladığı projede, metrekare çeşitliliği her bütçe için uygun bir fiyat seçeneği sunulabilmesine olanak tanıyor.

Projenin yüzde 80’i yeşil alan ve sosyal tesis üzerine kurulu…

Doğa ile baş başa yaşama ayrıcalığı sunan Carpe Diem Konutları arazisinin yüzde 80’ i sosyal tesis ve yeşil alana ayrılmış bulunuyor. Proje, açık ve kapalı yüzme havuzları, tenis kortu, voleybol sahası, basketbol sahası ,fitness center, sauna, yürüyüş ve bisiklet yolları, süs havuzu/şelale ve çocuk oyun alanlarıyla sakinlerine her türlü sosyal imkanı sağlıyor.

Carpe Diem Projesi, Çekmeköy’in sağlam zemini üzerinde en son Deprem Yönetmelikleri’ne uygun şekilde inşa ediliyor. Aynı zamanda projede kullanılan tüm ürünler 1. sınıf ve TSE belgeli olanlar arasından seçiliyor. Kapalı devre kameralı 24 saat güvenlik, daire sahipleri için açık ve kapalı otopark imkanları da, projede yaşam kalitesini yükselten diğer unsurlar olarak göze çarpıyor.

Carpe Diem Konutları’nın satış ve pazarlamasını üstlenen RE/MAX Armoni Ofisi’ ne 0216 484 62 03 numaralı telefondan ulaşılabiliyor.

Read more...

Sinpaş GYO Lagün Projesinin örnek evleri de proje kadar eşsiz…

Lilyum Bahçe ve Lilyum Teras olmak üzere iki bölümden oluşan Lilyum Evleri yaşam kalitesini artıracak düzeyde bir modernlik anlayışı ve estetik fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Lilyum Evlerinde salon ve ebeveyn süiti de dahil olmak üzere tüm yaşam mekanları Phuket Adası Laguna bölgesindeki doğal Lagünlerden esinlenilerek oluşturulan ve eşsiz Lagün manzarasına sahip.

Örnek evin giriş holünde, zemindeki Seranit marka porselen seramikler mimar tarafından tasarlanan özel bir desene göre su jeti ile kesilerek dairesel bir göbek oluşturulmuş. Böylece eve girer girmez çarpıcı bir odak noktası yaratılmış. Meşe rengi ahşap merdiven basamakları ise beyaz lake ahşap torna korkulukla beraber uygulanarak evde farklı bir hava yaratılmış.

Salon ve mutfakta fonksiyonellik ve görsel bütünlük

Lagün Lilyum Teras örnek evinde salon, mutfak ve yemek bölümü gerektiğinde bağımsız olacak fonksiyonellikte ama görsel olarak bir bütün sağlayacak şekilde şeffaf bölücülerle birbirinden ayrılmış. Bunun için mutfak ve salon arası duvar kaldırılarak, altı çekmeceli TV dolabı olarak da kullanılan ahşap çıtalı cam bölücü kullanılmış ve çok ferah bir etki elde edilmiş. Yemek masasının bulunduğu bölüm gün ışığını bolca içeri alan Lagün manzarasının en güzel şekilde izlendiği alana yerleştirilmiş.

Vanucci marka beyaz lake mobilyaların kullanıldığı mutfakta, siyah granit tezgâhla beraber duvarlarda parlak sedef kaplı plakalar kullanılmış. Teka marka beyaz eşyalarla tamamlanan mutfağın, ada üzeri sarkıt camlı rafı ise Bacera’dan seçilmiş.

Salonda ise iki farklı oturma alanı oluşturulmuş. Farklı renk ve kumaş desenleri ile bir grup halinde kullanılan mobilyalar Laura Ashley’den seçilmiş. Zeminde ise kireçli meşe laminat parke tercih edilmiş. Genel aydınlatmada ahşap lake bant arkası gizli ışık kullanılmış.

Yatak odalarında ince detaylar

Örnek evin üst katında yer alan ebeveyn yatak odası özel mobilyaları ile dikkat çekiyor. Özel imalat olan cibinlikli yatak ve şeffaf cam kapaklı dolaplar seçkin bir görünüm sunarken, Laura Ashley’den seçilen aynalı şifonyer ve koltuk bu görüntüyü tamamlıyor. Beyaz ve yalın mobilyalarla beraber dengeli bir şekilde kullanılan çiçekli duvar kağıdı ise dekorasyona hoş bir hava kazandırmış.

Alt katta bulunan çocuk yatak odasındaki eğrisel yatak, özel tasarlanmış. Odanın duvarlarını ise sticker olarak uygulanan şehir resimleri süslüyor.

Genç kız yatak odası ve ebeveyn yatak odasından çıkılan teraslar ahşap bir paravanla birbirinden ayrılmış. Tüm ahşap teras mobilyaları özel tasarlanıp, iroko ağacından üretilirken, çocuk odası tarafındaki renkli dış mekan mobilyaları Habitat mağazasından seçilmiş.

Fonksiyonel banyolar

Lagün örnek evindeki banyo ise şık görünümü ve mobilyalarının fonksiyonel tasarımı ile öne çıkıyor. Tamamı özel olarak üretilen banyo mobilyalarını, Seranit’in parlak beyaz seramikleri ve farklı duvar kağıtları tamamlıyor. Üst kat banyo duvarı çamaşırlık ve depo dolabı daha fonksiyonel bir alan yaratmak amacıyla hole doğru kaydırılmış.

Anadolu Yakası’nın doğal yaşam merkezi Lagün ile Samandıra’da bir su coğrafyası oluşturan Sinpaş GYO, ayrıcalıklarla dolu bir hayatı, İstanbul'da yaşamak isteyenler için bu projeyi tasarladı. Lagün projesi, her biri göl manzaralı müstakil villalar, bahçeli ve teras evler olmak üzere büyüklükleri 209 ile 749 metrekare arasında değişen 5 farklı mimaride, 9 farklı büyüklükte ev tipinden oluşuyor.

Read more...

Güneşli Asmalı Bahçe Konutları satışa çıkıyor!

Güneşli Asmalı Bahçe Konutları, Mutlu İnşaat'ın yeni konut projesi. Sosyal alanlarında 15 bin metrekare kapalı otopark alanı, kapalı yüzme havuzu ve spor salonu gibi donatıların yer aldığı Güneşli Asmalı Bahçe Konutları, havalimanına 3 km, tem otoyoluna 3 km, basın expres yoluna 500 metre mesafede inşa ediliyor.

Güneşli'de inşa edilen proje, 17 bin metrekare yeşil alanı ve 4. kattan 22. kata kadar yükseklikte eşsiz manzara seçenekleri, özel güvenlik ve işletme hizmeti ile satışa çıkmaya hazırlanıyor.

Read more...

Elite City ;Ayrıcalıklı Bir Yaşam İsteyenlerin Yeni Adresi

Şua İnşaat ve Emlak GYO Hasılat Paylaşımı Projesi olan Elite City, minimalist, modern ve şık mimarisi, açık ve kapalı sosyal tesisleri, alışveriş birimleri, çocuk merkezi, peyzaj mimarisi ve 24 saat güvenliği ile yaşamı yeniden yorumluyor.

7’den 70’e herkes için kaliteli ve modern yaşamın anahtarını sunan Elite City’nin en büyük özelliği yüksek yeşil alan oranı ve proje içerisindeki tüm alanların araç trafiğine kapalı olması. Elite City sakinleri yeni yaşam merkezlerinde ister şehre tepeden bakacaklar, ister yemyeşil bahçede huzur bulacaklar.
170 milyon TL değeri bulunan Elite City’de her ihtiyaca ve yaşam biçimine uygun 61 – 190 metrekare arasındaki daireler, metrekaresi 2.000 TL’den başlayan fiyatlarla satılacak.

Daha önce Anadolu yakasında gerçekleştirdiği projelerle adından sıkça söz ettiren Şua İnşaat ve Emlak GYO hasılat paylaşımı olan Elite City projesiyle Avrupa yakasının yeni yaşam merkezi Halkalı – Atakent’te konut anlayışına yeni bir yaklaşım getiriyor. Kalite, konfor, güvenlik anlayışı üzerine inşa edilen Elite City, sakinlerine ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Şehrin içerisinde, nefes alınabilecek yeşil alanlarla çevrili, huzurlu bir ortam sunan Elite City, açık ve kapalı sosyal tesisleri, özel mimari tasarımı, her yaşam biçimine uygun yaşam seçenekleri, güvenliği, kalitesi, ulaşım kolaylığı ile seçkin zevkleri olanlara hitap ediyor.

İster 1 + 1, İster 4 + 1, Elite City’de Her Seçenek Var
İç mimari çalışmaları Şema Mimarlık tarafından yapılan ve metrekareleri 61 ile 190 arasında değişen 600 konuttan oluşan Elite City, sakinlerine evde olmanın huzurunu veriyor. Elite City’nin 2 + 1 ve 3 + 1 dairelerinde, hemen her dairenin mutfak cephelerinde kendilerine özel bir de kış bahçesi bulunuyor. Konvansiyonel sistemle yapılan projede tamamen porselenle kaplı dış cepheler binalara her daim yeni ve temiz bir görüntü oluşturuyor, ısı izolasyonu sağlıyor. İç mekanların ıslak zeminlerinde de kullanılan porselen yüzey dairelere ayrı bir şıklık kazandırıyor. Fransız balkonların ve yere kadar camların süslediği binalar her yaşam tarzına uygun farklı ihtiyaçlara yanıt veriyor.

Şua İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Nimetullah Kaya, Elite City projesiyle ilgili “Elite City projesinde amacımız beklenenin aksine, küçük metrajlı, tünel kalıp ve araziye serpiştirilmiş, güneş / yön hesabı yapılmamış, ticari esaslı bir proje değil, geniş, ferah, nitelikli, dikeyde yapılanmanın yanında az katı yapı seçeneğine de cevap veren, aynı zamanda bir rezidans konforuna sahip, sosyal donatısı ve yeşil alan oranı ile dikkat çeken, bölgede yaşlı ve çocuklara en üst seviyede hitap eden tek projeye imza atmaktı. Özenli ve işlerinde son derece profesyonel bir ekiple bu rüyamızı gerçeğe çevirdik. Elite City kalite, konfor, güvenlik ve huzur arayanların yeni adresi olacak” dedi.

İsteyenler Şehre Tepeden Bakacak, İsteyenler Yemyeşil Bahçeye…
Minimalist, şık ve zarif çizgiler taşıyan özel mimari tasarımı ile Elite City sakinleri ister gökyüzüne yakın olup şehri tepeden izleyebiliyorlar, ister yere yakın olup her mevsim yeşil ve özenle oluşturulmuş bahçeyi. Birbirinden farklı yüksekliğe sahip, Mimar Adnan Kazmaoğlu tarafından mimari tasarımı yapılan Elite City’de 4, 8, 20 ve 30 katlı binalar bulunuyor. Güneş ve yön hesabı özenle tasarlanan projede dairelerin güneş ışığından maksimum oranda istifade etmesi sağlanıyor.

Elite City 1 Yılda Yüzde 25 Kazandıracak
Elite City’de daireler metrekare başına 2.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa çıkıyor. Yeni evlerine uygun koşullarla kavuşmak isteyenleri de düşünen Şua İnşaat, Vakıfbank ve ING bankalarıyla birlikte oluşturduğu finansman modeliyle 10 yıla kadar taksit imkanı sağlıyor. Ayrıca daireler için talep edilen peşinat Nisan 2011’de ödeniyor. Bu da Elite City’den daire sahibi olmak isteyenlere finansman kolaylığı sağlıyor. Yatırım açısından da oldukça elverişli olan Elite City’nin 1 yıl içerisinde en az yüzde 25, 2 yıl içerisinde ise yüzde 60 kazandıracak bir yatırım olacağı ön görülüyor.

Şehrin Merkezinde Ama Karmaşanın Bir O Kadar Uzağında
Atakent’te gerçekleştirilen Elite City, Yeşilköy Uluslararası Atatürk Havaalanı’na ve iki tam teşekküllü hastaneye yakınlığı, metro çıkışına mesafesi, bölgede bulunan 18 ilköğretim okulu ve dört üniversite kampüslerine olan ulaşım kolaylığı ile yaşamın tam merkezinde, her iki çevre yolu arasında konumlanıyor.

Türkiye’nin en iddialı peyzaj tasarımlarını gerçekleştiren Trafo Mimarlık tarafından planlanan özel peyzaj ve çevre düzenlemesi ile yaz – kış yeşilin ve doğanın bin bir rengini barındıran Elite City, yürüyüş ve bisiklet parkurları, dinlenme alanları, çocuk oyun bölümleri ile de şehrin merkezinde eşsiz bir doğa yolculuğu sunuyor.

Her Yaşa Uygun Sosyal Alan, Alışveriş Birimleri
Elite City’de 7’den 77’ye herkese uygun bir sosyal alan bulunuyor. Kapalı yüzme havuzu, fitness center, Türk hamamı, sauna, buhar odası ve vitamin bar’dan oluşan kapalı sosyal tesisin yanı sıra, açık alana konumlandırılmış yüzme havuzu, çocuk havuzu, tenis, basketbol ve voleybol sahaları tüm sportif olanakları aktif yaşamak isteyen ev sahipleri için elit yaşam tarzıyla sunuyor.

Yüzde 89’u yeşil alan olan Elite City’de tüm araçlar sitenin altına konumlanan kapalı otoparka park ediliyor. Site içerisinde araç dolaşmasına izin verilmeyen Elite City, çocukların koşup oynaması, yaşlıların ise yeşillikler arasında yürüyüş yapabilmesi için en uygun ortamı sağlıyor. Kreş hizmeti veren Kids Club ise ailelerin gözleri arkada kalmadan, çocuklarını güvenli ellere bırakmalarını sağlıyor.

Elite City’de eczane, market, kuru temizleme, pastane, kuaför gibi günlük yaşamda ihtiyaç duyulacak her türlü alışveriş birimi site içerisinde özel bir bölümde yer alıyor.

Elite City: Konforlu ve Güvenli
Elite City’de bulunan 24 saat güvenlik ve kameralı sistemle izleme, siteye kontrollü giriş çıkış, estetik ve güvenlikli site duvarı, interkom sistemi ve yangın alarmı konforu güvenlikle buluşturuyor. Elite City’de ev içerisindeki konforu güvenlik donanımıyla da birleştiren sistem, ev sahiplerinin site içerisinde alanları da interkom sistemiyle izlemelerini, böylelikle çocuklarını oyun oynarken, çocuk havuzunda yüzerken evlerinden takip etmelerini ya da gelen misafirlerinin kim olduğunu görebilmelerini sağlıyor. Elite City’nin ortak alanlarında uygulanan kesintisiz enerji uygulaması ise site sakinlerinin yaşamlarını kolaylaştırıyor.

Zemin etüdü ve statik hesapları iki üniversite danışmanlığında büyük bir hassasiyetle yapılan Elite City’de binalar son deprem yönetmeliği ve uluslararası standartlar göz önüne alınarak yapıldı.


ŞUA İNŞAAT KİMDİR?
2009 yılı cirosu 500 milyon TL olan Şua İnşaat şirketi, son 20 yıldır ülke genelinde pek çok önemli projeye imza atmıştır. Değer katarak, tecrübe etmenin zenginliğinden beslenerek geçirilmiş 20 yıl, yepyeni projelerin şekillenmesinde ve gelişmesinde kaynak olmuştur. Değişen dünya düzeninde başarılı bir grafik sergileyerek sağlam bir konumlandırma sağlayan Şua İnşaat, projelerinde seçkin ve kaliteli konseptlerin üzerine yürümektedir. Şua inşaat ailesi yeni proje yatırımları yapmanın projelerin yapıları dışında büyük sosyal sorumluluk çalışmaları olduğuna inanmaktadır. Projelerin gelişmekte olduğu yerlerde sosyal hayatı ve çevreyi geliştirmeyi hedefleyen şirket yatırımlarını gelecek vaat eden ve alıcısına kazandıracak lokasyonlarda konumlandırmaktadır.

Projelerinde kaliteli ve gelişmiş teknolojinin ürünlerini kullanmayı tercih eden ve farklı konseptlere imza atan Şua İnşaat, aynı yatırımı çalıştığı ekiplere de yapmaktadır. Doğru projelerde, doğru ekiple olmanın önemini bilen firma, ekiplerindeki isimlerde tarz ve özgünlük konusundaki duruşa çok önem vermektedir.

Read more...

Yeğin İnşaat, Sancaktepe’de projelerine yenilerini ekliyor

2004 yılında kurulan bir firma olarak Sarıgazi’de 120 adet daireyi sahiplerine teslim ettiklerini aktaran Yeğin, Demokrasi Caddesi üzerinde üç adet dükkan ve 15 adet ofisten oluşan iş merkezi projesini hayata geçirdiklerini açıkladı. 2010 yılı içinde Sancaktepe’de devam eden iki projelerinin yanı sıra belediyede proje aşamasında olan üç ayrı projelerinin daha bulunduğunu aktaran Yeğin, “2011 yılında Sancaktepe’nin Samandıra Bölgesi’nde gerçekleştirmeyi düşündüğümüz iki ayrı proje üzerinde çalışma yapıyoruz. Bu projelerden birini Osmangazi Mahallesi’ndeki 60 daire, diğerini ise Eyüp Sultan Mahallesi’ndeki 15 daire oluşturuyor” dedi.
Sarıgazi Meclis Mahallesi’nde yapacakları iş merkezi projesinin belediyede ruhsat aşamasında olduğunu vurgulayan Yeğin, bu projeler için planlanan yatırım tutarının yaklaşık 5 milyon TL olduğunu belirtti. 2010 yılının ikinci yarısından sonra firma olarak hareketlilik yaşadıklarına değinen Yeğin, “Bölgesel anlamda sıkıntılı günler geçirdik. Özellikle bizim gibi inşaat firmalarını ilgilendiren bölgedeki imar problemi bir dönem bizleri iş yapamaz hale getirmişti. 2008 yılının Haziran ayından 2010 yılının altıncı ayına kadar bölgede tam anlamıyla çivi bile çakamadık. Bu sorun inşaat firmaları ve bölge halkına ciddi sıkıntılar yaşattı. Yeni yapılan planlarla bu sorunun kısmen çözülmesi ile birlikte bölgenin ve bölge insanının daha iyi bir gelişim ve değişim göstereceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“Sektör olarak Avrupa’nın 30 yıl gerisindeyiz”

İnşaat sektöründe Türkiye’nin Avrupa’yı 30 yıllık bir gecikmeyle takip ettiğini belirten Yeğin, Avrupa’daki binaların en önemli özelliğinin sağlam ve kalıcı şekilde inşa edilmeleri olduğunu söyledi. Bu özelliklerinin yanı sıra planlı yapılaşmanın da Avrupa’yı Türkiye’den ayıran önemli bir kıstas olduğunun altını çizen Yeğin, şunları söyledi: “Avrupa’da bir şehrin planı bir defaya mahsus yapılır. Türkiye’de ise böyle bir yapılanmadan çok uzağız. Bu da şehirlerin çarpık ve bilinçsiz yapılmasına neden oluyor. Avrupa’da 2. Dünya Savaşı sonrasında yapılan binaların yeni olduğu söyleniyor. İstanbul’da ise 1999 depremi sonrası yapılan binalar için böyle bir tanımlama var. Bu da bizim Avrupa’dan en az 30 yıl geri olduğumuzu gösteriyor.”

Read more...

Devi - Isınmayı Konfora Dönüştüren Sistem

Devi elektrikli yerden ısıtma kablo sistemleri güvenilir, ekonomik, estetik, dayanıklı, bakım gerektirmeyen, kolay kurulumu ve kullanımı olan çevre dostu sistemlerdir.
Yüksek kalite standartları çerçevesinde sahip olduğu ISO 9001-14001, BVQI, IEC- 800, CKT, GOSS, NEMKO, SEMKO DVE ve BASEC sertifikalarıyla dünya çapında hizmet vermekte

Read more...

Boya yaparken nelere dikkat etmeliyim?

Öncelikle uygulaması yapılacak boyaya ilişkin gerekli alet ve cihazların eksiksiz mevcut olması gereklidir.
Boya uygulamasında en önemli kural daima aynı sistemde aynı markaya ait ürünler kullanılmasıdır.
Seçimine karar verilen malzemenin uygulama talimatlarına mutlaka uyulmalıdır.
Hiçbir boya kirli ve nemli yüzeylere uygulanmamalıdır. Yüzey, uygulama yapılacak boyanın cinsine göre hazırlanmalı, mimari detay hataları giderilmelidir.
İlk defa boyanacak yeni çimento sıvalı veya brüt beton yüzeyler için en erken uygulamanın 3-4 hafta sonra yapılmasına dikkat edilmelidir.
Bütün boyalar uygulamaya geçmeden önce, ambalajında uygun bir karıştırıcı ile iyice karıştırılmalıdır.
Ahşap koruyucu, selülozik dolgu verniği ile epoksi grubu ürünleri ise ambalajında karıştırıldıktan sonra başka bir kaba alınarak tekrar karıştırılmalıdır.
Boyalar çok sıcak ve çok soğuk ortamlarda uygulanılmamalıdır.
Boyama işlemi ince katlar halinde yapılmalıdır.
Boyaya toz veya sıvı katkı yapılmamalıdır ve ambalaj üzerinde belirtilen inceltme oranından daha fazla inceltilmemelidir.
İyi yapışma sağlamak için parlak yüzey mutlaka matlaştırılmalıdır.
Artan boyayı tekrar kullanabilmek için boyaya yüzeyini örtecek kadar kendi incelticisinden eklemeli ve karıştırılmadan ağzı kapatılarak serin bir yerde saklanmalıdır.

Read more...

1 Aralık 2010 Çarşamba

Yeni Zemin Kaplama Malzemesi

Belçika’da üretilen 2TEC2, %20 Fiber Glass %80 PVC’den oluşan dokuma; yeni jenerasyon teknolojik bir zemin kaplama malzemesi. Rulo ve karo olarak üretiliyor. İç ve dış mekanlara uygun olan 2TEC2’nun 5 yıl ürün garantisi var.

Ofis, otel, sinema, spor salonları ve mağazalarda kullanılabilen şık ve dekoratif bir zemin kaplama malzemesi olan 2TEC2 yükseltilmiş döşeme için ideal olup, yerden ısıtmalı zeminlere uygun. Esnek ve yumuşak dokusuyla ve hijyenik özellikleri ile spor zeminlerinde rahatlıkla kullanılıyor.

Yangına dayanıklı, alev taşımıyor, tütmüyor, solmuyor, çizilmiyor, kaymıyor, ezilmiyor. Su geçirmiyor, leke tutmuyor, küflenmiyor, neme ve klora dayanıklı. Ses, ısı ve nem izolasyonu sağlayan, antistatik ve akustik bir ürün. Tüm özellikleriyle ilgili EU sertifikaları var. 5 tip dokuma deseni ve 25 değişik renk seçeneği olan 2TEC2 istendiğinde özel renklerde de üretilebiliyor.

Read more...

Sarıyer Belediyesi, dünyanın İlk Yeşil kamu Binasını İnşa Edecek

Halen ruhsatsız 17 ayrı binada hizmet veren Sarıyer Belediyesi, dünyada bir örneği olmayan sertifikalı ilk yerel yönetim binasını inşa etmek için harekete geçti.

Ruhsat sorunu yaşayan 17 ayrı binada hizmet vermeye çalışan Sarıyer Belediyesi, dünyanın ilk sertifikalı yerel yönetim binasını inşa edecek.

80 bin metrekare alan üzerine kurulacak binanın 50 milyon dolara mal olacağına dikkat çeken Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, "Yeşil binalar konusunda belirli kriterler var. Bizim bununla ilgili çalıştığımız İngiliz şirket BREEM, "Bu kriterleri yerine getirirseniz bu bina dünyada ilk olacak" diyor. Biz bu kriterleri yerine getireceğiz hatta katkılarda da bulunacağız" açıklamasında bulundu. Genç, binanın finansmanı için birkaç kuruluşla görüştüklerine işaret ederek, "Bulacağımız kredi 2 yıl geri ödemesiz olursa 10 yılda bu krediyi ödeyebiliriz" diye konuştu.

Taş ocakları yeşillendirilecek

Yeşil yerel yönetim binası konusunda çok iddialı olduklarını dile getiren Genç, "Zaten Sarıyer Belediyesi'nin kendine ait bir binası yoktu. Türkiye'deki belediye binalarının kaderi; 17 tane ruhsatsız mülkümüzde hizmet veriyoruz" dedi.

Genç, yeni bina ile birlikte hem ruhsatlı bir binaya kavuşacaklarını hem de yeni bir yerel yönetim anlayışı benimseyeceklerini açıkladı. 2011 sonunda tamamlanması planlanan Sarıyer Belediyesi binasının dünyanın ilk sertifikalı yerel yönetim binası olacağına işaret eden Genç, bu sertifikayı dünyada iki kurumun verdiğini söyledi.

"Bunlardan biri Amerikan LEED, diğeri ise İngiliz BREEM. Biz Avrupa Birliği dolayısıyla BREEM ile çalışıyoruz" diyen Genç, kurumlar tarafından belirlenen standartların yerine getirilmesi halinde ortaya çıkacak binanın dünyada tek olacağını ifade etti. Genç, yeni bina ile ilgili sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu kriterler çok yerine getirilemez kriterler değil. Projeyi planlarken insan yaşamını en önde tutarak yapacaksınız diyor. Doğrudan ışık alan ofisler olmalı diyor. Elektrik tüketim oranlarına bakıyor. Ne kadar düşükse puanınız o kadar yükseliyor.

Read more...

Vefa’dan “Acil Yerleşim”e pratik çözüm

Vefa, afetlerden sonra insanları Acil Yerleşim Üniteleri ile hayata bağlayacak. Sektörde sürekli yeniliklere imza atan Vefa, deprem, tsunami, sel, yangın gibi doğal afetlerin hemen sonrasında geçici barınma ihtiyacını karşılayacak Acil Yerleşim Üniteleri ile ilgili hazırlıklarını tamamladı.

Prefabrike ve hafif çelik yapı sektörünün önde gelen firmalarından Vefa, afetler sonrası barınma ihtiyacını geliştirdiği “Acil Yerleşim Üniteleri” ile çözerek yine bir yeniliğe imza attı.

Deprem, tsunami, sel, yangın gibi doğal afetlerin hemen sonrasında geçici barınak ihtiyacını karşılayacak olan Acil Yerleşim Üniteleri, çadırdan daha konforlu, şantiyelerde kullanılan prefabrike binalardan daha ekonomik, kolay ve hızlı kurulabilir şekilde üretiliyor.

Vefa Group Eş Başkanı Turan Koçyiğit, Acil Yerleşim Üniteleri tasarımının ve prototip üretimlerinin tamamlandığını, ilk kurulumların gerçekleştirildiğini açıkladı. Projenin amacını, “Acil bir durum ortaya çıktığında afetzedelerin kullanacağı toplu yaşam alanlarının ilgili kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla hızlı bir şekilde oluşturulabilmesi” olarak özetleyen Turan Koçyiğit, “Acil Yerleşim Üniteleri” Projesi fikrinin nasıl oluştuğunu ise şöyle anlattı: “Başta Marmara depremi olmak üzere yaşanan depremlerin hemen sonrasındaki tecrübeler projenin ortaya çıkmasında etkili oldu. Bu tecrübeler, afetzedelerin acil barınma ihtiyacına yönelik olarak içinde bulunulan mevsimin koşullarına uyabilecek, afet şartlarının neden olduğu olumsuzluklardan etkilenmeyen, enerji ve altyapı gereksinimi duymayan pratik çözümlerin gerekli olduğunu ortaya koydu. Örneğin bir çadır yaz mevsimi için uygun olabilir ancak daha sert koşulların hakim olduğu kış aylarında çadırdan iyi sonuç beklenemez. Daha iyi yalıtım sağlayan çözümler gerekir. Diğer taraftan afet sonrasında montaj için gerekli olan enerji gereksinimi karşılanamayabilir, kullanılacak arazinin altyapısı buna uygun olmayabilir. Tüm bunları aşarak acil barınma ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek gerekir. Projenin oluşmasında sayılan bu tecrübelerin etkili olduğu söylenebilir.“

Ürün geliştirme süreci 8 ay sürdü

Acil Yerleşim Üniteleri’nin ürün geliştirme (ÜR-GE) sürecinin 8 ay sürdüğünü dile getiren Turan Koçyiğit, bu aşamada Vefa’nın kendi proje ve tasarım grubunu kullandığını vurguladı. Koçyiğit, “Ancak bunun öncesinde üretim altyapısına yönelik yatırımlar ve çalışmalar var. Acil Yerleşim Ünitelerinin temel malzemesini duvarlarda ve çatıda kullanılan izoleli sandviç paneller oluşturuyor. Projeye uygun formda panellerin üretimini seri bir şekilde gerçekleştirmek için 2006 yılından bu yana AR-GE çalışmaları yürüten Vefa, tam otomatik panel hattını 2009 yılında devreye alarak çalışmalarını sonuçlandırdı.” diye konuştu.

Üretim talebe göre belirlenecek

Üretimin talebe göre belirleneceğini dile getiren Koçyiğit, şunları anlattı: “Vefa, 1000 kişinin yaşayabileceği şekilde projelendirilmiş bir toplu yerleşim birimi için gereken üretimi stoklarında hazır bulundurabilir. Vefa'nın tam otomatik panel hattının dakikada 5 metre gibi yüksek bir üretim kapasitesi vardır. Bu kapasite, 1000 kişinin yaşayabileceği bir toplu yaşam alanı için ihtiyaç duyulan kapalı alanın duvar ve çatı üretiminin yaklaşık olarak 2 gün içinde tamamlanmasını sağlıyor. Diğer taraftan her bölge ve duruma göre yaşayacak insan sayısı ve gereksinimler değişebileceğinden projelendirme ve ön hazırlık çalışmaları için de bir haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle bir afet sonrasında hızlı çözüm sunabilmek için ilgili kamu kurumlarının, valiliklerdeki afet koordinasyon merkezlerinin, belediyelerin ve vakıf, dernek, Kızılay, Kızılhaç gibi sivil toplum kuruluşlarının, önceden yer tespitleri yapılarak ve ihtiyaçlar belirlenerek projelendirilmiş ve ardından üretilerek paketlenmiş acil yerleşim ünitelerinin stoklarını afet öncesi hazır bulundurması gerekiyor. “

İnsan gücü ile hızlı bir şekilde kuruluyor

Tabanlı modüler Acil Yerleşim Üniteleri’nin; sadece insan gücü ile hızlı bir şekilde kurulabildiğini söyleyen Turan Koçyiğit, ürünün öne çıkan özelliklerini kolay paketlenmesi, taşınabilmesi, her türlü araziye uyması, yüksekliğinin bağımsız olarak ayarlanabilmesi olarak sıraladı. Koçyiğit, “Acil Yerleşim Üniteleri ile içinde yatakhane, wc ve duşların bulunduğu, ailelerin kullanımı ve bireysel kullanım için tasarlanan barınakları, sağlık ocağı, derslik , yemekhane gibi sosyal tesisleri, emniyet ve idare merkezleri ile eksiksiz bir mahallenin çok kısa sürelerde kurulabilmesi mümkün oluyor” dedi. 1000 kişinin yaşayabileceği örnek bir projeyi kendi tasarım grupları ile hazırladıklarını anlatan Turan Koçyiğit, projeye göre, 40 kişinin yaşayabildiği 116 m²'lik bloklardan 25 tane bulunan yaşam alanında 7 bloğun da yemekhane, derslik, sağlık ocağı, emniyet ve idare merkezi gibi ihtiyaçlara ayrıldığını ve toplam 32 bloktan oluşan 3 bin 774 metrekarelik kapalı yaşam mekanlarına, yolların, oyun ve yeşil alanların da eklenmesiyle 12 bin m²'lik bir arazide kurulabildiğini ifade etti.

Read more...

Mimaride Ahşap Kullanımı Neden Artıyor

Çünkü ahşap sağlıklıdır: Ahşap toz çekmez, mekandaki rutubeti emip, salarak bir tür nem düzenleyici görevi görür. Ahşap ısının transferini engelleyen, havayla dolu hücreleri sayesinde alternatifi olan malzemelerden daha yüksek ısı yalıtımı sağlar. Ahşabın ısı iletkenliği 0,13 W/mK gibi çok düşük değerlerde seyreder. Bu nedenle, kibritlerin, mekanik aksam donanımının saplarının, tavanların ve duvar süslemelerinin yapımında ahşap kullanılır. Ahşabın belirgin ısısı ise oldukça yüksektir. Bu bir kilogramlık ahşabın ısısının artırılması ve azaltılması için çok fazla enerjiye ihtiyaç duyulması anlamına gelir. Ahşap, taşlardan ve betonlardan neredeyse iki kat daha fazla ısı enerjisine; benzer bir şekilde, çeliği ısıtmak ve soğutmak için kullanılan ısı enerjisinin üç katına ihtiyaç duyar.

Çünkü ahşap ekonomiktir: İnşaat malzemesi olarak ahşabın ömrü 80 ila 100 yıl olarak öngörülmekle birlikte ortaçağdan kalan birçok ahşap bina bu sürelerin çok üzerine çıkılabildiğini göstermektedir. Ahşabın sık sık bakım gerektirdiğine dair önyargılar, insanların ahşabın dış yüzeyini boyayarak kapatmaları gerektiğini düşündükleri zamanlara aittir.

Çünkü ahşap rakipsiz teknik özelliklere sahiptir: Malzemeler, sıcaklığın artmasıyla genleşirler. Genişleme malzemelerin gücünde azalmaya neden olur. Çelik inorganik ve yanımsız olması nedeniyle yanmaya karşı avantajlıdır. Ama, binalarda kullanıldığında, ısıdaki artmanın bir sonucu olarak genleşir ve göçer. Ahşap ısıya karşı neredeyse hiç genleşmez. Tam tersine, ısının etkisiyle, kurur ve güç kazanır

Read more...

Dinamik Ev

İngiltere’de yapılan hareketli ev dinamikliği ve enerji verimliliği ile büyük ilgi topluyor. Tasarımcısı tarafından yapılan açıklamaya göre çelik ve ahşaptan oluşan yapının ahsap olan çatısı mevsimlere göre açılıp kapatılabiliyor ve bu çok kısa bir zaman zarfında bir tuş ile yapılıyor.

Read more...

İnşaat Sektöründe Gerileme!

Yılın ilk çeyreğinde inşaat sektöründe üretim yüzde 20.1 azaldı. 2009 yılının ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre inşaat sektöründe istihdamda yüzde 19.2′lik bir azalma meydana geldi.

TÜİK tarafından yapılan açıklamaya göre Bina İnşaatı Sektörü Üretim Endeksi yüzde 30.2 azalarak 98′den 68.4′e düşerken, Bina Dışı İnşaat Sektörü Üretim Endeksi yüzde 26.3 artarak 110.6′dan 139.7′ye yükseldi. İnşaat sektörü ciro endeksi bu üç aylık dönemde geçen yılki aynı döneme göre yüzde 5.9 azaldı.

Bina İnşaatı Sektörü İstihdam Endeksi yüzde 29 azalarak 103.9′dan 73.8′e düşerken, Bina Dışı İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi ise yüzde 1.2 azalarak 102.7′den 101.5′e düştü.

Ayrıca çalışılan Saat Endeksi 2009 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19.6 azaldı. Brüt Ücret- Maaş Endeksi ise 2009 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5.6 azaldı

Read more...

Konut Birim Fiyatları Artıyor

Emlak vergisindeki 2010 yılında uygulamaya alınacak vergi yasası nedeniyle konutların inşat bedelleri
%12-25 arasında arttırıldı.
Daha önceden ortalama olarak 1151 lira olan lüks mesken konutların maliyetleri 2010 yılında ortalama 1439 liraya çıkacak, betornarme binalar ise ortalama 701 liradan 876 liraya yükselecek.

Metrekare normal inşaat maliyet bedellerinin ortalamaları esas alınacak. Metre kare normal inşaat maliyet bedelleri, asansör, kalorifer veya klima tesisatı maliyetini içermiyor. Binada bunlar yer alıyorsa, bedellere, kalorifer veya klima için yüzde 8, asansör için yüzde 6 ilave yapılacak.

Read more...

Yeşil Binalar

Gelişen sanayinin yol açtığı iklim değişikleri, azalan kullanılabilir su kaynakları ve doğal kaynaklar, çevre kirliliği, belirli hastalıklarda gözlenen artışlar gibi sayısını arttırabileceğimiz sebeplerden dolayı, insanoğlu daha az tüketmeye ve daha sağlıklı bir yaşama yöneliyor. İşte doğa dostu çevreci binaların çıkış noktası da bu sebeplerden oluşuyor. Bu konuda çok ciddi çalışma ve destekleri olan DÜNYA YEŞİL BİNALAR KONSEYİ’nin Türkiye’deki ayağını Çevre Dostu Binalar Konseyi Derneği (ÇEDBİK) oluşturmaktadır.

Güneş ışığını, yağmur suyunu, toprak altı ısı enerjisini kullanan, çok büyük oranda geri dönüşümlü…
malzem kullanılan evler tam anlamıyla çevre dostu. İşte binaların bazı özellikleri
Tam Bloklar, sıkıştırılmış toprak kullanılarak imal edilen, bilinen beton malzeme yerine kullanılan malzemelerdir. Bloklar %60′ın üzerinde geri dönüşümlü malzemeden yapılmakta olup, beton malzemeye göre %40 daha az enerji ile imal ediliyor. Taşıma kapasitesi olarak bütün standartları sağlaması kullanımında hiç bir tereddüte yer bırakmıyor. Ayrıca doğal toprak rengi, farklı mimari dizaynları mümkün kılmaktadır
Yağmursuyu H2OG, evin içerisindeki çok sık kullanılmayan merdiven altları, bahçe, bodrum ve hatta duvar içlerine bile yerleştirilebilen modüler yağmur suyu toplama tanklarıdır. Bu tanklar %15 geri dönüşümlü bitki hammadeli polietilenden yapılmaktadır. Boyutlarını kendinizin belirleyebileceğiniz tanklarda depolanan suyu, bahçe sulamasında, tuvalet temizliğinde ve hatta tanklar toksik madde içermediğinden içme suyu olarak bile kullanılabilir.

Güneş tutucu kollektör sistemi, çatıya monte edilerek ev içi sıcak su ihtiyacı için tasarlanmıştır. Su dolgulu, basınçsız, polietilen panel ve bakır sıcaklık değiştirici malzeme kullanılan sistem, 190 litre sirküle olmayan suyu ısıtmak için kullanılmaktadır. Sıcak su musluğu açıldığı zaman soğuk su hattındaki su panellere doğru akar ve ısınarak depoya dolar.

Read more...

En Büyük Ekolojik Çatı

Metro Group Asset Management’ın, 128 bin metrekarelik bir alanda kurduğu, 70 bin metrekarelik alana konuşlanan 50 mağazası ve farklı tematik mağaza gruplarıyla Alışveriş Meydanı, giyimden spora, medyadan sinemaya, yiyecekten çok katlı mağazaya kadar yerli-yabancı onlarca markayı ziyaretçilerine bir arada sunuyor. İstanbul’da Anadolu yakasının yeni buluşma noktası. Ağustos 2007 uygulaması tamamlanan projenin Mimarisini Londra merkezli Foreign Office Architects (FOA) tasarladı. Alışveriş Meydanı'nın mimari açıdan benzerlerinde en farklı ve en çarpıcı özelliklerinden birisi, çimlendirilmiş binaların çatısından, geniş bir meydana akıcı bir şekilde geçişin sağlanması.
Modern yaşama ve ekolojik ortama uygun olarak tasarlanan Meydan, yeşilin ve toprak renginin hakim olduğu, açık alanlarında nefes alınan, kapalı alanlarında ise gün ışığından maksimum ölçüde fayda sağlanan yeni nesil bir alışveriş merkezi olması ile dikkat çekiyor.
Meydan’ın en büyük özelliklerinden birisi de çevreci olması. Meydan Alışveriş Merkezi, Metro Group’un kalorifer kazanı olmaksızın, jeotermi enerjisi ile kurulan ilk projesi. Meydan, geleceğin enerji kaynakları arasında doğal bir kaynak olan jeotermik enerji sistemiyle ısıtılıp soğutuluyor. Hesaplamalar; yer kabuğunun 3 kilometre içerisinde depolanmış olan enerjinin dünyayı yaklaşık 100 bin yıl enerjiyle beslemek için yeterli olduğunu gösteriyor. Bu olağanüstü potansiyeli erken fark eden METRO Group Asset Management, jeotermik enerjiyi ticari yapıların iklimlendirmesinde hayata geçirmeye başladı. Meydan, Metro Group’un jeotermik enerjiyle ısıtılan ve soğutulan ilk ticari yapısı oldu.
Ekolojik Çim Çatılar
Metro grubun Ümraniye de yaptırmakta olduğu M1 meydan alışveriş merkezinin çatı alanı yaklaşık 55.000 m2olup, üzeri tamamen bahçe çatı olarak projelendirilmiş. Proje dünyadaki en büyük tek alan yeşil çatı özelliğine sahiptir. Ekolojik Bahçe Çatı su ve ısı izolasyonu, peyzaj, çevre düzenlemelerini İCS firması tarafından gerçekleştirilmiş.
Çim çatıların ekonomik yararları; su yalıtımının ömrü uzatması. Çünkü güneşin UV ışınlarından daha iyi korunması, yüksek ve düşük sıcaklıklara daha mukavim olması. Bu nedenle sistem uzun yıllar dayanabiliyor ( 50 yıl) ve yenileme maliyetleri düşüyor. Bitki toprağı ısı yalıtımına katkıda bulunduğu için enerji maliyetlerine kayda değer katkıda bulunuyor.
Çim çatıların Ekolojik yaraları ;Bahçe çatılar şehir havasındaki toz ve zararlı maddeleri filtre etmesi. Bitkiler havadaki zararlı karbondioksiti emer ve havaya temiz oksijen verir. Bahçe çatılar da toprak katmanı ses yutuculuk sağlar ( yaklaşık 8 desibel ). Dünyadaki hava kirliliği ve küresel ısınmanın şiddetle arttığı şu dönemde bu tarz kompleks yapılarda bahçe çatı uygulamalarının yaygınlaşmalı. Ayrıca bu tip çatılara sahip binalar, daha az ısıtma ve soğutma enerjisi gereksinimi duyduğundan , küresel ısınmanın imdat sinyalleri verdiği şu zamanda, daha az enerji ihtiyacı gerektirecek ve daha az ısınmaya neden olacaktı.
Proje kapsamındaki genel görüntüde, alan kot farklılıkları da kullanılarak, alışveriş merkezi sanki yeşil bir tepenin altında olduğu görüntüsünü vermektedir. Kentlerde, halen beton yığını halinde yükselen bloklar düşünüldüğünde, böyle bir dönüşüm, yani çatı ile beraber mümkün olan her alanın yeşil olarak kullanılabilmesi, ekoloji ve ekonomiye katkı sağladığı kadar insan psikolojisine de faydası olacak.

Read more...

Peyzaj Alanlardaki Minik Dostlarımızı Unutmayalım

Sunulmuş olan birkaç önerinin yardımıyla, basit bir bahçe, şaşırtıcı bir biçimde çeşitli türde bitki ve hayvan için sığınak haline gelecek ve evinizin hemen yakınında gerçek bir doğa rezervine sahip olmuş olacaksınız. Aslında her bahçe, kırsal peyzajın insan eliyle yaratılan kısmını oluşturan büyük bir ağın halkalarıdır ve gün geçtikçe yaban hayatı da buna göre belirmektedir. En rahat fark edilen sakinler, kendilerini güvende hissettikleri bitkisel örtülerinin altında giderek çoğalacak olan kuşlardır. Günümüzde çok büyük bir oranla hala, kuşlar çeşitli kimyasalların kurbanı olmaktadırlar, hayatlarının devamı için kaçınılmaz olan doğal ortamların da azaldığı unutulmayarak, bahçelerin gün geçtikçe kanatlı dostlarımız için ne denli vazgeçilmez huzur limanları olduğu anlaşılmalıdır.

Read more...

29 Kasım 2010 Pazartesi

Yapı'nın Yeşil Zirvesi

Küresel ısınmanın etkileri ve yol açtığı sorunların tartışılmaya başlandığı bu günlerde Yapı-Endüstri Merkezi, 2008 yılında başlattığı mimarlıkta ekoloji ve sürdürülebilirlik çalışmalarına EKODesign 2009 Konferansı ile devam ediyor...

Ode Yalıtım ve Türk Ytong ana sponsorluğunda 16 Nisan 2009’da Yapı-Endüstri Merkezi’nde düzenlenen EKODesign 2009 Konferansı’nda kentsel planlama, mimarlık, yapı malzemesi ve gayrimenkul sektörlerinin yerli – yabancı liderleri yapı sektöründe "Yeşil"i konuştu...

Yapı-Endüstri Merkezi, küresel ısınmanın etkilerinin ve yol açtığı sorunların tartışılmaya başladığı bu günlerde mimarlık alanındaki ekolojik uygulamalara dikkat çekmek; mimarlıkta ekolojik uygulamalar ve sürdürülebilirliği ön planda tutan güncel projeleri tartışarak yasal düzenlemelerin önünü açacak, Türkiye mimarlık ortamında ekolojik yaklaşımlara yönelik duyarlılık oluşturacak bir ortam ve kitlesel farkındalık yaratmak için, 2008 yılından bu yana düzenlediği etkinliklere EKODesign 2009 Konferansı ile devam ediyor. Konferans, Türkiye ve dünyadan önemli mimar, mühendis, tasarımcı ve finansçıların yanı sıra Türkiye’nin yeşil binalar konusunda vizyonunu belirleyen kurumların temsilcilerini de konuşmacı olarak ağırladı. Yapı malzemesi, gayrimenkul, mimarlık ve planlama alanlarının üst düzey yetkililerinin yanı sıra kamu ve sivil toplum örgütlerini de buluşturan EKODesign 2009 Konferansı’nda yeşil binalar; finansman, tasarım, mühendislik ve planlama boyutlarıyla ele alındı.

Çevre Dostu Binalar Derneği ÇEDBİK’in katkılarıyla düzenlenen EKODesign 2009 Konferansı’nı; Türkiye’de yalıtım ve enerji verimliliği konusunda pek çok bilinçlendirme çalışması yürüten Ode Yalıtım, ürünleri ile kullanım sürecinde olduğu kadar üretiminde de çevre dostu olan Türk Ytong ana sponsor olarak destekliyorlar. Sunduğu BIM çözümleri ile sürdürülebilir ve yeşil tasarımı destekleyen Autodesk, çevreci ve sürdürülebilir binalardaki proje yönetimi ve danışmanlık çözümleri için "Yeşil Proje Yönetimi" hizmetlerini sunan Entegre Proje Yönetim Danışmanlık firmaları da sponsor olarak destekliyor.

Ülkemizde enerji etkin yapılaşma konusunda sektöre gelecek vizyonu çizmesi hedeflenen Konferans’a ayrıca, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER), Urban Land Institute (ULI) Türkiye ve T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’da (TOKİ) destek veriyor.

Yapı-Endüstri Merkezi her yıl düzenleyeceği EKODesign Konferansları’na, ülkemizde az sayıda olan Yeşil Bina uygulamalarının nitelik ve niceliğinin artması, kentlerin, bölgelerin, binaların tasarımında ekolojik tasarım ölçütlerinin uygulanması amacıyla devam edecek.

Yapı-Endüstri Merkezi bu alandaki düzenlediği etkinlikleri, çıkartacağı yayınlarla da destekleyerek ülkemizde yeşil binalara ilişkin bir gündem yaratmayı hedefliyor

Read more...

Mimarlıkta İmgenin Labirenti

Taa Mısır Piramitleri’ne kadar gidilebilir. Buna geri gitmek demek bile doğru olmaz. Giza’nın geometrik coşkusudur ne heykel ne mimari olarak adlandırılabilecek. Ölçeği ve sadeliği afallatıcıdır. Gotik katedrallerin ruhsal bir dışavurumu barındıran organik yapısı ise başka açıdan hem heykel, hem mimarlıktır.

Mimarlık, zaten yapıya indirgenemeyecek başka bir yapıyla ilintilidir.

Denis Hollier’in, Bataille üzerine yazdığı Against Architecture kitabında mimarlığın yalnızca barınmak ihtiyacı ile ilgili olmadığı, hatta bu işlevselliğin aşıldığı yerlerde mimarlığın ortaya çıktığı vurgulanır. Kuşkusuz Hollier’in mimarlık ile felsefe arasında kurduğu ilişki geniş bir yelpazeye uzanmaktadır ve tekil yapılarda somutlaşmayı gerektirmemektedir.“Mimarlık diğer bütün niteliklerden önce sunumun mekanına özdeştir. Yalnızca bina olmaktan çıktığı andan itibaren her zaman kendinden başka bir şeyi ifade etmektedir.”

Mimarlığın yalnızca heykelsilik ile kesiştiği noktalarda değerli olduğunu düşünmemek gerekiyor elbette.

Ancak mimarlığın “barınak” olmanın pek çok defa ötesine geçtiği de eklenmelidir.
Etienne-Louis Boullez’nin Newton anıtı, bir bütün olarak aydınlanma dönemini simgelemektedir. Bir anıtkabri aşan kapsamda ileti buketi ile donatıldığı açıktır.

Brancusi’nin yüzyıl başında New York’u gemiden ilk kez gördüğünde, atölyesine benzetmesi boşuna değildir. Çalışmaları ile gökdelenlerin kübist karmaşası arasındaki bağ, Sonsuz Kolon heykelinden yola çıkarak 122 metrelik bir gökdelen önerisi getirmesi, bir yapının kavramsal düzlemde basit bir simgeselliğin ötesine geçebileceğini ifade etmektedir.

Üzerinden yarım yüzyıl geçmekle birlikte, Libeskind’in Jewish Museum’unun akslarından birinin bitimindeki Soykırım Kulesi ile Moshe Safdie’nin bir tepeyi delip geçerek gökyüzüne açılan müzesi, birer müze olmanın ötesindedirler. Somutlaştırdıkları işlevi dönüştürerek, ona yeni bir içerik yükleyebilmişlerdir.

Giocometti’nin, heykeli yerleştirdiği plaza ile birlikte tanımlamaya başlaması, boşluğun heykelin malzemelerinden biri olabiliceğini göstermekteydi.

Sonuç itibariyle, heykel taşa anlam vermektir. İki tuğlayı yan yana koyar koymaz, çekicin keskiye dokunduğu anda, temel için daha toprak kazılırken, anlam, oluşmaya başlar. Bir şey inşa edilecektir. İnsan yaşamına biçim vermek, basit bir barınak yapmak değildir. Oluşturulan yapı, barındırdığı şeyi etkiler ister istemez.

Göze hoş gelen, kullanışlı ve sağlam gibi iyi mimarlığın sıfatları mimarlığın bir belirlenen olarak tasarlandığı örnekler için geçerlidir. Ancak mekanın dönüştürücü gizilgücüyle yüzleşebilmek, mekanı olduğu kadar hatta onunla birlikte mekanın anlamını da tasarlamak mümkündür.

Buradan hareketle, mimarlıkta imgenin izi sürülebilir. İmgenin, mimarlığa sızıp, onu nasıl dönüştürdüğü izlenebilir.

Belki izlenebilir.

Belki bir labirentin içinden çıkmak için çabalamaktan öte değildir imgenin mimarisi.

Bu kader olabilir, kader de bazen güzel

Read more...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projeleri Uluslararası Platforma Sunuluyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fransa’nın Cannes kentinde gerçekleşecek olan Uluslararası Proje Finansman Yatırım Platformu’na (MIPIM), Şehircilik Atölyesi (İŞAT) tarafından hazırlanan 20 proje ile katıldı.

Belediyenin resmi internet sitesinde, ilgili haberde belediye; ‘Dünya kenti olmak’ olarak belirlediği amacını gerçekleştirmek için gerekleri; İstanbul’un medeniyetler başkenti olarak tarih ve kültür turizmine hazırlanması, finans ve hizmetlerin buraya yönlendirilmesi, İstanbul’da kongre turizminin öne çıkarılması olarak sıralıyor ve tespit edilebilecek diğer hedeflerle ilgili çalışmalar yapacağını iddia ediyor.

Bu yıl 8-11 Mart tarihleri arasında Cannes’da gerçekleşen gayrimenkul platformu MIPIM’in ardından İstanbul Şehircilik Atölyesi Başkanı Lûtfi Altun ile görüştük.

Lûtfi Altun önce Cannes’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan projeleri hazırlayan İstanbul Şehircilik Atölyesi’ni (İŞAT) bize tanıttı. İŞAT, ilk Paris’teki şehircilik atölyesi örnek alınarak kurulmuş. Bilgi toplumuna geçişi destekliyor. Atölyede İstanbul’un tarihi potansiyelini değerlendirmek için çalışmalar yapılıyor. Hem geçmiş hem gelecek için proje konseptleri belirlenerek vizyon projeleri geliştirilmesi temel hedefler arasında. Kent gelişiminde nasıl bir yönelim olması gerektiğiyle ilgili belirlemeler yapılmaya çalışılıyor. İstanbul’un depreme hazırlanmasıyla ilgili Zeytinburnu Pilot Projesi gibi çalışmalar yapılıyor. İŞAT, projelerinin gerektirdiği ölçüde kadrosunu genişletip daraltıyor, danışmanlara başvuruyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yıl ilk defa alanının en büyük organizasyonlarından olan gayrimenkul platformu MIPIM’e katıldı. MIPIM ve onun gibi organizasyonlardan sağladığı uluslararası yatırımlarla atılım yapan Beyrut’tan sonra son senelerde Dubai aynı yöntemle yüksek miktarlarda yabancı yatırım çekerek büyük projeler gerçekleştiriyor. Lûtfi Altun İstanbul’un bugüne kadar bu platforma katılmamış olmasının Balkanlar ve Ortadoğu’dan katılan ülkelerin avantajı olduğunu belirtiyor ve İstanbul’un bu yıl başlayan katılımıyla platform üzerinden yabancı yatırımın yönlendirilmesinde dengelerde büyük değişimlere neden olacağını ön görüyor. MIPIM’e katılarak yakın bölgelere yapılan yatırımların İstanbul’a çekilebileceği düşünülüyor. Bu ve benzeri platformlar sayesinde 4-5 sene içinde 25 milyar $ yatırım çekmek hedefleniyor.

Bu yılki platformda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş şeref konuğu olarak yer aldı. İstanbul projelerini sergilemek için en büyük stand alanlarından birine sahipti. Lûtfi Altun’un bize verdiği bilgilere göre bu yıl oldukça fazla katılımcısı olan platforma devletin bütün kurumlarıyla katılması öngörülmüştü. Ancak hazırlık için gereken zamanın kısıtlılığı nedeniyle Özelleştirme İdaresi, Toplu Konut İdaresi, Turizm ve Ulaştırma Bakanlıkları katılamadı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle beraber Vakıflar Genel Müdürlüğü platforma katılabildi. Lûtfi Altun katılımın öngörüldüğü şekilde gerçekleşmesi halinde çok daha iyi sonuç alınabileceğine değinmekle birlikte İstanbul’un gayrimenkul konusunda en büyük yatırımcıların bulunduğu platformda sesini duyurması açısından katılımın önemli sonuçları olduğunu belirtiyor. Projelerle ilgili Lûtfi Altun’dan aldığımız değerlendirmeye göre projeler arasında daha çok deniz kıyısıyla ilgili olanlar ve İstanbul’un turizm potansiyellerini değerlendirmeye yönelik olanlar ilgi görürken depreme yönelik kentsel konut yatırımları da katılımcılara cazip görünmüştür. Deprem yapılarıyla ilgili hazırlıkları devletin yapacağı 100.000 ila 240.000 konut yapımının uzun dönemde ilgi görebileceği platformda görülmüştür. Sergilenen projelerin bazılarıyla ilgili de olumlu geri besleme alınmış, platform sırasında önerilen ek yapı ve işlevlerle yatırımcıların ilgisini çekecekleri belirtilmiştir.

Read more...

Bir Yeşil Lise Tasarımı

Fransa’nın Revin kentindeki lise öğrencileri, yakında, yeşil çatılarla donatılmış, yeni bir teraslı okulda eğitim görmeye başlayacaklar. Lycee Jean Moulin, yamaçların arasında kaybolarak, tamamen teraslardan meydana gelen bir peyzaj şeklinde görünüyor

Bu yeşil okul, eğimin kısıtlamalarından faydalanılarak, içe dönük ve yamaçlardan yükselecek inşa edilecek. Her bir teras bir kat olacak ve yüksek pencereler doğal gün ışığını içeri taşıyacak


Dümdüz olmak yerine, daha doğal bir görüntü yaratmak amacıyla katlar arasındaki çatılar hafif dalgalı biçimde tasarlanmış, ayrıca çevreyle kaynaşması amacıyla üzerleri bitkilendirilmiş

2012’de tamamlanması beklenen bu okulda öğrenciler müthiş bir doğal çevrede yetişecek. Burada yaşayacakları sorunlar ise herhalde sürekli yokuş çıkıp inmekten öteye geçmeyecektir

Read more...

Botanik Bina

Oliver Storz, Ferdinand Ludwig ve Hannes Schwertfeger'in oluşturduğu genç Alman mimarlar grubu, yeni bir mimari yaşam oluşturmak için bükülebilen,esneyen ama gelişimini sürdüren ağaçları kullanarak nasıl bir yapı inşa edilebileceği üzerine çalışmalar yürütüyorlar. Bu botanik yapı inşa edilirken ağaçlar bükülerek gerekli yerlerde aşılanarak çelik destek sistemlerle gelişimleri sürdürülüyor.Bu organik yapıları inşa etmede söğüt ağacı gibi esnek ve çelik destek sistemleri etrafında büyümesini sürdürebilen ağaçlar tercih ediyorlar.Stuttgart şehrinde tasarlanan botanik yapı,çok amaçlı kule,kuş izleme istasyonları,sergi ve konserler için açık hava pavyonu gibi pekçok farklı amaçla kullanılabilecek.Yapılan testler bir ağacın çelik destek etrafında nasıl büyüyebileceği veye bu çelik destekler olmaksızın nasıl üzerindeki yapıyı taşıyabileceği gözlemleniyor.

Read more...

TOKİ Kayabaşı Konut Projesi

T.C. Toplu Konut İdaresi tarafından açılan İstanbul-Kayabaşı Bölgesi “Konut Tasarımı” Ulusal Mimari Fikir Proje Yarışması’nda hem birincilik hem de satınalma ödülüne layık görülmüştür.

Aboutblank, konut kompleksleri boyunca uzanan geniş yeşil alanlar sayesinde, kullanıcılar arasında etkileşimi arttırmayı amaçlayan, merkezsiz rizomatik kentsel doku yarattı.

Konut kompleksi, düzensiz bir biçimde öne ve arkaya itilmiş gibi gözüken tekli modüllerin birleşmesinden meydana geliyor. Modül, bireyselleşmiş mekanlar ile ekonomik inşaat yöntemleri sağlamaktadır.

Aboutblank, kentsel dokuyu oluştururken “kıvırma prensibi” ile yola çıktı. Binaların yatay düzlemleri kağıt parçaları olarak düşünülerek, stratejik noktalardan kıvrıldı. Böylelikle, bir dizi, birbirine bağlı ama farklı yükseklikte bina elde edildi. Bu kıvırma binanın yüksekliğini belirlediği için, alçak binalar, konut komplekslerinin aralarında yerleştirilmiş olan bahçelere ışığın geçmesine yardımcı olmaktadır. Bu yeşil alanlar ise kullanıcıların paylaşacağı ortak kullanım alanlarını meydana getiriyor.

Read more...

Peyzaj Mimarlığı 4. Kongresine Doğru

Peyzaj mimarları odası , Ekim 2000 , Kasım 2004 ve Kasım 2007 de düzenlediği 3 Peyzaj Mimarlığı kongresinin ardından, ekim 2010 da 4. Peyzaj Mimarlığı Kongresi‘ni düzenleyecek

Peyzaj Mimarları Odası 4. Kongresini, mesleğin her alanının tartışılıp konuşulacağı "AÇILIMLAR" teması üzerine kurgulanıyor.
4. kongre Peyzaj Mimarlığının bu günkü konumunun yeterli olup olmadığını,doğal,kültürel ve sosyal boyutta bütünleşmenin nasıl sağlanabileceği, yalnız ülke açısından değil, dünyadaki peyzaj mimarlığının hangi konumlarda bulunduğunu, kısaca Türkiye‘deki Peyzaj Mimarlığı, meslekler arası ilişkilerde, kamu-tüzel ilişkilerde gelişmesine rağmen işleyiş olarak aslında yerinde mi sayıyor, yoksa dünyadaki değişime paralel gelişme gösteriyor mu? Değilse, nasıl bir atılım yöntemleriyle ya da nasıl bir yeniden yapılanma yöntemleri ile bugünün değil geleceğin mesleği olabilir? Sorularına yanıt arayacak bir tartışmalar düzenlenecek.
Kültürel Peyzajlar, Avrupa Peyzaj Sözleşmesi ve beraberinde getirdiği sorumluklar, Bologna Süreci ve Akreditasyon gibi önemli konulara bu kez Peyzaj Mimarları Kapadokya‘dan seslenecek

Read more...

AIA nın 2009 Çevreci En İyi On Projesi

Sürdürülebilir mimari ve çevreyi koruyan, güzelleştiren tasarım anlayışı kapsamında mimarinin, doğal sistemlerin ve teknolojinin en iyi şekilde biraraya getirildiği yaklaşımlar aranmış


The American Institute of Architects (AIA, Amerika Mimarlık Enstitüsü) vlae Committe on the Environment (COTE, Çevre Komitesi) sürdürülebilir mimari ve çevreyi koruyan, güzelleştiren tasarım anlayışı kapsamında en iyi on proje örneğini seçti. Ödüller San Fransisko'da düzenlenecek olan AIA 2009 National Convention and Design Exposition'da (AIA 2009 Ulusal Kongre ve Tasarım Fuarı) sahiplerini bulacak. Projelerin seçiminde mimarinin, doğal sistemlerin ve teknolojinin en iyi şekilde biraraya getirildiği yaklaşımlar arandı. Bunlar varolan yapıların yeniden değerlendirilmesi, ulaşım sistemleriyle bağlantıların iyi kurulması, bulunduğu yere minimum düzeyde zarar vermesi ve bulunduğu bölgeyi canlandırması, enerji ve su tasarrufu sağlayan çözümlerin sağlanması, sürdürülebilir ya da yenilenebilir malzemelerin kullanılması ve iç mekan hava kalitesinin arttırılmasıyla çevresel etkileri azaltan, kullanıcıların konforunu artıran ve topluma olumlu katkı sağlayan tasarımlar. Mimaride performans ve estetik ayrılmaz bir bütündür ve çevreye en duyarlı projelerin seçildiği bu ödüllendirmede her iki kriterde eşit derecede ön planda

Read more...

Vignoles Villaları ve Peyzaj

Kentsel bir boş alanda Fransız mimar Edouard Francois tarafından tasarlanan ve Eden Bio olarak da tanınan Paris sosyal konut geliştirme projesi tamamlandı

Proje, henüz olgunlaşma aşamasındaki dikey organik bahçelerle çevrilmiş 100 sosyal konut birimi ve stüdyo ile topluluk odaları ve küçük bir restorandan oluşuyor.

Binaların üst katlarına ahşap merdiven ve rampalarla ulaşılıyor. Bitkiler büyüdüğünde, salkımlar, binaları çevreleyen dış kafesin etrafını sararak yükselecek ve evler arasındaki bahçeler yoğun biçimde yeşillenecek

Projede her dairenin güneye bakan bir balkonu ve her pencerenin saksı koyulacak geniş bir pervazı bulunuyor.

Boyutları itibariyle hem mimari hem de kentleşme olarak ele alınabilecek olan proje, canlı ve popüler bir bölgede yer alıyor. Blok, birkaç metre genişliğinde dar patikalarla bölünüyor. Bu patikalar da geçmişin banliyölerindeki meyve bahçelerinin izlerini taşıyor

Mimar Edouard François, farklı boyutlarda ve aralarında boşluklar bulunan sokakları çok sevdiğini belirtiyor. “Bu tür boşluklar, küçük evler ve tavşan kümesleri ile dolu konut bloklarının arasına girip onları keşfetme isteği yaratıyor. Ayrıca yaptığım evlerin sokağa yönlenmesini hiç istemem. Bir Doisneau fotoğrafı değerindeki bu küçük evleri rahat bırakıp arka tarafa dönmeyi tercih ederim. Burada sokağa eklenen tek şey iki tane sera ki onlar da tarihi meyve bahçelerini anımsatmak amacıyla yapıldı. Bunlar Paris’in caddeye bakan en küçük yapıları olsa gerek

Read more...

Kesintisiz Bir Peyzaj Yaratmak İçin Bütünleştirmek

Seattle Sanat Müzesinin Olympic Heykel Parkı, Seattle’ın modern kentsel görünümü ile Puget Sound ve Olympic Dağlarının doğal güzelliğinin arasında Seattle’ın kenarında yer almaktadır ve kıyı alanını, önceki endüstri alanı niteliğinden insanların müze duvarları dışında da modern ve çağdaş sanatı deneyimlediği güçlü yeşil bir mekana dönüştürecektir.
Tasarım mimarlık, peyzaj tasarımı ve kentsel altyapıyı, mevcutta tren rayları ile bölünen üç farklı parseli birleştirmek ve sanat, kent ve Soundla kesintisiz bir peyzaj yaratmak için bütünleştirmiştir
Parkın üstünde, kentin kenarında akşamları parıldayan bir fener haline gelen şeffaf bir pavyon bulunmaktadır.
“A sırala Z” biçimli yaya yolları, Kuzeydoğunun 3 prototip peyzajını bağlamaktadır: her dem yeşil sık, fir, sedir, yerel yabanmersini ağaçlarından oluşan ılıman iklim ormanı, meşe, kavak ve Akçaağaçlardan oluşan geçiş ormanı ve bir dizi bodur çam ve kelp, su yosunu ve su altı yeşillikleri ile Balıklar için yenilenen peyzaj sunan su teraslarından oluşan kıyı bahçesi.

Parktaki sanat 3 kategorili olacaktır: yaya köprüleri, sarmaşıklı parmaklıklar, banklar ve yaya yolları ile parkın tasarımı ve inşası ile bütünleşecek altyapı projeleri, parkın her alanındaki ana ilgi noktasına dikkati çekmek için ana ilgi noktası olarak hizmet verecek odak noktaları, pavyonuda içererek parkın genelinde yer alacak geçici sergi ve enstalasyon alanları.

Kıyı alanı parkının kademelenmiş su terasları, gelgit dalgalarının gidiş ve gelişi ile meydana çıkarmakta ve gizlenmektedir ve Elliott koyundaki somonların kurtarılmasını destekleyecektir. Yerel bitkiler Puget Sound’un eşsiz fiziksel çevresini deneyimlemek ve öğrenmek için önemli bir zemin sunacaktır

Program parkı, zaman içerisinde değişen dinamik bir mekan olarak vurgulayacak ve heykel yaklaşımları devam eden orta derece değişim kullanacaktır

Read more...

28 Kasım 2010 Pazar

Peyzaj Mimarinin Uzun Serüveni

James Corner, Richard Rogers’ın Londra’daki mimarlık ofisinde 20 yaşında bir stajyerken içinde bulunduğu hayal kırıklığını zar zor bastırıyordu. Londra’nın rıhtımını, terk edilmiş sanayi limanlarından şık ticari bölgelere dönüştürme işini başlattıklarında 1980’lerin başıydı. Ancak bu ölçek ve böylesine karmaşık bir alanda Corner’ın görebildiği tek şey sınırlamalardı. “Tüm mimarlar yapmaları gerekenin mevcut binaların üzerine tente koymak olduğunu; tüm peyzaj mimarları yapmaları gerekenin her yere ağaç dikmek olduğunu; tüm trafik mühendisleri yapmaları gerekenin alana giren ve çıkan araçları dengelemek olduğunu biliyorlardı. Ancak yeteri kadar içtikten sonra Rogers ve ortakları, işin tamamını sentetik bir hale getirebilmek için ellerinde yeterli tematik ve düşünsel araç ve teknikler olmadığından yakınırlardı.”Corner bundan kısa bir süre sonra şu anda Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanlığı yaptığı Pennsylvania Üniversitesi’ndeki eğitimini yarıda bıraktı. “O kadar Balkanlaşmamış, büyük resmi görme ve büyük bir takımı idare etme yeteneğine sahip bir profesyonele her zaman ihtiyaç vardır.”Corner, geçen 25 yılı, peyzaj mimarinin ikinci plana itilmişliğini ve kent dışı eğilimlerini bir kenara bırakıp, “sanayi sonrası kentini tasarlamak” gibi daha heyecan verici bir konuyu gündemine alarak peyzaj mimarinin alanını genişletmek için ciddi bir çalışmayla geçirdi. Herhangi bir mimarinin çevresine birkaç salkım maydanoz gibi mutlaka çalılar ve ağaçlar koymak yerine, peyzaj mimarlarının bu kadar karmaşık, büyük ölçekli ve çevresel olarak zarar görmüş alanların yeniden yapılanarak birer cazibe merkezine dönüştürülme sorununa en geniş biçimde yaklaşabilecek olanların peyzaj mimarları olduğunu düşündü. Ona göre peyzaj mimarları, bir filozofun entelektüel bakış açısı ve güçlü bir politik aktörün politik görüşüne sahiptiler. “Peyzaj mimarı olduğun için utanmak istemiyorum çünkü en sonda gelen ağaç adamları olarak görülüyoruz” diyor.

Onun bu hırslı girişiminin ilk örneği, Manhattan’ın West Side bölgesinde, ilk andan beri ilgi çeken ve çevredeki aktivistlerin olumlu görüşünü, güçlü politik desteğini ve özel sektörün büyük miktarda parasını yanına alan High Line projesi oldu. “Başlattığımız her projede mimarlar, mühendisler ve çeşitli uzmanlarla birlikte çalışıyoruz ki, bu aslında oldukça suskun ve geri plandaki bir meslek alanı için büyük bir gelişim demek.”

Corner’ın High Line’daki tasarımı, terk edilmiş tren yolunun etkileyici vahşiliğinin izlerini taşırken aynı zamanda da sanat ve kültürle uysallaştırılmış. Çevrede şık bir kalabalığa yol açacak pek çok plaza yatırıma hazır bulunsa da aslında burada en çok ilgi çekecek olan bir ağaç yüksekliğinde kenti bir ucundan diğer ucuna kat edebilmek olacak. High Line, kültür ve parayla bezenmiş bugünün altında güneşlenirken aynı zamanda da geçmişin sanayi enkazı üzerinde dolaşan bizlerin yansıması olarak High Line, proje olarak bir “duygu”yu ifade ediyor, Corner için ise bir başlangıcı.

Birçoğu Corner’ın Penn’den eski öğrencileri olan Field Operations firmasının şu anda gelecek 25 yılı içine alan 5 büyük kamusal, bir çok da özel projesi bulunuyor: Toronto’da Fresh Kills Park, New Jersey’de yaklaşık 17 hektarlık bir park, Memphis’te 1800, Kuzey Kore’de 50 hektarlık parklar, Las Vegas’ta MGM Mirage City Center için bir havuz, Columbia Üniversitesi Manhattanville Kampüsü planları vb bunların arasında yer alıyor.
Corner, bir hava fotoğrafçısı olan Alex MacLean ile ABD’nin üzerinde uçarak insanoğlunun yeryüzünü nasıl şekillendirdiğini görmeye çalışmış. Bu çalışması sonucunda, Amerikan Mimarlar Derneği’nin Uluslar arası Kiatp ödülünü ve bir çok olumlu eleştiriyi de alan ve içinde bir ana temanın yer aldığı bir kitap ortaya çıkmış: arazi bulunduğu yerin özelliklerini barındırmaz, o büyür ve onu şekillendiren bu süreçtir.
Taking Measures adıyla piyasaya çıkan bu kitaptaki fotoğraflar aslında yer yüzeyinin bir mekanda çiftliklerden otopark alanlarına kadar nasıl geçiş yaptığını gösteriyor. “bu çok güzel arazilere şekil, doku, somutluk, geometri ve doğal hali gibi yönlerden bakmanın yanında aynı zamanda da onların ne yaptıklarını anlamak akımından önemliydi” diyor Corner. Ve bu çalışmadan yola çıkarak peyzaj mimarlarını, doğada meydana gelen değişimleri geliştiren, düzenleyen bir bahçıvan olarak tanımlıyor.
Ardından 90’ların ortalarında çalışmalarını bir adım öteye götürmesi gerektiğini düşünerek yarışmalara giren Corner, New York’taki Van Alen Enstitüsü’nün Governors Island’ı yeniden geliştirme projesi için yarışmaya katıldı. 200 projenin girdiği yarışmada kazanan 6 projeden biri kendinin, 3’ü ise öğrencilerinin olunca, önemli bir şeyin ucundan tuttuklarından emin oldu.
Birkaç yıl sonra ise en önemli kırılma noktasını yakaladı: Staten Island’daki geniş bir atıl alan olan Fresh Kills Projesi. New York’taki Central Park’ın yaklaşık 3 katı büyüklüğündeki alanda herhangi bir şekillendirme çabasına girmek, yollar açmak bile büyük biri şti. Kaldı ki alanın %45’ini kaplayan çöp yığınını gömmek için milyonlarca dolar harcamak bile yetersiz kalırdı. Çürümeyi hızlandırmak mümkün gözükmediği için de hangi mimar çalışırsa çalışsın, parkın ortaya çıkması onlarca yıl alacaktı.

Corner ise bu alanı bir çalışma alanı olarak gördü: sadece bir park değil aynı zamanda peyzaj mimarinin vücut bulacağı bir alan. “Bu harika bir park tasarlama çalışması değil, şu anki halinden yeşil, kamusal ve güvenli bir alana gidişi tanımlayacak bir yöntem çalışması” şeklinde açıklıyor. “Ve bu yöntem de sonunda benzersiz mekansal ve estetik deneyimler ve yapılar sunan bir parka dönüşecektir.”

Read more...

26 Kasım 2010 Cuma

B199 İstanbul Konutları Projesi

Ofis mekanlarının çatısında tasarlanan yeşil alan ise konutların özel kullanıma açık, spor alanı ve açık yüzme havuzundan oluşan ikincil bir katman olarak planlanmış.

B199 İstanbul Konutları, 2008 yılında Zorlu Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım AŞ'nin Büyükdere Caddesi üzerinde konumlanan arsası için açtığı davetli yarışmaya Öncüoğlu Mimarlık'ın davet edilmesi ile konut, ofis ve galeri mekanlarından oluşan karma kullanıma sahip bir yarışma projesi olarak tasarlandı.

İstanbul'un yeni gelişen iş merkezi bölgesi Büyükdere Caddesi üzerinde konumlanan 32 kattan oluşan proje İstanbul için bir kent simgesi olması amacıyla tasarlanmış. B199 İstanbul projesi, tasarımının İstanbul'un kentsel topografyasındaki çeşitliliği yeni konut kütlelerinde de arayan ve ilham alan bir tasarım arayışının sonucunda oluşmuş. Projenin bulunduğu bölge itibariyle, Büyükdere Caddesi ile Gültepe semtleri arasındaki mekansal kopukluğu gidermesi ve tasarımı ile mekansal ve sosyal bir köprü görevi görmesi hedefleniyor

Read more...

Peyzaj Mimarlığı 4. Kongresine Doğru

Peyzaj mimarları odası , Ekim 2000 , Kasım 2004 ve Kasım 2007 de düzenlediği 3 Peyzaj Mimarlığı kongresinin ardından, ekim 2010 da 4. Peyzaj Mimarlığı Kongresi‘ni düzenleyecek.
Peyzaj Mimarları Odası 4. Kongresini, mesleğin her alanının tartışılıp konuşulacağı "AÇILIMLAR" teması üzerine kurgulanıyor.
4. kongre Peyzaj Mimarlığının bu günkü konumunun yeterli olup olmadığını,doğal,kültürel ve sosyal boyutta bütünleşmenin nasıl sağlanabileceği, yalnız ülke açısından değil, dünyadaki peyzaj mimarlığının hangi konumlarda bulunduğunu, kısaca Türkiye‘deki Peyzaj Mimarlığı, meslekler arası ilişkilerde, kamu-tüzel ilişkilerde gelişmesine rağmen işleyiş olarak aslında yerinde mi sayıyor, yoksa dünyadaki değişime paralel gelişme gösteriyor mu? Değilse, nasıl bir atılım yöntemleriyle ya da nasıl bir yeniden yapılanma yöntemleri ile bugünün değil geleceğin mesleği olabilir? Sorularına yanıt arayacak bir tartışmalar düzenlenecek.
Kültürel Peyzajlar, Avrupa Peyzaj Sözleşmesi ve beraberinde getirdiği sorumluklar, Bologna Süreci ve Akreditasyon gibi önemli konulara bu kez Peyzaj Mimarları Kapadokya‘dan seslenecek.

Read more...

TOKİ Kayabaşı Konut Projesi

Peyzaj tasarımında,yeşil çatı terasları,açık rekreatif bahçeler,açık spor alanları,çocuk oyun alanları ve rekreatif gölgelikli alanlar düşünülmüş.

T.C. Toplu Konut İdaresi tarafından açılan İstanbul-Kayabaşı Bölgesi “Konut Tasarımı” Ulusal Mimari Fikir Proje Yarışması’nda hem birincilik hem de satınalma ödülüne layık görülmüştür.

Aboutblank, konut kompleksleri boyunca uzanan geniş yeşil alanlar sayesinde, kullanıcılar arasında etkileşimi arttırmayı amaçlayan, merkezsiz rizomatik kentsel doku yarattı.

Konut kompleksi, düzensiz bir biçimde öne ve arkaya itilmiş gibi gözüken tekli modüllerin birleşmesinden meydana geliyor. Modül, bireyselleşmiş mekanlar ile ekonomik inşaat yöntemleri sağlamaktadır.

Aboutblank, kentsel dokuyu oluştururken “kıvırma prensibi” ile yola çıktı. Binaların yatay düzlemleri kağıt parçaları olarak düşünülerek, stratejik noktalardan kıvrıldı. Böylelikle, bir dizi, birbirine bağlı ama farklı yükseklikte bina elde edildi. Bu kıvırma binanın yüksekliğini belirlediği için, alçak binalar, konut komplekslerinin aralarında yerleştirilmiş olan bahçelere ışığın geçmesine yardımcı olmaktadır. Bu yeşil alanlar ise kullanıcıların paylaşacağı ortak kullanım alanlarını meydana getiriyor.

Read more...

Varyap Meridian Türkiye'nin İlk Yeşil Kompleksi

Ekolojik,sürdürülebilir ilk ve tek yüksek standartlı yeşil konut projesi...
Türkiye'nin ilk ve tek yüksek standartlı yeşil konut projesi
Varyap, Ataşehir'de karbon salımı düşük ve enerjisinin bir kısmını kendisi üretecek yeşil bir projeyi hayata geçiriyor.107.000 m²'lik alana yayılı olan projenin %90'ı yeşil alandan, sadece 10.000 m²'lik alanı ise binalardan oluşacak.
Amerikalı RMJM'in tasarladığı Varyap Meridian projesi, 1.500 konut, 5 yıldızılı otel, iş merkezi, ticaret ve sosyal alanlardan oluşan karma kullanıma sahip.
Leed’e standartlarına uygun ilk proje
LEED (The Leadership in Energy and Environmental Design) kriterlerine uygun gerçekleştirilen proje, solar paneller ve rüzgâr tribünleriyle ortak alanların enerjisini kendisi üretecek ve %40'a varan enerji tasarrufu sağlayacak. Türkiye'nin ilk ve tek yüksek standartlı yeşil konut projesi olan Varyap Meridian, 2011 yılında tamamlanacak

Read more...

Nunnmps, Çok Cepheli Bir Proje

Üretilen projeler hem oldukça gizli hem de doğa ile stratejik bir ilişki içinde olduğu için, bina ağaçların üzerine, sanki yüzen bulutlar gibi, uzaktaki kent siluetine bakacak şekilde yükseltilmiş.

Cheungvogl, 2008 yılında kurulmuş, genç ve uluslararası bir mimarlık firmasıdır. Mimarlar, Chicago’daki kampus alanını ilk ziyaret ettikleri günlerde, çimlerin üzerine oturup Nunnmps projesi konseptini tartıştıkları andan itibaren alanla ilişkilerinin geliştiğini söylüyorlar.

Read more...

İzolasyonda Modern Buluş ”Clina

İnsanların rahat ve modern yaşam alanları oluşturma çabaları, bu günlerde dünya kaynaklarının tükenmeye yüz tutması ve kaynakların kirlenmesiyle birlite, insanları tasarruflu teknolojiler üretmeye yönlendirmiştir. Yalıtım alanında bir alman firması olan Clina bu işi son derece iyi başarmış görünüyor.

Modern binalarda sıcaklığı kontrol etmek, binanın kalitesini ve yaşanbilirliğini arttıran en büyük özelliktir. Vantilatör, klima ve elektikli ısıtma cihazları yanında bu sistem, düşük enerji tüketimi ve işletme maliyetinin az olmasıyla, beklentileri önemli ölçüde karşılamaktadır

Read more...

İzolasyon Tuğlası

İzotuğlalar düşey delikli hafif, sık ve küçük perde boşluklu, katkı maddesi ile gözenekli olarak imal edilen ve ısı iletkenliği normal tuğlalara göre çok düşük olan tuğlalardır. İzotuğlalar lamba-zıvanaları sayesinde düşey düzlemde birbirlerine tam olarak kenetlenirler. Bu nedenle düşey düzlemde tuğla aralarına harç kullanmaya gerek kalmaz. Bu sayede ısı kaybına yol açan ısı köprüleri %40-50 oranında azalır. Ayrıca kullanılan harç masrafından da %30 tasarruf elde edilir.

İzotuğlalar düşey düzlemde şaşırtmalı döşenmesi ile ısının izlediği yol uzatılarak yalıtım özelliği arttırılır. İzotuğlaların düşeydeki delik alanları (hava boşlukları) altı santimetrekareden az imal edilerek, duvar içerisindeki hava durağan hale getirilir ve taşımsal ısı transferi engellenmiş olur. Ayrıca düşeyde küçük perde boşlukları sayesinde, boşluklara giren harç miktarı da az olduğundan, kullanılacak harç malzemesinden tasarruf edilmiş olunur.

İzotuğlaların gözenekli yapısı sayesinde, malzeme hafifletilir ve gözeneklerde hapsolan durağan hava ile ısı iletkenlik hesap değerleri düşürülür. İzotuğlanın hammaddesi kildir. Kilin en büyük özelliği ısı depolama kapasitesinin yüksek olmasıdır. Bu sayede ortam ısısı yüksek iken depoladığı ısı enerjisini, ortam ısısı azaldığı zaman geri vererek sıcaklık regülasyonu sağlar ve doğal bir klima vazifesi görür

Read more...

Ses Ve Isı Yalıtımı-Mantolama

Betonarme malzeme içerisinde bulunan ısı köprüleri, ısı enerjisinin dışarı atılmasına sebep olur. Isı yalıtımı, evlerimizin çatı, döşeme ve dışa bakan tüm duvarlarına ısı geçirmeyen, yani ısı köprüsü oluşturmayan malzeme uygulanmasıyla yapılır. Aynı şekilde pencerelerde de özel kaplamalı yalıtım camı üniteleri ve yalıtımlı doğramalar kullanılmalıdır. Isı yalıtımı, binaların içerisinden veya dışından uygulanabilir. Isı yalıtımda önemli bir unsur da tesisatların yalıtılmasıdır.

MANTOLAMA UYGULAMALARININ MALZEME VE TEKNİK DETAYLARI
Mantolama uygulamasının ilk aşaması, uygulama yapılacak yüzeyin temizlenmesi, varsa eski boya



kalıntılarının çıkartılmasıdır. Bina yüzeyine, bina toprak seviyesinden itibaren belirli bir yükseklik kotu verilip, alüminyum subasman profili çakılır…

Bu alüminyum başlangıç profilinin ölçüsü, tercih edilen yalıtım malzemesinin kalınlığına ve uygulanacak sistemde kullanılan harcın kalınlığı göz önünde bulundurularak seçilir. Profiller duvara özel dübellerle çakılıp tespit edilir.




Isı yalıtım levhaları duvara iki şekilde tutturulabilir. İlk yöntemde levhaların





arka yüzlerine dişli mala ile özel yapıştırıcı harç sürülür. Noktasal yapıştırma metodu olan ikinci yöntemde ise levha kenarlarını çerçeve şeklinde ve ortasına üç adet yapıştırıcı sürerek montaj yapılır. Levhalar her iki yöntemde de, duvar kodu, köşe ve kenarlar dikkate alınarak şaşırtma metodu ile yerleştirilir.



Levhalar yapıştırıcı harçlardan sonra bir de dübel ile duvara sabitlenir. Dübeller harç tamamen kuruduktan
sonra çakılmalıdır. Mantolama yapılacak yüzey tuğla, ytong vs. ise, metrekareye on iki adet gelecek şekilde 10 cmlik plastik pvc dübel kullanılır. Yüzey gaz beton ise kullanılacak dübel pvc başlı çelik dübel olmalı ve gene metrekareye on iki adet çakılmalıdır. Köşelerde düzgün ve sağlam bir yüzey elde etmek için alüminyum köşe profilleri kullanılır. Pencere, kapı kenarları elyaf destekli fileli köşebentlerle çevrilir. Köşe profillerinden başlayarak bütün yüzeye donatı sıvası sürülür ve dişli mala ile trifillenerek üzerine (sıva hala yaş iken) elyaf destekli donatı filesi serilir. Filelerin birbirlerinin üzerine 10′ar cm geçmesiyle oluşabilecek çatlaların önüne geçilmiş olunur. Döşenen file üzerine tekrar sıva çekilerek kalın dişli traklarla sıkıştırma işlemi yapılır. Bu sıva kuruduktan sonra tekrar bir izolasyon sıvasıyla bütün yüzeyler sıvanır. Böylece mantolama uygulaması dışında sert ve dekoratif bir yüzey oluşmuş olur. Sıva işleri bitildikten sonra, uygulama yüzeyi gözden geçirilerek dış cephe macunları ile pürüzler giderilir ve yüzey boya işlemine geçmeye hazırdır. Son aşama olarak yüzey tercihen silikonlu dış cephe boyaları veya yine silikon esaslı veya akrilik dış cephe desenli kumlu boya uygulamaları vs. ile iki kat şeklinde uygulanır.

Read more...

Cam Balkon Sistemleri

Sitemizde modern yaşam alanlarını oluşturma yollarını tanıtmaya devam ediyoruz. Cam balkon kapatma sistemleri evinizde estetik ve fonksiyonel bir balkon yaratmanın en modern yoludur. Cam bloklardan oluşan sistem açılıp toplandığında çok az yer kapladığından balkonunuzu yer kaybı olmadan kullanmaya devam edebilirsiniz. Sistem kapalı haldeyken rüzgar, kar, yağmur, toz, duman, gürültü, vs. gibi dış etkenlerden, güçlendirilmiş cam blokları sayesinde sizi izole etmeyi başarıyor. Balkonlarımızı mevsimsel hava değişikliklerine göre tekrar tekrar dizayn etmektense, bu sistemle devamlı kullanılabilen bir mekan yaratmak çok daha pratik olmaktadır.

Sistemin gözle görülen ” mimari etkileyiciliği, manzara ve görüntü kaybı oluşturmaması, dış etkenlerden sizi koruması, balkonunuzun dört mevsim….

kullanılabilir bir alan haline gelmesi,vs..” gibi özellikleri dışında, bir de görünmeyen artıları mevcut. Cam balkon kapama sistemleri, binalarda görüntü kirliliğine neden olmadığı için, (yerel yönetimlerin tasarrufunda olmakla beraber) imar mevzuatına aykırı değildir. Güçlendirilmiş camlar darbelere dayanıklı olduğu için hırsızlara karşı evnizi korur.

Sistemi yaptırmak isterseniz birkaç noktaya dikkat etmenizi tavsiye ediyorum:

İlk olarak yaptıracağınız her imalat için geçerli olan, firmanın üretici mi, seyyar mı çalıştığını öğrenip, daha sonra çıkabilecek problemlerde muhatap bulabileceğinizden emin olun ve garanti şartlarını önceden konuşun.



Rulmanlı sistemlerde kullanılan metalin demir mi çelik mi olduğunu sorup, paslanmazlık garantisi olduğunundan emin olun.

Read more...

İstanbul Lounge - Eroğlu Yapı

Eroğlu Yapı tarafından yürütülen İstanbul Lounge projesi, Küçükçekmece-Halkalı bölgesinde yürütülüyor. Projede 1+1 ile 4+1 arasında 26 ile 204 metrekare arasında değişiklik gösteren toplam 757 daire yer alıyor. Projenin metrekare fiyatı yaklaşık 1500 ile 18000TL arasında değişiyor. Ayrıca İstanbul Lounge projesinde yüzme havuzları, spor salonları, çocuk oyun parkları gibi birçok etkinlik alanı da hazırlanmış

Read more...

25 Kasım 2010 Perşembe

Teklif Verirken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1. Müşterinin maddi imkanları (kredisi, finans gücü vb), piyasa imajı, daha önce yaptırmış olduğu işlerde problemlerle karşılaşılıp karşılaşılmadığı araştırılmalıdır.
2. İşin ödeneğinin ne kadarlık kısmının ayrıldığı öğrenilmelidir.
3. İşin daha önce ihale edilip edilmediği, edilmiş ise iptal nedeni öğrenilmelidir.
4. Hangi firmaların bu işe ilgi duyduğu, ya da katıldığı öğrenilmelidir.
5. İşin teşvik ve diğer mevzuatlar yönünden avantajları araştırılmalıdır.
6. İş yurt dışında ise, ülkenin ekonomik ve siyasi durumu araştırılmalı, yurt içinde ise ekonomik ve siyasi beklentiler dikkate alınmalıdır.
7. İşin alınış amacı ve kazanç öngörüleri belirlenmelidir (sadece kar, referans, prestij, ekipman ve/veya kadro değerlendirme vb.).

İKLİM, ZEMİN VE ÇEVRE KOŞULLARININ ETÜD EDİLMESİ

8. Teklif öncesi iş yeri (yapı mahali) görülüp incelenmelidir. Bu incelemede;
- iş yerinin imar, ruhsat alma durumu
- iş yerine ulaşım (yollar ve kapasiteleri)
- bölgenin güvenlik koşulları
- yöre halkının projenin yapımına yaklaşımı
- yerel taşaron ve imalatçıların projeye yaklaşımı
- işin çevreye rahatsızlık verme ihtimali,
- işverenin mesai saatleri sonrasında çalışmaya izin verip vermeyeceği
- iş yeri şehir içinde ve trafiğin yoğun olduğu bir yerde ise ağır taşıtların trafikteki izin süreleri
- malzeme temin ve şantiyeden çıkacak nakliyelere ilişkin olası problemler
- topografik durumdan kaynaklanacak güçlükler
- elektrik, su, vb. temini. etüd edilmelidir.

9. Yapilacak inşaatın bulunduğu bölgede hangi hava ve iklim koşularının mevcut olduğu öğrenilmelidir.
10. Yılın ne kadarlık süresinde hava koşullarının çalışmaya müsade etmeyeceği yaklaşık olarak hesap edilip teklif çalışmaları esnasında bu süreler dikkate alınmalıdır.
11. Olumsuz iklim koşullarının sadece yapılacak imalata değil malzeme ve ekipman sevkiyatına da etki edeceği göz önünde tutulmalıdır.
12. İklim koşulları, imalat sürecine olan etkisi dışında, doğurabileceği ilave maliyetler (betonun donmasına karşı kullanılacak katkılar, şantiye içi yollar için alınacak önlemler, ısınma maliyetlerindeki artışlar) açısından da değerlendirilmelidir.
13. Yapılacak inşaatın bulunduğu bölgenin jeolojik faktörleri konusunda araştırma yapılmalıdır.
14. Zemin etüdü yapılmalı, zemin şartlarındaki olumsuzlukların yaratabileceği olası ek maliyetler tetkik edilmelidir.
15. İşin metrajlarının çıkarılabilmesi için gerekli tüm proje ve detaylar temin edilmeli, işin teknik şartnamesi titizlikle incelenmelidir.
16. Projelerde ve imalat bünyesine girecek malzeme ve ekipmanlarda, hangi yerel standart ve uygulamaların kullanıldığı öğrenilmelidir.
17. İş götürü bedelli ise, götürü bedel hesabına baz teşkil eden sözleşme metrajı, mümkünse tüm iş analizleri bazında detaylı olarak çıkartılmalıdır.

MALZEME TEMİNİ

18. Teklif bedeli tespitinde, malzeme spesifikasyonları, marka, standart, ihzarat alma durumu gibi malzeme konusundaki sözleşmesel sınırlama / esneklikler dikkate alınmalıdır.
19. Yerel olarak temin edilebilecek malzemeler ve imalat için uygunlukları araştırılmalıdır.
20. Yerel satın alma veya ithal etme maliyetleri bulunmalı ve mukayese edilmelidir. Bazı projelerde yerel satın almada vergi olup, proje gümrük muafiyetine sahip olabilir.
21. Gerekli malzeme miktar ve tutarları fire ve zaiyat oranları dikkate alınarak hesaplanmalıdır.

KULLANILACAK EKİPMANLAR

22. Ekipmanın hangi koşullarda, nasıl temin edilebileceği araştırılmalıdır.
23. Yerel ekipman fiyatları öğrenilmelidir. Başka bölgelerden ekipman getirilmesi gerekiyorsa nakliye ve gümrük masrafları göz önünde tutulmalıdır.
24. Ekipmanın temin edilme yerine göre ekipman maliyeti yanında, nakliye, gümrük ve kur değişimleri gibi faktörlerde göz önünde bulundurularak toplam maliyet hesaplanmalıdır.
25. Uzun nakliye süreleri ve yüksek nakliye maliyeti nedeni ile yedek parça ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır.

İŞÇİLİK

26. İnşaatın yapılacağı bölgedeki işçilik bedelleri öğrenilmeli, özellikle yurt dışı işlerinde tecrübeli işçi bulma imkanları da araştırılmalıdır.
27. Yerel işçi verimliliği öğrenilmelidir.
28. Taşaronlara yaptırılacak işlerin bedelleri hakkında farklı taşaronlardan fiyat alarak araştırma yapılmalıdır.
29. İş programına gore işçiliğin en fazla olduğu dönemdeki iş gücü gereksinimi hesaplanmalıdır. Bu iş gücünün barınma ve konaklama ihtiyaçlarının karşılanması gerekliliği ve karşılanacak hizmetlerin neler olması gerektiği araştırılmalıdır.

İNŞAAT EKİPMANLARI

30. İşin gerektireceği ekipmanların miktar ve niteliği belirlenmeli, ayrıca işin yapılacağı yerdeki ekipman temin ve kiralama imkan ve maliyetleri araştırılmalıdır.
31. Dışardan ekipman getirilmesine ihtiyaç duyulup duyulmadığı belirlenmeli, gümrük yükümlülükleri araştırılmalıdır.
32. İş bitiminde ekipmanların nasıl değerlendirileceği ve bu konuda kısıtlamalar olup olmayacağı araştırılmalıdır.

PROJE YÖNETİM KADROLARI

33. Hangi kadroların yerel veya firmanın kendi kadroları ile doldurulacağı kararlaştırılmalıdır.
34. Çalışanlar için nasıl bir yaşam ve çalışma koşulu sağlanacağı, ( konteyner, kamp, ev, vb ) ve maliyetleri belirlenmelidir.

İŞİN PROGRAMLANMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR

35. Mobilizasyonun ne kadar süreceği hesaplanmalıdır.
36. Ekipman nakliye sürelerinin programa olan etkileri hesaplanmalıdır.
37. Hazırlanacak programda iklim koşulları dikkate alınmalıdır.
38. Yerel işçilik veriminin, çalışma saatlerine ilişkin yükümlülüklerin, kültürün, inanç ve inanışların, iş gücü eğitim seviyesinin programı ne şekilde etkileyebileceği araştırılmalıdır.

MALZEME VE EKİPMAN NAKLİYESİ

39. İşin yapılacağı bölgeye göre nakliye bedelleri öğrenilmelidir.
40. Nakliye bedelleri araştırılırken mesafe miktarı ile birlikte, bölgenin topografyasından ve iklim koşullarından kaynaklanacak ulaşım zorlukları, bölgedeki güvenlik sorunları, gümrükten kaynaklanabilecek problemler de dikkate alınmalıdır.
41. Gümrük çıkış izinleri için gereken ücretler öğrenilmelidir.
42. Nakliye sigorta bedelleri öğrenilmelidir.

ÖDEMELER

43. Ne kadarlık bir ön nakit harcamasına ihtiyaç olacağı belirlenmelidir.
44. Eğer ödemeler resmi makamlarca yapılacaksa, hakedişlerin onayı ve tahsilatı için ne gibi aşamalardan geçileceği ve bunun ne kadar süre alacağı araştırılmalıdır.
45. İdarenin kredi ile finanse ettiği işlerde idarenin KDV ödemesini nasıl finanse edeceği öğrenilmelidir.
46. Ödemelerin yapılacağı para birimi öğrenilmeli, kur dalgalanma veya kurları etkileyebilecek yerel politikalarına ilişkin riskler araştırılmalıdır.

YEREL VERGİLER

47. Yurt dışındaki işlerde ülkenin vergi, iş ve çalışma yasaları ile ilgili bilgiler öğrenilmelidir.
48. Çalışılan ülkede, projeye uygulanacak vergiler (emlak, satış, kdv vb.) araştırılmalıdır.

PROJE FİNANSI

49. Proje finansının belli ülkelerden, belli oran veya tutarlarda satın alma gerektirip gerektirmeyeceği öğrenilmelidir.

KAYNAKLAR

50. Projenin başarılı ve sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için şirketin tanıtımı ve bilgi almak amacı ile iş yapılacak ülkenin resmi ticaret departmanları ve yerel otoriteler ile irtibat kurulmalıdır.
51. Müşteri, yükümlülüklerini yerine getirmez, projeyi iptal eder, ödemeleri yapmaz veya yerel taşeronlar ile sorunlar yaşanırsa, ne gibi yasal kaynaklardan yararlanılabileceği araştırılmalıdır.
52. Yerel muhasebe, vergi, ve ticari konularda danışmanlık firması, muhasebe firması gibi kişi veya kuruluşlardan destek alınması düşünülmelidir

Read more...

Beton Standartları Nelerdir

EN12504-2 Yapılarda Beton Deneyleri - Bölüm 2: Tahribatsız Deneyler - Geri Sıçrama Değerinin Tayini
EN12763 Boru ve Ekleme Parçaları - Lifli Çimento ile İmal Edilmiş - Bina Boşaltım Sistemlerinde Kullanılan - Boyutlar ve Sevkiyatta Kullanılan Teknik Terimler
EN1367-3 Agregaların Termal ve Bozunma Özellikleri için Kaynama Deneyi
EN933-6 Agregaların Geometrik Özelliklerinin Değerlendirilmesi - Agrega Akış Katsayısı
ENISO3766 Yapı Çizimleri - Betonarmelerin Basitleştirilmiş Gösterimi (TS3710)
ENV13670-1 Beton Yapıların Uygulanması - Bölüm 1: Genel
ENV1504-9 Beton Yapılar - Koruma ve Tamir için Mamul ve Sistemler - Tarifler, Özellikler, Kalite Kontrol ve Uygunluğun Belgelendirilmesi - Bölüm 9: Tarifler
ENV196-4 Bölüm 4: Çimento Deney Metotları - Bileşen Miktarının Tayini
ENV1992-1-1 Eurocode 2 Beton Yapıların Projelendirmesi - Bölüm 1-1: Genel Kurallar ve Bina Kuralları
prEN1097-10 Agregaların Mekanik ve Fiziksel Özellikleri İçin Deneyler - Kısım 10: Su Emme Yüksekliği
TS10088 Beton Agregaları - Petrografik İnceleme
TS10088EN932-3 Agregaların Genel Özellikleri İçin Deneyler Kısım 3: Basitleştirilmiş Petrografik Tanımlama İçin İşlem ve Terminoloji
TS10156 Çimento- Katkılı Çimento (TS10156:1992 iptal edilmiş ve yerine EN 197-1 geçmiştir.)
TS10157 Çimento- Sülfatlara Dayanıklı
TS10326 İnşaat Makinaları- Vibratörler (Beton Sıkıştırmak için)
TS10465 Beton Deney Metotları- Yapı ve Yapı Bileşenlerinde Sertleşmiş Betondan Numune Alınması ve Basınç Mukavemetinin Tayini (Tahribatlı Metot)
TS10513 Çelik Teller - Beton Takviyesinde Kullanılan
TS10514 Beton - Çelik Tel Takviyeli - Çelik Telleri Betona Karıştırma ve Kontrol Kuralları
TS10515 Beton-Çelik Tel Takviyeli-Eğilme Mukavemeti Deney Metodu
TS1091 Beton Yapılar İçin Sıcak Uygulamalı Elastik Derz Örtme Malzemeleri
TS10966 Sıvı Kür Malzemeleri-Membran Oluşturan-Beton Yüzeyine Uygulanan
TS10967 Beton Deneyleri-Beton Yüzeyine Uygulanan Kür Maddesi-Su Tutuculuk Özelliği Tayini
TS10971 Lastikler-Ön Şekillendirilmiş Derz Dolgu Maddeleri-Karayollarında Beton Kaplamalar Arası Derzler İçin
TS11052 Çimentolar-Uzama Tayini-Otoklav Metodu
TS11053 Çimentolar-Özgül Yüzey Tayini-Türbidimetrik Metot
TS1114 Hafif Agregalar-Beton İçin
TS11140 Yapıştırıcılar-Çimento Esaslı (Hidrolik Bağlayıcılı) Fayans, Seramik ve Döşeme Plağı İçin
TS11222 Beton- Hazır Beton- Sınıflandırma, Özellikler, Performans Üretim ve Uygunluk Kriterleri
TS11551 Beton Pompası
TS11746 Beton Kimyasal Katkı Maddeleri- Beton Antifrizi (Soğuk Havada Taze Betonu ve Harcı Donmaya Karşı Koruyucu Madde)
TS11747 Püskürtme Beton (Shocrete) Yapım, Uygulama ve Bakım Kuralları
TS12139 Çimento-Portland Curuflu (TS12139:1997 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. Ancak TSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar yürürlüktedir.)
TS12140 Çimento-Portland Curuflu (TS12139:1997 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. Ancak TSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar yürürlüktedir.)
TS12141 Çimento-Portland Curuflu (TS12139:1997 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. Ancak TSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar yürürlüktedir.)
TS12142 Çimento-Portland Curuflu (TS12139:1997 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. Ancak TSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar yürürlüktedir.)
TS12143 Çimento-Portland Curuflu (TS12139:1997 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. Ancak TSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar yürürlüktedir.)
TS12144 Çimento-Portland Curuflu (TS12139:1997 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. Ancak TSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar yürürlüktedir.)
TS12165 İnşaat Makinaları-Beton Santrali
TS1247 Beton Yapım, Döküm ve Bakım Kuralları (Normal Hava Koşullarında)
TS1248 Beton Yapım, Döküm ve Bakım Kuralları-Anormal Hava Şartlarında
TS12786 Betonarme Kalıpçısı
TS12815 İnşaat (Betonarme) Demircisi
TS19 Çimento-Portland Çimentoları (TS19:1992 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. Ancak TSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar (TS19:1992 yürürlüktedir.)
TS20 Çimento-Yüksek Fırın Curuflu Çimentolar (TS20:1992 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. Ancak TSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar (TS19:1992 yürürlüktedir.) TS20:1992 yürürlüktedir.)
TS21 Çimento-Beyaz Portland
TS22 Çimento-Harç Çimentosu (TS22 revize edilmiş ve EN 413 -1 ve -2 yayınlanmıştır. Resmi Gazetede Yayınlanana kadar yürülüktedir.)
TS22-1ENV413-1 Çimento-Harç Çimentosu-Bölüm 1:Özellikler
TS22-2EN413-2 Çimento-Harç Çimentosu-Bölüm 2:Deney Metotları
TS23 Çimento-Numune Alma Metotları
TS23EN196-7 Çimento Deney Metotları- Bölüm 7: Çimentodan Numune Alma ve Hazırlama Metotları
TS24 Çimentoların Fiziki ve Mekanik Deney Metotları
TS2511 Taşıyıcı Hafif Betonların Karışım Hesap Esasları
TS2518 Sertleşmiş Betonlarda Çimento Dozaj Tayini
TS26 Çimento-Traslı Çimento (TS26:1992 iptal edilmiş ve yerine TSEN197-1:2002 geçmiştir. AncakTSEN197-1:2002 standard metni Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girinceye kadar (TS26:1992 yürürlüktedir.)
TS2810 Beton İşlerinde Kullanılan Dilatasyon Malzemeleri - Lastik Su Tutucu Contalar
TS2823 Bimsbetondan Mamul Yapı Elemanları
TS2871 Taze Beton Kıvam Deneyi (Çökme Hunisi Metodu İle)
TS2872 Taze Beton Kıvam Deneyi (Sıkıştırma Faktörü Metodu ile)
TS2901 Taze Betonda Hava Miktarının Basınç Metodu ile Tayini
TS2940 Taze Betondan Numune Alma Metotları
TS2940ISO2736-1 Beton Deneyleri- Deney Numuneleri Bölüm 1: Taze Betondan Numune Alma
TS2941 Taze Betonda Birim Ağırlık, Verim ve Hava Miktarının Ağırlık Yöntemi ile Tayini
TS2987 Betonda priz Süresinin Tayini
TS3068 Laboratuvarda Beton Deney Numunelerinin Hazırlanması ve Bakımı
TS3068ISO2736-2 Beton Deneyleri- Deney Numuneleri Bölüm 2: Dayanım Deneyleri İçin Deney Numunelerinin Yapımı ve Kürü
TS3078 Beton İşlerinde Kullanılan PVC Plastik Dilatasyon Malzemeleri-PVC Plastik Su Tutucu Contalar
TS3114 Beton Basınç Mukavemeti Tayini
TS3114ISO4012 Beton-Deney Numunelerinin Basınç Dayanımı Tayini
TS3115 Taze Beton Kıvam Deneyi (Vebe Metodu İle)
TS3129 Betonda Yarma Çekme Dayanımı Tayini Deneyi (Silindir Yarma Metodu)
TS3129ISO4108 Beton-Deney Numunelerinin Yarmada Çekme Dayanımı Tayini
TS3234 Bimsbeton Yapım Kuralları, Karışım Hesabı ve Deney Metotları
TS3235 Püskürtme Yoluyla Asbest-Çimento Yalıtımı Yapım Kuralları
TS3260 Beton Yüzey Sertliği Yolu ile Yaklaşık Beton Dayanımının Tayini Kuralı
TS3261 Taze Betonda Hava Miktarının Hacim Metodu ile Tayini
TS3262 Betonda Aşınma Dayanıklılığı Tayini Deney Metodu (Kum Püskürtme Yolu ile)
TS3284 Betonun Eğilmede Çekme Dayanımı Tayini Deneyi (Üçtebir Notalarından Yüklenmiş Basit Kiriş Metodu İle)
TS3285 Betonun Eğilmede Çekme Dayanımı Tayini Deneyi (Orta Noktasından Yüklenmiş Basit Kiriş Metdu ile)
TS3286 Betonun Eğilmede Çekme Dayanımının Şantiyede Tayini Deneyleri
TS3287 Betonun Eğilmede Çekme DeneyindENÇıkan Deney Numunesi Parçaları Üzerinde Basınç Dayanımı Deney Metodu
TS3289 Hafif Agregalı Yalıtım Betonu Deney Numunelerinde Basınç Dayanımı Tayini
TS3289EN1354 Gözenekli Beton-Hafif Agregali-Basınç Mukavemeti Tayini

Read more...

Malzeme Zayiatı Önleme Yolları

Şantiyelerde Malzeme Zayiatı Ve Önleme Yolları

Herhangi bir imalatta, kabaca %70-80'inin malzeme olduğunu kabul ve biraz abartarak bunda da %20 zayiat verdiğimizi varsayarsak, genel imalat bedelinin % 15'i, yani tüm işçilik tutarının yarısını aşan rakkamlarla karşılaşırız. Sadece bu kaybı, ya da hiç olmazsa yarısını önlemenin bile bir şantiyeyi zarardan kara geçirebileceği düşünülürse, bu konunun kapsamı ve önemi daha iyi anlaşılır.

Öte yandan bu zayiat hesaplarının sürekli yapılması geleceğe bir ışıktır. Nerelerde ve ne kadar zayiat yapıldığının bilinmesi, yeni teklifler için fiat oluşturmada önemli yararlar sağlayacaktır.

Şantiyelerdeki malzeme zayiatı genellikle :

- Teslim alma, depolama ve korumada özensizlik,
- Kullanmada israf,
- Hatalı imalat kayıpları, olarak üç ana kalemde toplanmaktadır. Sıra ile açıklayalım:

1.TESLİM ALMA, DEPOLAMA VE KORUMADA ÖZENSİZLİK

Şantiyelerdeki malzeme zayiatının çoğu, hiç olmaması gereken yerde, daha teslim almada başlıyor. (Noksan,kalitesiz ve de yanlış teslim almalarla, şantiyenin gider hanesini kabartmamak için)

*Demir, saç vb. malzemeyi kesinlikle tartarak;

*Adetle belirli malzeme ve techizatı sayıp, irsaliyeye göre kontrol ederek;

*Kum, çakıl, mıcır, taş vb. malzemeyi, boşalmadan kamyonda ölçerek teslim almalı;

*Kazan, tank, hidrofor vb.ağır ya da diğer nazik malzemenin taşıtlardan indirilmesinde hasara uğramamaları ya da diğer nazik malzemenin taşıtlardan indirilmesinde hasara uğramamalarına özen gösterilmelidir.

*Mesai saati dışı, göz kararı malzeme teslim alınmamalı, sevklerde nakliyeciler, malzemeyi şantiyeye ancak mesai saati içinde teslim edebileceği hususunda gereğince uyarılmalıdır.

Depolamaya gelince, ne yazıkki çoğu şantiyelerde bugün, malzemenin sadece (girdi-çıktı) kayıtlarını tutacak değil, cinslerine ve özelliklerine göre depolayacak bilgi ve yetenekte ambarcılar çok az bulunmaktadır.

*Hatalı depolamadan meydana gelecek zayiata ek olarak şantiyenin, gerektiğinde elindeki malzemenin adet ve miktarını kolayca sayıp ölçmemesi ve aradıklarını bulamaması nedeniyle iş duraklamaları ile mükerrer sipariş harcamalarından kaçınabilmesi için malzemenin her an kolayca sayılıp, ölçülebilecek; rahatça alınabilecek ve bir kısmı alınırken kalan kısmı zarar görmeyecek; zaman ve hava etkileri ile dağılıp bozulmayacak şekilde, cinslerine ve karakterlerine göre, yetkililerince bilinçli depolanmalıdır.

*Açıkta depolamada tuğla,kiremit, eternit vb.malzemelerle, saç vb. madensel ve de nazik malzeme ve imalat için, çok el değiştirmeden kullanılabileceği yerlere yakın, taşıt ve inşaat makinalarının çarpıp ezemiyecekleri alanlar seçilmelidir.

Bir de hırsızlık zayiatı olabiliyor, şantiyelerde. İçerden olsun dışardan gelsin, bir kısım malzemeyi satmak amacı ile çalıp götürenlerle, şantiyede çalışanlardan bazılarının kendi kişisel gereksinmeleri için bazı şirket malzemesini alıp götürmelerinin zayiatı...

*Kurşun boru gibi, kablo gibi, vana ve musluk gibi, kolay çalınabilir malzeme özellikle önemlidir ve gereken önlemler alınmalıdır.

*Ancak bu çeşit zayiatın olası tutarını iyi tahmin etmelidir ki hırsızlığı önlemek için alacağımız önlemlerin harcamaları, olası hırsızlık bedeleni geçmesin.

*Bu cins zayiatı önlemek için şantiyenin etrafını kesinlikle çevirmeli, kıymetli malzemeyi kapalı ve kilitli yerlerde korumalı, şantiyeye giriş ve çıkışı bekçili tek kapıdan yapmalı ve iş saatleri dışında şantiye içinde bulunmayı yasaklamalıdır.

2. KULLANMADA MALZEME İSRAFI

Kullanmada malzeme israfı, genellikle ve özet olarak işçinin mal kıymeti bilmemesi ile yaptığı işin sonuçlarını düşünmemesi ve de özellikle götürü işçilik olarak yaptığı işlerde, işçilikten kazabilmek için malzemeyi feda etmesinden oluşmaktadır. Şöyle ki:

Usta, (Kırılırken tuğladan çıkan sesten hoşlanır da ondan derler) örneğin, duvar örerken gereken parça tuğlayı aramaz da eline aldığı ilk sağlam tuğlayı, malanın keskin kenarı ile kırar, bir parçasını kullanır, diğer kısmı ufalanır gider. Aynı şekilde imalattaki yerine göre kullanılmak üzere kısa boy keresteyi aramaz da büyük boyları kesip parçalar. Ustaların yanına parça tuğla ve taş vb. ile özellikle kısa ve çeşitli boyda keresteyi önceden getirmeli ki tam ve büyük boyları ziyan etmasinler. Demirlere gelince, biribirinin parçalarından yararlanabilmek için, kesime başlamadan, kesinlikle listelenmeli, parçalar kutur ve boylarına göre kolay alınır şekilde tezgah yanına dizilmelidir.

(Usta çivi çalmaz, ama yere düşeni de almaz! ) diye bir söz vardır ve doğrudur. Dikkat edin, herhangi bir usta bir yere çakarken çivi yere düşse kesinlikle eğilip almaz, torbasından bir yenisini çıkarır.Gene, özellikle götürü işlerde, kullanılmış kerestenin çivilerinden , ancak keseceği yere rastlayanını çıkarıp yere atar, kalanlarını birer keser vuruşu ile olduğu yerde ezer bırakırlar. Böylece yerler, yeni ve eski, kerestelerin üzeri ezilmiş çivilerle doludur. Olasılığı varsa işçilik ihalelerine çiviyide katmalı, yoksa bir ekiple kerestelerdeki çivileri çıkartıp toplatmalı, götürü olarak doğrultturarak yeniden kullanılmalıdır.

Kalıp ve iş iskelesini sökerken meydana gelen kereste zayiatı da çok önemlidir. Söküde harap olmaması için (ve de kalıp kurulurken seviye ayarlama kolaylığı bakımından) dikmelerin altına çift kama koymak; iskeleleri yıkarak değil, teker teker elemanlarını alarak sökmek; Yüksek katlardaki kalıp malzemesini aşağı atmak değil de indirmek yolu ile, kereste zayiatı azaltılabilir.

Malzeme zayiatının önemli bir kısmı da harç zayiatıdır. Harçların toprak zeminde hazırlanarak, ya da kullanılacağı yerde (teknik bakımdan da hatalı olarak) toprak zemine dökerek zayiat vermemek için beton bir zemin hazırlamalı, ya da taşınabilir saç plakalar kullanılmalı; arabaların fazla doldurulması ya da araba yol ve iskelelerin düzensizliğinden meydana gelen sağa sola saçılmaların, betonları kalıp içine dökerken dışarı taşmaların, kalıp ve kalıp taşıyıcı iskelelerinin yapımına özen göstererek oturma ve şişme nedenleriyle gereksiz beton sarflarının önlenmesi; iş saati sonuna kadar kullanılabilecek ve de ancak kullanılabileceği yer kadar beton ve çimentolu harç hazırlayarak, iş saati ya da imalat sonunda harç artmamasına dikkat edilmesi; Elektrik kesilmesi, yağmur vb. durumlarda hazır beton harcının ziyan olmaması için uygun bölümlerde yedek beton dökme yerleri, yedek benzinli ekipman ve örtü malzemesi bulundurulması yolları ile bu çeşit malzeme zayiatının da hiç değilse azaltılması sağlanabilir.

Şantiyelerde genellikle kimsenin eli, kapamak için elektrik anahtarı ve su musluklarına gitmez. Akaryakıt, elektrik ve su harcamalarına da dikkat edilmeli, arızalı su tesisatı derhal onarılmalıdır.

3. HATALI İMALAT KAYIPLARI

İmalat hataları kalitesiz işçiden daha çok, şantiyenin ihmali ve kontrol noksanlığından ileri gelir. Bunun neden olacağı zayiatın yanında yıkma ve hatalı işlerin utancından da kurtulabilmel için:

İmalata geçmeden önce Mimari, Betonerme/Çelik ve Detay projelerinin birbirleri ile uygunluklarının yanında bunların Tesisat, Elektrik ve Montaj projeleri ile uygunlukları da önemle sağlanmalıdır. Çeşitli tesisat delik ve boşlukları, montaj delikleri, tesisat ve su kanalları, makina kaideleri, ankraj delik ve plakalarının projedeki durumları özenle incelenmeli, özellikle kaideler ve delikleri olanağınca katalogları ile de karşılaştırılmalıdır.

Sonradan oyma, delme ve krmalara neden olmamak için beton dökmeden önce, ankastre elektrik tesisatının döşenmiş, gerekli tesisat deliklerinin, geçiş parçalarının, ankraj plaka ve cıvatalarının, sonradan rahatça çıkarılabilecek şekilde hazırlanmış delik takozları, dilatasyon ve derz çıtalarının tam yerlerine ve tümüyle konmuş bulunmalarına dikkat edilmelidir. İleride yerlerinden çıkarılmaları çok zor ve masraflı olacağından, ahşap takoz ve çıtalar beton içinden zamanında, ancak beton kenarları hırpalanmadan çıkarılmalıdır.

Sonradan neden olunacak yıkma, tadil. Tamir, temel ve zemin dolguları, sıva ile düzeltmeler vb. işlerden kaçınabilmek için, sonradan değil, iş sırasında kontrol edilerek:

-Temellerin, gereğinden derin kazılmamasına, dolguların son derecede iyi sıkıştırılmasına dikkat edilmelidir.
- Kalıpların ipinde, şakulünde ve terazisinde yapılması sağlanmalıdır.
- Duvarların ipinde, şakulünde ve gönyesinde yapılmasına, tuğla/briket sıralarının yatay; Kapı ve pencerelerin yerlerinde, kenarlarının şakülünde olmasına özen gösterilmeli, kapı-pencere açıkları projeden 1-2 cm. geniş tutulmalıdır.
- İzole iyice kontrol edilmeden, üzerine ve dışına yapılacak imalata başlanmamalı, sonraki imalat sırasında izolenin bozulmamasına özen gösterilmelidir.
- Boya işlerinde katalog ve örnek renklere uymaya dikkat edilmeli, tamamenn mutabık kalınmadan ve her iş bitmeden son katlar vurulmamalıdır
- Bir yer tamir edilirken işçilerin bir başka yer ya da işi bozabilecekleri hatırdan çıkarılmamalıdır.

Uygulamada hiç bir zaman hafızaya güvenmemeli, bir işe başlamadan ve de bir soruda kesinlikle şartname ve projeye bakmalıdır

Read more...

Ayancuk.Com - Guncel Haberler

Ayancuk.Com

Ayancuk.Com

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP