11 Haziran 2012 Pazartesi

Binaların yüzde 20′si yenilenebilir olacak


2017 yılından itibaren yeni binaların yıllık enerji ihtiyacının en az yüzde 20′si yenilenebilir enerji kaynaklarından temin edilecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, enerji verimliliğinin arttırılması amacıyla 2023 yılına kadar en az 1 milyon konutla toplam kullanım alanı 10 bin metrekarenin üzerindeki ticari ve kamu binalarında standartları sağlayan ısı yalıtımı ve enerji verimli sistemler oluşturulmasını planlıyor.

Bu kapsamda, enerji verimliliği potansiyeli ve öncelikler tespit edilecek. Buna bağlı olarak, bina alt sektörlerindeki enerji tüketimi bilgilerini içeren veritabanı hazırlanacak ve kıyaslama göstergeleri geliştirilecek.

Bina tipolojileri için oluşturulan model binaların teknik özellikleri belirlenecek. Bu çalışma 2017′ye kadar sürecek.

-Mevcut binalar model binalarla kıyaslanacak-

Mevcut binaların, model binalarla kıyaslanması sonucunda binalarda enerji verimliliğinin sağlanmasına yönelik kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlenecek. Bu çalışma 2018′e kadar sürecek. Mevcut binalarda enerji verimliliğinin artırılması için eylem planı geliştirilecek, alınan önlemlerin fayda-maliyet analiz çalışmaları tamamlanacak.

Enerji verimliliği açısından piyasadaki yapı malzeme ve teknolojileri değerlendirilecek, buna yönelik AR-GE öncelikleri ve desteklenecek alanlar belirlenecek. Yapılacak bu çalışmalarla kapasite gelişimi de sağlanmış olacak.

-Yeni binaların enerji ihtiyacı yenilenebilir enerji kaynaklarından-

Binalarda yenilenebilir enerji kullanımının artırılması çalışmaları kapsamında da 2017 yılından itibaren yeni binaların yıllık enerji ihtiyacının en az yüzde 20′si yenilenebilir enerji kaynaklarından temin edilecek.

Yerleşmelerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması amacıyla da 2023 yılına kadar yeni yerleşmelerde yerleşme ölçeğinde sera gazı emisyonunun mevcut yerleşmelere göre en az yüzde 10 azaltılması hedefleniyor.

-Binalarda enerji performansı-

Binalarda ısı yalıtımının ve verimli enerji sistemlerinin kullanımının sağlanması için Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliği iyileştirilecek ve güçlendirilecek.

Bu amaçla, yönetmelikte belirtilen bina teknik sistemleriyle ilgili kriterler ve minimum gerekler gözden geçirilecek ve revize edilecek.

2017 yılına kadar bütün binalarda BEP Yönetmeliği ve diğer enerji verimliliği yönetmelikleri etkin olarak uygulanacak, tüm binalara Enerji Kimlik Belgesi verilecek.

Kamu kuruluşlarının bina ve tesislerinde, yıllık enerji tüketimi 2015 yılına kadar yüzde 10 ve 2023 yılına kadar yüzde 20 azaltılacak.

Read more...

Türkiye Konut Fiyat Endeksi arttı


Türkiye Konut Fiyat Endeksi (TKFE), 2011 yılının Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,87, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,34 arttı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıkladığı 2011 yılı Aralık ayı Türkiye Konut Fiyat Endeksine göre, 2011 yılının Aralık ayında 115,30 olan endeks, 2010 yılı Aralık ayında 103,56 düzeyindeydi. TKFE, 2011 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,34 arttı. 2011 yılının Kasım ayında 114,30 olan endeks, Aralık ayında 115,30 oldu. Endeks, bir önceki aya göre yüzde 0,87 arttı.

Türkiye Yeni Konut Fiyat Endeksi (TYKFE), 2011 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,73, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,25 arttı. 2011 yılı Kasım ayında 113,83 olan endeks, Aralık ayında 114,66 oldu. TKYFE, 2010 yılı Aralık ayında 104 düzeyindeydi.

İstanbul’da 2011 yılı Aralık ayında TKFE, bir önceki aya göre yüzde 1,40, bir önceki yılın aynı ayına göre 13,26 arttı. İstanbul’da 2011 yılı Kasım ayında 116,77 olan endeks, Aralık ayında ise 118,41 oldu. TKFE, 2010 yılı Aralık ayında 104,54 düzeyindeydi.

Ankara’da 2011 yılı Aralık ayında TKFE, bir önceki aya göre değişmezken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,26 arttı. Ankara’da 2010 yılı Aralık ayında 102,55 olan endeks, 2011 yılı Kasım ve Aralık aylarında da 112,05 oldu.

İzmir’de ise 2011 yılı Aralık ayında TKFE, bir önceki aya göre yüzde 0,43, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,40 arttı. İzmir’de 2010 yılı Aralık ayında 103,78 olan endeks, 2011 yılı Kasım ayında 115,12, Aralık ayında 115,62 oldu.

Read more...

Van’a 15 bin konut yapılacak


Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Van depremi sonrası yapılan ihaleleri açıkladı.



Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Van depremi sonrası 15 bin 323 konut ve 225 köy evi, 25 okul, 10 ticaret merkezi, 13 büfe, 24 cami, 3 köy konağı ve 225 ahır inşaatının ihalesinin tamamlandığını açıkladı.

Bakan Bayraktar, BDP Diyarbakır Van Milletvekili Altan Tan’ın Van depremi sonrası Van-Erciş ve köylerinde TOKİ tarafından ihalesi tamamlanan konut, işyeri, camii ve okul sayılarıyla ilgili soru önergesini yanıtladı. Bakan Bayraktar, “Toplu Konut İdaresi 28 Şubat 2012 itibariyle, anılan afet bölgesinde toplam 15 bin 323 konut ve 225 köy evi, 25 okul, 10 ticaret merkezi, 13 büfe, 24 camii, 3 köy konağı ve 225 ahır inşaatının ihalesi tamamlanmıştır” dedi.

Van ili merkez ve Erciş ilçelerine bağlı köyler için TOKİ tarafından 6 bin konteynırın alt yapısıyla birlikte tedarikine yönelik ihalenin de yapılarak tamamlandığını açıklayan Bayraktar, bunların AFAD’a teslim edildiğini kaydetti.

Van merkez ve Erciş’te toplam 16 bin 576 konteynıra ait alt yapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işini de TOKİ’nin ihale ettiğini belirten Bakan Bayraktar bundan sonra yapılacak ihalelerle ilgili de şu bilgileri verdi:

“Van ili Merkez ilçesi Bardakçı mevkiinde 3 bin 580 kişilik öğrenci yurdu, Melikşah mevkiinde bin 430 kişilik öğrenci yurdu ve Özalp ilçesinde de 350 kişilik öğrenci yurdunun inşaatı ihale aşamasındadır.”

Read more...

9 Haziran 2012 Cumartesi

Kentsel dönüşüme vergi ayarı


Hükümet, konutta uygulanan KDV sistemini topyekûn değiştirdi. Meclis Genel Kurulu'nda son dakikada yapılan bir düzenlemeyle kentsel dönüşüm ve özelleştirme kapsamında yapılan konutlar istisna kapsamından çıkarıldı. Böylece, kentsel dönüşüm kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerin lüks semtlerinde yapılacak konutlar için de KDV oranını Bakanlar Kurulu belirleyecek. Beyoğlu'nda kentsel dönüşüm alanı için yüzde 18 KDV belirlenirken, Esenyurt'ta yüzde 1'lik oran uygulanabilecek.

200 MİLYON TL'LİK EK GELİR
Meclis'te önceki gece kabul edilen yasayla İstanbul'un lüks projelerinden birindeki 50 metrekarelik konut için de yüzde 18 KDV alınabilecek. 150 metrekareden büyük dairelerin vergisi de farklı olacak. Vergi orandaki farklı uygulama ile ortalama 150-200 milyon liralık gelir bekleniyor.

CEPTEN 100 TL ALINACAK
Yasa'yla gelecek diğer düzenlemeler ise şöyle:
Yurtdışından getirilen cep telefonları için 100 lira kullanım izin harcı ödenecek.
Elektrikli araçlar pilleri, ÖTV kapsamından çıkarılacak.
Bastonculuk gibi kaybolmaya yüz tutan mesleklerde çalışanlar vergiden muaf olacak.
Gerçek usulde vergi ödeyenler basite geçebilecek.
İstihdam nedeniyle gelen mali yükler azaltılacak.
Alkollü içecek ve sigaradaki maktu vergi, ocak ve temmuz aylarında ÜFE'ye bağlı olarak güncellenecek.
Vergi affı kapsamında taksitlerini aksatanlar yasadan sonraki 4 ay içinde tekrar başvuru yapabilecek.

Read more...

'Konutta KDV fren oldu'


ViaDMC Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Bayraktar, konutta KDV düzenlemesiyle ilgili olarak, 'Kentsel dönüşümün bu kadar hızlı olduğu bir dönemde çıkması doğru değil. Sektörün çok ciddi bir gaza ihtiyacı vardı. Bu, fren oldu. Zamanlama yanlış' dedi.

ViaDMC Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Bayraktar, konutta uygulanan KDV sisteminin değişmesini özel röportajda değerlendirdi.

Bayraktar, "İstanbul için kentsel dönüşümün bu kadar hızlı olduğu bir dönemde çıkmasını doğru bulmuyorum. Zamanlaması yanlış. Eğer biz bu dönüşümü istiyorsak, sektörün çok ciddi bir gaza ihtiyacı vardı. Bu, fren oldu. Sektörün önünü açmak ve ne kadar teşvik varsa önüne koymak gerekiyordu. Düzenleme belki doğru ama zamanlaması yanlış" açıklamasında bulundu.

"2013'te projelerin açılışından sonra kendimizi kentsel dönüşümün içinde buluruz" ifadesini kullanan Bayraktar; Vialand projesinin diğer illere yayılacağını, Venezia projesinin ise Atatürk Havalimanı'ndan Taksim'e yapılacak yeni metro hattından durak alacağını söyledi. Bayraktar, bir sonraki projeleri içinse "Herşeyin ilkini yapalım istiyoruz" dedi.

Eyüp'te 1 milyar dolarlık yatırımınız var. Haliç'in dönüşümünde Vialand'in ardından projeniz olacak mı?
"Vialand, bölgenin kentsel dönüşüme katkı verecek bir proje. Viaport Venezia da Vialand'e çok yakın. 2500 konut, ofis ve otellerden oluşuyor. Konut ve ofis projesi olarak Venezia'da olacağız. Bütün enerjimizi ise ağırlıklı olarak şu anda Vialand'e vermek istiyoruz. Projeyi 23 Nisan'da bitirme sözü verdik ve kendimize zor bir hedef koyduk."

Vialand'in ardından farklı şehirlerde eğlence temalı parklar olacak mı?
"Evet olacak. Vialand'in çıkış noktası bu. Aynı konseptte en az 500-1000 m2 üzerindeki lokasyonlarda Türkiye'ye bu projelerden kazandırmak istiyoruz. Öncelikli hedefimiz markayı yurt içinde tanıtmak, bilinirliğini en üst düzeye çıkarmak. Sonraki adım yurtdışı olabilir."

Venezia'da ne kadarlık bir kazanç vadediyorsunuz yatırımcılara?
"Şu anda 2500 konuttan 900'ü satıldı. 4-5 ayda %20 prim yaptı proje. Bu oran, yüzde 60-70'e ulaşacaktır. Proje konuşuluyorsa ilgi çekiyor ve talep yükseliyor. Dolayısıyla da kar vadeden bir projeye dönüşüyor."

Benzer bir proje gelecek mi?
"Bütün projelerimiz birbirinden çok farklı. Biz aynısını yapmayalım, geliştirip daha güzelini yapalım istiyoruz. Herşeyin ilkini yapalım istiyoruz. Venezia, Vialand birer ilk. Yeni projelerde de bunları geliştirerek, ülkeye güzel şeyler kazandırmayı hedefliyoruz."

Bir sonraki ilkinizle ilgili ipucu veriyor musunuz?
"Bu ilkleri tamamladıktan sonra çalışmalara başlayacağız."

Ofislerinize yabancı yatırımcıların ilgisi nasıl?
"Ankara'da devam eden ofis projelerimiz var ve yerli yatırımcılara hitap ediyor. Venezia'daki ofislerimiz ise bu yılın son çeyreğinde satışa çıkacak."

Ön talepler alıyorsunuzdur?
"Evet alıyoruz."

Şehir merkezinde yeni projeler için nereleri düşünüyorsunuz?
"Bence Venezia da şehrin içinde kalıyor. Atatürk Havalimanı'ndan Taksim'e yeni hat yapılacak. Çok yakında ihaleye çıkılacak. Venezia da yeni metro hattına durak alacak."

Dönüşüm alanları ile ilgileniyor musunuz?
"Şu an için değil. 2012'de çok doluyuz. 2013'te projelerin açılışından sonra kendimizi dönüşümün içinde buluruz. Çünkü tüm projelerimiz İstanbul'un dönüşümüne katkıda bulunuyor. Kurtköy'deki projemiz ile konut fiyatları %300-400 arttı. Vialand başladı, bölgede dönüşüm çok hızla başladı. Dönüştürücü olarak dönüşümde yer alıyoruz, dolayısıyla..."

Mütekabiliyet ile fiyatlarda ne kadar artış öngörüyorsunuz?
"2012 ve 2013'te fiyatlarda aşırı artış beklemiyorum. Çok talep gören projeler de zaten fiyat artışı oluyor. İlk anlamda marka ve özel projeler bu pastadan pay alacak. Kim olsa, şehrin bilinen markası ve projesinden almak ister."

Sizin bu yönde çalışmalarınız başladı mı?
"Londra'da ve Dubai'de satış ofisimiz var. Tamamen bizim yönetimimizde. Bize satış yapan özellikle Körfez Bölgesi'nden aracılar da var."

Talep nasıl?
"Venezia'da satışlara başladık. Çok kısa bir sürede yaklaşık 70 adet daire sattık. Körfez Bölgesi'ne satış yapıyoruz ve rezervasyon alıyoruz. Çok aracı geldiği için rezervasyonda tutuyoruz. Bildiğimiz, güvendiğimiz ve bizim tarafımızdan organize edilen satışlar var. Onları satış olarak kayda geçiyoruz."

Yeni İstanbul planları açıklandı. Bu bölgede yer alacak mısınız?
"Çok yeni ve makro projeler. Bir yatırımcının 'Ben orada olacağım' demesi için biraz vakit geçmesi gerekiyor. 1/5000 ve 1/1000'lik planların çıkması gerekiyor. Devlet kontrolünde olacak ve parça parça verilecek. Biz de sonrasında değerlendirmelerde bulunacağız."

Read more...

Tiyatro ve operaya mescit


Çevre Bakanlığı'nın hazırladığı taslakla, düğün salonu, sinema, tiyatro, opera, havaalanı, gar, liman ve metro istasyonlarına ibadet yeri ve kreş yapılacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 42 maddeye çıkardığı “yapı denetimi” taslağı tamamlandı.

“Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı”, opera, tiyatro, havalimanı, gar, liman ve metro istasyonları gibi yerlere mescit ve kreş zorunluluğu getiriyor.

Hürriyet gazetesinin haberine göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 42 maddeye çıkardığı “yapı denetimi” taslağı tamamlandı.

Bazı maddeleri tartışmalara yol açacak taslaktan detaylar şöyle;

İmar planlarında, meydan, yol, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu, garaj ve terminal gibi ulaşım hizmetleri için ayrılmış alanlar ve tesisler ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili TSK’ya ait harekat ve savunma amaçlı yerler, belediyelere devredilebilecek. Bunun için Milli Savunma Bakanlığı’nın görüşü alınacak. Uygun görüş halinde Maliye Bakanlığı’nın onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye devredilebilecek. Belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilecek ve tapu kaydı terkin edilecek. Bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnızca binanın bedeli ödenecek. Mevcut yasada devir işlemlerinde askeri araziler ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün arazileri hariç tutuluyordu.

İmar planlarında site büyüklüğündeki konut alanlarında, alışveriş merkezi, çarşı, pasaj gibi ticaret alanlarında, işhanı, büro, yönetim binası gibi ticaret hizmet alanlarında, müşterilerin çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kreş, ibadet yeri ve oyun alanı için ilgili kamu kurumlarının Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşleri alınarak, yeterli alanlar ayrılacak.

Yeni düzenlemeye göre, gazino, düğün salonu gibi eğlence yapılarında, sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalarda, eğitim, özel eğitim, hastane, sağlık ve özel sağlık tesislerinde, kamu hizmeti için kullanılan resmi binalarda, kara limanları, deniz limanları, hava limanları, terminal, tren garı, metro istasyonları gibi ulaşım yapı ve tesislerinde, otel, yurt ve özel yurt binalarında çalışanların veya müşterilerin çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kreş, ibadet yeri ve oyun alanı yapılacak. Aynı biçimde ilgi kurumların görüşü alınarak, bakanlığın hazırlayacağı yönetmeliğe göre yer ayrılacak.

Kıyı kanunun 6’ncı maddesinde yapılan değişiklikle de kıyılara belli mesafede olmak zorunda olan enerji tesislerine ilişkin yasağında kaldırılması öngörülüyor. Buna göre, kıyılarda “enerji üretim, teşhir, pazarlama, depolama tesisleri, kamuya ait olmak üzere akaryakıt istasyonları ve enerji tesisleri” kurulabilecek. Ayrıca, kıyı alanının gerisinde, ekolojik özellikler dikkate alınarak deniz, nehir veya göl ile bağlantılı kanal ve göletler yapılabilecek. Bu düzenleme, nükleer santral, nükleer santral göleti, soğutma depoları ve doğalgaz depolama tesisleri, termik santral kurmaya olanak sağlanacak. Aynı düzenleme ile kıyılardan “devlet yolu, demiryolu” geçmesine de olanak sağlandı.

Özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerine veya özel hukuk hükümlerine tabi kamu kurum ve kuruluşlarının, imar planı ve değişikliklerinde katkı payı alınacak. Artan değerin yüzde 40’ı, kamuya değer artış payı olarak alınacak. Değer artış payı olarak hesaplanan miktarın yüzde 30’u bakanlığa ödenecek. Geri kalan yüzde 70’i plan değişikliğini onaylayan ilgili idareye, büyükşehir belediye sınırları içinde plan onanan hallerde ise ilgili idarece alınan miktar büyükşehir belediyesi ve ilgili ilçe belediyesi arasında eşit olarak paylaştırılacak. Değer artışına yol açan plan değişikliği Bakanlıkça onaylanan hallerde, değer artış payının tamamı Bakanlığa ödenecek. Değer artış payı olarak alınan miktarlar, kentsel dönüşüm uygulaması hizmetleri dışında kullanılamayacak.

İmar yasasının ek-4’üncü maddesine “İl genelindeki toplam mera, yaylak ve kışlakların fiilen kullanılan yerleşim alanlarının binde beşi aşması halinde mevcut kullanılan yerleşim alanları muhafaza edilir ancak yeni yerleşim alanı açılamaz” fıkrası eklenecek. Kaçak yapılara af getirilirken, yeni yerleşim alanları açılması engelleniyor. Ak Parti iktidarı döneminde bir af daha çıkartılmıştı.

Read more...

Çıralı kime satılacak?


Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı dünyaca ünlü turizm merkezi Çıralı'da bir konferans veren Prof. Dr. Doğan Kantarcı, bölgenin yoğun yerleşim ve kitle turizmine açılmaması uyarısında bulundu. Kantarcı, 2B ve yıkım tartışmalarının odağındaki Çıralı'daki arazilerin kime satılacağının soru işareti olduğunu söyledi.

Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifi tarafından organize edilen konferansta Çıralı'yla ilgili bilgiler veren İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Kantarcı, 1930'lardan sonra yerleşime açılan ve Kum Bükü olarak da bilinen bugünkü Çıralı ovasının, eski bir göl yatağı olduğunu söyledi. Deniz tarafından gelen rüzgarla taşınan kumların Karaburun mevkiinde yığıldığını söyleyen Kantarcı, bu oluşumun ovadaki kum seddesinden görülebilecek boyutta olduğunu belirterek kıyıdaki ağaçlar ve çalıların rüzgarı yavaşlatarak kumulu ve gerisindeki tarım alanlarını koruduğunu kaydetti.

Kıyıdaki ağaçlar Çıralı'yı koruyor
Çıralı'daki toplam 328 hektarlık alanın yüzde 18'inde sulu tarım yapıldığını kaydeden Kantarcı, yüzde 18'i orman olan alanın yüzde 15'inin de kumulllardan oluştuğunu dile getiren Kantarcı, sulu tarımda kullanılan kimyasal bileşiklerin sınırlı miktardaki taban suyuna sızarak tarımın ve doğal ekosistemleri yok edeceği uyarısında bulundu. Kantarcı, alanın kullanımına yönelik bilgiler verdiği konuşmasında, kumul seddesindeki ağaçların köklerinin kirli suyu emerek denizin kirlenmesini önlediğini belirterek, "Çıralı kumsalı Kıbrıs Akasyası gibi ağaçlarla yeniden ağaçlandırılmalıdır. Geçmişte dikilen fıstık çamlarının sökülmesi büyük bir hataydı. Çünkü kıyıdaki ağaçlar olmasa geride ne tarım yapılabilir ne de turizm" dedi.

Çıralı kime satılacak?
Geçtiğimiz ay gerçekleşen Orman Genel Müdürlüğü tarafından uygulanan yıkımlarla gündeme gelen Çıralı'nın, deniz, orman ve dağlık alandan meydana gelen coğrafi yapısının halka tarım ve turizm yoluyla geçinebilme olanağı sağladığının altını çizen Kantarcı, geçmişte 2B statüsünde ormandan çıkartılan ancak daha sonra yeniden 'orman' olduğu gerekçesiyle mahkeme kararlarına dayanılarak üzerindeki yapıların yıkımına başlanan 397. parsele ilişkin sorulara da yanıt verdi. Alanın geçmişte orman olduğunu kaydeden Kantarcı, "ancak şimdi buradaki köylüler bu alanın üzerinde turizm ve tarım yaparak yaşamlarını kazanıyor. Böyle bir gerçek var. Burası bundan sonra orman olarak değerlendirilebilir mi? Yeniden orman kapsamına alınan 2B parsellerinin kime satılacağı soru işaretidir" dedi.

'Bu soykırım değil mi?'
2B yasası ile yabancılara mülk satışını düzenleyen yasanın birbiri ardına çıkartılmasına dikkat çeken Kantarcı, "2B parsellerinin ve ormanın turistik tesislere mi yok sa yabancılara mı satılacağı önemli bir soru işaretidir. Çıralı, burada yaşayan ve buradan geçinen halka ve buradaki doğal zenginliğe gönül vermiş misafirlerine rağmen bitirilebilir mi? Bu bir soykırım değil mi?"diye konuştu.

'Özal bizi Konya'ya gönderip Çıralı'yı golf için verecekti'
Konferansın ardından soruları yanıtlayan Kantarcı, sorunların çözümü için Çıralı halkının birlikte hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu sırada köylülerden biri Eski başbakanlardan Turgut Özal döneminde Çıralı'nın golf turizmine açılmak istendiğini ancak açılan dava sonucu alanın kumul olması nedeniyle projenin yargı tarafından iptal edildiğini dile getirdi. Köylünün, "rahmetli Turgut Özal buraya gelip bize 'bu golf projesine karşı çıkmayın. Tarım yapmak istiyorsanız size Konya Ovası'ndan arazi verelim' dedi" şeklinde bir anekdot aktarması dinleyenler arasında gülüşmelere neden oldu.

Çıralı sorununu 'kooperatif' çözebilir
Çıralı'daki sorunun, köy halkının kuracağı bir kooperatif bünyesinde tartışmalı arazinin bakanlıktan kiralanması yoluyla çözülebileceğini savunan Kantarcı, kooperatif tarafından kiralanan arazinin halkın kullanımında olması gerektiğine işaret ederek, "Çıralı için özel yasa çıkartılamayacağına göre sorunun çözümü için kooperatif modeli çözüm olabilir" diye konuştu.

Çıralı imar planı için Danıştay'a rapor yazdı
Ekoloji ve toprak bilimi konusunda önemli çalışmalara imza atan Kantarcı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlatılan ancak korumayı değil yapılaşmayı özendirdiği gerekçesiyle 2007 yılında Danıştay tarafından iptal edilen Çıralı Koruma Amaçlı İmar Planını incelemek için görevlendirilen bilirkişi heyetinde yeralmıştı.

Çıralı'yı karıştıran şirket iddiası
Öte yandan Çıralı'yı karıştıran bir iddiaya göre, bir kaç turizmcinin şirket kurarak 397. parseli kiralama girişimi içinde olduğu öne sürüldü. İddiaları sorduğumuz Ulupınar Muhtarı Sami Ilgaz, Çıralı'daki bir kaç turizmcinin kendilerine böyle bir teklifle geldiğini ancak Ankara'dan gelen son dakika bilgisiyle kendisi ve avukatına haber verilmeden görüşmeye gidildiğini öne sürerek, "biz buna itiraz ettik. Eğer böyle bir girişim olacaksa bu bütün köylülere bilgi verilerek, görüş alınarak yapılmalı. Çünkü 397. parselde 120 kişinin hissesi var" dedi.

Ilgaz, Ankara'dan gelen bilginin kaynağının kim olduğu yönündeki sorumuza ise, "ben hiç görmedim, tanımıyorum. Aracılık yapan kişi olabilir. 'Muhtar ve avukat gelmesin' demiş. Benim duyumlarım bunlar ancak Ankara'daki görüşmeden ne sonuç çıktı bilmiyorum" yanıtını verdi.

Read more...

Yargıdan Akkuyu'ya vize


Anayasa Mahkemesi, Akkuyu'da nükleer santral kurulmasına ilişkin Türkiye ve Rusya arasında imzalanan anlaşmanın onaylandığına dair kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemini reddetti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili iptal başvurusunu reddetmesini değerlendirerek, "Türkiye'nin teknolojik gelişmesine ve kalkınmasına yargıdan çelme gelmemiştir. Nükleerden vazgeçmeyiz" dedi.


Read more...

Gayrimenkul sektörü KDV ile sallanıyor


Yapı ruhsatı 1 Haziran 2012’den sonra alınan konutlardan daha çok KDV alınmasıyla ilgili uygulamaya tepki geldi. Sektör temsilcilerine göre uygulamayla piyasa küçülürken, kayıt dışılık da önemli oranda artacak

Gayrimenkul sektörünün en önemli ayağı olan konuttaki KDV’nin arttırılmasıyla ilgili yapılacak düzenleme sektörün tepkisini çekti. Sektörün ende gelen örgütlerinden GYODER ve KONUTDER yaptıkları açıklamada uygulamanın sektörü küçülteceğini vurguladı. KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, KDV artışının konut sektöründe yüzde 25 küçülmeye neden olacağını belirtirken, GYODER Başkanı Işık Gökkaya da, sektörde kayıt dışılığın artacağı uyarısında bulundu.

‘Yeni projelerin önü tıkanır’
KDV oranının yüzde 18’e yükseltilmesi halinde, ilave gelecek yüzde 17 oranındaki KDV yükünün konut almak isteyenleri olumsuz etkileyeceğine dikkat çeken Ömer Faruk Çelik, bu durumda istihdamın 300 bin kişi azalacağını, sektörün büyük ölçüde kayıt dışına çıkacağını, yeni ve nitelikli projeler yerine, daha vasat ve daha güvensiz projeler yapılacağını söyledi.
Son dönemlerde yüksek seyreden konut kredisi faiz oranları nedeniyle zaten zorlanan vatandaşın KDV artışı olması halinde ihtiyaç duyduğu konutları alamaz hale geleceğini savunan Çelik, “Bu durumda bugün itibariyle yaklaşık 1 milyona yakın konut stoku olan ülkemizde yeni projelerin önü kesilecektir” dedi.

‘KDV oranları değişmesin’
Çelik, sonuçta sektördeki KDV oranlarının değişmemesini talep ettiklerini vurgulayarak, “Kentsel dönüşüm alanlarının KDV’den istisna edilmesi kaosa yol açacaktır. Arsalar için belediyelerden alınan imar durum yazıları ve akabinde alınan inşaat ruhsatları, 5 yıl süreyle kazanılmış hak olmalıdır. İmar planlarında bir değişiklik olsa bile kazanılmış haklara göre inşaat yapılmasına müsaade edilmelidir” dedi.

‘Kayıt dışılık artacak’
GYODER Başkanı Işık Gökkaya da, gayrimenkul sektörünün, çok önemli bir dönemden geçtiğini belirterek, “Kentsel Dönüşüm, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın yasallaşması, yabancıların mülk satışının önündeki mütekabiliyet engelinin kaldırılması vb. gibi çok önemli ve olumlu gelişmelerin yanı sıra yeni KDV düzenlemesi gibi maalesef sektörü olumsuz etkileyecek bazı sorunlar da söz konusu oluyor” diye konuştu. Sadece kentsel dönüşümle 10 yılda 5.3 milyon konutun yenilenmesinden bahsedildiğini dile getiren Gökkaya, şunları aktardı:
“KDV düzenlemesi sağlıksız sonuçlar doğuracaktır. Tüm sektörün konutlarda yüzde 18 KDV uygulamasının kademelendirilmesi yönündeki çabalarına karşın yürürlüğe giren bu karar, kayıt dışılığın azaltılması hedeflenen bir sektörde, kayıt dışılığı artıracaktır.”

Dönüşüm alanları kapsam dışı
Konut sektörünü yakından ilgilendiren uygulamaya göre, konut teslimlerinde, özelleştirme kapsamındaki veya kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edilen yerler hariç, inşaatın yapıldığı arsa veya konutun vergi değeri esas alınarak, KDV oranını farklılaştırabilme konusunda Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Söz konusu düzenleme, yapı ruhsatı 1 Haziran 2012’den sonra alınan veya kamu kurum, kuruluşları ile bunların iştiraklerince ihalesi bu tarihten sonra yapılan inşaat işlerine ilişkin konut teslimleri için uygulanmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Read more...

Golf sahasında 1 aylık düşünme süresi


1 milyon 260 bin m2 arazi üzerinde projelendirilen Golfkent'te 1000 TL kaparo yatırarak ön talepte bulunan alıcıya 1 aylık düşünme süresi verilecek, 30 gün içinde vazgeçerse parası iade edilecek.

TURYAP’ın müteahhitliğini üstlendiği Ankara Eskişehir Yolu’nda yer alan Golfkent, golf konseptiyle bütünleşen konut alanlarının yanında dereler, göller, çarşılar, okullar, sosyal ve idari ünitelerle donatılan dev bir şehir. Projede,1000 TL kaparo yatırarak ön talepte bulunan alıcıya 1 aylık düşünme süresi verilecek, 30 gün içinde vazgeçerse parası iade edilecek.

4 aşamalı ödeme planına göre; alıcı vazgeçmezse kaporayı konut bedelinin yüzde 15’ine tamamlayacak. Daha sonra 12 aylık taksitlerle yüzde 15 daha yatırıp, konut bedelinin yüzde 30’unu ödemiş olacak. 1 yılın sonunda, kalan yüzde 70’i nasıl ödeyeceğini kendisi belirleyecek. Kampanya süresince dairelerin liste fiyatı üzerinden % 10 indirim yapılacak. Tamamı peşin ödenirse + % 10 indirim daha yapılacak.

3 etaptan oluşan ve toplam 2640 adet konutun yer aldığı projede; satılan 157 konut ise yıl sonunda teslim edilecek.

2013’de teslimi planlanan 2. etap konutlardan 96 adedi için düzenlenen kampanyada; 60 m2’den 497 m2’ye kadar farklı ölçülerde 1+1, 2+1, 3+1, 4+1 daireler ve 1+1, 2+1, 3+1, 4+1, 5+1, 6+1 dubleksler 148.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Gofkent’te açık kapalı havuzlar, spor alanları, hamam, sauna, buhar odası, SPA, çarşılar, kafeler, restoranlar, konser salonu, amfitiyatro, yazlık ve kışlık sinema, konaklama tesisleri ve eğitim alanları yer alacak.

Read more...

Mesleki eğitim kurslarına başvuru bile yok


ATO ile İŞ- KUR'un düzenlediği mesleki eğitim kurslarına başvuru bile olmadı.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre Türkiye genelinde 2 milyon 271 bin işsiz bulunuyor.

Ancak Ankara Ticaret Odası'nın Türkiye İş Kurumu işbirliğiyle düzenlediği istihdam garantili meslek eğitimi kursuna hiç başvuru olmadı.

ATO Başkanı Salih Bezci, işsizliğin hemen her gün gündeme gelmesine rağmen mesleki eğitim kurslarına başvuru olmamasına çok şaşırdıklarını söyledi.

Bezci, "Nerde bu işsizler anlayamadım. Türkiye'de işsizlik var deniyor ama iş verelim deyince işsizler ortadan kayboluyor" dedi.

Bezci bu durumu "Türkiye'de işsizlik yok, beğenmemek var. Herkes bir masanın başında çalışmak istiyor." sözleriyle eleştirdi.


Read more...

"Mahalle; Yaşamsal Dokunuşlar" Programı'na başvurular başladı


Destek Gönüllüleri, geçen yıl ada bazında başlattıkları 3Ada1Ada Programı'nı, bu yıl mahalle ölçeğinde, "Mahalle; Yaşamsal Dokunuşlar" Programı ile sürdürüyor.

Bu program ile yapı ve yaşam kalitesi riskinin yüksek olduğu yerlerde özellikle kamusal mekanların yetersizliği de dikkate alınarak yaşamsal dokunuşlar ile mekansal, toplumsal ve ekonomik değerlerin yeniden ele alındığı yeni bir mahalle dokusu tartışmaya açılacaktır.

Bunun için seçilen yerler Bayrampaşa İsmetpaşa Mahallesi, Okmeydanı Şevket Paşa Mahallesi, Kartal Yunus Mahallesi, Bağcılar Göztepe Mahallesi, Küçükçekmece Cennet Mahallesi ve Kadıköy Dumlupınar Mahallesi.

Programa başvurmak isteyen tasarımcılar 10 Haziran'a kadar adresindeki dosyayı inceleyip aşağıda sıralanan koşullara uygun olacak şekilde başvuru yapabilir.

Tasarımcılardan İstenenler
3D Vizyon Planı
Seçilen mahallenin tümünü içeren;
- Can Damarı: Dairesel, tek çizgi, çift çizgi vb.
- Yaşam Düğümü: En az iki odak
- Yenilenen Mahalle Dokusu: Stratejik tasarım ilkeleri çerçevesinde 3D Vizyon Planı teslim edilecektir.

Tasarımcıların yukarıda belirtilen seçim, yaklaşım ve şemalar doğrultusunda yeniden tasarladıkları mahallede oluşacak yapılaşma ve açık alan tipolojisini ifade eden 1/1000 ölçeğinde 3 boyutlu dönüşüm master planlarını oluşturmaları beklenmektedir. Yapılan çalışmalar şemalar ile desteklenmelidir.

Stratejik Tasarım
- Can Damarı
- Yaşam Düğümü
- Yenilenen Mahalle Dokusu (Konut) alanlarından herhangi birinin 1:500 ölçekte ve tasarımcının karar vereceği büyüklükte bir parçasının tasarımı beklenmektedir. Şema, tablo ve kısa metinlerden oluşan son ürünler, 3 adet yatay, A-3 büyüklüğünde, 300dpi çözünürlüğünde ve pdf formatında, info@kentselstrateji.com adresine gönderilmelidir. Teslim dokümanının açık, net ve yalın bir dili olmalıdır.

Tasarımcılar
Tüm gönüllü tasarımcılar bireysel ya da kurumsal olarak katılabilir.

Zamanlama
10 Haziran 2012: Programa başvurmak isteyen tasarımcılara ait isim ve kurum bilgileri ile birlikte seçtikleri tasarım alanını info@kentselstrateji.com adresine e-posta yoluyla bildirmeleri için son gün.
10 Ağustos 2012: Tasarımların teslimi için son gün
17 Ağustos 2012: Kamuoyuna Çağrı-2012 Çalıştayı

Kamuoyuna Çağrı 2012
Tasarımlar, ilçe Belediye Başkanları ve mahalle muhtarlarının da katıldığı geniş katılımlı çalıştayda tartışılacak, sonuçlar kamuoyuna duyurulacaktır.

Read more...

Siyanürcü şirket yıkmak için evleri topluyor


Kütahya’da bir süre önce siyanürlü madencilik faaliyetiyle zehirlenmelerin yaşandığı Dulkadir köyü, maden şirketi tarafından satın alıp yıkım yoluyla insansızlaştırılıyor.

Kütahya’da Mayıs 2011’de yaşanan siyanür zehirlenmeleriyle gündeme gelen Dulkadir Köyü, maden şirketi tarafından insansızlaştırılıyor. 2011 Mayıs’ında Eti Gümüş A.Ş’ye ait madende siyanürlü havuzun çökmesi sonucu siyanür toprağa, havaya ve suya karışmış, madenin civarında bulunduğu Aliköy Beldesi’ne bağlı köyler zehirlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.

Bu köylerde uzun yıllardır kanser ve hayvan ölümleri başta olmak üzere siyanüre bağlı ölüm ve hastalıklar olduğu ortaya çıkmıştı.

Şirket yeni bir havuzla faaliyet alanını büyütüyor
2011'de siyanür havuzunun çöktüğü dönemde TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası Başkanı olarak Kütahya’da incelemelerde bulunan Cemalettin Küçük, geçen hafta Kütahya’ya bir ziyarette bulundu. Bu ziyaretinde maden tehdidi altındaki köylerin insansızlaştırıldığına tanıklık etti. Sendika.Org’un ulaştığı Cemalettin Küçük, Eti Gümüş A.Ş’nin zehirlenme vakasıyla gündeme gelen ve köylülerin şirkete tepkili olduğu Dulkadir Köyü’nde evleri satın alarak parça parça yıkım gerçekleştirdiğini aktardı.

Köyde yalnızca 5 hanenin kaldığını belirten Küçük dün sabah (4 Haziran) köylülerin kendisini arayarak yeni bir yıkımın daha gerçekleştiğini haber verdiğini belirtti. Eti Gümüş A.Ş pazarlık yaparak köylülerin evlerini satın alarak yıktığı için köyün bir enkaz bölgesine dönüştüğüNÜ ve köylülerin de evlerini sattıktan sonra köyden göç ettiğini aktaran Cemalettin Küçük, maden şirketinin bir yandan bölgeyi insansızlaştırırken bir yandan da faaliyet alanını büyüttüğünü söyledi. Şirketin diğer köyleri etkileyecek biçim

Read more...

8 Haziran 2012 Cuma

Emre Arolat'ın çizimini yaptığı Sancaklar Camisi'nin temeli atıldı


Büyükçekmece Toskana Vadisinde ünlü mimar Emre Arolat'ın çizimini yaptığı Sancaklar Camisi'nin temeli büyük bir törenle atıldı. Yerin 6 metre altına yapılacak ve mağarayı andıran bu cami projesiyle Arolat, Barselona'da "Dünya Mimarlık Ödülü" aldı.

Cami temel atma töreninde açılış konuşması yapan Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Peygamber soyundan geldiğini belirterek," Sancaklar ailesi olarak 8'in üstünde cami, 20'ye yakın hastane yaptık. Camilerle ilgili günümüz çağının çizgilerinden farklı hep geleceğe yönelik çalışmalar yapmaya hassasiyet gösterdik ve Sancaklar cami projesinde dünyaca ünlü bir marka haline gelmiş mimar Emre Arolat ile çalışmaktan dolayı mutluyum" dedi.

Ethem Sancak'tan sonra cami ile ilgili duygularını ifade eden Sancaklar camisinin mimarı Emre Arolat, "Bir mimarın bir ibadet yeri tasarlaması çok kolay bir şey değil. Sürekli cami tasarlayan birisi değilim, gökdelenler, konutlar ve iş merkezleri tasarlamak kolayda, bir ibadet yeri tasarlamak çok zor. O felsefenin içine girmek, özellikle bizim kuşağı içine çekmek çok da kolay değil. Böyle bir projeyi başkana sunduktan sonra Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, "Zaten burada olması gereken bu tür projedir" dediğinde rahat bir soluk aldım" şeklinde konuştu.

Arolat Sancaklar cami Projesini şöyle anlatıyor, "Genellikle cami yapımı sosyal bir gösteriş aracına, cami mimarlığı da bu gösterişin ete kemiğe bürünmüş nesnesine aracılık ediyor. Ancak benim yapacağım sade ve mütevazı olacak. Bu çalışmam Osmanlı'daki kent duvarı, duvardan sonra avlu, son cemaat yeri, ondan sonra esas ibadet yeri silsilesi çok kentsel bir kurgu. Direksiz, hiçbir konvansiyonel yapısal unsur barındırmayan bir mekân olacak. Caminin üst avlusundaki parkın etrafını çevreleyen yüksek duvarlar, dışarıdaki karmaşık dünya ile kamusal parkın huzurlu atmosferi arasındaki belirgin sınırı vurguluyor" dedi.

Parktan dışarı uzanan uzun saçağın dışarıdan algılanan tek mimari unsur olarak belirdiğini söyleyen Arolat," Bu saçağın altında yer alan yapıya parkın içinden geçen üst avludaki bir yol ile erişilebiliyor. Arazide ilerleyip, tepeden aşağıya inerek duvarlar arasından camiye girince, dışarıdaki dünya tamamen geride bırakılıyor ve yapı bütünüyle topografya ile bütünleşiyor. Basit bir mağarayı andıran camide Kıble duvarı boyunca yer alan yarıklar, ibadet alanının yönelimini güçlendirirken, güneş ışınlarının da iç mekâna süzülmesini sağlıyor" " şeklinde konuştu.

Eski İstanbul Müftüsü Prof.Dr. Mustafa Çağırıcı, "Eskiden camiler padişah fermanı ve müsadesi ile yapılırdı. Şimdilerde ise çok değerli vakıflar tarafından günümüzün çağına ve ileriki yıllara göre camilerimiz projelendiriliyor. Bu değerli projeler ile camilerimiz statik açıdan ve estettik açıdan çok güzel çalışma olarak ortaya çıkmakta. Bu konuda değerli ve son yüzyıla uygun projelerle camileri bizlere kazandıran Sancak'lar Vakfı'na teşekkür ediyorum" dedi.

İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, "cami Projesi ile ilgili bana sunum yapıldıktan sonra bu proje bende; birinci olarak, Peygamber mescidinin tavazzuhunu ve ruhaniyetine taşıyan bir güzellik, bir duygu bağı olarak hissettirdi. İkinci olarak, bu eser, tarihi birikimimizi modern üslup ve dille taşıyan bu cami aynı zamanda üçüncü olarak ta, bu çağ ile buluşan, çağın mimari birikimi ve değerleri ile barışık onları ibadethaneye taşıyan bir içerik taşıdığını görerek çok beğendim" şeklinde konuştu.

Bölgede çok değerli günümüz çağına uygun yapılaşmalar olduğunu ve bu yapılaşmalar uygun ibadethaneler ve eğitim yuvaların yapıldığını dile getiren Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, "30' dan fazla cami yapma ve 30'dan fazla okul yapmak bize nasip oldu. Devletin yapması gereken çoğu çalışmaları, yapıp devletin ilgili kurumlarına teslim ettik" dedi.

Bu bölgede şimdiye kadar cami yapma talebi olmadığını ve ilk olarak ta Sancaklar Vakfının cami yapma isteği ile geldiklerinde çok sevindiğini dile getiren Başkan Akgün,"Buraya gerçekten olması gereken bir çalışmaydı. Bu eserin bana sunumu yapıldıktan sonra, burada dini bir eser olduğunun işaretini güçlendirilmesi gerektiğini söyledim ve proje ile ilgili başka hiçbir şeye dokunmadım. Bu çalışmanın bir an önce bitmesini arzu ettim ve içimden de geçerken toplu olarak kıldığımız teravi, Cuma namazlarımızı kılma isteği doğdu bende " şeklinde konuştu.

Bu cami projesinin bittikten sonra İstanbul'un her bir yerinden buraya namaz kılınmaya gelineceğini dile getiren Başkan Akgün," Sancak Ailesini kutluyorum. Şehrimize ve ülkemize çok önemli bir eseri dünyaca ünlü mimarımızla birlikte ilçemize kazandırdığınızdan dolayı bu ilçenin belediye başkanı olarak mutluyum, emeği geçen herkese de teşekkür ediyorum" dedi.

Büyükçekmece Müftüsü Mehmet Narinin temel atma duası öncesi konuşma yapan Sancak Grup ve Sancaklar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Suat Sancak," Bu bölgede cami olmaması büyük bir eksiklikti. cami Projesi bölgenin yapısına çok uygun. Bu eksikliği bir an önce gidermek için cami'yi çok kısa zamanda bitirmeye çalışacağız. Özellikle bu projede bize destek veren Büyükçekmece Belediye Başkanımız Dr. Hasan Akgün'e çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

Sancak Grup ve Sancaklar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Suat Sancak'ın konuşmasından sonra İlçe Müftüsü Mehmet Narin'in temel atma duası eşliğinde hayırlısı olsun temennileri ile butona basıldı ve dünyaca ünlü cami projesinin temeli atıldı.


Read more...

Dünyanın en saygın tasarım yarışmasından Silverline'a ödül


Tasarımları ile dünya çapında marka değeri oluşturan ankastre ürünleri markası SILVERLINE, dünyanın en saygın ve prestijli yarışmalarından kabul edilen PLUS X Ödülleri‘nde, “En Yenilikçi Marka“ kategorilerisinde ödül alarak, Plus X Ödül Töreni‘ndeki en saygın ödülün sahibi oldu.

Bugüne kadar aynı kategoride bir çok ürüne verilen ödüllerin toplamı olarak, başarı, kalite ve tasarımda istikrar yakalayan markalara özel olarak verilen Plus X “En Yenilikçi Marka“ ödülünün sahibi SILVERLINE adına ödülü kabul eden CEO Mustafa Laçin, bir Türk markası olarak dünya devlerinin arasında yer almaktan büyük gurur duyduklarını belirtti. Laçin konuşmasında “ En Yenilikçi Marka“ ödülü, Plus X ödüllerinin en büyüğü olmasının yanı sıra, Silverline’nın inovasyon, yüksek kalite tasarım, kullanım kolaylığı, işlevsellik, ergonomi ve ekoloji alanında yaptığı tüm Ar-Ge çalışmalarının dünya standartlarında ve çoğu dünya markasının üzerinde olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bugüne kadar aldığımız onlarca ürün ödülünden sonra, markamızın tüm ürünlerimiz adına ödüllendirilmesi bize onur vermiş ve başarılı çalışmalarımızın teyidini oluşturmuştur. Gelecekte de en yenilikçi markalardan biri olarak kalabilmek için aynı sorumluluk ile çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bu yıl Köln’de dokuzuncusu düzenlenen, Endüstri ve Ticaret dünyasının yöneticilerinin, siyaset ve medyanın önde gelen isimlerinin büyük ilgi ile izlediği Plus X Ödül Töreni’nde markalar, şeffaf bir değerlendirme ile bağımsız sektör uzmanı jüri tarafından ödüllendiriliyor. “En Yenilikçi Marka” ödülü, Plus X ödüllerinde ödüllendirilen ürünlerin yanı sıra, bir kategoride en fazla ödül almış ürünlerin markalarına prestij ödülü olarak veriliyor.

Best Of The Best Mührü İle Dünya Çapında Kalitenin Standartları Belirleniyor

Belirli ürün guruplarında, yıllarca süren başarı ve istikrarla onlarca ödül alan markalara verilen Plus X “En Yenilikçi Marka” ödülünün sahibi olan Silverline, ürettiği tüm ürünlerde tasarım ve kalite’yi sunarken, “Best of The Best” mührüne sahip tüketici dostu ürünleriyle kalitesini kanıtlıyor.

Read more...

İzmir'in yeni logosu


İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından sürdürülen “İzmir’in Yeni Görsel Kimliği” çalışması sona erdi. Çalışma sonucunda İzmir’in yeni logosu “Nazar boncuğu” olarak belirlendi. Tanıtım toplantısında konuşan İzmir Valisi M. Cahit Kıraç, yeni logonun iki üç ay gibi kısa bir süre içerisinde tüm kurumlar tarafından kullanılmaya başlanacağını söyledi.

İnsanları nazara ve göze karşı koruduğuna inanılan ve Menderes’in Görece ile Kemalpaşa’nın Nazarköy köyleri ile özdeşleşen nazar boncuğu İzmir’in yeni logosu oldu. İZKA tarafından “İzmir’in Yeni Görsel Kimliği” çalışmasının tanıtımı için düzenlenen toplantıya İzmir Valisi M. Cahit Kıraç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, EXPO 2020 Yürütme Kurulu üyeleri ile meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin ve basın yayın kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Toplantının açılışında konuşan İZKA Genel Sekreteri Ergüder Can, tarih boyunca ilkleri gerçekleştiren İzmir’in yine bir ilki gerçekleştirerek Türkiye’de marka ve logosunu ilk oluşturan kent olduğunu söyledi. Can, “Hazırlanmış olan bu kampanya hem İzmir’de hem yurtiçi hem de yurtdışında İzmir’in daha iyi tanıtılması için, İzmir’in daha iyi anlatılması için kullanılacaktır. Amacımız İzmir’e daha fazla turist daha fazla yatırım çekmek ve daha çok bilinirliktir. İzmir’i hedeflemiş olduğumuz o daha iyi seviyede görmektir. İzmir zaten parlayan yıldızdır, bundan sonraki süreçte de daha fazla tanınacaktır” dedi.

İzmir’in yeni logosu ve görsel kimliğini oluşturan I Mean It Creative Ajansı Sahibi Emrah Yücel ise yeni kimliğin yaratılma sürecinin üç hedef kitle üzerine, stratejinin ise İzmir’in cevherleri tarih boyunca gizli kalmış bir kent olduğu üzerinde kurulduğunu söyledi. Yücel, “İzmir’in tarih boyunca ilklerin kenti olma özelliğinden yola çıkarak ana fikrin ‘İzmir Öncülerin Şehri’ olmasına karar verdik. İngilizce olarak da ‘Frontier City of Turkey’ belirledik. Bu dışarıdaki insanlara güçlü bir mesaj veriyor. Amacımız İzmir markasının farklı kitlelere göre farklı anlamları olması ve öncü şehir derken herkesin o öncülüğü kendisinde araması” diye konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise İzmir’in tarih boyunca sürdürdüğü ilklerin kenti olması geleneğini günümüzde de sürdürdüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği pek çok projenin Türkiye’de ilk olduğunu dile getirdi. İzmir’in yaşam biçimini koruyarak yaşam kalitesini iyileştirmek için Türkiye’de bugüne kadar denenmemiş bir işi belediye olarak deneyeceklerini dile getiren Kocaoğlu, “Ülkemizin en seçkin mimar ve tasarımcılarından oluşan yüz kişilik bir grupla üç yıldır çalıştığımız 40 kilometrelik sahil bandını Mavişehir- Yenikale arasını yeniden tasarlıyoruz. İzmir’i kıyıyla denizle buluşturma projesi, bunların her biri dünyanın en büyük metropollerinden biri olmak isteyen İzmir’e güç verecek. Bütün bu tanıtım çalışmaları EXPO ile taçlanacaktır, kentteki büyüme arttığı sürece yabancı sermayenin İzmir’e geleceğini düşünüyoruz. Asıl mesele üretimde değil, tanıtım ve pazarlamada fark yaratılmasında yatıyor. İzmir’in en büyük sorunun tanıtım ve pazarlama olduğunu düşünüyoruz. Kararlı ve güçlü olmak zorundayız. Bu potansiyel bizde var” dedi.

DÜNYA SAHNESİNE ÇIKMA ZAMANI GELDİ
İzmir Valisi M. Cahit Kıraç ise projenin İzmir’in geleceğine, kentin uluslararası tanınırlığının artmasına büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Yeni oluşturulan görsel kimliğin uzun vadede İzmir’in kullanacağı bir materyal kısa vadede de EXPO logosunda da kullanılacak bir öge olacağını belirten Vali Kıraç, “Bütün çalışmalarda EXPO logosu bir yanda da bu logo olacak. Tüm kamu kuruluşlarında materyallerde bu logo kullanılacak. İzmir’in en önemli tanıtım elçileri kentte yaşayanlardır. Şehri en iyi tanıyan ve en iyi sahiplenen de İzmirlidir. Dolayısıyla bu logonun bütün kurum ve kuruluşların kullanmasını diliyoruz. Geçiş süreci yaklaşık birkaç ay olacak. Bir kentin görsel kimliği hazırlandığı ve reklamları yayınlandığı zaman tanıtım sorunu çözülmüş olmuyor. Yılmadan İzmir’in cazibesini yaratıcı kişilerin gözünde arttıracak yeni projeler üretmek ve dinamik yapıyı sürekli güncel tutmak zorundayız” diye konuştu.

İzmir’in dünya sahnesine çıkmasının zamanının gelip geçtiğini sözlerine ekleyen Vali Kıraç, EXPO ilk adımdır önemli olan kendini anlatma konusunu doğru argümanlarla ortaya koymaktır. Kendimizi anlatırken dürüst tutarlı olmalıyız, iletişim tutarlı olmalı ve tek sesli olmalıdır. Bu tanıtım malzemeleri bu tek sesliliği sağlayacak. Bu marka çalışması da İzmir’in öncülüğünü ortaya koymaktadır. İzmir karakteri itibarıyla tarih boyunca öncü bir zihniyeti temsil etmiştir. Önderliğin, uygarlığın beşiği olmuştur. En büyük kaynağımız ise İzmir’in insanıdır. Öncülerin şehri olan İzmir aynı zamanda denizi ve gökyüzünde mavinin en güzel tonlarını barındıran da bir kenttir. İzmir sağlık ve enerji saçmaktadır. Türkiye ve tarihe mal olmuş nazar boncuğu İzmir’in yurtiçi ve yurtdışında bu özelliklerini gösteren yeni logosu olacaktır” dedi. Tanıtımın ardından protokol üyeleri yeni logonun önünde fotoğraf çektirdi.
Resmi kurumlar, belediyeler, şirketler kendi logolarının yanında nazar boncuklu yeni İzmir logolarını da kullanacak.

Read more...

Başkent Enerji Hareketi'ne Viko'dan destek


“Sürdürülebilir ve Aydınlık Bir Gelecek” misyonu ile kurumsal sosyal sorumluluk projeleri yürüten elektrik anahtar ve priz sektörünün lider kuruluşu VİKO, Başkent Enerji Hareketi’ne verdiği destek ile Enerji Verimliliği konusundaki sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi.

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile ‘Okullarda Enerji Verimliliği’ Projesini yürüten VİKO, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 2011-2012 Eğitim-Öğretim yılında başlatılan “Başkent Enerji Hareketi” projesine yaptığı sponsorlukla ‘Enerji Verimliliği’ konusundaki çalışmalarını bir adım ileriye taşıdı. Okul yönetimlerinin, öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin enerji kullanım kültürlerini geliştirerek, binalarda enerjinin etkin kullanımının sağlanmasının hedeflendiği projeye başvuran 203 okulda enerji verimliliği eğitimleri verildi.

Projeye katılan okullardaki enerji tasarruf oranını ve verimlilik bilincini ölçmek amacıyla iki aşamada yapılan değerlendirme çalışmaları sonucunda enerjinin %5-%30 oranları arasında daha verimli kullanıldığı ve okullarda enerji tüketim bilincinin geliştiği tespit edildi.

Başkent Enerji Hareketi Projesi ile ilgili olarak düzenlenen ödül gecesinde dereceye giren okullara plaket ve sertifika verildi. Ankara Özel Yüksel Sarıkaya İlköğretim Okulu’nda gerçekleşen törende Ankara Vali Yardımcısı Kemal Kahraman projeye sağladığı destekten dolayı VİKO’ya da teşekkür plaketi takdim etti. VİKO proje sponsorluğunun yanı sıra projede başarı elde eden 5 okulun anahtar ve prizlerini yenileyecek.

Read more...

Bir Tasarım Sürecinin İzleri: Garanti Bankası Teknoloji Kampüsü


Almanya’da 20 yıldır 100’e yakın proje hayata geçiren ve bu deneyimi ülkemize taşıyan Türk şirketi BB Group Homes’un gerçekleştirdiği, Bodrum’un gerçek anlamda tek residence projesi olan Adlon Residence sahiplerine ciddi bir yatırım avantajı sunuyor. Ekim 2011’de 89 bin TL’lik lansman fiyatıyla satışa çıkan Adlon’da aynı konutların fiyatı şu an 159 bin TL. Böylece Ekim 2011’de ev alanlar 7 ay içinde 70 bin TL, yani yüzde 78 prim elde etti. Şu an 159 bin TL’den başlayan fiyatlar ise Temmuz sonunda 215 bin TL’ye yükselecek. Üstelik şimdi yüzde 25 indirimle yazlık sahibi olma fırsatının yanı sıra bu yaz tatil yapıp 2013’te ödeme imkânı da sağlanıyor.

Bodrum Tuzla Koyu’nun muhteşem manzarasına ve geniş bahçelere sahip Adlon Residence, Milas-Bodrum Havaalanı’na 10 km, Güvercinlik mevkiine 1,5 km, Boğaziçi köyüne ise 3 km mesafede merkezi bir lokasyona sahip. İlk etabın Temmuz 2012’de teslim edileceği Adlon Residence’da konforlu bir evin yanı sıra standartları yüksek bir tatilden beklenen tüm sosyal tesis ve hizmetler mevcut. Proje, sosyal yaşam alanlarının yanı sıra concierge hizmetleri ve business center ile konut sakinlerine lüks ve ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Konut sakinlerinin tüm ihtiyaçlarında 24 saat internet ve telefonla ulaşabilecekleri kişisel asistanlık hizmeti veriliyor.

Havaalanında karşılanın, evininizi temiz, yemeğinizi hazır bulun

Adlon Residence’ın concierge hizmetleri kapsamında; havaalanında karşılanma, shuttle, günlük kişisel alışveriş, kuru temizleme, bagaj taşıma, özel şoför, yol durumu, adres bilgisi, sinema seansları, restoran rezervasyonu, golf organizasyonu, gezi ve tur önerileri ve rezervasyonu, veteriner danışmanlığı gibi her konuda hizmet veriliyor. Projede yer alan business center; toplantı odaları, internet, bilgisayar, yazıcı ve fax hizmetleri ile tatilde de iş dünyasını takip etme imkânı sunuyor.

35 havuz ve Adlon sakinlerine özel plaj

Adlon Residence, 57 ve 132 metrekare aralığında değişen 1+1, 2+1 ve 3+1 olmak üzere toplam 17 ikiz blokta 204 daire ve 15 müstakil konuttan oluşuyor. Müstakil konutların her birinin kendine ait açık havuzunun bulunduğu Adlon Residence’da her bloğun da yine özel havuzu mevcut. Ayrıca ortak kullanımda olan çocuk havuzu, yarı olimpik açık havuz ve kapalı havuzun de yer aldığı projede toplam 35 havuz bulunuyor. Ayrıca Adlon Residence, uzun güzel sahilinde ve projeye özel iskelede sadece Adlon sakinlerine özel olanaklarla eğlenceli vakit geçirme fırsatı sunuyor.

Projenin sosyal alanları içinde; golf sahası, fitness, aerobik, basketbol, voleybol ve tenis sahaları yer alıyor. Özenle tasarlanan Adlon Residence SPA Merkezi’nde; buhar odasından saunaya, masajlardan canlandırıcı yüz tedavilerine kadar çok çeşitli hizmetler bir arada sunuluyor. SPA Merkezi’nin içinde ayrıca ısıtmalı kapalı yüzme havuzu yer alıyor. Adlon Residence Mini Kulüp’ün eğitimli ekibi ise çocuk parkı, oyun odası ve çocuk havuzu ile çocuklara doyasıya eğlenmenin keyfini yaşatıyor.

BB Group Homes Genel Müdürü Bülent Baylav, Temmuz sonunda birinci etabın tamamlanması ile birlikte şu an 159 bin TL’den başlayan fiyatların 215 bin TL’ye yükseleceğini belirterek, sınırlı sayıda konut için geçerli olan kampanyadan yararlanmak isteyenlerin acele etmeleri gerektiğini vurguluyor. Adlon’dan ev alanların şimdiden yüzde 78 prim elde ettiğinin altını çizen Baylav, Temmuz’dan sonra bu yatırım avantajının daha da artacağını söylüyor.

Read more...

Yalıtımsızlığın bedeliyle 3 milyar fidan dikilebilir


Küresel ısınmayla birlikte büyük ölçüde artış gösteren çevre sorunları hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor. Bu sorunların en büyük nedenlerinden biri de yalıtımsızlık... Isı yalıtımı küresel ısınma ve çevre kirliliği ile mücadelede çok önemli bir faktör. Çünkü ısı yalıtımı ile fosil yakıt tüketimi ve dolayısıyla atmosfere salınan sera gazları yarı yarıya azalıyor. Ancak ülkemizdeki 19 milyon binanın yüzde 90’ı yalıtımsız ve yalıtımsızlık sebebiyle israf edilen enerji yılda ortalama 7,5 milyar doları buluyor. Oysa bu para ile neredeyse 3 milyar fidan dikilerek çevreye büyük bir katkı sağlanabilir.

Türkiye’nin en köklü yalıtım devlerinden Dow Bina Çözümleri, ülkemizde yalıtımsız konutlar nedeniyle çöpe giden paranın aslında çevreye ve ekonomiye ilaç olabileceğine dikkat çekiyor. Dünya Çevre Günü kapsamında ısı yalıtımının önemine değinen Dow Bina Çözümleri Yapı Ürünleri Satış Müdürü Gökhun Kurt, yalıtımsızlık nedeniyle havaya savrulan 7,5 milyar dolar ile yaklaşık 3 milyar fidan dikilebileceğini belirtti. Avrupa ile kıyaslandığında Türkiye’nin yalıtım bilinci konusunda oldukça geride olduğunu ifade eden Kurt, “Avrupa Birliği ülkeleri neredeyse hiç enerji harcamayan ve karbon emisyonunu sıfırlayan “Pasif Ev”lerde yaşamaya başladı. Türkiye’de ise yalıtımsız binalar “Pasif Ev”lere göre 20 kat daha fazla enerji harcıyor.” dedi. Kurt, Dow Bina Çözümleri’nin bu konulara dikkat çekerek yalıtım bilincini arttırmaya çalıştığını ve çevreye duyarlı politikaları ile geleceğe yatırım yaptığını söyledi.

Günümüzde konutların maksimum enerji tasarrufu ile çevreyle dost ve sürdürülebilir bir ilişki içinde inşa edilmesi gerekliliğinin altını çizen Kurt, yalıtımlı evlerin ısıtma ve soğutma için yüzde 50 daha az elektrik ve yakıt tüketerek hem doğayla hem de cebimizle dost olduğunu vurguladı. Gündemdeki düzenlemeler gereğince ısı yalıtımı uygulamalarının artış gösterdiğini ve daha da artacağını belirten Kurt, müteahhit firmalar, mimarlar, mühendisler ve tüketicileri ürün seçimi konusunda dikkatli olmaları için uyardı.

Isı yalıtımının ancak Avrupa Birliği standartlarında, CE Belgeli ürünlerle ve doğru bir işçilikle uygulandığında fayda sağladığını söyleyen Kurt, merdiven altı ürünlerin yarar yerine zarar getirdiğini vurguladı. Kurt, taklitlerinden ayırmak için mavi renkli STYROFOAM marka sert köpük (XPS) ısı yalıtım levhalarının her birinin üzerine DOW logosu bastıklarını da açıkladı.

Read more...

Varyap Plaza Pendik’ten ofis alanlar reklam yıldızı oldu


İstanbul’un önemli iş merkezlerinden biri olmaya aday, Pendik’te, iş yaşamının kalite standartlarını belirleyen Varyap Plaza yeni reklam kampanyasıyla farkını sergiliyor. Reklam filminde projeden ofis satın alan avukat, mali müşavir ve milli voleybolcu Varyap Plaza Pendik’i tercih etme sebeplerini anlatıyor. Gerçek kişilerin doğallığını taşıyan kampanyada, televizyon reklamının yanı sıra açık hava çalışmaları, gazete ve dergi ilanları da olacak.

Anadolu yakasının yeni cazibe merkezi Pendik’te inşa edilen Varyap Plaza Pendik, reklam filmiyle de farkını sergiliyor. Varyap Plaza Pendik’in reklam filminde gerçek kişiler, projeyi tercih etme nedenlerini samimi bir şekilde anlatıyor.

Anadolu Yakası’nın ilk A tipi yatay ofis projesi olan Varyap Plaza Pendik’te, 55 m2’den 325 m2’ye kadar farklı büyüklüklerde 278 adet ofis ve ticari alan bulunuyor. Sabiha Gökçen Havalimanı, Gebze Organize Sanayi Sitesi, Tuzla Tersanesi ve Pendik Marina’ya yakınlığı, E-5 karayolu üzerindeki konumu ve değişik büyüklüklerdeki ofis seçenekleri ile farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için ideal bir alternatif oluyor. Varyap Plaza Pendik’in reklam filminde projenin farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik ofis seçenekleri bulunduğu ve kazandıran bir yatırım olduğu vurgulanıyor.

Varyap Plaza Pendik’ten ofis alanlar reklam yıldızı oldu
Varyap Plaza Pendik’in reklam filminde projede ofis sahibi olan avukat Ahu Günbay ve mali müşavir Zülfü Şeker, ofislerini Varyap Plaza Pendik’e taşıyacaklarını anlatıyor. Milli voleybolcu Gülden Kayalar Kuzubaşoğlu da yatırım amacıyla projeyi tercih ettiğini izleyiciler ile paylaşıyor.

Üç farklı filmin yer aldığı kampanyanın reklam filmi ve basın ilanları için fotoğraf çekimi aynı gün yapıldı. Serdar Tanyeli yönetmenliğinde PPR stüdyolarında yapılan çekimlerde 30’a yakın kişi görev aldı. Kampanyanın reklam filminin yanı sıra açık hava çalışmaları ile basın ilanları olacak.

Read more...

Adlon Residence 7 ayda yüzde 78 kazandırdı


Almanya’da 20 yıldır 100’e yakın proje hayata geçiren ve bu deneyimi ülkemize taşıyan Türk şirketi BB Group Homes’un gerçekleştirdiği, Bodrum’un gerçek anlamda tek residence projesi olan Adlon Residence sahiplerine ciddi bir yatırım avantajı sunuyor. Ekim 2011’de 89 bin TL’lik lansman fiyatıyla satışa çıkan Adlon’da aynı konutların fiyatı şu an 159 bin TL. Böylece Ekim 2011’de ev alanlar 7 ay içinde 70 bin TL, yani yüzde 78 prim elde etti. Şu an 159 bin TL’den başlayan fiyatlar ise Temmuz sonunda 215 bin TL’ye yükselecek. Üstelik şimdi yüzde 25 indirimle yazlık sahibi olma fırsatının yanı sıra bu yaz tatil yapıp 2013’te ödeme imkânı da sağlanıyor.

Bodrum Tuzla Koyu’nun muhteşem manzarasına ve geniş bahçelere sahip Adlon Residence, Milas-Bodrum Havaalanı’na 10 km, Güvercinlik mevkiine 1,5 km, Boğaziçi köyüne ise 3 km mesafede merkezi bir lokasyona sahip. İlk etabın Temmuz 2012’de teslim edileceği Adlon Residence’da konforlu bir evin yanı sıra standartları yüksek bir tatilden beklenen tüm sosyal tesis ve hizmetler mevcut. Proje, sosyal yaşam alanlarının yanı sıra concierge hizmetleri ve business center ile konut sakinlerine lüks ve ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Konut sakinlerinin tüm ihtiyaçlarında 24 saat internet ve telefonla ulaşabilecekleri kişisel asistanlık hizmeti veriliyor.

Havaalanında karşılanın, evininizi temiz, yemeğinizi hazır bulun

Adlon Residence’ın concierge hizmetleri kapsamında; havaalanında karşılanma, shuttle, günlük kişisel alışveriş, kuru temizleme, bagaj taşıma, özel şoför, yol durumu, adres bilgisi, sinema seansları, restoran rezervasyonu, golf organizasyonu, gezi ve tur önerileri ve rezervasyonu, veteriner danışmanlığı gibi her konuda hizmet veriliyor. Projede yer alan business center; toplantı odaları, internet, bilgisayar, yazıcı ve fax hizmetleri ile tatilde de iş dünyasını takip etme imkânı sunuyor.

35 havuz ve Adlon sakinlerine özel plaj

Adlon Residence, 57 ve 132 metrekare aralığında değişen 1+1, 2+1 ve 3+1 olmak üzere toplam 17 ikiz blokta 204 daire ve 15 müstakil konuttan oluşuyor. Müstakil konutların her birinin kendine ait açık havuzunun bulunduğu Adlon Residence’da her bloğun da yine özel havuzu mevcut. Ayrıca ortak kullanımda olan çocuk havuzu, yarı olimpik açık havuz ve kapalı havuzun de yer aldığı projede toplam 35 havuz bulunuyor. Ayrıca Adlon Residence, uzun güzel sahilinde ve projeye özel iskelede sadece Adlon sakinlerine özel olanaklarla eğlenceli vakit geçirme fırsatı sunuyor.

Projenin sosyal alanları içinde; golf sahası, fitness, aerobik, basketbol, voleybol ve tenis sahaları yer alıyor. Özenle tasarlanan Adlon Residence SPA Merkezi’nde; buhar odasından saunaya, masajlardan canlandırıcı yüz tedavilerine kadar çok çeşitli hizmetler bir arada sunuluyor. SPA Merkezi’nin içinde ayrıca ısıtmalı kapalı yüzme havuzu yer alıyor. Adlon Residence Mini Kulüp’ün eğitimli ekibi ise çocuk parkı, oyun odası ve çocuk havuzu ile çocuklara doyasıya eğlenmenin keyfini yaşatıyor.

BB Group Homes Genel Müdürü Bülent Baylav, Temmuz sonunda birinci etabın tamamlanması ile birlikte şu an 159 bin TL’den başlayan fiyatların 215 bin TL’ye yükseleceğini belirterek, sınırlı sayıda konut için geçerli olan kampanyadan yararlanmak isteyenlerin acele etmeleri gerektiğini vurguluyor. Adlon’dan ev alanların şimdiden yüzde 78 prim elde ettiğinin altını çizen Baylav, Temmuz’dan sonra bu yatırım avantajının daha da artacağını söylüyor.

Read more...

Yeraltına saklanan stat çölü inletecek


Birleşik Arap Emirlikleri'nde saklanmış bir hazine gibi yeraltına gizlenen Al Ain Stadyumu, dağlara yaslanmış tribünü ile ıssız bir çölü inletmeye hazırlanıyor.

Büyük bir kısmı gömülü olacak 200 bin metrekarelik Al Ain Stadyumu, Lübnanlı MZ Mimarlık tarafından tasarlandı.

Antik tapınakların yeraltı ile olan ilişkisinden esinlenilerek tasarlanan stadyum, Birleşik Arap Emirlikleri'nin modern yapılarından biri olacak.

Stadın tasarımında ölçek, zamanlama ve etkinlik gibi konular üzerinde en çok durulan noktalar olarak öne çıkıyor.

Alan kullanımı, taş ve kumun bizzat yapı malzemesi olarak tasarımla bütünleştirilmesi, cephelerinin çölün bir parçasıymış gib gözükmesi projeyi sürdürülebilir yapı örnekleri arasına dahil ediyor.

Read more...

Marmara'da korkutan deprem


Tekirdağ'da 23:54'te merkez üssü Marmara Ereğlisi olan 5.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem İzleme Merkezi Müdürü Doğan Kalafat, basına yaptığı açıklamada 'sarsıntının bölgedeki fay hattının olağan hareketlerinden biri olduğunu' aktardı.

Tekirdağ'da 5.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, depremin merkez üssü Marmara Ereğlisi açıkları olarak kaydedildi.

Saat 23:54'te meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremin derinliği ise 14.9 kilometre olarak ölçüldü.

İlk belirlemelere göre can ya da mal kaybına neden olmayan sarsıntı, halk arasında paniğe neden oldu.

Başta İstanbul olmak üzere çevre illerde de hissedilen deprem sonrası, en büyüğü 3.2 olan 4 artçı sarsıntı daha kaydedildi.

'ENDİŞEYE GEREK YOK'
Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Doğan Kalafat, sarsıntıyla ilgili basına değerlendirmede bulundu.

Depremin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın olağan hareketlerinden biri olduğunu aktaran Kalafat,endişe edilecek bir durum olmadığını ifade etti.

Kalafat, "Orta şiddetli bir deprem. Burası Marmara Denizi'nin en aktif bölgelerinden birisi. Depremin kendi içinde artçıları olmaya başladı. Bu deprem bölgede meydana gelen olağan etkinliklerden birisi. Deprem, herhangi bir hasara ya da can kaybına neden olabilcek bir deprem değil, deniz içinde olması nedeniyle bu konuda endişe edilmesine gerek yok" diye konuştu.

Depremin, Marmara Denizi'nin yüzeyine yakın bir bölgede meydana geldiği için denize kıyısı olan illerde hissedildiğini anlatan Kalafat, artçı sarsıntıların da en fazla 4 büyüklüğünde olacağını söyledi.

'2045 ÖNCESİ BÜYÜK DEPREM ŞAŞIRTICI OLUR'
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Baş Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan ise yaptığı açıklamada ''2045'ten önce Kuzey Marmara'da deprem olması benim için şaşırtıcı olur. Ancak, ana deprem oluncaya dek bu tür gerginlik birikimlerini gösterecek küçük depremler olagelecektir'' dedi.

Ercan, depremin, Marmara Ereğlisi önünde, 7.0 ile 7,2 büyüklüğünde deprem beklediği konumda, ayrıca odak 15 kilometre derindeki granit kabuğu derinliğinde olduğunu kaydetti.

'OLUMSUZ DURUM YOK'
Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek ise Marmaraereğlisi'nde her hangi bir hasarın olup olmadığını belirlemek için güvenlik güçlerinin ilçede denetimlerini sürdürdüklerini kaydetti.

Kemelek, 'şu anda olumsuz bir durumun söz konusu olmadığını' söyledi.

Read more...

4 Haziran 2012 Pazartesi

İstanbullu Ege konseptine koştu


Eviya Gayrimenkul'ün Sancaktepe'deki 644 konutluk Ege Boyu projesinde dört ayda satışların 70'i tamamlandı. İki bin kişinin başvurduğu proje mart ve nisanda 52 milyon TL'lik satışla ciro şampiyonu oldu
Sinpaş bünyesindeki Eviya Gayrimenkul'ün Sancaktepe'de gerçekleştirdiği Ege konseptli 644 konutluk Ege Boyu projesinde dört ayda projenin yüzde 70'den fazlası satıldı. Projenin lansman satışlarında son 10 güne girildi. Eviya Gayrimenkul Genel Müdürü Seba Gacemer, "Yılın ilk beş ayında sektörden bağımsız olarak satışlarımız çok iyi gitti. Satışa çıkardığımız etabın 440 tanesi kısa zamanda satıldı. Mart - nisan ayında 52 milyon TL'lik satışla ciro şampiyonu olduk" diye konuştu.

İKİBİN TALEP GELDİ
Alaçatı, Foça, Cunda, Asos ve Dalyan konseptindeki evlerden oluşan projenin sadece Dalyan etabı kaldı. Gacamer, fiyatların 150 bin TL ile 750 bin TL arasında olduğu projede iki bine yakın talep aldıklarını söyleyerek "440 satış yaptık yani elimizde 1.500'den fazla talep listesi var. Bu talebe yeni bir projeyle cevap verirsek bunların da en az yüzde 20'si satışa dönüşür" diye konuştu. Gacamer, projenin son etabı olan Dalyan'ı ise eylülde satışa çıkaracaklarını sözlerine ekledi. Projenin ilk etabı Haziran 2014'te, ikinci etabı ise ticari ünitelerle birlikte Ağustos 2014'te teslim edilecek.

'KDV ARTIŞI TARTIŞILMALI'
Konutta KDV'nin metrekaresine göre değil konumuna göre artarak yüzde 18'e çıkmasının sektörü durdurucağına değinen Gacamer, "Bu birçok projenin de ertelenmesi anlama gelir" diye konuştu.

MÜTEKABİLİYET DOĞRUDAN SERMAYEYİ GEÇTİ
Gacamer, mütekabiliyet satışlarının Türkiye'ye giren doğrudan yabancı sermayeden daha fazla olduğuna da dikkat çekerek "2011'de 578 milyon dolarlık doğrudan yabancı sermaye girişi oldu. Yabancılara gayrimenkul satışı ise 2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Mütekabiliyet satışları doğrudan yabancı yatırımdan önemli" dedi.

Read more...

Yargıdan Akkuyu'ya vize

Anayasa Mahkemesi, Akkuyu'da nükleer santral kurulmasına ilişkin Türkiye ve Rusya arasında imzalanan anlaşmanın onaylandığına dair kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemini reddetti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili iptal başvurusunu reddetmesini değerlendirerek, "Türkiye'nin teknolojik gelişmesine ve kalkınmasına yargıdan çelme gelmemiştir. Nükleerden vazgeçmeyiz" dedi.

Read more...

İstanbul’da 1.6 milyon riskli bina var


Bina güçlendirme alanında faaliter gösteren Artyol Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, Kentsel Dönüşüm Yasası’nın çıkmasıyla birlikte İstanbul’daki riskli 1.6 milyon binanın acilen tespit edilmesi gerektiğini söyledi.

17 Mayıs 2012 tarihinde yürürlüğe giren Kentsel Dönüşüm Yasası, uzun süredir beklenmesine karşın bazı tartışmaları da gündeme getirdi. Yasanın Türkiye’nin geç kalınmış bir ihtiyacı olduğunu dile getiren bina güçlendirme uzmanı Artyol Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, “Her şey yasa ile bitmiyor. Yönetmeliklerle bu yasa yavaş yavaş tamamlanacak. Ancak İstanbul’daki 3 milyon yapı stoğunun arasına gizlenmiş 1.6 milyon riskli binanın acilen tespit edilmesi şart” dedi.

3 milyon bina
Türkiye’de resmi bir bina envanteri olmadığını dile getiren Türkkan, yaklaşık bir hesapla, Türkiye genelinde 20 milyon yapı stoğu bulunduğunu, bunun yaklaşık 3 milyonun İstanbul’da bulunduğunu ifade etti. Bu 3 milyon binanın 1,6 milyonunun riskli bina olduğunu belirten Sinan Türkkan, bu binaların 500 bin adetinin de çökme riski ile karşı karşıya olduğunu aktardı. Bu 1,6 milyon binanın tespitinin ise ciddi bir sorun olduğuna anlatan Türkkan, bu binaların diğer 3 milyon binanın arasına gizlendiğini ve bunların acilen tespit edilmesi, ayıklanması ve bu binalar için karar verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Dönüşüm bölgeleri şanslı
Yasanın çıkması ile bu binaların bulunmaya çalışılacağını belirten Sinan Türkkan, Kentsel Dönüşüm bölgelerinde yeni imar çalışmaları ile bu bölgelerdeki binalar da yıkılacağını ve daha yüksek katlı binalar yapılarak yaşanılabilir hale getirileceğini söyledi. Yasa ile evin bulunduğu semt veya bölgenin arsa değeri yüksek ise pek fazla sorun yaşamayacağını vurgulayan Türkkan, “Çünkü bu bölgelerde müteahhit yatırım yapmaya hevesli olacaktır. Muhtemelen arsanıza yeni bir bina yaparak kendisine kalacak dairelerle kar edecek, satış sorunu yaşamayacağı için inşaat yapmayı isteyecektir. Ancak daha düşük arsa değeri olan bölgeler ne yapacak. Buralarda emsal artışı da verilemeyeceğine göre müteahhitin girip yapma şansı olmayacak. Bu durumda sorunu vatandaşın kendisinin çözmesi gerekecektir” dedi.

Kaçak yapılar belirlenmeli
Kaçak yapılara da değinen Artyol Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, bu yapıların 5-6 katlı, her türlü belediye hizmetini alan binalar olduğunu hatırlattı. Bunların bir kısmının toprak tapulu, bir kısmının ise noter senedi ile satıldığını söyleyen Türkkan, şunları söyledi: “Burada işler her yönüyle zorlaşıyor. İstanbul’da bu durumda olan ve 30-40 dairenin bulunduğu binalar var. Devlet bu tip yapılarda ne yapacak? Bu konunun da netleştirilmesi önem arz ediyor. Bu çok önemli bir konu ve yönetmeliklerle netleştirilecek konuların başında geliyor.”

İş vatandaşa düşecek
Arsa değerlerinin belirlenmesi ile ilgili konularda halka da büyük iş düştüğünü söyleyen Sinan Türkkan, “Burada devlet size ‘binanın risk raporunu getir’ diyecek. Siz de yetkili bürolardan veya üniversitelerden rapor alacaksınız. Raporun ücretini kendi cebinizden ödeyeceksiniz. Bu rapora göre binanız sağlam ise yine bir nebze rahatsınız. Ancak rapor, binanız riskli diyorsa, orada canınız sıkılabilir. Bu noktada size 60 gün süre veriliyor. Bu zaman içinde ne yapacağınıza karar vereceksiniz. Yıkıp yapmayı mı, yoksa güçlendirme çalışması yaptırarak oturmayı mı seçeceksiniz. İşte bu kaosa sebep olacak” diye konuştu.

Read more...

Yabancının Türkiye’ye ilgisi arttı, konuta bir yılda 2 milyar dolar harcadı


Son dönemlerde yabancıların Türkiye’deki gayrimenkullere ilgisi arttı. 2011 yılında yabancılar 2 milyar dolarlık konut alırken, mütekabiliyet yasasının çıkmasıyla şirketler hedefi büyüttü.

SİNPAŞ GYO iştiraki Eviya Gayrimenkul Genel Müdürü Seba Gacemer, Türk gayrimenkul şirketlerinin yeni proje üretmekte sıkıntı çekmediğini belirterek, “İnşatta yabancı yatırımcıya hiç gerek yok. Bizim yabancı alıcılara ihtiyacımız var” dedi. Türk gayrimenkulculerin finansman sorunu yaşamadığını söyleyen Gacemer, “2011’de yabancıya yapılan konut satışı miktarı 2 milyar dolar. Toplamdan aldığı pay çok küçük. Bununla ilgili engel olan mütekabiliyet sorunu çözüldü. Bundan sonra Türkiye, yurtdışında yabancı yatırımcıyı buraya çekmek yerine yabancı alıcıları çeksin. Şehrin tanıtımı, pazarlaması iyi yapılsın. Sektör bu şekilde çok daha fazla büyür” dedi.

KDV artışı sektörü durdurur
Gacemer, son günlerde tartışılan KDV artışı konusunda da şunları söyledi: “Lüksün tanımının iyi yapılması gerekiyor. Beşiktaş’ta oturan orta gelirli bir kişi, aynı bölgeden alacağı yeni bir ev için neden daha fazla KDV ödesin. KDV konusu kimse tarafından hazmedilmiş değil. Tartışılıp karara bağlanması gerekiyor. Tamam ‘Robin Hood’ mantığı iyi güzel gibi görünüyor ama neye göre artış yapılacağının belirlenmesi lazım. Bir bölgede metrekaresi 15 bin dolara da konut var 3 bin dolara da. Bu ikisinin KDV’si aynı olmamalı. KDV konusunda denilen yapılırsa, gayrimenkul sektörü tam anlamıyla durur. Yeni projeler 1, hatta 2 yıl ertelenir.”

420 konut sattı
Durgunluğa rağmen EgeBoyu satışlarının yükseldiğini belirten Gacemer, şunları söyledi: “EgeBoyu için beklentimizin üzerinde satış yaptık. Mart ve nisan içinde İstanbul’da en çok satış yapan proje olduk. İki ay içinde 162 daire satarak 52 milyon TL ciro yaptık. Bize en yakın satışı yapan projede 101 ev satılmış. Projenin lansmanını 24 Şubat’ta yapmıştık. Kısa sürede 644 konuttan oluşan projede 420 konut satışı gerçekleşti. Projede lansmana özel, yüzde 10’luk indirim uyguluyoruz ancak bu kampanya 10 Haziran’da sonlanacak. Proje, 2014 Haziran’da sahiplerine teslim edilecek.”

2015’te metro gelecek
Seba Gacemer, “2015’te bölgeye metro gelecek. Sancaptepe ‘Bana yatırım yapın’ diye bağrıyor. Çevremizdeki bölgelerde metrekare fiyatları 7 bin TL’ye kadar çıkıyor. Sancaktepe’de 3 bin 500 TL. Bu yüzden çevre ilçelerden çok fazla talep alıyoruz. En çok müşteri Kadıköy, Ümraniye ve Ataşehir’den geliyor.”

Yeni proje yolda
Eviya Gayrimenkul Genel Müdürü Seba Gacemer, EgeBoyu projesinde konutların yüzde 65’ini iki ayda sattıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Sancaktepe bölgesi ile ilgili öngörülerimiz bir bir çıkıyor. Orası da Göktürk gibi çok değerli bir hale gelecek. EgeBoyu ile birlikte Sinpaş GYO’nun bölgedeki 5’inci projesi oldu. Ciddi anlamda Sancaktepe’yi radarımıza aldık ve yatırım yapıyoruz. Eviya Gayrimenkul’un bundan sonraki projesi yılın ikinci yarısında netleşecek. Yine ya Sancaktepe ya da Halkalı bölgesinde gerçekleştirmek istiyoruz. Yapacağımız projede belki fiyatları biraz daha aşağıda tutup, EgeBoyu’ndan konut alamayan müşterilerimizi çekmeye odaklanabiliriz. Çünkü EgeBoyu için bütçesi yetmeyip, ‘Bir sonraki projenizde bizi bilgilendirin’ diyenlerin oranı yüzde 82 dedi.”

Read more...

Tarlabaşı’nı milyar dolara taşıyan dönüşümün yeni rotası Karaköy


Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan, Tarlabaşı’nda 2.5 yıl içinde tamamlanması planlanan kentsel dönüşümün, bölgenin ekonomik değerini 1 milyar doların üzerine taşıdığını söyledi. Beyoğlu’nun her semtinde dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü anlatan Demircan, özellikle Karaköy’ün yenilenmenin hızıyla yükseleceğini söyledi

Yalnızca İstanbul’un değil, Türkiye’nin en önemli ilçelerinden biri Beyoğlu. Sevdikleriyle buluşanlar, piyasa yapmak isteyenler, bir diyeceği olanlar, kamuoyunun nabzını yoklayan televizyoncular soluğu Taksim’de, İstiklal Caddesi’nde alır. Ama Beyoğlu, İstiklal Caddesi’nden çok fazlasıdır aslında. Bu gözde ilçenin birkaç yıl öncesine kadar pek de göze çarpmayan semtleri de birer birer parlamaya başladı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, bu gelişmede en büyük rolü kentsel dönüşüm çalışmalarının oynadığını söylüyor. Kimi kesimler tarafından kimi yönleri eleştirilse de kentsel dönüşümün somut etkilerini göz ardı etmek mümkün değil. Bu anlamda en çarpıcı örneklerden biri Tarlabaşı. Tarlabaşı’nda beş yıldır süren projelendirme çalışmalarının ardından inşaat aşamasına gelindi.
Demircan, 100 bin metrekare inşaat alanında toplam 150 milyon dolara mal olacak renovasyonun tamamlanmasıyla 1 milyar doları aşan bir değerin ortaya çıkacağını söylüyor. Dönüşümün Tarlabaşı’yla sınırlı olmadığını, Kasımpaşa ve Sütlüce için de planları bulunduğunu anlatan Demircan, Karaköy’ün de bu yenilenmeden nasibini alacağının haberini veriyor.

Daha anlamlı yaşam alanları

Tarlabaşı’nda kentsel dönüşüm çalışmaları ne aşamada?

20 bin metrekarelik alandaki 188’i tescilli 269 binayı yeniliyoruz. 5 yıldır tek tek mahalle sakinleriyle tanıştık, orada kaç aile, kaç çocuk yaşıyor, hangi okullara gidiyorlar, her şeyi biliyoruz. Ben de Kasımpaşa’da doğdum. Buraları avucumun içi gibi bilirim. Bölgedeki çaresizliği, yoksulluğu, karanlığı çok iyi biliyorum. Mülk sahiplerine, projedeki hakları teslim edilinceye kadar kira desteği sunduk. Kiracılar da proje başlangıcından uygulamaya geçinceye kadar kira ödemediler. Çocuklara okullar ayarlıyoruz. Belediyeden eğitim, sağlık, iş gibi konularda destek sağlıyoruz.

Konut ve ticaret alanlarının dağılımı nasıl?

Yüzde 52 konut, yüzde 12 ticaret, yüzde 17 turizm ve yüzde 14 de ofis alanı yapıyoruz. Paris, Londra, Edinburg gibi şehirlerdeki yenileme projelerini inceleyerek hareket ettik. Tarlabaşı’nın kendine özgü koşullarını da gözettik. 269 binada yaşayan 2 bin insanla uzlaşarak projeyi başlatmak, bu projeye ayrı bir derinlik katıyor. Projelendirmenin tamamlanması 5 yıl sürdü. Şimdi inşaat başladı, 2.5 yılda tamamlanır.

Metrekaresi 6 bin dolar

Sizce ne kadara mal olur bu proje?

150 milyon dolar civarında yatırım yapılacak.

Peki bu kadarlık bir yatırım sonrasında ortaya çıkacak değere ilişkin bir tahmin yapmanızı istesem.

Henüz inşaatı başlamayan binalarda metrekareye 6 bin dolar değer biçildiğini görüyoruz. 25 - 30 bin metrekare büyüklükte, içinde 100 bin metrekareye yakın inşaatın olduğu yerin değeri ne olur? 6 bin dolardan alırsak 100 bin metrekare olduğunu göz önüne alırsak zaten 600 milyon dolarlık bir değer çıkıyor ortaya. Ama dükkanları, ticari işletmelerini koyarsanız bu değer 1 milyar doları aşar. Bu tabii sadece renovasyonun yapıldığı küçücük bir parçası için geçerli. Beyoğlu’ndaki diğer binaların da değeri bu proje nedeniyle artacak.

‘Tarihsel dokuyu koruyoruz’

Eskiden ne kadardı metrekare fiyatı?

Eskiden para etmiyordu. 70 bin, 100 bin TL’ye satılan küçük binalara şimdi 1 milyon dolar istiyorlar. Beyoğlu’nun her köşesinde büyük kentsel dönüşüm projeleri yürütüyoruz. Öncü diyebileceğimiz uygulamalar yapıyoruz. Mesela, Sütlüce’de Hilton Garden Inn Oteli’nin yatırımcısı Türk-Alman ortaklar, Örnektepe Mahallesi’ni yenileyecekler. Sosyal tesisleri, çevre düzenlemesiyle 500 haneli bir mahalle kurulacak. İşadamı, yatırımcı ile birlikte hareket ederek vatandaşlarımıza hizmet sunuyor, yaşam alanı inşa ediyoruz.

Kentsel dönüşümün tek tip yapılaşmaya yol açtığı, kentin tarihi dokusunu bozduğu yönünde eleştiriler de var?

Bunu söyleyenler projeleri biliyorlar mı acaba, merak ediyorum. İstiklal Caddesi’nden her gün 1 milyondan fazla insan geçiyor. Hemen yanıbaşındaki Tarlabaşı sefalet halinde. Biz, Tarlabaşı’nın dokusunu koruyarak yenileme yürütüyoruz. Çok katlı yapılar inşa etmeyeceğiz. Binaların dış görünümü itibariyle tarihsel formu koruyacağız. Kimse kusura bakmasın bölgedeki sosyal yaşamın da kalitesi artıyor, ekonomik değeri de artıyor. Öte yandan Dolapdere’ye yeni bir imar planı geliyor. Sütlüce, Kasımpaşa başlamak üzere.

Kiralar da artacak ama bölgede...

İlçemizin değeri yükseliyor. Burada yaşayan insanlar bundan istifade ediyor. Bu birine kâr, birine tehdit değil. Burası komple yükselirken bazı fiyatlar artıyor olabilir ama bazı fırsatlarda doğuyor. Adamın binası daha fazla para ediyor, çevresindeki iş olanakları arttığı için daha çok iş yapıyor. İşçi de iş buluyor. Dolayısıyla bir yer gelişiyorsa bundan herkes istifade ediyor.


KARAKÖY’DE OTEL HAZIRLIKLARI

Peki ya Karaköy?.. Çok popüler olduğunu duyuyoruz.

Karaköy’de yolun düz sahasında 2-3 otel hazırlığı var. Galataport’a kalmasa bile, Karaköy’e geleceğin Talimhanesi diyebiliriz. Hem oteller olacak, hem alışveriş olacak. Yani orada konut olmadığı için, orası tam bir ticaret mahalli şeklinde gelişecek. Bugünkü Talimhane’den çok daha ileri bir turistik alana dönüşecek ve emsali İstanbul’da olmayan bir yer. Kendi başına bir emsal çıkacak.
Taksim’in dar sokakları bu hale geldiyse bu yenilenme hızı Karaköy’ü uçuracak, bunu görüyor tabii insanlar.

Mis Sokak masaya uygun ama Asmalı’da olmayacak

Mis Sokak’ta masa yasağının kalktığı yönünde haberler çıktı.Yasakların esnetilmesi mi söz konusu?

Bir yıl evvel ne söylediysek aynı şeyi söylüyoruz. Değişen hiçbir şey yok. Beyoğlu’nda masa yasağı yok. Kafasına göre dışarıyı işgal yasağı var. Ölçüsünü bilmeyen, yayılan esnafa ölçüsü, dizayna uyması hatırlatıldı. Umumun menfaatine bakarız. Bazıları şikayet ediyor ama bazıları da memnun. Üst katlardaki yerlere insanlar çıkmaya başladı mesela. Bakıyorsunuz adamın yeri 5. katta ama sokağa masa atmış. Biz başından beri dedik ki, sokak müsaitse, bizim şartlarımıza uyuyorsa, gerekeni yapıyorsa zaten izin veriyoruz. Bu süreç devam ediyor, yeni bir durum yok. Sokakları, yerleri müsait ise zaten izin veriyorduk. Yasaklamadık ki. Ama müsait değilse, kurallara uymuyorsa, keyfi davranıyorsa müsaade etmiyoruz. Mis Sokak müsait sokaklarımızdan, öyle olduğu için müsaade edildi. Orada belli işletmeler var, kentsel tasarım ofisimizin beklentilerine cevap veren bir yapı olduğu için izin verildi. Her sokağın kendine göre bir konsepti, bir stratejisi var. Şehirde kurallar var. Onları tatbik ediyoruz.

Diğer sokaklara ne zaman bakacaksınız? Asmalı Mescit’e de sirayet edecek mi mesela?
Her sokakta bir konsept var. Dar sokaklar mesela, onlarda olmayacak. Asmalı Mescit’te olmayacak. Başka konseptler yarattık onlara. Uyan var, uymayan var. Yerine göre değişecek izinler. Bakın Talimhane’den hiç kaldırmadık, uygundu çünkü. Uygun olan sokak, uygun olan mekan var. Bütün sokaklara bu perspektifte bakılıyor. Burada bir belediye var. Burada olan herkesin beklentilerini karşılamak, teraziyi tutturma görevi bizde. Nevizade böyle çöktü hatırlarsanız. Bir daha toparlanamadı. Nevizade örneği orada duruyor işte. Dip yaptı işte Nevizade, hızlı bir şekilde tüketirseniz parlak günler çabuk geçer. Oysa kaliteli mekan olsun, yeteri kadar olsun diye bakmalıyız.
n Nevizade’yi de yenileyecektiniz? O çalışma ne aşamada?
Hareketi esnaftan bekliyoruz. Biz de yollarını yenileyeceğiz. Esnaf kendi dükkanını yapacak, böylece bir iyileşme gerçekleşecek. Biz projeyi yaptık verdik.


Read more...

Tarlabaşı’nı milyar dolara taşıyan dönüşümün yeni rotası Karaköy


Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan, Tarlabaşı’nda 2.5 yıl içinde tamamlanması planlanan kentsel dönüşümün, bölgenin ekonomik değerini 1 milyar doların üzerine taşıdığını söyledi. Beyoğlu’nun her semtinde dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü anlatan Demircan, özellikle Karaköy’ün yenilenmenin hızıyla yükseleceğini söyledi

Yalnızca İstanbul’un değil, Türkiye’nin en önemli ilçelerinden biri Beyoğlu. Sevdikleriyle buluşanlar, piyasa yapmak isteyenler, bir diyeceği olanlar, kamuoyunun nabzını yoklayan televizyoncular soluğu Taksim’de, İstiklal Caddesi’nde alır. Ama Beyoğlu, İstiklal Caddesi’nden çok fazlasıdır aslında. Bu gözde ilçenin birkaç yıl öncesine kadar pek de göze çarpmayan semtleri de birer birer parlamaya başladı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, bu gelişmede en büyük rolü kentsel dönüşüm çalışmalarının oynadığını söylüyor. Kimi kesimler tarafından kimi yönleri eleştirilse de kentsel dönüşümün somut etkilerini göz ardı etmek mümkün değil. Bu anlamda en çarpıcı örneklerden biri Tarlabaşı. Tarlabaşı’nda beş yıldır süren projelendirme çalışmalarının ardından inşaat aşamasına gelindi.
Demircan, 100 bin metrekare inşaat alanında toplam 150 milyon dolara mal olacak renovasyonun tamamlanmasıyla 1 milyar doları aşan bir değerin ortaya çıkacağını söylüyor. Dönüşümün Tarlabaşı’yla sınırlı olmadığını, Kasımpaşa ve Sütlüce için de planları bulunduğunu anlatan Demircan, Karaköy’ün de bu yenilenmeden nasibini alacağının haberini veriyor.

Daha anlamlı yaşam alanları

Tarlabaşı’nda kentsel dönüşüm çalışmaları ne aşamada?

20 bin metrekarelik alandaki 188’i tescilli 269 binayı yeniliyoruz. 5 yıldır tek tek mahalle sakinleriyle tanıştık, orada kaç aile, kaç çocuk yaşıyor, hangi okullara gidiyorlar, her şeyi biliyoruz. Ben de Kasımpaşa’da doğdum. Buraları avucumun içi gibi bilirim. Bölgedeki çaresizliği, yoksulluğu, karanlığı çok iyi biliyorum. Mülk sahiplerine, projedeki hakları teslim edilinceye kadar kira desteği sunduk. Kiracılar da proje başlangıcından uygulamaya geçinceye kadar kira ödemediler. Çocuklara okullar ayarlıyoruz. Belediyeden eğitim, sağlık, iş gibi konularda destek sağlıyoruz.

Konut ve ticaret alanlarının dağılımı nasıl?

Yüzde 52 konut, yüzde 12 ticaret, yüzde 17 turizm ve yüzde 14 de ofis alanı yapıyoruz. Paris, Londra, Edinburg gibi şehirlerdeki yenileme projelerini inceleyerek hareket ettik. Tarlabaşı’nın kendine özgü koşullarını da gözettik. 269 binada yaşayan 2 bin insanla uzlaşarak projeyi başlatmak, bu projeye ayrı bir derinlik katıyor. Projelendirmenin tamamlanması 5 yıl sürdü. Şimdi inşaat başladı, 2.5 yılda tamamlanır.

Metrekaresi 6 bin dolar

Sizce ne kadara mal olur bu proje?

150 milyon dolar civarında yatırım yapılacak.

Peki bu kadarlık bir yatırım sonrasında ortaya çıkacak değere ilişkin bir tahmin yapmanızı istesem.

Henüz inşaatı başlamayan binalarda metrekareye 6 bin dolar değer biçildiğini görüyoruz. 25 - 30 bin metrekare büyüklükte, içinde 100 bin metrekareye yakın inşaatın olduğu yerin değeri ne olur? 6 bin dolardan alırsak 100 bin metrekare olduğunu göz önüne alırsak zaten 600 milyon dolarlık bir değer çıkıyor ortaya. Ama dükkanları, ticari işletmelerini koyarsanız bu değer 1 milyar doları aşar. Bu tabii sadece renovasyonun yapıldığı küçücük bir parçası için geçerli. Beyoğlu’ndaki diğer binaların da değeri bu proje nedeniyle artacak.

‘Tarihsel dokuyu koruyoruz’

Eskiden ne kadardı metrekare fiyatı?

Eskiden para etmiyordu. 70 bin, 100 bin TL’ye satılan küçük binalara şimdi 1 milyon dolar istiyorlar. Beyoğlu’nun her köşesinde büyük kentsel dönüşüm projeleri yürütüyoruz. Öncü diyebileceğimiz uygulamalar yapıyoruz. Mesela, Sütlüce’de Hilton Garden Inn Oteli’nin yatırımcısı Türk-Alman ortaklar, Örnektepe Mahallesi’ni yenileyecekler. Sosyal tesisleri, çevre düzenlemesiyle 500 haneli bir mahalle kurulacak. İşadamı, yatırımcı ile birlikte hareket ederek vatandaşlarımıza hizmet sunuyor, yaşam alanı inşa ediyoruz.

Kentsel dönüşümün tek tip yapılaşmaya yol açtığı, kentin tarihi dokusunu bozduğu yönünde eleştiriler de var?

Bunu söyleyenler projeleri biliyorlar mı acaba, merak ediyorum. İstiklal Caddesi’nden her gün 1 milyondan fazla insan geçiyor. Hemen yanıbaşındaki Tarlabaşı sefalet halinde. Biz, Tarlabaşı’nın dokusunu koruyarak yenileme yürütüyoruz. Çok katlı yapılar inşa etmeyeceğiz. Binaların dış görünümü itibariyle tarihsel formu koruyacağız. Kimse kusura bakmasın bölgedeki sosyal yaşamın da kalitesi artıyor, ekonomik değeri de artıyor. Öte yandan Dolapdere’ye yeni bir imar planı geliyor. Sütlüce, Kasımpaşa başlamak üzere.

Kiralar da artacak ama bölgede...

İlçemizin değeri yükseliyor. Burada yaşayan insanlar bundan istifade ediyor. Bu birine kâr, birine tehdit değil. Burası komple yükselirken bazı fiyatlar artıyor olabilir ama bazı fırsatlarda doğuyor. Adamın binası daha fazla para ediyor, çevresindeki iş olanakları arttığı için daha çok iş yapıyor. İşçi de iş buluyor. Dolayısıyla bir yer gelişiyorsa bundan herkes istifade ediyor.


KARAKÖY’DE OTEL HAZIRLIKLARI

Peki ya Karaköy?.. Çok popüler olduğunu duyuyoruz.

Karaköy’de yolun düz sahasında 2-3 otel hazırlığı var. Galataport’a kalmasa bile, Karaköy’e geleceğin Talimhanesi diyebiliriz. Hem oteller olacak, hem alışveriş olacak. Yani orada konut olmadığı için, orası tam bir ticaret mahalli şeklinde gelişecek. Bugünkü Talimhane’den çok daha ileri bir turistik alana dönüşecek ve emsali İstanbul’da olmayan bir yer. Kendi başına bir emsal çıkacak.
Taksim’in dar sokakları bu hale geldiyse bu yenilenme hızı Karaköy’ü uçuracak, bunu görüyor tabii insanlar.

Mis Sokak masaya uygun ama Asmalı’da olmayacak

Mis Sokak’ta masa yasağının kalktığı yönünde haberler çıktı.Yasakların esnetilmesi mi söz konusu?

Bir yıl evvel ne söylediysek aynı şeyi söylüyoruz. Değişen hiçbir şey yok. Beyoğlu’nda masa yasağı yok. Kafasına göre dışarıyı işgal yasağı var. Ölçüsünü bilmeyen, yayılan esnafa ölçüsü, dizayna uyması hatırlatıldı. Umumun menfaatine bakarız. Bazıları şikayet ediyor ama bazıları da memnun. Üst katlardaki yerlere insanlar çıkmaya başladı mesela. Bakıyorsunuz adamın yeri 5. katta ama sokağa masa atmış. Biz başından beri dedik ki, sokak müsaitse, bizim şartlarımıza uyuyorsa, gerekeni yapıyorsa zaten izin veriyoruz. Bu süreç devam ediyor, yeni bir durum yok. Sokakları, yerleri müsait ise zaten izin veriyorduk. Yasaklamadık ki. Ama müsait değilse, kurallara uymuyorsa, keyfi davranıyorsa müsaade etmiyoruz. Mis Sokak müsait sokaklarımızdan, öyle olduğu için müsaade edildi. Orada belli işletmeler var, kentsel tasarım ofisimizin beklentilerine cevap veren bir yapı olduğu için izin verildi. Her sokağın kendine göre bir konsepti, bir stratejisi var. Şehirde kurallar var. Onları tatbik ediyoruz.

Diğer sokaklara ne zaman bakacaksınız? Asmalı Mescit’e de sirayet edecek mi mesela?
Her sokakta bir konsept var. Dar sokaklar mesela, onlarda olmayacak. Asmalı Mescit’te olmayacak. Başka konseptler yarattık onlara. Uyan var, uymayan var. Yerine göre değişecek izinler. Bakın Talimhane’den hiç kaldırmadık, uygundu çünkü. Uygun olan sokak, uygun olan mekan var. Bütün sokaklara bu perspektifte bakılıyor. Burada bir belediye var. Burada olan herkesin beklentilerini karşılamak, teraziyi tutturma görevi bizde. Nevizade böyle çöktü hatırlarsanız. Bir daha toparlanamadı. Nevizade örneği orada duruyor işte. Dip yaptı işte Nevizade, hızlı bir şekilde tüketirseniz parlak günler çabuk geçer. Oysa kaliteli mekan olsun, yeteri kadar olsun diye bakmalıyız.
n Nevizade’yi de yenileyecektiniz? O çalışma ne aşamada?
Hareketi esnaftan bekliyoruz. Biz de yollarını yenileyeceğiz. Esnaf kendi dükkanını yapacak, böylece bir iyileşme gerçekleşecek. Biz projeyi yaptık verdik.

Read more...

Üçüncü köprü 50 bin kişiye iş yaratacak


Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, maliyeti yaklaşık 4.5 milyar lirayı bulacak 3’üncü köprünün inşaat aşamasında 6–7 bin kişi, işletme aşamasında 700-1000 kişi, yapım sürecinde de 50 bin kişi istihdam edileceğini söyledi. Yıldırım, “Köprü, Ege ve Marmarayı entegre edecek” dedi.

İstanbul Boğazı’na 3’üncü köprünün inşası için geri sayım başladı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, maliyeti yaklaşık 4.5 milyar lirayı bulacak 3’üncü köprünün yapımını da içeren Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin 2015 yılı sonunda hizmete açılacağını söyledi. 10 yıl 2 ay 20 gün işletme ve yapım süresi ile İçtaş İnşaat-Astaldi Ortak Girişim Grubu’na verilen köprü, ihale sözleşmesi gereği 36 ayda tamamlanacak. Otoyol projesi, Binali Yıldırım’ın ‘büyük sanat yapıları’ olarak tanımladığı, toplam uzunluğu 1875 metrelik asma köprü, 60 metre uzunluğundaki viyadükler ve toplam uzunluğu 21 kilometre olan tünelleri kapsıyor. Güzergah üzerinde, bağlantı yolları üzerindekiler de dahil 45 kavşak bulunuyor. Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin hayata geçirilmesiyle bütün bu olumsuzlukların ortadan kalkacağını savunan Binali Yıldırım, projenin hedeflerini anlattı.

50 bin kişi istihdam edilecek
İstanbul’daki transit trafik yükünü hafifletmeyi amaçladıklarını belirten Binali Yıldırım, şunları söyledi: “Araçların şehir içi trafiğine girmeden erişim kontrollü, yüksek standartlı, kesintisiz, emniyetli ve konforlu bir yol ile zamandan tasarruf ederek transit geçişini sağlamak istiyoruz. Proje hayata geçtiğinde Avrupa- Asya arasında çok daha kısa sürede geçiş imkanı olacak. Diğer ulaşım modları ile entegrasyon sağlanıp, İstanbul şehir içi trafiğindeki yoğunluk azaltılacak. Köprü, yapımı devam eden Gebze- İzmir Otoyolu ile Ege ve Marmara bölgesinin entegrasyonu sağlayacak. Projenin inşaat aşamasında, yaklaşık 6–7 bin kişi, işletme aşamasında yaklaşık 700–1000 kişi, yapım sürecinde de 50 bin kişi istihdam edilecek.”

İzmir’e kadar ulaşacak
Proje kapsamında Gebze-Dilovası bölgesi TEM Otoyolu’ndan bir kavşakla ayrılacağını söyleyen Bakan Yıldırım, şöyle konuştu: “İzmit Körfezi’nde yapılacak asma köprü ile Hersek Burnu’na ulaşılacak. Otoyol Orhangazi ve Gemlik yakınlarından geçip, Ovaakça Kavşağı ile Bursa Çevreyolu’na bağlanacak. Otoyol daha sonra Karacabey Kavşağı’ndan başlayarak Uluabat Gölü’nün doğusundan, Mustafakemalpaşa’nın güneyinden ve Susurluk’un kuzeyinden geçerek Balıkesir’e ulaşacak. Balıkesir’in batısından güneye yönelerek Savaştepe, Soma, Kırkağaç ilçelerinin yakınlarından geçip, Turgutlu yakınlarında batıya yönelecek. İzmir-Uşak devlet yoluna parelel olarak ilerleyip İzmir Çevreyolu üzerindeki Anadolu Lisesi Kavşağı’na bağlanacak.”

Yakıt tasarrufu sağlayacak
Yıldırım, şöyle devam etti: “377 kilometre otoyol ve 44 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 421 kilometre uzunluğundaki proje kapsamında, yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda bir asma köprü, toplam 18 bin 212 metre uzunluğunda 30 adet viyadük, toplam 7 bin 395 metre uzunluğunda 4 adet tünel, 209 adet köprü, 18 adet gişe alanı, 5 adet Otoyol Bakım İşletme Merkezi, 7 adet servis alanı ve 7 adet park alanı yer alacak. Proje tamamlandığında İstanbul-İzmir arasındaki mesafe 140 kilometre kısalmış olacak. 8-10 saatlik mevcut ulaşım süresi 3.5-4 saate inecek. Proje yılda 870 milyon TL’lik yakıt tasarrufu sağlayacak.”

İki katlı, demiryolu da geçiyor
İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin karayolu trafik yükünü azaltmayı hedefleyen Üçüncü Köprü Projesi’ne, ilk projede olmayan demiryolu raylı sistemi de eklendi. Projeye göre, üçüncü köprü iki katlı olacak. Üst katı karayolu taşımacılığına ayrılan köprünün alt katından sadece demiryolu geçecek. Bu demiryolu Edirne’den İzmit’e kadar hem şehirlerarası hem de şehir içinde yolcu taşıyacak. Marmaray’la da entegre edilecek raylı sistemle, Atatürk Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı da birbirine bağlanacak.

İzmit Körfez’inden geçiş 35 dolar+KDV
Sözleşmesi 27 Eylül 2010 tarihinde imzalanan Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi Dahil) Otoyolu Projesinde 4 ayrı kesim halinde verilen trafik garantisi ise şöyle: Gebze – Orhangazi kesimi için günde 40 bin, Orhangazi – Bursa (Ovaakça Kavşağı) kesimi için 25 bin, Bursa (Karacabey Kavşağı)-(Balıkesir – Edremit) ayrımı kesimi için 17 bin, Balıkesir – Edremit ayrımı – İzmir kesimi için ise 23 bin otomobil. Trafik sayısının garanti edilenin altında kalması halinde oluşacak gelir kaybı, gelir kaybının olduğu yılı takip eden yılın nisan ayı içerisinde İdare tarafından görevli şirkete ödenecek. Otomobil için geçiş ücreti, İzmit Körfez Geçişi Köprüsü için KDV hariç 35 dolar, otoyol için KDV hariç kilometre başına 0,050 dolar olarak belirlendi. İşin yapım süresi 7 yıl. Ancak projenin tamamının 5 yılda bitirilip, işletmeye açılması hedefleniyor. Otoyolun farklı kesimlerinin farklı zamanlarda açılması imkanı da veriliyor.

Ekonomik kayıplara neden oluyor
Binali Yıldırım, trafik sorunun yol açtığı mevcut olumsuzlukları şöyle sıraladı:
Akaryakıt tüketimine bağlı ekonomik kayıplar. Ulaşım alt yapısı yetersizliği nedeniyle, taşıma kapasitesinin düşük verimle kullanılması.
İstanbul’un ulaşım alt yapısındaki yetersizlikler nedeni ile, sektörlerdeki kapasitenin yeterli seviyede kullanılamaması.
Boğaz geçişlerindeki kapasite yetersizliği nedeniyle Erişme Kontrollu bir yolda, sadece olağanüstü hallerde uygulanması gereken ilave şerit çalışmalarının her gün yapılmasından dolayı, ilave işletme maliyeti oluşturması.
Bakım ve onarım işlerinin trafik yoğunluğundan, belirli gün ve kısıtlı zaman diliminde yapılması nedeniyle oluşan ilave bakım maliyeti.


Read more...

The Istanbul Residence ile Veliefendi’de yeni projeye başlıyor


YDA Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, The Istanbul Veliefendi projesinin ardından aynı bölgede, The Istanbul Residence ismiyle yeni bir projeye imza attıklarını belirterek, “İstanbul çok ayrıcalıklı bir şehir. İstanbul’a yakışır bina yapmak çok önemli. Biz bunun için projeler üretiyoruz” dedi.

Yaşar Dede Arslan (YDA) Grup ve Kuruluş İnşaat Ortaklığı, Veliefendi’de inşaasına devam ettiği The İstanbul Veliefendi’nin bitişinde yeni bir rezidans projesine başladı. Veliefendi’nin Koç Grubu’na ait arsa üzerinde inşası devam eden The Istanbul Veliefendi’nin bitişiğinde konumlandırılan The Istanbul Residence dün yapılan toplantıyla tanıtıldı. YDA Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, “İstanbul’un en gelişmiş yerleşim alanlarından Veliefendi’de bölgenin merkezinde konumlandırılan The Istanbul Residence, estetik mimarisiyle çevrenin sembol projeleri arasında yerini alacak” değerlendirmesini yaptı.

Bugün satışa sunuluyor
70 TL yatırım bedeliyla hayata geçirilen The Istanbul Residence’ın detaylarını anlatan Arslan şunları söyledi: “Yarından itibaren (bugün) satışa başlayacağız. 41 metrekare’den 127 metrekareye kadar dairelerimiz var. 165 bin TL’den başlayan lansman fiyatlarımız var. Lüks detayları ve deniz manzarasına sahip. 8 bin metrekare arsa üzerinde inşasına başlanan projede 351 rezidans daire ve çeşitli alanlarda hizmet verecek 11 ticari ünite yer alacak. Ayrıcalıklı rezidans hizmetlerinin kapsamında resepsiyon hizmeti, concierge hizmeti, lofnge hizmeti, oda servisi, kuaför hizmeti kuru temizleme hizmeti vale parking hizmeti ve bellboy hizmeti gibi imkanlar sunuluyor. Açık ve kapalı yüzme havuzları ile fitness center’ın da yer aldığı The Istanbul Residence’ta proje bünyesindeki mağazalarla rezidans sakinleri tüm ihtiyaçları karşılanabilecek.”

Bölge sürekli gelişiyor
Hüseyin Arslan, projenin yapıldığı bölgenin sürekli gelişme gösterdiğini anlatarak şöyle konuştu: “Projemezin hem bulunduğu bölge hem de kalite açısından çok önem verdiğimiz özel bir proje. The Istanbul Residence’de daireleremizin ortalama metrekare fiyatı 5 bin TL. Bölgenin sürekli gelişmini gözönünde bulundurursak buradan ev alacakların gelecekte karlı olacaklarını düşünüyoruz.”
1+0, 1+1 ve 2+1 daire seçeneklerinin yer aldığı The Istanbul Residence’ta kat bahçeli 1+1 ve 2+1 daire tipleri de sunuluyor.

Ortak kullanım alanı çıtasını yükseltti
Mimar Gökhan Avcıoğlu, The Istanbul Residence’ın açılış toplantısında yaptığı konuşmada İstanbul’daki değerli arazilerin daha önce sanayi için kullanıldığını günümüzde bu tavrın değiştiğini anlattı. Saniyeden çok inşaat projelerinde kullanılan arazilerin giderek değerlendiğini anlatan Avcıoğlu, yaptıkları projelerde ortak alan kullanımına özen gösterdiklerini anlattı. Avcıoğlu, “The Istanbul Residence projesinde de ortak kullanım alanları yüksek oranda. Bu projeyle ortak kullanım alanları konusunda çıtayı yükselttiğimizi düşünüyorum” diye konuştu.


Read more...

The Istanbul Residence ile Veliefendi’de yeni projeye başlıyor


YDA Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, The Istanbul Veliefendi projesinin ardından aynı bölgede, The Istanbul Residence ismiyle yeni bir projeye imza attıklarını belirterek, “İstanbul çok ayrıcalıklı bir şehir. İstanbul’a yakışır bina yapmak çok önemli. Biz bunun için projeler üretiyoruz” dedi.

Yaşar Dede Arslan (YDA) Grup ve Kuruluş İnşaat Ortaklığı, Veliefendi’de inşaasına devam ettiği The İstanbul Veliefendi’nin bitişinde yeni bir rezidans projesine başladı. Veliefendi’nin Koç Grubu’na ait arsa üzerinde inşası devam eden The Istanbul Veliefendi’nin bitişiğinde konumlandırılan The Istanbul Residence dün yapılan toplantıyla tanıtıldı. YDA Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, “İstanbul’un en gelişmiş yerleşim alanlarından Veliefendi’de bölgenin merkezinde konumlandırılan The Istanbul Residence, estetik mimarisiyle çevrenin sembol projeleri arasında yerini alacak” değerlendirmesini yaptı.

Bugün satışa sunuluyor
70 TL yatırım bedeliyla hayata geçirilen The Istanbul Residence’ın detaylarını anlatan Arslan şunları söyledi: “Yarından itibaren (bugün) satışa başlayacağız. 41 metrekare’den 127 metrekareye kadar dairelerimiz var. 165 bin TL’den başlayan lansman fiyatlarımız var. Lüks detayları ve deniz manzarasına sahip. 8 bin metrekare arsa üzerinde inşasına başlanan projede 351 rezidans daire ve çeşitli alanlarda hizmet verecek 11 ticari ünite yer alacak. Ayrıcalıklı rezidans hizmetlerinin kapsamında resepsiyon hizmeti, concierge hizmeti, lofnge hizmeti, oda servisi, kuaför hizmeti kuru temizleme hizmeti vale parking hizmeti ve bellboy hizmeti gibi imkanlar sunuluyor. Açık ve kapalı yüzme havuzları ile fitness center’ın da yer aldığı The Istanbul Residence’ta proje bünyesindeki mağazalarla rezidans sakinleri tüm ihtiyaçları karşılanabilecek.”

Bölge sürekli gelişiyor
Hüseyin Arslan, projenin yapıldığı bölgenin sürekli gelişme gösterdiğini anlatarak şöyle konuştu: “Projemezin hem bulunduğu bölge hem de kalite açısından çok önem verdiğimiz özel bir proje. The Istanbul Residence’de daireleremizin ortalama metrekare fiyatı 5 bin TL. Bölgenin sürekli gelişmini gözönünde bulundurursak buradan ev alacakların gelecekte karlı olacaklarını düşünüyoruz.”
1+0, 1+1 ve 2+1 daire seçeneklerinin yer aldığı The Istanbul Residence’ta kat bahçeli 1+1 ve 2+1 daire tipleri de sunuluyor.

Ortak kullanım alanı çıtasını yükseltti
Mimar Gökhan Avcıoğlu, The Istanbul Residence’ın açılış toplantısında yaptığı konuşmada İstanbul’daki değerli arazilerin daha önce sanayi için kullanıldığını günümüzde bu tavrın değiştiğini anlattı. Saniyeden çok inşaat projelerinde kullanılan arazilerin giderek değerlendiğini anlatan Avcıoğlu, yaptıkları projelerde ortak alan kullanımına özen gösterdiklerini anlattı. Avcıoğlu, “The Istanbul Residence projesinde de ortak kullanım alanları yüksek oranda. Bu projeyle ortak kullanım alanları konusunda çıtayı yükselttiğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

Read more...

6 ilçe için 'il olsun' teklifi TBMM'de


13 ili "büyükşehir" yapmak için son adımı atmaya hazırlanan hükümetin, özellikle muhalefet partilerinden gelen ve "birçok ilçenin il olmasını öneren" tekliflere nasıl yaklaşacağı merak konusu...

Polatlı'dan Bodrum'a, Fethiye'den Anamur'a kadar çok sayıda ilçenin il yapılması talepleri daha önce Meclis gündemine getirilmişti. Ancak bu teklifler gündemden düşmüştü.

Ancak 12 Haziran 2011 seçimlerinden sonra bazı milletvekillerinin, kentlerini "82. il" yapma çabası sürdü. Hâlâ Meclis'te MHP'li Mehmet Şandır'ın Mersin'e bağlı Silifke ve Anamur ilçelerinin, CHP'li Sezgin Tanrıkulu'nun Van'a bağlı Erciş ilçesinin, CHP'li Ali Demirçalı ile MHP'li Ali Halaman'ın, Adana'ya bağlı Kozan ilçesinin il yapılması talepleri bekliyor.

Son bir hafta içinde ise iki ilçenin daha il yapılması talebi geldi. MHP'li Necati Özensoy, Bursa'nın İnegöl ilçesinin, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ise Konya'nın Ereğli ilçesinin "il" olmasını istedi.

Onlarca yerleşim biriminin de ilçe yapılması talepleri dikkat çekiyor.

Read more...

Ayancuk.Com - Guncel Haberler

Ayancuk.Com

Ayancuk.Com

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP