14 Haziran 2012 Perşembe

"Gap Eylem Planı" Revize Edilecek


Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, yatırımların hızlandırıcı etkisini yeni uygulamalarla daha da artırarak, GAP'ı daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Bu nedenle GAP Eylem Planını revize ediyoruz" dedi.(GAP) kapsamında başta sulama...

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, yatırımların hızlandırıcı etkisini yeni uygulamalarla daha da artırarak, GAP'ı daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Bu nedenle GAP Eylem Planını revize ediyoruz" dedi.

Bakan Yılmaz, Diyarbakır Green Park Otel'de düzenlenen "GAP Eylem Planı Revizyon Toplantısı'nın" açılışında yaptığı konuşmada, Güneydoğu Anadolu Projesi

(GAP) kapsamında başta sulama olmak üzere temel altyapı yatırımlarının, ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlayacak eylem ve projelerin büyük bölümünün tamamlanması amacıyla 2008 yılında GAP Eylem Planı'nın uygulamaya konulduğunu hatırlattı.

-Gerçekleşme oranı yüzde 86'ya ulaştı

Plan kapsamında sürüdürülen çalışmaların ardından GAP bölgesi yatırımlarının merkezi bütçe içindeki payının yüzde 7'den yüzde 14'e yükseldiğini bildiren Yılmaz, böylece 2007 yılında yüzde 62,2 olan GAP'ın genel nakdi gerçekleşme oranının 4 yılda yüzde 86'ya ulaştığını söyledi.

Yılmaz, bölgede sulamaya açılan alanın 370 bin 418 hektara ulaştığını, yıllardır barajlarda depolanmış olan suyu alana taşıyacak sulama ana kanallarının inşaatına başlandığını kaydederek, şöyle konuştu:

"498 bin 728 hektar alana hizmet edecek ana kanalların inşaatına başlanmış ve büyük bölümü 2012 yılı sonunda tamamlanma aşamasına gelmiştir. Aynı zamanda, 270 bin hektar alanı sulayacak sulama şebekelerinin proje yapımları da bitirilmek üzeredir. 2012 yılında inşaat ihaleleri yapılacaktır. Böylece yeni plan döneminde sulamaya açılan alan miktarı da hızla artacaktır. Sulama yatırımları ile eş zamanlı ve koordineli olarak gerçekleştirilen ve 2.1 milyon hektar alanı kapsayan toplulaştırma çalışmaları da 2012 yılı içinde tamamlanacaktır.

GAP kapsamındaki enerji yatırımlarında fiziki gerçekleşme oranı yüzde 74 düzeyini korumaktadır. Ama eylem planı kapsamında inşaatı devam eden ve Dicle Nehri'nin en büyük barajı olan Ilısu Barajı'nın tamamlanmasıyla bu oran yüzde 90'ı aşacak ve Cizre Barajı'nın yapımının da önü açılacaktır. GAP kapsamındaki santraller hala ülkemizin hidroelektrik üretiminin yarısını sağlamaktadır."

-"Hastanede doğum oranı yüzde 91.2'ye yükseldi"

Bakan Yılmaz, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal koruma gibi toplumsal gelişmenin temelini oluşturan alanlarda da gerçekleştirilen yatırımlar ile sosyal göstergelerde hızlı ve olumlu gelişmeler yaşandığını bildirdi.

Bölgede okullaşma oranının yükselerek ülke ortalamasına yaklaştığını, yeni kurulan üniversitelere destek verilmesi sonucu fakülte sayısı, program sayısı ve üniversiteye kabul edilen öğrenci sayısının artığını anlatan Yılmaz, bu sayede öğrencilerin daha modern koşullarda eğitim olanağına kavuştuğunu vurguladı.

Yılmaz, aynı süreçte sağlık hizmetlerinin kalitesinin de yükseldiğini belirterek, şöyle dedi:

"GAP illerinde 2008 yılında yüzde 78.8 olan hastanede doğum oranı 2011 yılında yüzde 91.2'ye yükselmiştir. Anne ölüm oranı 2008 yılında yüz binde 38 iken, 2011 yılında yüz binde 19.7'ye düşmüştür. Bebek ölüm oranı 2009 yılında binde 20 iken, 2011 yılı sonunda binde 14'e düşmüştür. Bölgenin altyapı yatırımları önemli ölçüde tamamlanmıştır. Eylem planı, döneminde yapılan yaklaşık bin 500 kilometrelik il ve devlet yolu ile bölgenin karayolu ağı iyileştirilmiştir. Bölgedeki yatırımların artması ekonomik göstergelerde de olumlu değişikliklere neden olmuştur. TÜİK verilerine göre, 2009 yılında GAP Bölgesi'nde yüzde 17.4 olan işsizlik oranı, 2011 yılında yüzde 11.7'ye düşmüştür.

Geçen 5 yıllık süre içerisinde bölgede yaşanan değişimler ve gelişmeler, yapılan yeni araştırmalar da göz önüne alınarak yenilikçi, sürdürülebilir, ekonomik ve toplumsal gelişmeyi hızlandırıcı ve istihdamı artırıcı yeni projeler ve programlar geliştirerek uygulamaya koymak bölgesel gelişmeye büyük bir ivme kazandıracaktır. Bölgenin rekabet gücünü artırmak, katma değeri yüksek ürünlere yönelmek ve yaratılan katma değerin önemli bir kısmının bölgede kalmasını sağlamak, altyapıya yapılan yatırımlarla doğan potansiyeli tam olarak kullanmak ekonomik kalkınmaya hız verecektir. İnsanı hedef alan, çevreye duyarlı, sürdürülebilir, gelir eşitsizliğini giderici, dezavantajlı alanları ve grupları önceleyen programlar ve projeler geliştirmek toplumsal refah ve huzurun önünü daha çabuk açacaktır. Kısacası, bugüne kadar yapılan yatırımların hızlandırıcı etkisini yeni uygulamalarla daha da artırarak GAP'ı daha ileriye taşımayı hedefliyoruz. Bu nedenle Eylem Planını revize ediyoruz."

-"Dünyanın tek seferde yapılan en büyük toplulaştırma çalışması"

Plan döneminde Kralkızı-Dicle cazibe sulaması isale kanalı inşaatının tamamlandığını, Kralkızı-Dicle cazibe sulaması ana kanalının ise 2012 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Batman sağ sahil sulaması ana kanalı 140 kilometre uzunluğunda olup 18 bin 593 hektar alanı sulayacaktır. Ana kanalın 88 kilometresi tamamlanmış olup, fiziki, gerçekleşmesi yüzde 71'dir. 2013 yılında bitirilmesi hedeflenmiştir. Sulama projeleriyle eş zamanlı yürütülen toplulaştırma projeleri ile tarlalar modern tarıma uygun olarak şekillendirilmektedir. Eylem Planı ile 75 proje kapsamında bin 551 köyde yapılacak toplulaştırma gerek ülkemizin gerekse dünyanın tek seferde yapılan en büyük toplulaştırma çalışmasıdır. Bugün ihale edilmiş olan toplulaştırma alanı eylem planı hedefinin çok üstündedir. Ayrıca toplulaştırma yapılan her yerde tarlalar ve köyler sulama, kanalizasyon sistemi ve yola kavuşmaktadır. 2011 yılı sonu itibariyle 860 bin dönüm alanda toplulaştırma çalışmaları tamamlanmıştır."

-Sosyal barışa ve huzura katkı yapacak

Bakan Yılmaz, GAP Projesi'nin artık sadece enerji ve sulama yatırımlarından oluşan bir altyapı projesi olarak değil, yerel girişimleri harekete geçiren entegre bir bölgesel gelişme programı olarak ele alındığını söyledi.

"GAP Projesi hepimizin geleceğine yapılan bir yatırımdır" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"GAP'a yapılacak yatırımlar, 21. yüzyılda Türkiye'nin dünyada rekabet gücünü sağlaması ve kendine yeterliliği anlamında fayda sağlayacaktır. GAP sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi için değil tüm Türkiye için başarı, kalkınma ve zenginlik sağlayacaktır. Tüm bunların yanı sıra proje, insanların refah seviyesini artırarak, sosyal barışı, huzuru tesis etmek açısından da son derece önemlidir. Ülkemizin göz bebeği GAP'a büyük ivme kazandıran ve kazandırmaya devam edecek olan GAP Eylem Planı'nın revizyonu, sivil toplum, özel sektör ve kamunun ortak çalışmasıyla hazırlanacak ve hızla hayata geçirilecektir."

-"Saldırılara karşı halk tavır almalı"-

Bakan Cevdet Yılmaz, bir süre önce 4 bakanın katılımıyla Silvan Barajı'nın temel atma törenin gerçekleştirildiğini anımsatarak, bu barajın Atatürk Barajı'ndan sonra en büyük sulama barajı olacağını kaydetti.

Bu baraj kapsamındaki projelerin 4-5 yıllık süre içerisinde aşama aşama hayata geçeceğini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Halkımızın istihdamını refahını arttıracak olan bu baraj aynı zamanda cazibeyle sulamaya yapma imkanı sağlayacağı için vatandaşla devlet arasındaki enerji meselesini de çözecek bir projedir. Vatandaşımız artık enerjiye fazla para ödemek zorunda kalmayacak. Neresinden bakarsanız bakın Silvan Baraj Projesi hayati bir proje ve herkesin sahip çıkması gereken bir projelerdir.

Burada da bir üzüntümü açıkça söylemek isterim. Bakın bu projeye saldırılar oluyor. Bana göre bu saldırı halkımıza yapılmış bir saldırıdır, halkımızın ekmeğine yapılan bir saldırıdır. Halkımızın da bu konularda çok net bir şekilde tavır alması gerektiğini düşünüyorum. Bu projeler, bölgemizin kalkınması ve gelişmesi için olmazsa olmaz projelerimizdir. Ne olursa olsun kim ne yaparsa yapsın biz doğru bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz. Bu yatırımlarımızdan en ufak bir geri adım atmayacağız. Halkımızın, ülkemizin yararına olan bu yatırımları kararlı bir şekilde bütün fedakarlıkları yaparak hayata geçireceğiz."

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Şanlıurfa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdullah Sevinç ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı toplantı basına kapalı olarak devam ediyor.

Read more...

Sıcak İnşaat İşçisini Bayılttı


Şanlıurfa'da, bir inşaatta çalışan 20 yaşındaki İbrahim Baylan, öğle saatlerinde 41 dereceyi bulan sıcak nedeniyle fenalaşarak bayıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahaleyi inşaatta yaptığı genç işçi, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Şanlıurfa'da son yılların en sıcak Haziran ayı yaşanırken, vatandaşlar da bunalmaya başladı. Öğle saatlerinde hava sıcaklığının 41 dereceyi gösterdiği kentte, bir inşatta kalıp işçisi olarak çalışan İbrahim Baylan, fenalaşarak bayıldı. İnşaatta çalışan diğer işçiler, 112 Acil Servis'i arayıp yardım istedi. Olay yerine kısa bir sürede gelen sağlık ekipleri, gence inşaatta ilk müdahaleyi yaparak, ambulansla Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdü. İbrahim Baylan'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. - Şanlıurfa

Read more...

Ayasofya rutubetten çürüyor


Restorasyon çalışmaları sırasında dış cephedeki sıvaların kazınması, tarihi yapıyı nem tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Ortaya çıkan rutubet en çok da mozaikleri tehdit ediyor.

Ayasofya'nın rutubet tehlikesiyle yüz yüze geldiği iddiası, İstanbul İl Özel İdaresi İmar Yatırım ve İnşaat Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda dile getirildi. Raporda, tarihi yapının dış cephe sıvalarının kazınması için İstanbul 4 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan izin alınmadığı da belirtildi.

Yapının batı cephesindeki çalışmalarla ilgili hazırlanan raporda, "Cephede yapılan sıva sökümünün dayandırıldığı analiz, proje ve yasal süreç araştırılmakla birlikte resmi bir veriye ulaşılamamıştır" denildi. Osmanlı dönemi boyunca içeride ve dışarıda yapılan sıvaların; taş, tuğla gibi yapı malzemelerinin, mozaik, kalem işi gibi değerli sanat eserlerini, dış yüzeyde de tuğla ve taş desenlerini günümüze ulaştıran en önemli faktör olduğu belirtilen raporda, sıvanın kazınmaması gerektiği vurgulandı. Rapora göre sıvanın kazınmasıyla doğal tehditlere açık duruma gelen yapı, kısa sürede su-nem etkisiyle hasar görecek. Yapının, uzun vadede yosunlaşma, bitkilenme gibi nedenlerle çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği belirtildi. Rutubet tehdidi altındaki mozaikler arasında ise İmparator Kapısı, Patrik, Deesis, Komnenos Ailesi, Zoe ve eşinin mozaikleri, Absiddeki Meryem Ana ve Bebek İsa ve Ayasofya çıkış mozaikleri bulunuyor.

Uyarılar dikkate alınmadı

İstanbul İl Özel İdaresi'nin, Ayasofya Müze yönetimini sıvaların kazınmaması için birçok kez uyardığı, fakat uyarıların dikkate alınmadığı da bir başka ayrıntı. Kazıma işlemi için Ayasofya'nın mülkiyetine sahip olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün de bilgilendirilmediği öğrenildi. Ayasofya bünyesinde oluşturulan Bilim Kurulu, geçtiğimiz yıl acil cephe restorasyonu çalışması başlatmış ve yapının sıvalardan arındırılması kararlaştırılmıştı. İl Özel İdaresi raporunda, Ayasofya'daki restorasyonda amacın görsellikten önce koruma olması gerektiği, yapının ömrünü uzatacak, varlığını koruyacak müdahalelerin ön plana çıkarılmasına yönelik çözümlerin desteklenmesi gerektiği belirtildi. Sorunun çözümü için ise şu önlemler sıralandı:
- Cephe sıva kaplanabilir.
- Sıva+taş+tuğla derzli bırakılabileceği müşterek bölgesel müdahale planı oluşturulabilir.
- Yapının farklı dönemlerini ifade etmek için mermer kısımda tamamlama yapılabilir.
- Şeffaf koruyucu sürülebilir. (Ancak bu yöntemin uzun vadede uygun olmadığı düşünülüyor.)

'Yapıyı zor günler bekliyor'

Mimar Sinan Genim, Ayasofya'nın dış cephe sıvalarının kazınmasıyla ilgili şunları söyledi: "Binaların korunması için sıvanması şarttır. O sıva, yağmura, kara ve tabiat şartlarına karşı taşıyıcı sistemi korur. Sıvanın kazınması, yapının göz göre göre risk altına sokulması anlamına geliyor. Bilim adamı olduğunu iddia eden bu kişiler ne halt ettiklerinin farkında değiller. Sökülen sıvalar acilen sıvanmalı. Aksi takdirde Ayasofya'yı zor günler bekliyor."

Read more...

Diamond of İstanbul en yüksek bina olacak!


Yakın zamanda 53 katlı Diamond of İstanbul'un 270 metre yükseklik ile Türkiye'nin en yüksek bina olması bekleniyor

İnşaat sektöründe Çin'le yarışan Türk müteahhitler, birbiri ardına gökdelen inşa ederek ilgileri üzerine topluyor.

Bugün 261 metrelik yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek binası unvanını elinde bulunduran Sapphire'in 66. katından tüm İstanbul izlenebilirken başkent Ankara'da yapımı halen devam eden 176 metrelik 35 katlı Türk Telekom Tower ise yarışın hayli gerisinde kalıyor. Yakın zamanda 53 katlı Diamond of İstanbul'un 270 metre yükseklik ile Türkiye'nin en yüksek bina olması bekleniyor. Diğer taraftan 220 metrelik 40 katlı 2 kuleden oluşan Folkart Bayraklı ile İzmir dahi Ankara'nın bir adım önünde duruyor. Bu durumu lehine çevirmek isteyen Ankara Ticaret Odası (ATO), önümüzdeki 3 yıl içinde Türkiye'nin en yüksek binası olacak bir hizmet binası yapmaya hazırlanıyor. Artık bu yarışta Ankara'nın da var olduğunun sinyalini veren ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür, "Bulunduğumuz çevrede bugüne kadar belli yükseklik kotu vardı. Manya hattı dediğimiz hava kuvvetlerinin uçuş imkânlarını kullanması için tahdit vardı. Son alınan kararlarla bu kaldırıldı. Dolayısıyla artık 70 kata kadar çıkabilen bina inşaatı mümkün. Şu an içinde bulunduğumuz hizmet binalarını yıkarak yeni bir hizmet binasını hem bu bölgenin hem belki de Türkiye'nin en yüksek binasını inşa etme projesi var." diye konuştu.

Daha önce gecekonduların yoğunlaştığı Ankara'nın Çukurambar ve Söğütözü mevkiinde kat sınırlamasının yükseltilmesiyle birçok yüksek katlı proje gündeme gelirken mevcut durumda ATO'nun hizmet binası Türkiye'nin en yüksek binası olma yolunda aday olarak görülüyor. Projenin 3 yıl içerisinde gerçekleşmesi ümidinden bahseden Gürgür, "ATO, bu binayı kendi imkânlarıyla yapacak. Uygulamaya geçtiği zaman kamuoyu ile de paylaşacağız. Önümüzdeki ekim ve kasım aylarında seçim süreci var. Bunun hemen arkasından sonra açıklanacak." dedi.


Read more...

Gökdelenlere tepeden bakan orman


Singapur'da gökdelenlere tepeden bakan suni bir orman hayata geçiriliyor. 50 metre yüksekliğindeki orman, turistler için çekim merkezi olacak.

29 Haziran'da ışık ve ses gösterileri ile açılışı yapılacak ormanda, ziyaretçiler asma köprülerden oluşan yürüyüş yolu üzerinde gezerek Singapur'a tepeden bakacak.

Yürüyüş yolu yerden 22 metre, iki 'Süper Ağaç' ise 42 metre yükseklikte inşa ediliyor. Yüzlerce ton ağırlığındaki suni ağaçların yapımında çelik kafesler ve binlerce kalın tel kullanılıyor.

Doğa bilimciler, yedi ağaca güneş panelleri eklemeyi ve depolanan güneş enerjisi ile ormanı ışıklandırmayı planlıyorlar. Ağaçların içine ise dünyanın farklı yerlerinden getirtilen bitkiler yerleştirilecek. Orman, Singapur Bahçe Festiveli'ne de evsahipliği yapacak.

Singapur'un milli simgesi olacak ormanın açılış kutlamaları 2 Temmuz'a kadar devam edecek.


Read more...

İş Bankası 1795 gayrimenkul satıyor


İş Bankası, portföyünde bulunan Türkiye genelinde bin 795 adet gayrimenkulünü satışa çıkardı. Portföy için internet üzerinden teklif verilebilecek.

İş Bankası, portföyünde bulunan Türkiye genelinde bin 795 adet gayrimenkulünü satışa çıkardı. İlgilenenlerin online teklif verebildiği listede konut, arsa, tarla, zeytinlik, incirlik hatta fabrikalar bulunuyor.

İş Bankası sitesindeki portföy linkine tıklanarak; tüm gayrimenkul listesi görülebiliyor. Bu listede ilgilenilen gayrimenkul için 'teklif vermek istiyorum' butonunu tıklayarak hem gayrimenkulün özellikleri hem de fotoğrafları görülebiliyor.

Taşınmazlara teklif verebilmek için satın alma teklif tutarının %5’i oranındaki teminat bedelinin en yakın İş Bankası Şubesi'ne “Teklif veren kişinin adı ve soyadı, taşınmazın ada parsel bilgisi ve teminat bedeli” açıklaması ile yatırılması gerekiyor.

Ayrıca Satış Şartnamesi ve Satış Teminat Taahhütnamesi’nin İş Bankası şubelerindeki çalışanlar tarafından imzalanması ve bu belgelerle teminatın yatırıldığına dair dekontun şubeye teslim edilmesi gerekiyor.

Banka duyurusunda alıcılar, "Bankamızın satışa sunduğu gayrimenkuller herhangi bir taahhüt veya garanti olmaksızın oldukları koşulda satılmaktadır. Gayrimenkuller ile ilgili olarak yayınlanan bilgiler, Banka açısından herhangi bir taahhüt içermediğinden gerekli araştırmaların gayrimenkulün alıcısı tarafından yapılması önerilmektedir" sözleriyle uyarılıyor.


Read more...

Palazzo Lombardia, Avrupa'nın en iyi gökdeleni


İtalya'nın Milano kentindeki 40 katlı Palazzo Lombardia, Avrupa'nın en iyi gökdeleni seçildi.

CTBUH tarafından yapılan değerlendirmede, diğer üç kıtanın en iyileri ise Kanada'daki Absolute Towers, Sidney'deki 1 Bligh Street, Doha'daki Doha Tower olarak belirlendi.

Mimar ve mühendislerden oluşan CTBUH (The Council on Tall Buildings and Urban Habitat); dünyadaki yüksek bina projelerini inceleyerek, en iyi gökdelen örneklerini belirliyor.

CTBUH verilerine göre; 2011 yılında 200 metrenin üzerinde 88 bina inşa edildi.


Read more...

13 Haziran 2012 Çarşamba

İstanbul mimarisine halk oylaması


Uluslararası mimari yarışmalarda projeleri ödül alan mimar Gökhan Avcıoğlu, İstanbul'daki bazı alanlarda yapılacak binalar için halk oylaması yapılmasını teklif etti.

Koç Grubu'nun İstanbul Zeytinburnu'nda Veliefendi Hipodromu'na komşu eski fabrika arazisi üzerinde, 38 kat imar izni olmasına rağmen 19 katlı bir rezidans kulesi yapılıyor. Arsa üzerinde Kiptaş, YDA Grup ve Kuruluş İnşaat ortaklığıyla inşa edilen, The İstanbul Residence ismi verilen kulenin mimarı Gökhan Avcıoğlu. Rezidans için dün yapılan basın toplantısında konuşan Gökhan Avcıoğlu, İstanbul'un yüksek katlı binalarla ilgili bir siluet arayışı içinde olduğunu, yüksek binaların birbirinin ve şehrin manzarasını etkiler hale geldiğini söyledi. Avcıoğlu, çok katlı çok sayıda bina olmasından dolayı binaların içi kadar dışının, mimarisinin de önemli hale geldiğine dikkat çekti. Sultanahmet Camii'nin minareleri arasından gözüken Zeytinburnu sahilindeki gökdelenle ilgili, "Siz olsanız böyle bir proje çizer miydiniz?" sorusunu Gökhan Avcıoğlu şöyle cevapladı: "Çizerdim de diyemiyorum... İstanbul'un genel silüeti için maketler, yukarıdan fotoğraflarla çalışmalar yapmak lazım. Silüet için yapıcı grubun ve mimari grubun yaklaşımları önemli. Burada bir sağduyu sahibi olması gerektiğini düşünüyorum. İstanbulluların fikrinin alınması gereken alanlar var bir şey yapmadan önce. Oraya doğru gidiyoruz diye düşünüyorum. Böyle bir bakış açısı gerekiyor. Sadece almak üzere değil şehre bir şey vermek üzere de projeler yapılmalı."

İstanbul Büyükşehir Belediyesi konut inşaat şirketi Kiptaş Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Çolak da, arazideki imar durumunun 38 kata müsaade etmesine rağmen, Veliefendi Hipodromu'na komşu rezidansı 19 kat olarak inşa edeceklerini açıkladı. Projeye komşu Matbaacılar Sitesi'nde emsalin 2,38 ve Zeytinburnu genelinde 3,5 olduğunu hatırlatan Çolak, buna karşın kendilerinin rezidansı 1,5 emsale göre hayata geçirdiklerini ifade etti. Zeytinburnu Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Alsaç ise ilçenin altyapısının imar iznindeki çok yüksek katlı binaların yapımına uygun olduğunu ifade etti. YDA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan da The İstanbul Residence'ta 97 adet stüdyo, 200 adet 1+1 ve 54 adet de 2+1 olmak üzere toplam 351 daire bulunduğunu, fiyatların 165 bin lira ile 831 bin lira arasında değiştiğini söyledi.

Read more...

Ataşehir Metropol İstanbul inşaatına başlandı


TOKİ iştiraki Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ile birlikte Varyap - Gap İnşaat Ortak Girişiminin İstanbul Finans Merkezi kapsamında Doğu Ataşehir'de 1,5 milyar lira yatırımla inşa edeceği ''Metropol İstanbul'' projesi Avrupa’nın en uzun binalarından biri olarak yer alacak.

Toplam 100 bin metrekare alan üzerine 730 bin metrekare inşaat alanında toplam 908 daire, 300 ofis ve 1.500 adet birbirinden bağımsız bölüm bulunuyor. Fiyatların 239 bin liradan başladığı projenin en yüksek noktasının uzunluğu 250 metre olacak.

Projenin 2014 yılında tamamlanması ve tüm fonksiyonları ile 2015 yılı başında hizmete açılması hedefleniyor.

Projeyi metrekaresi 5 bin TL’den başlayan özel lansman fiyatlarıyla satışa sunduklarını söyleyen Varyap Üst Yöneticisi (CEO) Erdinç Varlıbaş, projenin Doğu Ataşehir'e büyük katma değer sağlayacağını ve geçtiğimiz haftasonundan itibaren yüzde 60’lık dilimi için ön talep topladıklarını kaydetti.

Toplam yatırım maliyetinin 1.5 milyar lirayı geçeceğini belirten Varlıbaş, "Proje ile 1.500 kişiye doğrudan istihdam sağlanacak. AVM tamamlandığında ise 2 bin 500 kişiye dolaylı olarak istihdam sağlayacak. Toplamda 4 bin kişiye iş hacmi yaratmaktan memnuniyet duyuyoruz" dedi.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Murat Kurum da, Emlak Konut olarak 2011 yılı içinde 10 bin konut satış hedefi koyduklarını, Aralık'ta 12 bin konut ile koydukları hedefin üzerine çıktıklarını söyledi. Ataşehir lokasyonunda şimdiye kadar 8 proje gerçekleştirdiklerini, toplam konut sayısının 11 bin 200 adet olduğunu ifade eden Kurum, bu konutların 9 bin adedinin satıldığını, Emlak Konut'un bugüne kadar 3 milyar 824 milyon lira gelir aldığını ve almaya da devam ettiğini kaydetti.

Read more...

İnşaata rezidans ve ofisle başlayacak


Anadolu grubu elindeki altın değerindeki arazileri satmaktansa, kendisi proje geliştirmeye karar verdi.

Ekonomist Dergisi'nden Sibel Atik'in haberine göre, büyük grupların gayrimenkul sektörüne artan ilgisinin son örneği Anadolu Grubu oldu.

Uzun zamandır inşaat sektörüne girmek üzere çalışmalar yaptığı bilinen Anadolu Grubu, gayrimenkul alanına ilk adımı Kartal’dan atarak girecek. Kartal’da boşa çıkan grubun fabrika arazilerini değerlendirmek üzere harekete geçen ve AEH Gayrimenkul Yatırım şirketiyle çalışmaları hızlandıran Anadolu Holding, buradaki arazileri üzerine rezidans ve ofis yapmayı planlıyor.

İnşaat sektörüne bu bölgedeki Isuzu, Anadolu Motor ve Adel Kalemcilik’in fabrika arazilerinden boşalan 150 dönüm arazi stoğuyla girecek olan Anadolu Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Ekonomist’e yaptığı açıklamada bu araziler üzerinde rezidans ve ofis yapmayı planladıklarını dile getirdi.

Bir yıl sonra başlayacak
Gayrimenkul sektörüne ellerindeki arazileri değerlendirmek hedefiyle girdiklerini kaydeden Tuncay Özilhan, burada inşaata bir yıl içinde başlayacaklarını da ifade ediyor. Özilhan, gerçekleştirmeyi planladıkları inşaat projeleri için bir rakam telaffuz etmenin ise şu an doğru olmadığını söylüyor.

Kartal’daki toplam arazi büyüklüğünün 150 dönüm civarında olduğunu ve çalışmaların en erken bir yıl içinde başlayacağını dile getiren Tuncay Özilhan, burada geliştirecekleri inşaat projelerinden en az 200 bin metrekarelik bir satılabilir alan çıkması gerektiğini düşündüklerini kaydediyor.

Sırada bira fabrikası var
Tuncay Özilhan, Anadolu Efes’in Merter’deki arazisi için ise en az 3-4 yıl zaman gerektiğini belirtiyor. Özilhan, “Efes’in Merter’deki arazisi şu an gündemde değil, fakat birkaç yıl sonra orayı da değerlendirmek üzere çalışmalar yapmak istiyoruz. Orası da üç, dört yıl sonra gündeme gelir” diye konuşuyor.

Bu araziler altın değerinde
Adel Kalemcilik: Şirketin Kartal’daki 16 bin dönümlük arazisi bulunuyor. Adel Kalemcilik’in bu fabrikadan yıl sonuna kadar taşınmış olması ve Gebze Şekerpınar’daki yeni fabrikasına geçmesi planlanıyor.

Anadolu Isuzu: 1983'te Isuzu ile lisans anlaşması yaparak Temmuz 1984'te İstanbul Kartal'daki fabrikasında Isuzu araçlarının üretimine başlayan Anadolu Holding, buradaki üretimini 1999'da Gebze Şekerpınar'daki yeni fabrikasına taşıdı. Ve Kartal’daki eski Isuzu fabrikasının arazisi boş çıkmış oldu.

Anadolu Motor: Üretim Faaliyetlerine 1972 yılında başlayan Anadolu Motor şirketi ise Kartal’da 55 bin metrekarelik bir alanda kurulu fabrika üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Anadolu Efes: Merter’de bira fabrikası bulunan Anadolu Efes şirketinin, arazisi henüz gündemde değil. Ancak birkaç yıl sonra burası da inşaat projeleri için gündeme gelecek.

Read more...

Konut yatırımcısı ofise mi yöneliyor?


Türkiyenin birçok yabancı şirket için 'bölgesel merkez olması, yabancı girişinin artması, iş yaşamının canlılığı ofis talebini artırıyor.

Konut yatırımcısı, ofise yöneliyor. Şirketler, konutta olduğu gibi projeden ofis satışına başladı.

İstanbul'un bölgesel merkez haline gelmesi, yapılacak finans merkezi, yabancı firmaların ofis talebi ofis yatırımlarını da değiştirdi. Eskiden sadece kiralama amacıyla yapılan ofisler son zamanlarda satışa çıkmaya başladı. Özellikle konutlara göre daha fazla prim getirisi sağlamaya başlaması ve yatırımdan daha hızlı geri dönüş alma imkanı, satışa çıkan ofis projelerini artırdı. Hatta bazı ofis projeleri tıpkı konut gibi topraktan dahi satılıyor. Ofisler, kira getirisinin etkisiyle özellikle yatırımcılar tarafından blok halde satın alınıyor.

Yabancıların ofis talebi artıyor
Son dönemlerde ofis satışının arttığını söyleyen GYODER Başkanı Işık Gökkaya, "Bazı yatırım şirketleri bu ofisleri alıp kiraya vermeye başlıyor. Bu durum projeyi geliştiren için de önemli bir finansman kaynağı haline geliyor" dedi. Bugün İstanbulda 3 milyon metrekarelik ofis alanı olduğunu, bunun talebe cevap veremediğini aktaran Gökkaya şöyle konuştu: "Çünkü İstanbul finans merkezi oluyor. Yabancının ofis talebi artıyor. Uluslararası şirketler merkezlerini İstanbula kaydırıyor. Fakat yeterli ofis olmadığı için A ve B sınıfı ofis ihtiyacı devam ediyor. Önemli lokasyonlarda boşluk oranları çok az. Bu da kiralama ve satın almayı hızlandırıyor. Şu anda ofislerin yüzde 20si satışta."

Konut yatırımcısı ofise yöneliyor
Ofis satışlarının hızlanmasının iki nedeni olduğunu söyleyen TNL Gayrimenkul Geliştirme Kurucu Ortağı Emre Yazıcı, ilk nedenin kiralama amacıyla geliştirilen ofis projelerinde sermaye ihtiyacının yüksek olması ve geriye dönüşlerin uzun zamana yayılması olduğunu belirterek, "Halbuki projeyi satabiliyorsanız, aynen konut geliştirme projelerinde olduğu gibi daha az bir sermaye ile başlayarak, projenin finansmanını satışlarla karşılayabilirsiniz. Böylece öz sermaye karlılığı yükseliyor. Bu da doğal olarak ofis geliştiricilerini satışa yönlendiriyor" dedi. İkinci nedenin ise konuta yatırım yapan küçük yatırımcıların bir kısmının yavaş yavaş ofis projelerine yönelmeye başlamış olmaları olduğunu kaydeden Yazıcı şöyle konuştu:

"Kiraya vermek amacıyla konut aldığınızda elde ettiğiniz kira gelirinin gelir vergisini vermek durumundasınız. Halbuki işyerine kiraya verdiğiniz zaman, kiracınız olan şirket sizin yerinize kiraya ilave olarak stopaj yatırıyor. Burada yatırımcı açısından bir avantaj mevcut. Ayrıca kiraya verdiğiniz konut kiracı çıktığında eskiyor ve içini yaptırmak ciddi bir maliyet tutuyor. Halbuki bir işyeri ise bu tadilat yeni kiracı şirket tarafından yapılıyor. Zaten her gelen yeni kiracı ofisi kendi ihtiyacına göre yapıyor ve mal sahibine bunun pek maliyeti olmuyor."

Ofisin geri dönüşü daha hızlı
Konuttaki satın alma fiyatı ile kira getirisi oranının ofise göre çok daha fazla yıla yayılmasının da ofis satışlarına kaydırdığını anlatan Yazıcı, "Örnek olarak bir konut 17-18 yıllık kirası karşılığı geri dönüyorsa, bu oran ofislerde 12-13 yıllarda dönüyor. Sonuç olarak da bunun farkına varan küçük gayrimenkul yatırımcıları yavaş yavaş haklı olarak ofis ve dükkan yatırımına yöneliyorlar. Bunların dışında, kendi kullanımı amacıyla ofis alanların sayısında eskiye göre bir artış olduğunu düşünmüyorum. Ofisleri kullananların büyük bölümü kiracı olmayı tercih etmekte ve sermayelerini ofis almak yerine kendi işlerinde kullanmaktalar" dedi.

Satış trendi devam edecek
Küçük yatırımcının ofis yatırımının farkına vardığını anlatan Yazıcı, dolayısıyla bu trendin devam edeceğini öngördüklerini söyledi. Ancak bazı detayları gözardı etmemek gerektiğini söyleyen Yazıcı şöyle konuştu: "A sınıfı diye yaptığınız bir ofis projesini birçok kişiye sattığınız zaman, yönetim planı da buna uygun şekilde baştan dizayn edilmemişse ileride bu güzelim projenin baştan kimsenin ummadığı şekilde kötü bir sürprizle bir iş hanına dönüşme riski olabilir. Bu durumda da buradaki kiralar ve satış fiyatları yıllar itibariyle geriye gidecektir. Çok iyi bir yönetim planı yapılması gerektiğini düşünüyorum."

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Teminat Değerleme Departmanı Koordinatörü Fatih Tosun, özellikle son dönemde ofis kiralamanın yanı sıra satın alma trendinin giderek arttığını söyledi. Tosun, ofiste satın alma trendini şöyle değerlendirdi:

"Birincisi artık ofis alanına yatırım yapan inşaat şirketleri yaptıkları yatırımının karşılığını uzun dönemde almak istemiyor; ayrıca hem mevcut hem de gelecekteki yatırımlarının finansmanını kolaylaştırmak istiyorlar. Diğer etmen ise; pazardaki ofis getiri oranlarının konuta göre daha iyi olmasıdır."

Bu durumun bireysel yatırımcıların da ofis sektörüne ilgi duymasına sebep olduğuna işaret eden Tosun, özellikle bina satın alımlarında ve yabancı yatırımcıların ilgisini çekme açısından çok mülkiyetliliğin bir dezavantaj olarak yansıyabildiğini söyledi. Tosun, İstanbulda genellikle merkezi iş alanları (MİA) dışı, küçük kiralanabilir alana sahip bağımsız bölümlerden oluşan ofis binalarında satış yapılırken, Anadoluda ağırlıklı olarak inşaat şirketlerinin hem MİA, hem MİA dışı alanlardaki projelerini satışa çıkardığını aktardı.

Yabancıların talebi kiralama
Yabancıların ofis projelerine ilgisinin genellikle kiralama yönünde şekillendiğini aktaran Fatih Tosun, "Bunun da en büyük sebebi hem mütekabiliyet yasasından dolayı karşılaşılan zorluklar hem de bekledikleri standartlarda inşa edilmiş ofis projelerini uzun kontratlarla kiralayıp sermayelerini başka yatırımlarda kullanmak istemeleri. Ancak yeni düzenlemelerde yabancılara gayrimenkul satışında esneklikler sağlanırsa ofis projelerine yabancı yatırımcı ilgisi artacaktır" yorumunu yaptı.

Varyap sadece satılık ofis olan bir proje yaptı
İstanbulun bölgesel merkez işlevinin ofis piyasasında hareketlilik yarattığını belirten Varyap CEOsu Erdinç Varlıbaş, "Ekonomide yaşanan canlanma ve doğrudan yabancı yatırımcıların yönünü Türkiyeye çevirmesi ile ofis ihtiyacı artıyor. Aynı zamanda gelişen bölgelerde, ofis ve mağazaların, konutlara göre daha fazla prim yapan gayrimenkuller arasında yer alıyor. Yatırım aracı olarak değerlendirildiğinde de, daha kolay kiraya verilmesi ve kurumsal firmaların uzun süreli kiracılar olması açısından daha karlı ve güvenilir oluyor" dedi.

Ofis arzındaki hızlı genişleme ve bu doğrultuda ilk üç çeyrek sonunda İstanbulda A sınıfı ofis artışına rağmen talebin karşılanamaması sebebiyle ofis satış trendinin sürmeye devam edeceğini öngördüklerini dile getiren Varlıbaş, "GYODERin gayrimenkul sektör raporuna göre, 2011 yılının ilk 3 çeyreğinde yabancı şirketlerin kiralama eğilimi devam ediyor. Ancak hem yerli hem de yabancı şirketlerin daha küçük metrekare ofislere talebinde artış gözlemleniyor" açıklamasını yaptı.

Erdinç Varlıbaş, Anadolu yakasının yeni cazibe merkezi Pendikte Aralık 2011de inşasına başladıkları Varyap Plaza projesinin devam ettiğini belirterek, 278 adet ofis ve ticari alan ile bölgenin özellikle küçük ve orta ölçekli kuruluşlarının A tipi ofis ihtiyacına cevap vermeyi öngördüklerini söyledi. Projeyi 2013te teslim edeceklerini aktaran Varlıbaş, Varyap Meridian içerisinde yer alan G Bloktaki ofis ve dükkanlarının da satışının devam ettiğini söyledi.

Ankaradan İzmire birçok ofis projesi satışta
* Tepe Prime (Tepe İnşaat; Ankara-Mustafa Kemal)
* VİA Tower (Bayraktar İnşaat; Ankara-Söğütözü)
* Next Level (Pasifik İnşaat; Ankara-Çukurambar)
* Soho Ofis (SOYAK; İstanbul-Zincirlikuyu)
* Sarphan Finans Park Ofis (Sarp Grup; İstanbul-Ataşehir)
* Varyap Plaza (Varlıbaş Holding; Pendik)
* Dumankaya Vizyon (Dumankaya İnşaat; İstanbul- Kartal)
* Mall of İstanbul Ofis (Torunlar GYO; İstanbul-Mahmutbey)
* İstanbul Vizyon Park (KUYAŞ Kuyumcukent; İstanbul-Çobançeşme)
* İstanbul Tower (Keleş İnşaat; İstanbul-Bayrampaşa)
* İTower Bomonti (Sinpaş GYO-Fer Yapı; Bomonti)
* Ofisim İstanbul (Özyapı Grubu; Maltepe)
* Beyaz Ofis (Helis Yapı; İstanbul-Kartal)
* Arista Bomonti Business (Ar şirketler Grubu;İstanbul-Bomonti)
* Kağıthane Ofis Park (Tekfen Emlak; İstanbul-Kağıthane)
* Ağaoğlu My Office 2012 (Ağaoğlu; Güneşli)
* NEF Kağıthane 11 (Timur Gayrimenkul; İstanbul-Kağıthane)
* Kartal Kule (EA İnşaat; İstanbul-Kartal)
* Bayraklı Tower (Kavuklar Grubu-Miray İnşaat;İzmir-Bayraklı)
* Folkart Towers (Folkart Yapı; İzmir-Bayraklı)
* Megapol Tower (Megapol Yapı)

Read more...

Çevreyi güzelleştiren ofis projeleri


İstanbul'un son 11 yılda gösterdiği gayrimenkul atağında, sadece konut projeleri değil, ofis projeleri de birbiri ardına yükselmeye ve ciddi oranda talep görmeye başladı. İşte İstanbul'un öne çıkan ofis projeleri...

SARPHAN FİNANSPARK

Ataşehir Finans Park ta stüdyo daire 215 bin TL yüzde 3 indirimle
Ataşehir’de hayata geçirilen Finans Park projesinde 4 farklı ödeme planı bulunuyor. Proje kapsamında yer alan 2 ödeme planında yüzde 3 oranında indirim sağlanıyor. Proje içerisinde 340 daire bulunuyor

Sarphan Finans Park projesinde 47 katlı bloklar bulunuyor. Toplam 340 daireden meydana gelen projede 4 farklı ödeme planları bulunuyor. Sarp Group, Emlak Konut GYO ve Emlak Konut Pazarlama ortaklığında hayat bulan projede rezidans, otel ve ofis konseptleri bulunuyor.

Sarphan Finans Park Evleri, 20 bin metrekarelik arsa üzerinde yükseliyor. Projenin inşaat alanı ise 180 bin metrekare. Ataşehir’de yer alan proje içerisindeki daireler 2 buçuk yıl içerisinde teslim edilecek.

Finans Park içerisinde yer alan ödeme planları şöyle;

1- Projede yüzde 3 indirim yapılıyor. Ancak indirimden faydalanabilmek için dairenin tamamını peşin ödemek gerekiyor

2- Yüzde 25 oranında peşinat ödeniyor. Ardından geriye kalan miktar banka kredisiyle tamamlanıyor. Bu ödeme planında da yüzde 3 indirim sağlanıyor.

3- Yüzde 5peşinat ödeniyor. Ardından, 10 Mart 2012, 10 Ağustos 2012, 10 Mart 2013 ve 10 Ağustos 2013’te tamamlanıyor.

4- Yüzde 25 peşinat veriliyor. Ardından 10 Ocak 2012, 0Mayıs 2012 ve 10 Ekim 2012 tarihlerinde yüzde 25 ara ödeme ile tamamlanıyor.

Sarphan Finans Park Evleri’nde dairelerin fiyatları 215 bin TL’den başlıyor ve 1 milyon TL’ye kadar artış gösterebiliyor. Ayrıntılı daire fiyatları şu şekilde;

40 metrekare Stüdyo daireler 215 bin TL ile 275 bin TL arasında

62-65 metrekare1+1 daireler 320 bin TL ile 410 bin TL arasında

98-139 metrekare2+1 daireler 555 bin TL ile 810 bin TL arasında

118-173 metrekare 3+1 daireler 710 bin TL ile 1 milyon TL arasında

VARYAP PLAZA PENDİK

İstanbul’un önemli iş merkezlerinden biri olmaya aday, Pendik’te, iş yaşamının kalite standartlarını belirleyen Varyap Plaza yeni reklam kampanyasıyla farkını sergiliyor

İstanbul'un önemli iş merkezlerinden biri olmaya aday, Pendik'te, iş yaşamının kalite standartlarını belirleyen Varyap Plaza yeni reklam kampanyasıyla farkını sergiliyor. Reklam filminde projeden ofis satın alan avukat, mali müşavir ve milli voleybolcu Varyap Plaza Pendik'i tercih etme sebeplerini anlatıyor. Gerçek kişilerin doğallığını taşıyan kampanyada, televizyon reklamının yanı sıra açık hava çalışmaları, gazete ve dergi ilanları da olacak

Anadolu yakasının yeni cazibe merkezi Pendik'te inşa edilen Varyap Plaza Pendik, reklam filmiyle de farkını sergiliyor. Varyap Plaza Pendik'in reklam filminde gerçek kişiler, projeyi tercih etme nedenlerini samimi bir şekilde anlatıyor.

Anadolu Yakası'nın ilk A tipi yatay ofis projesi olan Varyap Plaza Pendik'te, 55 m2'den 325 m2'ye kadar farklı büyüklüklerde 278 adet ofis ve ticari alan bulunuyor. Sabiha Gökçen Havalimanı, Gebze Organize Sanayi Sitesi, Tuzla Tersanesi ve Pendik Marina'ya yakınlığı, E-5 karayolu üzerindeki konumu ve değişik büyüklüklerdeki ofis seçenekleri ile farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için ideal bir alternatif oluyor. Varyap Plaza Pendik'in reklam filminde projenin farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik ofis seçenekleri bulunduğu ve kazandıran bir yatırım olduğu vurgulanıyor.


KUYUMCUKENT
Tamamlandığında 250 milyon dolara mal olacak olan İstanbul Vizyon Park; 5 ofis bloğu ve gerektiğinde üretim için de kullanılabilecek çok amaçlı 2 blok ile toplam 807 birimden oluşuyor

Gayrimenkul sektörüne yatırım yapmaya başlayan Kuyumcukent, Kuyaş Gayrimenkul Yarıtım Ortaklığı'nı kurarak inşaat sektörüne iddialı projelerle adım atıyor.

Kuyaş Gayrimenkul Yarıtım Ortaklığı"nın ilk projesi olan İstanbul Yenibosna"da, Kuyumcukent"in hemen yanında yükselen yeni İş Resedence projesi İstanbul Vizyon Park, tüm iş dünyasına yönelik bir proje.

Vizyon Park'ta fiyatlar 86 bin dolar ile 960 bin 500 dolar arasında değişiyor. Projede yüzde 5 peşinatla 60 ay sıfır faizle ofis ve mağaza sahibi olunabiliyor.

2011"in ilk yarısında teslimatı hedeflenen İstanbul Vizyon Park, tüm iş dünyasının ofis ihtiyaçlarını karşılayacak ileri teknoloji olanaklarıyla donatılmış.

İstanbul Vizyon Park; 5 yıldızlı business oteli, Alışveriş Merkezi ve Residence hizmetleri ile çok iddialı ve ayrıcalıklı bir proje olarak Yenibosna"da yükseliyor. Leasing avantajı ile %5 peşinat, 60 ay vade ve sıfır faiz vade imkanı sunulan İstanbul Vizyon Park"da satışlar başladı.

şžu ana kadar 570 bin metrekare alanının inşasının tamamlandığı İstanbul Vizyon Park, iş dünyasına her türlü ihtiyaca cevap verecek bir ofis ortamı sunuyor.

İstanbul Vizyon Park, temelinde İstanbul"a yeni bir vizyon katmayı da amaçlıyor. İleri teknoloji ve residence hizmetleri ile ayrıcalıklı bir konuma gelen İstanbul Vizyon Park, sadece ofis bloklarından oluşan bir inşaat projesi sunmuyor. İstanbul Vizyon Park; tamamlandığında; kongre merkezleri, SPA salonu ve business hizmet odaklı 5 yıldızlı oteli, Wedding World Alışveriş Merkezi, Kuyumcukent kompleksi ile birlikte toplam 902 bin metrekare alanda yer alarak İstanbul"un en büyük metrajlı ve en kapsamlı inşaat projesi olacak.

Darphane, Merkez Bankası, Bankalar Grup Merkezleri gibi önemli finans ve altın piyasası merkezlerinin de yanı başında olan İstanbul Vizyon Park, hem altın ve finans dünyasının buluşma noktası oluyor, hem de müşterilerine çok değerli bir yatırım fırsatı sunuyor. Atatürk Havalimanına 3 dk., mesafede, Serbest bölge, Dış Ticaret Kompleksi, CNR ve IDTM Fuar merkezleri başta olmak üzere tüm iş ve ticaret dünyasının kalbinde konumlanan İstanbul Vizyon Park"tan ofis alanlar hem modern ve V.I.P. hizmete sahip bir iş ortamında olmanın keyfini yaşayacaklar hem de sürekli değer kazanan bir yatırımla geleceğe güvenle bakacaklar.

Kuyumcukent kompleksi içinde yer alması nedeniyle finans dünyasının içinde doğan İstanbul Vizyon Park"ta ayrıca; T.C. Merkez Bankası Grup Merkezi, Darphane Saymanlık Veznesi, İstanbul Kuyumcular Odası, Ulusal bankaların Grup Merkezleri ve Merkez Bankası Takas ve Saklama Merkezi gibi önemli kurum ve kuruluşlar şimdiden yerlerini aldılar.

Türkiye"nin finans piyasalarının yönünü belirleyen seçkin komşularla iş dünyası için bir çekim merkezi haline gelecek olan İstanbul Vizyon Park için yaklaşık 150 milyon $ yatırım yapıldı.

Kuyumcukent ile birlikte tamamlandığında 500 milyon $"a ulaşacak bu büyük yatırım için şu ana kadar 400 milyon $ harcandı.

Tamamlandığında 250 milyon $"a mal olacak olan İstanbul Vizyon Park; 5 ofis bloğu ve gerektiğinde üretim için de kullanılabilecek çok amaçlı 2 blok ile toplam 807 birimden oluşuyor.

Telefon: 0212 603 11 13

TEKFEN KAĞITHANE'DE OFİSPARK

Kağıthane'nin kentsel dönüşümü dendiğinde ilk akla gelen girişimlerden birisi olan ve Tekfen Emlak Geliştirme tarafından hayata geçirilen Tekfen Kağıthane OfisPark , Ocak 2012'de yaşama geçiriliyor.

Kağıthane'de 55bin metrekare inşaat alanı ve 32 bin 700 metrekare kiralanabilir ve satılabilir alan olarak gerçekleştirilen projede ofislerin metrekare satış fiyatı 4 bin dolardan başlarken kiralar 28 ile 30 dolar aralığından müşteri ile buluşuyor. Satılık ofislerin büyük kısmı yeni sahipleri ile buluşurken, projenin tamamlanması ile birlikte kiralama süreci de yeni başlıyor.

OfisPark'ın kiralamasını üstlenen Jones lang Lasalle Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş, projenin kentsel dönüşüm başlangıç noktasını oluşturduğunu kaydetti. Maslak Levent hattına alternatif olarak gelişen, o bölgede yer bulamayanların tercihinin burası olduğunu söyleyen Alkaş, “Eylül ayından sonra İstanbul'da ofis kiraları yeniden yükseliş trendine girdi. Yeni ofis arzları ile birlikte de boşluk oranı yüzde 7'den yüzde 9'a çıktı. Bu değerleri göz önüne alan yabancı yatırımcılar Türkiye'yi ve özellikle de İstanbul'u yeniden yatırım yapılabilir bölgeler arasında aldılar” diye konuştu.

İstanbul'da A kalitede ve uluslararası standartlarda ofis alanının 115 bin metrekare olduğunu, bu rakamın 2011'de 160 bin metrekareye çıktığına değinen Alkaş, “Bu oran son derece düşük. Moskova'daki miktar, İstanbul'un 4 katı” dedi.

Tekfen Emlak Geliştirme'nin Genel Müdürü Ömer Egesel'de bir cıvata fabrikasını alıp Kağıthane'nin kentsel dönüşümüne ciddi bir giriş yaptıklarını hatırlatarak, “Sanayi alanlarının ortasında geniş avlulu, yaşamın içinde ve dolaşım imkanı olan bir iş ortamı oluşturduk. Çalışma alanı ile birlikte yaşımın olduğu kampüs havasında bir mekan yarattık. Binalar birinden uzak ve aralarda insanı ferahlatan bir alan var. Bu ferahlığı ofislerin içine de taşıdık. Bu açıdan kat yükseklikleri 4.3 metre oldu” diye konuştu.

Binaların insanı olmasına özen gösterdiklerinin altını çizen Egesel, “Güvenliğe çok önem verdik. 33 kilometre kazık çaktık, 2300 ton demir kullandık, 23 bin metreküp beton döktük. Avlunun altını tamamen 529 araçlık otoparka ayırdık” dedi.

Projenin kiralama süreci hakkında bilgi aktaran Egesel, 2010 yılında satışa sunulan Kağıthane OfisPark'ta inşaatının son aşamaya gelmesiyle birlikte ofis ve mağazaların kiralama faaliyetlerine de başlandığı bildirildi. Egesel, “Projenin kiralanması sürecini Jones Lang LaSalle yürütüyor. Projede toplam 32 bin 700 metrekare satılabilir / kiralanabilir alan var. Toplam 76 bağımsız bölümden şu anda satışta olanların sayısı. 16. Bunların metrekare olarak karşılığı ise 6 bin 100 metrekare” dedi.

Kağıthane OfisPark Projesi
Lokasyon : Kağıthane, İstanbul
Proje Sahibi : Tekfen Emlak Geliştirme
Proje Konsepti ve Mimarı : Emre Arolat Mimarlık (EAA)
Yatırım değeri : 75 milyon TL
Arsa : 14 bin 450 metrekare
İnşaat alanı : 55 bin metrekare
Kiralanabilir/ satılabilir alan : 32 bin 700 metrekare
Ünite sayısı :76
Ofis Tipleri ve Büyüklükleri : 230-1.600 m² arasında değişen ofisler
Perakende Tipleri ve Büyüklükleri: 85-750 m2 arasında değişen mağazalar
Ortak Sosyal Alan ve Parklar Toplamı: 6.000 m2 genişliğinde avlu, restoranlar, kafeler, mağazalar, kafeterya, özel yemek odaları ve toplantı odaları.
İnşaat başlangıç tarihi: Ağustos 2009
İnşaat tamamlanma tarihi: Aralık 2011

AĞAOĞLU MY OFFICE

Ağaoğlu Holding tarafından İstanbul Güneşli'de inşa edilen My Office 212 projesinde hemen teslim edilen ofisler 330 bin 500 liradan başlyana fiyatlarla satışa sunuluyor.

Ağaoğlu Holding'in ofis projesi My Office 212, İstanbul Güneşli'de hayata geçiriliyor. 31 katlı tek blokta toplam 504 ticari alanın yer aldığı proje 84 bin 504 metrekare inşaat alanına sahip bulunuyor. 80 metrekare ile 800 metrekare arasında değişen ofislerin satışına devam edildiği My Office 212 projesinde ofisler 330 bin 500 lira ile 506 bin lira arasındaki fiyatlarla satışa sunuluyor. Alanları 635 metrekare ile 800 metrekare arasında değişen yarım kat ofis alanları ise 2 milyon 381 bin 700 lira ile 1 milyon 987 bin 250 lira arasındaki fiyatlarla satışa sunuluyor.

Yüzde 10'dan başlayan peşinatlarla ofis sahibi olunabilen My Office 212 projesinde ofis bedelinin yüzde 50'si banka kredisi ile yüzde 40'ı ise Ağaoğlu kredisi ile vadelendirilerek ödenebiliyor.

Güneşli Metro İstasyonu'nun hemen yanında konumlanan My Office 212, hemen teslim ediliyor. Projenin hizmetleri arasında ise My mobilizm, toplantı salonları, CIP Transfer Hizmeti, call center, Concierge, 24 saat asistan hizmet, vale parking ve fitness merkezi yer alıyor.

METROPOL İSTANBUL

Ataşehir’de yükselen dünyanın en yeni finans merkezi İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesi içinde yer alan Metropol İstanbul, genel müdürlük ve holding merkezlerini bölgeye taşımak isteyen şirketler tarafından büyük ilgi görüyor.

Ofis ve residence kısmında satış oranının yüzde 45’e ulaştığı Metropol İstanbul’da 23. kattan 27. kata kadar olan bölümler, şirketlerden gelen talepler üzerine tam kat ve yarım kat olarak projelendirilip satışa sunuldu.

TOKİ iştiraki Emlak Konut GYO ve Varyap-Gap İnşaat Ortak Girişimi tarafından Türkiye’nin en büyük projelerinden birisi olarak yükselen Metropol İstanbul, üç yüksek bina ve bin 500’ün üzerinde bağımsız üniteden oluşuyor. Proje, rezidans, ofis, alışveriş merkezi, eğitim kurumu ve rekreasyon alanlarıyla Türkiye’nin en büyük karma projelerinden biri olacak. 2015 yılı başında tamamlanacak olan projenin sahip olduğu 750 bin metrekare büyüklüğündeki yekpare inşaat alanı, Metropol İstanbul’un en önemli özelliklerinden birini oluşturuyor.

Ofis katlarının yüzde 45’i satıldı
İstanbul uluslararası finans merkezinin tam kalbindeki konumuyla yurtiçi ve yurtdışı yatırımcılar için çekim merkezi oluşturan Metropol İstanbul’da; özellikle şirketlerin genel merkezleri için ayrılan tam kat ve yarım katlara talep oldukça yüksek. 23. kattan 27. kata kadar olan bölümün tam kat ve yarım kat konseptinde ayrıldığı projede, ofis katlarının satışı yüzde 45 oranına ulaştı. Stüdyo ve 1+1’den 3+1 e kadar olan ofisler 6 bin liradan başlayan metrekare fiyatları ile satışa sunuluyor.

İstanbul’a yeni alışveriş caddesi ve 2 yeni meydan
İstanbul Uluslararası Finans Merkezi içinde yer alan en büyük özel sektör projesi olan Metropol İstanbul 100 dönüm arazi üzerinde konumlanıyor. Konsepti, dünyaca ünlü mimarlık firması RMJM tarafından hazırlanan proje tamamlandığında dünya yapı literatürüne girecek özellik ve ilklere sahip olarak dikkat çekiyor. Proje kapsamında, açık havada, alışveriş konsepti üzerine kurgulanmış İstanbul’un en büyük AVM’lerinden biri, yaklaşık 400 metre uzunluğunda Catwalk adı verilen ‘Alışveriş Caddesi’ 2 yeni meydan, 16 salonluk Anadolu Yakası’nın en büyük sinema kompleksi de yer alıyor. Yılda 23 milyon kişinin ziyaretinin beklendiği projenin ortasında Avrupa’nın en yüksek binalarından biri olarak tasarlanan Ana Kule yükseliyor. Ofis, residence ve ana kuleden alışveriş merkezlerine direk ulaşımın sağlandığı proje kapsamında ayrıca bin kişilik balo ve konferans salonu da bulunuyor.

Read more...

12 yıllık zorunlu eğitim için 800 yeni okul gerekli


Zorunlu eğitimde ‘4+4+4’ formülünün devreye girmesiyle 2 milyon öğrenci okula gidecek. Fakat bu kadar öğrenciye 800 okul gerekiyor. Okulların maliyeti ise 1.9 milyar lira.

4+4+4 formülüyle açıklanan 12 yıllık zorunlu eğitim uygulaması Türkiye’de yeni okul talebi yaratacak. 7 ile 14 yaş arasında 10.5 milyon çocuğun bulunduğu Türkiye’de 5-6 yaşında ise yaklaşık 2 milyon çocuk bulunuyor. Yeni eğitim sisteminin devreye girmesiyle birlikte bu çocuklar için de ekstra okul ve derslik talebi gündeme geliyor.

EVA Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı da, durumun ciddi boyutlarda olduğunu belirterek, “Herkes olaya derslik diye bakıyor ama metrekare önemli” dedi. Öğrenci başına 2 metrekarelik derslik düşmesi halinde 4 milyon metrekare dersliğe ihtiyaç olacağını vurgulayan Yazıcı, “Yurtdışında bir derslikte ortalama 20-25 çocuk öğrenim görüyor. Bu rakam Türkiye’de ise 45’e kadar çıkabiliyor” dedi.

Yazıcı, bir okulun ortalama 3-4 bin metrekare büyüklüğünde olduğundan yola çıkarak, bu kadar öğrenci için çok büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi. İlköğretim ve lise olmak üzere Türkiye’de 60 bin okul olduğunu belirten Yazıcı, “2 milyon öğrenci için 50 binin üzerinde derslik ve 800 civarında okul yapmak gerekiyor. İstanbul’da 10 yılda yalnızca 24 bin derslik yapılabilmiş” diye konuştu.

İstanbul için 100 okul gerek
İstanbul’daki 5-6 yaş arasındaki çocuk sayısının 270 bin olduğunu ifade eden Yazıcı, “Bu durumda İstanbul’da 6 bin 800 derslik gerekiyor. Bu da sadece İstanbul için 100 yeni okul anlamına geliyor.

Öğrencilerin belli bir bölümünü özel okulda okuduğunu ama bu oranın çok yüksek olmadığını dile getiren Yazıcı, “İstanbul’da 7-14 yaş arasındaki çocukların eğitim göreceği 98 bin derslik var. Özel okuldaki derslik sayısı ise 5 bin” dedi.

Maliyet 1.9 milyar lira
Cansel Turgut Yazıcı, bu kadar sayıda okul yapmanın, bu okulların yapılacağı arsaları bulmanın kolay olmadığını vurgulayarak, “Arsanın bedava olduğunu düşünürsek İstanbul’da 256 milyon liralık okulların inşaat maliyeti çıkıyor. Türkiye genelinde ise bu rakam 1.9 milyar liraya çıkıyor. Bunlar arsa hariç rakamlar” değerlendirmesini yaptı.

İstanbul’da arsaların az ve pahalı olması nedeniyle okulların yapılacağı alanların ciddi bir sorun olduğunu kaydeden Yazıcı, “İstanbul’a 100 okul gerekiyor ve bunlar için ihtiyaç duyulan arsa 300-400 bin metrekare. İstanbul’da arsanın metrekaresini de ortalama 2 bin liradan hesaplarsak en az 600 milyon lira arsa değeri çıkabiliyor. İnşaat maliyetiyle bu miktar İstanbul için 1 milyar liraya ulaşıyor. Türkiye genelinde ise 800 okul için ise rakam epey yükseliyor” diye konuştu.

Zorunlu eğitime 12 yıl formülü
Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, 4+4+4 olarak bilinen yasa ilköğretim kurumlarının toplam eğitim süresi 8 yıl olacak. Ortaöğretim kurumları, ilköğretim kurumlarından sonra 4 yıllık zorunlu öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları olarak tanımlanıyor.

Yasada, “Bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır” ifadesi ise kanundan çıkarılıyor. İlköğretim 6-14 yaş grubundaki çocukların eğitimi ve öğretimini kapsayacak, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu ve Devlet okullarında parasız olacak.

12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasının başlangıç tarihi Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek. Mecburi ilköğretim çağı 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak. Bu çağ, çocuğun 6 yaşını bitirdiği yılın eylül ayı sonunda başlayıp, 14 yaşını bitirip 15 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda bitecek.

Read more...

Seramiksan Romano Serisi ile mekanlara asil bir dokunuş


Türk seramik sektörünün yenilikçi markası Seramiksan, yeni serisi Romano ile yaşam alanlarına asil bir şıklık katıyor. Sırlı porselen olarak üretilen Romano yer ve duvar karoları, mekânlarda dekorasyon uyumunun yakalanmasına olanak vererek zarif bir etki yaratıyor.

Seramik sektörünün öncü markalarından Seramiksan, farklı beğenilere yönelik geniş ürün gamıyla yaşam alanlarını güzelleştirmeyi sürdürüyor. ‘İyi tasarım herkesin hakkı’ anlayışıyla tasarımı ileri teknolojiyle buluşturan Seramiksan, yeni serisi Romano ile mekânlara yalın, uyumlu ve seçkin bir zarafet katıyor.

Sırlı porselen olarak üretilen Romano serisinin kenarları rektifiye edilerek ürün görünümü daha estetik bir yapıya kavuşuyor. Rektifiye işlemi sonucu daha ince derz aralıkları ile döşenebilen ürünler, mekânlardaki görsel kaliteyi artırıyor. Mat ve doğal bir görünümü tercih edenler için ideal alternatif olan Romano Serisi doğadaki renklerin asil tonlarından bej, kahverengi, gri ve antrasit gibi renk seçeneklerine sahip.

Banyo ve mutfak gibi ıslak zeminlerin yanı sıra ticari alanlarda da tercih edilen Romano serisi yer ve duvar karolarının, 30x60 ve 60x60 ebat seçenekleri bulunuyor.

Read more...

Yapı Haberleri Haber Gönder Reklam Seçenekleri Sitene Haber Ekle İletişim Marmara'da korkutan deprem


Tekirdağ'da 23:54'te merkez üssü Marmara Ereğlisi olan 5.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem İzleme Merkezi Müdürü Doğan Kalafat, basına yaptığı açıklamada 'sarsıntının bölgedeki fay hattının olağan hareketlerinden biri olduğunu' aktardı.

Tekirdağ'da 5.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, depremin merkez üssü Marmara Ereğlisi açıkları olarak kaydedildi.

Saat 23:54'te meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremin derinliği ise 14.9 kilometre olarak ölçüldü.

İlk belirlemelere göre can ya da mal kaybına neden olmayan sarsıntı, halk arasında paniğe neden oldu.

Başta İstanbul olmak üzere çevre illerde de hissedilen deprem sonrası, en büyüğü 3.2 olan 4 artçı sarsıntı daha kaydedildi.

'ENDİŞEYE GEREK YOK'
Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Doğan Kalafat, sarsıntıyla ilgili basına değerlendirmede bulundu.

Depremin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın olağan hareketlerinden biri olduğunu aktaran Kalafat,endişe edilecek bir durum olmadığını ifade etti.

Kalafat, "Orta şiddetli bir deprem. Burası Marmara Denizi'nin en aktif bölgelerinden birisi. Depremin kendi içinde artçıları olmaya başladı. Bu deprem bölgede meydana gelen olağan etkinliklerden birisi. Deprem, herhangi bir hasara ya da can kaybına neden olabilcek bir deprem değil, deniz içinde olması nedeniyle bu konuda endişe edilmesine gerek yok" diye konuştu.

Depremin, Marmara Denizi'nin yüzeyine yakın bir bölgede meydana geldiği için denize kıyısı olan illerde hissedildiğini anlatan Kalafat, artçı sarsıntıların da en fazla 4 büyüklüğünde olacağını söyledi.

'2045 ÖNCESİ BÜYÜK DEPREM ŞAŞIRTICI OLUR'
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Baş Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan ise yaptığı açıklamada ''2045'ten önce Kuzey Marmara'da deprem olması benim için şaşırtıcı olur. Ancak, ana deprem oluncaya dek bu tür gerginlik birikimlerini gösterecek küçük depremler olagelecektir'' dedi.

Ercan, depremin, Marmara Ereğlisi önünde, 7.0 ile 7,2 büyüklüğünde deprem beklediği konumda, ayrıca odak 15 kilometre derindeki granit kabuğu derinliğinde olduğunu kaydetti.

'OLUMSUZ DURUM YOK'
Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek ise Marmaraereğlisi'nde her hangi bir hasarın olup olmadığını belirlemek için güvenlik güçlerinin ilçede denetimlerini sürdürdüklerini kaydetti.

Kemelek, 'şu anda olumsuz bir durumun söz konusu olmadığını' söyledi.


Read more...

18 yeni stadyum geliyor


TOKİ, Gençlik ve Spor Bakanlığı'yla yaptığı protokoller çerçevesinde bu yıl 18 yeni stadyum yapacak. Mersin'de caretta caretta motifi, Malatya'da kayısıyı çağrıştıran turuncu renk kullanılacak.

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 2012'de 18 yeni stadyum, 18 kapalı yüzme havuzu, 75 gençlik merkezi olmak üzere toplam 384 spor yatırımının gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Bakanlık ile TOKİ arasında imzalanan ve imzalanma aşamasındaki protokollerle Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Batman, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kocaeli, Malatya, Mersin, Sakarya, Samsun, Sivas ve Trabzon'a yeni stadyum yapılacak. Son olarak, Nevşehir ve İzmir stadyumları için protokollerde imza aşamasına gelindi.

Bakanlığın yürüttüğü yatırım projeleri çerçevesinde Bursa, Konya ve Çorum'a yapılacak stadyumları belediyeler inşa edecek.

Arazi tespit çalışmalarının sonuçlanması halinde İzmir, UEFA kriterlerine uygun iki yeni stadyuma kavuşacak.

TT Arena örnek oldu
Arsa değeri yüksek, ekonomik ömürlerini tamamlamış ve uluslararası standartları karşılamayan stadyum ve spor tesislerinin bulunduğu arsalar, Bakanlık tarafından mülkiyet devri karşılığında yeni ve modern spor tesislerine dönüştürülecek.

Bakanlığın TOKİ ile arsa satışı ve gelir paylaşımı esas alınarak yaptığı en büyük stadyum, 52 bin kişilik Türk Telekom Arena Stadyumu oldu.

Beşiktaş Stadyumu'nun da bulunduğu yere yapılması yönünde Beşiktaş Spor Kulübü'nden gelen talepler, Bakanlık tarafından da uygun bulunuyor. Beşiktaş yönetimi arazi devriyle ilgili işlemlerin sonuçlanması halinde stadyumu kendi öz kaynaklarıyla yapmayı planlıyor.

Yerel yönetimlerle tam işbirliği
Gençlik ve Spor Bakanlığı, yerel yönetimlerle de işbirliği yapıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokol kapsamında 33 bin seyirci kapasiteli Kadir Has Stadyumu ve 7 bin 500 seyirci kapasiteli spor salonunun hizmete girmesinden sonra birçok belediyeyle de benzer işbirliğine gidildi.

Rize Belediyesi ve İl Özel İdaresi ile yapılan protokolle 15 bin seyirci kapasiteli stadyum, Tokat Belediyesi ile 2 bin 500, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile 500 seyirci kapasiteli spor salonları ve gençlik merkezleri de hizmete girdi.

Bakanlık, benzer protokolleri Bursa ve Konya büyükşehir belediyelerinin ardından, Çorum, Ankara/Mamak, İstanbul Beylikdüzü, Adıyaman, Amasya, Samsun/Çarşamba, Manisa/Akhisar il ve ilçe belediyeleriyle de imzaladı.

Bursa'da timsah görünümlü stat
Bursa'da yapımına başlanan 45 bin kişilik timsah görünümlü stadyumun temelleri yükselmeye başladı.

Konya Büyükşehir Belediyesi ile imzalanan protokolle yapılacak 38 bin kişilik stadyumla ilgili hukuku ihtilaflardan kaynaklanan gecikmeler de giderilerek, ihale aşamasına gelindi. Konya'daki stadyumun bulunduğu spor kompleksi içinde 10 bin seyirci kapasiteli spor salonu, bin 500 kişilik atletizm sahası, 3 bin seyirci kapasiteli veledrom, 2 bin seyirci kapasiteli kapalı yüzme havuz, açık spor tesisleri ve idare hizmet binası da yer alıyor. Yeşil-beyaz olarak hazırlanan stadyumun büyük giriş kapısına Selçuklu motiflerinin işlenmesi planlanıyor.

Kayısı andıran turuncu renk
Malatya'ya inşa edilecek stadyumda ise kayısıyı çağrıştıracak turuncu renk, baskın olacak.

Çorum Belediyesi ile imzalanan protokolle, Çorum'un uzun yıllar spor altyapı ihtiyacını karşılayacak adım da atıldı. Çorum'a 15 bin seyirci kapasiteli stadyumun yanı sıra 3 bin 500 seyirci kapasiteli spor salonu, 500 seyirci kapasiteli sentetik yüzeyli atletizm sahası, 150 yataklı sporcu kamp eğitim merkezi, 4 adet tenis kortu, 2 adet sentetik yüzeyli futbol sahası ve idare hizmet binası da yapılıyor.

Adıyaman'da 500 seyirci kapasiteli spor salonu ve yarı olimpik yüzme havuz, Amasya'da 2 bin seyirci kapasiteli spor salonu, Ankara Mamak'ta 4 bin seyirci kapasiteli spor salonu, İstanbul Beylikdüzü ilçesine 2 bin 500 seyirci kapasiteli spor salonu, 400 seyirci kapasiteli tam olimpik yüzme havuzu yapılıyor.

Mersin'e Caretta Caretta
Akdeniz Oyunları kapsamında Mersin'de bin seyirci kapasiteli olimpik yüzme havuzu, 5 bin seyirci kapasiteli spor salonu, tenis kompleksi, atış poligonu, antrenman salonu, jimnastik salonunun temeli 20 Ocak'ta atıldı. 3 bin 500 yatak kapasiteli Olimpiyat Köyü ise büyük oranda tamamlandı. Temeli Nisan ayında atılan Mersin Stadyumu'nun çatı kısmında Akdeniz Oyunları'nın da simgesi olan caretta caretta şekilleri kullanılacak.

Bakanlık, temeli atılan stadyumların 2 yılda bitirilmesini öngörüyor.

Read more...

Sulukule projesi için iptal kararı


İstanbul Sulukule’de, Romanlar’ın tasfiyesinden hemen sonra yapımına başlanan konut projesi, tamamlanmak üzereyken iptal edildi. Fatih Belediyesi ile TOKİ ortaklığında inşa edilen konutlar için 13 gün sonra kura çekimi yapılacaktı.

Fatih Belediye Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine Sulukule projesinin iptaline ilişkin açılan üç ayrı dava, aynı gerekçelerle kabul edildi ve işlemin iptaline karar verildi. İstanbul Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ile Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği tarafından açılan, İstanbul 4’üncü İdaresi’nde görülen üç ayrı davada, Sulukule projesinin SİT alanı üzerine, Koruma Bölge Kurulu kararlarına aykırı olarak inşa edildiği, Romanlar’ın mülkiyet hakkının ihlal edildiği savunuluyor ve projenin iptali isteniyordu. Her üç dava da oybirliğiyle kabul edilerek, projenin iptaline karar verildi.

Kura 26 Haziran’daydı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun karşı kararına rağmen 2 yılda hızla yükselen inşaatı ne bu süre içinde alınan 3 bilirkişi raporu, ne de dozerin önüne dikilen müze uzmanı arkeolog Şeniz Atik durduramamıştı. Bitmek üzere olan projede konutların yeni sakinler arasında dağıtımı için Fatih Belediye Başkanlığı tarafından 26 Haziran günü kura çekimi yapılacağı bildirildi. Karar, Fatih Belediyesi, TOKİ ve bölgenin yeni sakinlerini şok edecek nitelikte.

Mahkemenin oybirliğiyle iptal ettiği Sulukule projesiyle ilgili Mimarlar Odası İstanbul şubesinden yapılan açıklamada, “Ne yazık ki bu önemli karar gecikmiş bir karar olarak hukuk tarihimize geçecek ve özellikle kent davaları için yürütmeyi durdurma kararlarının ne denli önemli olduğunun altı bir kez daha trajik biçimde çizilecektir” denildi.

2 yılda yaptılar
Sulukule olarak bilinen Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri Yenileme Projesini kapsayan, Fatih’teki Sur Koruma Bandı’nda yer alan 90 bin metrekarelik bölgede, 640 konutun inşası 2 yılda bitme noktasına geldi. Bölgede yeni yapılan evler gelir düzeyi yüksek aileler için tasarlandı.
Sulukule’nin eski sakinleri olan Romanlar, bölgeden 60 kilometre uzaklıktaki Kayabaşı TOKİ konutlarına gönderilmişti.

Ne olacak
Roman Derneği adına açtığı davayı kazanan avukat Hilal Küey, Mimarlar Odası’nın kararından hareketle, “İdari davalarda karar, hüküm niteliğindedir. İşlem iptal edilmiştir, proje derhal durdurulmalı, UNESCO kriterlerine ve bölgenin tarihsel dokusuna uygun olarak yeni bir proje ortaya çıkarılmalıdır. Aksi halde AİHM davamızı zaten kabul etti ve bu kararların uygulanmaması halinde Türkiye’yi çok büyük tazminat kararları beklemektedir. Sadece biz değil, yarın öbür gün mülkiyet haklarını yitirmiş vatandaşlarımız da tek tek dava açtıklarında, AİHM’nin keseceği tazminat cezalarının haddi hesabı olmayacaktır. Hukuk devletinin gereği yerine getirilsin” dedi.

1000 yıllık mahallenin kaderi 6 yılda değişti
- Sulukule; 22 Nisan 2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla “Yenileme Alanı” ilan edildi.
- Bölge halkı, bilim insanları, hukukçular ve uluslararası kuruluşların tüm ısrarlarına karşın yenileme avan projeleri, ilgili kurulun 2 Kasım 2007 tarihli kararıyla onaylandı.
- UNESCO ICOMOS Dünya Mirası Komitesi projeyle ilgili tarihi kimliğinden, kültüründen ve tüm değerleriyle bir bütün olan yapısından soyutlayarak basit bir yenileme mantığıyla yok eden bir sosyal dışlama, kentsel ranta el koyma ve soylulaştırma tespitlerinde bulundu.
- Şubat 2008’de Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, Sulukule ile ilgili yenileme avan projelerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açtı.
- Yargı süreci devam ederken Mayıs 2009’da Sulukule’de yıkımlar başladı.
- İstanbul 4’üncü İdare Mahkemesi 2 Haziran 2009 günü yürütmeyi durdurma talebini gerekçesiz olarak reddetti.
- TOKİ, 2009 yılının Eylül ayında yenileme avan projeleri ile inşaat ihalesine çıktı ve 6 Ekim 2009 itibariyle Sulukule inşaat firmasına devredildi.
- 6 Mayıs 2010’da Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir tarafından inşaatın temeli atıldı ve inşaat başladı.

Read more...

12 Haziran 2012 Salı

Unutulan vinç otelle bütünleşti


Ankara'da 35 katlı bir otelin yapımı sırasında monte edilen ve bir türlü sökülemeyen vinç, bina ile bütünleşti. TMMOB sekreteri Batuman, vinçten düşecek bir civatanın bile ölüme neden olacağını söyledi.
Ankara'nın Çankaya İlçesi'nde bulunan 35 katlı bir otelin tepesinde unutulan vinç, adeta tehlike saçıyor. Çankaya Köşkü gibi önemli devlet binalarına hakim konumu nedeniyle, yapımı çok tartışılan binanın tepesinde kurulan ve inşaatın bitmesinin ardından bir türlü sökülmeyen vinç, çevrede yaşayan vatandaşları endişelendirmeye başladı. 35 katlı, 263 odalı ve 19 bin metrekarelik bir alanda kurulan alışveriş, konferans ve spor merkezi ile bütünleşecek olan otelin 14 yıl süren inşaatı için 105 milyon dolar harcandı. Uzun süredir otel çatısında duran vincin durumuna ilişkin bir açıklama yapan TMMOB Mimarlar Odası Sekreter Üye Bülent Batuman, vinçten düşecek ufacık bir cıvatanın bile insan ölümüne yol açabileceğini uyarısında bulundu.

ÇOK TEHLİKELİ

Batuman "Çok yüksek bir yapıdan söz ediyoruz. Onun tepesinde de bir vinç var. Bu tabii kentlerimizde ya da başka kentlerde alışık olmadığımız bir görüntü. Yapı üretim süreci, inşaat sürecinde kurulan bir vinç. Ama belli ki plansız, programsız davranılmış. Bu yüzden sökemediler. Vinç varlığını orada sürdürüyor ve çok tehlikeli bir durum. Zaten bir şantiye alanının da bir takım güvenlik önlemleriyle var olması gerekir. Bina, şu anda şantiye niteliğini sürdürüyor ve bu anlamda da bir tehlike oluşturuyor" diye konuştu.

GEREKİRSE BİNAYA YENİ BİR VİNÇ KURULSUN

Konunun gündemlerinde olduğunu ve takip ettiklerini bildiren Batuman şunları söyledi: "Konuyu araştırdık. Öğrendik ki, mal sahibi ile müteahhit arasında anlaşmazlık var. Bu anlaşmazlık yargı ortamına taşınmış. Ancak burada ciddi bir tehlike yaratıyor ve sürdürüyor. Onun için bunun aralarındaki uzlaşmazlık ne olursa olsun, bir an önce çözülmesi gerekiyor. Gerekirse yerine bir vinç kurup onun oradan sökülmesi gerekir. Bu kadar plansız yapılıp, betonarme döşemelerinde vincin sökümünü engelleyecek kadar inşa edilmesi söz konusuysa, bunlarında bir şekilde belli alanların kırılması ve bir şekilde o vincin indirilmesi gerekiyor."

Read more...

Karadeniz'in incisine TOKİ'den pansuman


TOKİ, Trabzon'u, en büyük sorunlarından biri olan çarpık kentleşmeden kurtarmak için kolları sıvadı. Zağnos, Tabakhane, Çömlekçi, Pelitli, Yomra ve Araklı'da TOKİ tarafından başlatılan kentsel dönüşüm projelerinin tamamlanmasıyla, kente bir milyon liralık kalıcı gelir bekleniyor.
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı tarafından başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları ile Trabzon 'çarpık kentleşme'den kurtulacak. Tabakhane, Çömlekçi, Pelitli, Yomra ve Araklı'daki projeler sayesinde yıllardır salaş yapılarla boğuşan yerler modern bir kent görünümüne kavuşacak. Bu çalışmaların yanında tarihi Ayasofya Müzesi çevresini de gecekondulardan kurtaran kentsel dönüşüm çalışması devam ediyor. Yapılacak proje ile Ayasofya Müzesi'nin hem tarihi dokusu korunacak hem de Trabzon turizmi çok önemli bir merkez daha kazanacak.

PROJELERİN DEVAMI GELECEK

Trabzon'da başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları AK Parti Trabzon Milletvekili Adayı Erdoğan Bayraktar'ın TOKİ Başkanlığı döneminde başlatıldı. Milletvekilliği adaylığının ardından projeleri yakından takip eden Bayraktar, Trabzon'u marka şehir, Karadeniz'in merkezi ve AB şehri yapmak için çalıştıklarını açıkladı. Devam eden kentsel yenileme ve gecekondu dönüşüm projelerine yenilerini ekleyeceklerini söyleyen Bayraktar, "Bu projeleri ilçelere ve köylere kadar yayacağız. 2023'ün Türkiye'sinde çarpık kentleşme sorununu büyük ölçüde çözmüş olacağız. Yeşilin ve mavinin buluştuğu Trabzon'u daha modern bir kent haline getirerek sadece Türkiye'de değil dünyada tanınan bir kent yapacağız. Biz AK Parti olarak, Sayın Başbakanımızın liderliğinde Trabzon'u vizyon, marka, merkez kent yapma azmindeyiz" şeklinde konuştu.

1 MİLYON LİRALIK KAMULAŞTIRMA

"Kentsel dönüşüm dünyanın en zor işidir" diye konuşan Bayraktar, şöyle devam etti: "Trabzon'da dar sokakları ve mahalleleri kentsel tasarıma uygun modern hale getireceğiz. Trabzon seçimlerden sonra büyükşehir olacak. Dönüşüm çalışmaları ile Trabzon'un çehresini değiştireceğiz ve daha güzel büyükşehir fotoğrafı vermesini sağlayacağız. Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında Trabzon'a eski para ile 1 katrilyon para gelecek. Bu paranın dönüşü yok."

MODERN KONUTLAR İNŞA EDİLECEK

TOKİ ve Trabzon Belediyesi işbirliği ile hayata geçirilen Tabakhane ve Çömlekçi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında anlaşmaya varılan hak sahiplerine ödemeler yapıldı. Yıkımların başladığı Çömlekçi ve Tabakhane'de salaş yapılar bir bir yıkılıyor. Trabzon'da devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında Zağnos'ta 284, Tabakhane'de 520, Pelitli'de 362, Yomra'da 546, Araklı'da 408 konut inşa edilecek. Çömlekçi projesi kapsamında ise yapılacak konutlar kentsel tasarım sonucunda belirlenecek.

Simav için 'jet hızıyla' çalışma

Kütahya'nın Simav ilçesinde 19 Mayıs gecesi yaşanan depremin ardından 'jet bir çalışma' sürecine giren Toplu Konut İdaresi (TOKİ), ilk aşamada yapılacak konutlar için 7-8 günde ihaleleri tamamladı ve depremin 10. gününde konutların inşaatının başlatılmasını sağladı. Konutların, bu yıl sonuna kadar, kış gelmeden, en kısa sürede teslimi öngörülüyor. TOKİ'den verilen bilgiye göre, depremin ardından 'Afet Koordinasyon Kurulu' ile temasa geçilerek, hasar tespit çalışmalarına başlandı. İhtiyaç duyulan konut sayısı ve okullar için arsa temini konusunda ortak çalışmalar başlatıldı ve tespit edilen yerler için proje geliştirme, ihale çalışmaları sonuçlandırıldı. 26 ve 27 Mayıs'ta, Kütahya Simav'da ilk aşamada birinci bölge olarak 272 konut ve 32 derslikli ilköğretim okulu, ikinci bölge olarak da 384 konut olmak üzere toplam 656 konut ve ilköğretim okulu ihalesi yapılarak sonuçlandırıldı.

Ayasofya ve Zağnos yeniden canlanıyor

Kentin batı girişinde sahil karayolunun üzerinde yer alan ve Trabzon'daki Bizans devri yapılarının en önemlilerinden kabul edilen Ayasofya Müzesi, kentsel dönüşüm projesi sayesinde etrafındaki salaş yapılardan kurtulacak. Müzenin önünü kapatan ve güzelliğine engel olan gecekondular yıkılmaya başlandı. Yıkım çalışmalarının tamamlanmasının ardından Ayasofya Müzesi'nin etrafında hiçbir bina kalmayacak. Park ve yeşil alanlar ile müzenin etrafı modern bir görünüme kavuşacak. Ortahisar ve Gülbaharhatun mahalleleri sınırlarında bulunan ve hazırlıklarına 2002 yılında başlanan ve 1. etap inşaatı 2006 yılında başlayan, 2008 yılında 4 milyon lirayı aşkın bir maliyetle tamamlanan Zağnos Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesi neticesinde 44 bin metrekarelik alan tam anlamıyla kentsel bir senfoniye dönüştü.

Read more...

Yeni Ototerminal Binası İhalesi Yapıldı


Manisa'dan 1 olmak üzere toplam 11 firmanın teklif sunduğu ihalede, teklif dosyalarının incelenmesinin ardından ihaleyi kazanan firmanın belirleneceği ve yer teslimi yapılarak proje startının verileceği belirtildi.

Manisa Belediyesi Encümen Salonu'nda gerçekleştirilen Yeni Ototerminal binası ihalesine, Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Azmi Açıkdil başkanlık yaptı. İhale dosyasını 21 firmanın aldığını, bunlardan 11 tanesinin teklif verdiğini belirten Belediye Başkan Yardımcısı Azmi Açıkdil, "Yaptığımız tetkiklerde, teklif veren firmaların dosyaları tam çıktı. Teklif veren 11 firmanın da teklifleri okundu. Bunlardan en uygun olanı tekrar incelenecek. Bunun nihayetinde hayırlısıyla neticelenmiş olacak. Bizim bu inşaatımız 10 bin metrekare kapalı alan, 9 bin metrekaresi yarı kapalı, yarı açık alan, aşağı yukarı 75 bin metrekare alana oturmakta. Arta kalan yaklaşık 9-10 bin metrekare alan da otopark ve otobüslerin giriş-çıkışları için sirkülasyon alanı olarak ayrılmıştır. Bu alanın tamamı 100 bin metrekare olup, 25 bin metrekaresi de rekreasyon ve yeşil düzenlemesi olarak ayrılmıştır" dedi.

KİMLER TEKLİF VERDİ

Manisa'dan 1 firmanın teklif verdiği ihaleye teklif veren firmalar ise şöyle sıralandı: AS inşaat Ltd. Şti.-Barankaya A.Ş. Ortak Girişimi, İlsan İnşaat Ltd. Şti, Tema Proje İnşaat Ltd. Şti, Arıkan İnşaat A.Ş, Geta İnşaat A.Ş, Caser İnşaat A.Ş, Akarlar İnşaat Ltd. Şti, Birtam İnşaat A.Ş, Barutçuoğlu İnşaat Ltd. Şti-Bel Beton A.Ş, ErKa İnşaat ve Serel Yapı Endüstri A.Ş. İhalenin tamamlanmasının ardından sürecin başlayacağı, teklif dosyalarının incelenmesinin ardından ihaleyi kazanan firmanın belirleneceği ve yer teslimi yapılarak proje startının verileceği belirtildi.

Read more...

Hakkari'de İnşaat Şantiyesine Silahlı Saldırı


Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere beldesinde köprü yapım işini üstlenen inşaat şantiyesi silahlarla tarandı.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere beldesinde köprü yapım işini üstlenen inşaat şantiyesi silahlarla tarandı.

İran ile Türkiye arasındaki ulaşımı sağlayacak Büyükçay ve Zerin Köprülerinin yapım işini üstlenen Hakkarili bir inşaat şantiyesi, dün gece kimliği belirsiz kişilerce silahlarla tarandı. Olayı doğrulayan firma yetkilileri, "Şantiye tarandı ancak detaylı bilgi sahibi olamadık. İnceleme yapmak üzere bölgeye gidiyoruz" açıklamasını yaptı.

Read more...

Ege Boyu İnşaatı Başladı


Ege'nin sıcak, sakin ve huzurlu yaşam tarzının İstanbul'daki yansıması olacak Ege Boyu'nun inşaatı 9 Haziran Cumartesi günü, Fedon'un sahne aldığı keyifli bir organizasyonla başladı.

EVİYA Gayrimenkul'un Ege kasabalarının detaylarını ve yaşam kültürünü İstanbul'a taşıdığı projesi 'EgeBoyu', 9 Haziran Cumartesi günü hem yazın gelişini hem de projenin inşaatının başlaması vesilesiyle çok özel bir etkinlik düzenledi. Ünlü şarkıcı Fedon'un yanı sıra DJ performansının da renklendirdiği organizasyonda birçok sürpriz grup da konuklara keyifli bir hafta sonu yaşattı.

Toplam 114 bin metrekare inşaat alanında 17 blok ve 28 üniteli çarşı bölümünden oluşan Ege Boyu'nda, 49 ile 204 metrekare arasında değişen 644 daire yer alıyor. Stüdyodan 4+1'e kadar uzanan konutların yanı sıra 28 ticari ünite bulunan, 3,25 metre tavan yüksekliğine sahip daireleri ile ferah yaşam alanları sunan projede daire fiyatları, 149 bin 500 TL ile 740 bin TL arasında değişiyor.

Sancaktepe Anadolu Yakası'nın Göktürk'ü

Son yıllarda yıldızı parlayan ve birçok prestijli projenin yer aldığı ilçede, Ege kasabası kurmaya hazırlanan Ege Boyu, bölgenin en kıymetli yerinde bulunuyor. ABD Jeolojik Araştırmalar Dairesi'nin son Türkiye raporuna göre, deprem açısından en güvenli ilçelerden biri olduğu belirlenen Sancaktepe, geçtiğimiz günlerde temelleri atılan ve 2015 yılında açılması planlanan metro ile Üsküdar'a 24 dakika yakınlıkta olacak.

Read more...

İnşaatta metrekare maliyeti 607 liraya çıktı


İlk üç ayda inşaat metrekare maliyetleri yüzde 7.4 artış gösterdi.
İnşaat metrekare maliyetleri, bu yılın 3 aylık döneminde (Ocak-Mart) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 oranında artarak 607,2 liraya çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "Yapı İzinleri İstatistikleri 2011 Yılı 1. Dönem Sonuçları"nı açıkladı.

Buna göre, belediyeler tarafından yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların "arsa payı hariç" inşaat metrekare maliyetleri bu yılın 3 aylık döneminde 607,2 lira oldu. Geçen yılın aynı döneminde ise inşaat metrekare maliyeti 565,2 lira olarak belirlenmişti.

2011 yılının ilk 3 ayında geçen yılın aynı dönemine göre belediyeler tarafından Yapı Ruhsatı verilen yapıların yüzölçümünde yüzde 27, bina sayısında yüzde 31,4, değerinde yüzde 21,6, daire sayısında yüzde 26,7 oranında düşüş kaydedildi.

Geçen yılın aynı döneminde Yapı Ruhsatına göre konut bina sayısı 21 bin 508 iken, bu yılın aynı döneminde 14 bin 763 olarak belirlendi. Konut yüzölçümleri de söz konusu dönemde 17 milyon 482 bin 868 metrekare oldu.

2011 yılının 3 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre belediyeler tarafından Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümünde yüzde 2,4, bina sayısında yüzde 1, değerinde yüzde 12,4, daire sayısında yüzde 7,6 oranında artış oldu.

2011 yılının ilk 3 ayında Yapı Kullanma İzin Belgesine göre yapıların yüzölçümü 19 milyon 39 bin 287 metrekare iken bunun 11 milyon 541 bin 287 metrekaresi (yüzde 60,6) konut, 4 milyon 924 bin 145 metrekaresi (yüzde 25,9) konut dışı ve 2 milyon 573 bin 854 metre karesi (yüzde 13,5) ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Read more...

Ankara'ya 125 bin konut yapılması gerekiyor!


Başkent'in emlâk gerçekleri: "1 milyon 18 bin konuttan 1468'inde tuvalet, 18 bin 256'sında banyo, 7 bin 529'unda mutfak, 17 bin 234'ünde ise su yok."

Başbakan Erdoğan'ın ''500 bin nüfuslu yeni bir kent yapılacağını'' açıkladığı Ankara'da, 1 Mayıs 2011 itibariyle yaklaşık 1,8 milyon konut bulunuyor.
Zamanlaması henüz netleşmese de 500 bin nüfuslu ''yeni şehir'', ortalama 4 kişilik hane büyüklükleri dikkate alınırsa, 125 bin civarında yeni konut yapımını gerektiriyor. 125 bin yeni konut ise Ankara'nın toplam konut stoğunun yaklaşık yüzde 7'sinin yenilenmesi veya stoğun bu kadar artırılması anlamına geliyor.

TOKİ'nin ve belediyelerin yürüttüğü kentsel dönüşüm projeleri dikkate alındığında, 125 bin konut yapımının fazla uzun sürmeyeceği tahmin ediliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2000 yılı verilerine göre, Türkiye'de 15 milyon 70 bin 93 hane bulunuyor. Bu hanelerin 10 milyon 290 bini ev sahibi, 3 milyon 604 bini kiracı, 310 bin 347'si lojmanda oturuyor. 730 bin 65 hane ev sahibi değil ama oturduğu eve kira da ödemiyor. Hanelerin 125 bin 452'si ''diğer'' 9 bin 10'u ''bilinmeyen'' kategoride değerlendiriliyor.

TÜİK'in aynı verilerine göre, Ankara'da 1 milyon 18 bin 371 konut bulunuyor. Bu Türkiye konut stoğunun yüzde 6,7'sini oluşturuyor. Ankara'daki hanelerden 597 bin 310'u, yüzde 58,65'i evsahibi. Toplam 319 bin 97 hane kirada oturuyor. Kiracıların oranı yüzde 31,33. Ankara'da oturanların yüzde 3,69'u, 37 bin 675'i lojmanda oturuyor, 55 bin 857 hane oturduğu eve kira ödemiyor.

ADRESE DAYALI NÜFUS VERİLERİ'NE GÖRE
TÜİK'in, konut sayısı ve konutların nitelikleri, sahiplik durumu ile ilgili daha yeni tarihli bir verisi bulunmuyor. Ancak, İçişleri Bakanlığı Adrese Dayalı Nüfus Verileri'ne göre, 1 Mayıs 2011 itibariyle, Ankara'da, 67 bin 901'i köylerde, 1 milyon 801 bin 215'i belediye bölgelerinde olmak üzere toplam 1 milyon 869 bin 116 konut adresi bulunuyor.

Adrese dayalı verilere göre, Türkiye'de 1 Mayıs 2011 itibariyle 4 milyon 585 bin 660'ı kırsalda, 22 milyon 278 bin 548'i belediye bölgelerinde olmak üzere toplam 26 milyon 864 bin 208 konut adresi kaydı var.

Ancak bu verilerde, konutların nitelikleri, sahiplik durumu ve oda sayısı ile ilgili veriler bulunmuyor. Bu veriler oluşturulurken, konutların boş ya da doluluk durumuna bakılmıyor. Kapıcı daireleri de sayıya dahil. Ayrıca, bu veriler belediyeler tarafından bildirildiği için, mükerrer kayıtların olduğu tahmin ediliyor.

Nüfus verileri ile bildirilen konut adresi sayısı ile birlikte değerlendirildiğinde, hanehalkı büyüklüğü ortalama 2,7 kişi görünüyor. Ancak, konutların boşluk-doluluk durumu dikkate alınmadığı ve mükerrer sayımlar belirlenmediği için 2,7 ortalama hane halkı büyüklüğü sağlıklı bir veri olarak değerlendirilmiyor.

Diğer taraftan, ortalama hane halkı büyüklüğü 4 kişi kabul edilse, 500 bin nüfusluk yeni şehrin ortalama 125 bin konuttan oluşacağı hesaplanıyor.

Ancak, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, geçen hafta yaptığı bir konuşmada, hükümetin Ankara'nın gecekondudan kurtarılmasını hedeflediğini belirterek, gecekondudan kurtulmak için Ankara'da 136 bin konutun yapılması gerektiğini söyledi.

ANKARA'DAKİ KONUTLARIN DURUMU: TUVALETİ, BANYOSU, SUYU OLMAYAN KONUTLAR...
TÜİK'in 2000 yılı verilerine göre, Ankara'da bulunan 1 milyon 18 bin konuttan 1468'inde tuvalet, 18 bin 256'sında banyo, 7 bin 529'unda mutfak, 17 bin 234'ünde ise su yok. Konutların 58 bin 34'ünde tuvalet, 6 bin 986'sında banyo, 5 bin 57'sinde mutfak, 19 bin 686'sında ise su dışarıda.

Aynı yıl itibariyle; Türkiye genelinde 15 milyon konuttan 874 bin 984'ünde su, 403 bin 135'inde mutfak, 542 bin 328'inde banyo, 170 bin 886'sında tuvalet olmaması dikkat çekici.

Ancak, son 10 yılda TOKİ ve belediyelerin kentsel dönüşüm çalışmaları nedeniyle, tuvalet, banyo, mutfak ve su sorunu yaşanan konutların sayısında çok ciddi bir azalma olduğu tahmin ediliyor.

Aynı tarihli verilere göre, Ankara'daki konutların yarısından fazlası, yüzde 56'sında 4 oda bulunuyor. Ankara'da 1 milyon 18 bin 371 konuttan 571 bin 21'ini 4 odalı, 302 bin 150'si 3 odalı, 77 bin 434'ü 2 odalı. Konutlardan 8 bin 232'si tek odalı iken, 58 bin 964 konutta 5'den fazla oda bulunuyor.

YILDA ORTALAMA 60-100 BİN KONUT SATILIYOR
Türkiye genelinde, 2008'de 427 bin 105 konut satılırken, bu satışların 87 bin 87'si Ankara'da gerçekleşti. Konut satışları, 2009'da Türkiye genelinde 531 bin 746'ya, Ankara'da ise 101 bin 246'ya ulaştı. Geçen yıl, Türkiye'deki konut satışları 357 bin 341'e, Ankara'daki satışlar ise 62 bin 6'ya düştü. Bu yılın Ocak-Mart döneminde, Türkiye genelinde 91 bin 71 konut, Ankara'da ise 15 bin 705 konut satıldı.

Ankara'daki yıllık konut satışları 2008-2010 döneminde, 62 bin ile 101 bin arasında değişirken, Türkiye genelindeki toplam konut konut satışlarının 2008'de yüzde 20,39'u, 2009'da yüzde 19,04'ü, 2010'da yüzde 17,35'i, bu yılın ilk 3 ayında ise yüzde 17,24'ünü Ankara'daki satışlar oluşturdu.

Ankara'nın nüfus artış hızı, Türkiye ortalamasının üzerinde. 2007'de 4 milyon 466 bin 756 olan Ankara'nın nüfusu, binde 18,23 artarak 2008'de 4 milyon 548 bin 939'a yükseldi. Nüfus, 2009'da, binde 22,1 artış ile 4 milyon 650 bin 802'ye, 2010'da ise binde 25,6 artış ile 4 milyon 771 bin 716'ya çıktı.

Geçen yıl Ankara'nın nüfusu yaklaşık 121 bin, 2009'da ise yaklaşık 102 bin kişi arttı.

TOKİ, ANKARA'DA 82 BİN KONUT YAPIYOR, YATIRIM TUTARI 5,3 MİLYAR LİRA
Ankara'da konut konut üretiminde Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) ve belediyelerin uyguladığı kentsel dönüşüm projelerinin önemli payı bulunuyor.

TOKİ verilerine göre, idare, Ankara'da 63 bin 247 konut, 43 ilköğretim, 18 lise, 21 kreş, 38 cami, 99 spor salonu, 37 ticaret merkezi, 300 kişilik pansiyon, toplum merkezi, yüzme havuzu, katlı otopark, 13 sağlık ocağı, 3 hastane, 5 kütüphane, engelsiz yaşam merkezi, sevgi evi, rehabilitasyon merkezi uygulaması yaptı veya bu uygulamalara devam ediyor. TOKİ ayrıca, Gümrük Müsteşarlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi çok sayıda kamu kurumuna hizmet veya sosyal tesis yapıyor, bazı hizmet binalarını da onarıyor.

TOKİ, şimdiye kadar Ankara'da, 24 bin 510'u dar ve orta gelirli vatandaşlar için olmak üzere, toplam 115 projede, 44 bin 819 konutun yapımını tamamladı. Halen, 44 projede, 18 bin 428 konutun inşaatı devam ediyor. TOKİ'nin Ankara'da yaptığı veya yapımına devam ettiği konut sayısı, halen 63 bin 247'ye ulaştı.

Ankara'da toplu konut bölgesi olarak belirlenen alanlarda, TOKİ, Eryaman'da 24 bin 433, Kuzey Ankara Proje bölgesinde 8 bin 480, Gölbaşı bölgesinde ise 5 bin 266 konut yaptı.

Proje ve ihale çalışmaları devam eden 18 bin 625 konut ile birlikte TOKİ Ankara'da toplam 81 bin 872 konuta ulaşacak.

TOKİ'nin Ankara'daki toplam yatırım bedeli ise 5,3 milyar lirayı aştı.

Ankara'da ayrıca, Büyükşehir Belediyesi Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi uygulanıyor.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek; daha önce yaptığı açıklamada, göç ve artan nüfus nedeniyle Ankara'da her yıl 30-40 bin yeni konuta ihtiyaç duyulduğunu belirtirken, Kuzey Ankara projesinde 40 bin konut, ayrıca 32 bin konut, Mamak'ta 50 bin konut yapılacağını söylemişti.

Read more...

'Yıldızlı TOKİ konutlarının yol sorununu çözeceğiz'


AK Parti Trabzon milletvekili adayı Erdoğan Bayraktar, Akçaabat'ın Yıldızlı Beldesi'ndeki TOKİ konutlarını ziyaret ederek, vatandaşlarla buluştu. Talep ve istekleri dinleyen Bayraktar, Yıldızlı TOKİ'nin yol sorununu çözeceklerini açıkladı.
Bayraktar ve beraberindekiler, AK Parti Akçaabat İlçe Başkanı Osman Çavuş, Yıldızlı Belde Belediye Başkanı Yahya Tarakçı ile Yıldızlı TOKİ konutlarını ziyaret etti. TOKİ konutlarında oturan vatandaşlar, talep ve sorunlarını bire bir Bayraktar'a ilettiler. Yol sorunu yaşadıklarını anlatan vatandaşlar, güvenlik, okul, spor salonu ve sağlık ocağı eksiklerinin olduğunu kaydettiler. Bayraktar, vatandaşları tek tek dinleyerek talepleri not aldı. Vatandaşların sorunlarıyla yakından ilgilenen Bayraktar, yaşanan sorunları aşmak ve çözüm bulmak için TOKİ sakinlerine söz verdi. Yıldızlı TOKİ konutlarına siyaset yapmak için gelmediğinin altını çizen Bayraktar, "Bize oy verseniz tabiî ki memnun oluruz ama kesinlikle buraya siyaset yapmaya gelmedim. Ben daha önce iki kez Yıldızlı TOKİ konutlarını ziyaret ettim. Şimdide yaşanan sorunları çözmek için buradayım" açıklamasında bulundu. Belde belediyelerinin devlete yük olduğunu ve yeterli hizmet üretemediğini vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi: "Belde belediyelerinin kapanması için karar çıktı ama muhalefet Anayasa Mahkemesine gitti. Şimdi burada da belde belediyesinin maddi olanaksızlıkları nedeniyle kamulaştırma yapılamıyor. Burası Trabzon Belediye sınırlarında olsaydı bu sorunları yaşayamayacaktınız. Trabzon Büyükşehir olacak ve bu sorunlar çözülecek. Biz buraya konut inşa ederken, yol problemini dile getirdik. Vali bey söz vermişti. Bu iş sonradan sabote edildi. Biz yolu ihale ettik. 1.5 kilometresi yaptık, gerisini de bitirecektik. Bu yolu 7-8 ay gibi kısa bir sürede bitireceğiz"

Read more...

Stfa, İstanbul'un Suyunu Getirecek Boğaziçi Tüneli İnşaatını Tamamladı; İki Kıtayı 3. Kez Birleştirdi


Türkiye'nin önde gelen müteahhitlerinden olan STFA İnşaat Grubu 2060 yılına kadar İstanbul'un içme suyunu sağlayacak Melen Projesi'nde Boğaziçi Tüneli'nin inşaatını 1200+534 günde tamamladı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin önde gelen müteahhitlerinden olan, Türk mühendisinin bilgi ve becerisini yurt dışına taşıyan ilk Türk Müteahhidi olarak sektöre öncülük eden STFA İnşaat Grubu Şirketleri, 2006 yılından bu yana ortakları ALKE ve OJSC Mosmetrostroy ile birlikte Boğaziçi Tüneli'nin inşası için çalışıyordu.

Boğaziçi Tüneli İkmal İnşaatı 17.01.2006 tarihinde 171.994.600TL (Eşdeğer sözleşme tutarı) üzerinden OJSC Mosmetrostroy (Rus) + STFA (Türk) + Alke (Türk) ortak girişim grubuna ihale edilmişti. Melen Projesi kapsamında arıtılan suyu Asya kıtasından Avrupa kıtasına geçirmek için tasarlanan tünel tarihte ilk kez İstanbul Boğazı'nın 145 m altından geçerek iki yakayı birleştirmiştir.

Tünel yaklaşık günde 3 milyon m3 suyu Anadolu'dan Avrupa yakasına taşıma kapasitesindedir. Boğaziçi Tüneli İnşaatının tamamlanması nedeniyle, tünele bir gezi düzenleyen STFA Yatırım Holding CEO'su Mehmet Ali Neyzi "İstanbul için çok önemli bir proje olan Melen Projesi'nde STFA olarak yer almış olmaktan gurur duyuyoruz.

Türkiye'de inşaat alanında her zaman ilkleri gerçekleştirmiş olan STFA, bu projede de boğazın iki yakasını denizin altından birleştiren ilk tünelin inşaatında görev almış oldu" dedi. STFA İnşaat Grubu Başkanı Mustafa Karakuş ise konuşmasında "STFA genel bir müteahhit; ama deniz aktiviteleri, deniz faaliyetleri her zaman inşaat grubunun önceliği olmuştur. Faaliyetlerimizin büyük bir kısmı da deniz işleri oluşturuyor" dedi. Karakuş sözlerine şöyle devam etti; "Deniz ve tünel konusundaki uzun yıllardan gelen bilgi birikimimiz ve tecrübemiz Boğaz Tüneli'ni hayata geçirmekte en önemli avantajımız oldu." "Projeden notlar"·

TBM kısmı 3145 m olmak üzere toplam 5551 m uzunluğunda ve 6,15 m kazı çapındaki Boğaziçi tüneli kazısı, günde ortalama 8m ilerlemeyle yaklaşık 406 günde tamamlandı. · Dış çapı 5,81 m ve iç çapı 5,11 m olan 35 cm kalınlığındaki segmentler kazıya parelel olarak yerleştirildi.· Zemin ve segment arasındaki 17 cm'lik boşluk, kazıya paralel olarak çeper enjeksiyonu ile dolduruldu.· Kalınlığı 12-20mm arasında değişen 4 m çapındaki borular tünel içerisine yerleştirildi.·

Proje toplamda 1200+534 günde tamamlandı. "STFA İnşaat Grubu'na 200 Milyon Dolarlık İki Yeni Proje!"STFA İnşaat Grubu yakın zamanda, yurtdışında iki yeni projede de imza aşamasına geldi.

Kuzey Irak'ta "Erbil Su Temin Sistemi ve Duhok Dağıtım Şebekesi, Paket 1" projesinde STFA-Fernas-Kalyon Ortak Girişimi 173 milyon dolarlık teklifi ile 1. sırada yer aldı. Sözleşme daveti beklenmektedir. STFA İnşaat Grubu ayrıca Suudi Arabistan'da 35,5 milyon dolarlık Dareen Limanı Genişletilmesi işinde Suudi Arabistan'ın en önemli işverenlerinden Saudi ARAMCO tarafından sözleşme imzalamaya davet edildi.

Read more...

İnşaat demirinin tonu bin 400 liraya ulaştı


Bazı demir fabrikalarının bakıma girmesi, Kuzey Irak'a demir ihracatının artarak devam etmesi, inşaat sektörünün canlanması ve hurda demir fiyatlarının yükselmesi sonucu demir fiyatları giderek artmaya başladı.

Mart ayına kadar tonu 1.000 ila 1.100 liradan işlem gören demir, mayıs ayından itibaren hızla yükselmeye başladı. 1 Mayıs tarihinde tonu 1.265 ila 1.285 liradan satılan inşaat demirinin 1 tonu, 1.400 liraya kadar yükseldi. Toptan demir satıcılarından İsmail Çağan, talebin canlanması, üretimin kısıtlı olması ve ihracat nedeniyle fiyatların sürekli artma eğiliminde olduğunu söyledi. Çağan, talebin canlı olması nedeniyle demir fiyatlarının bir süre daha yükselmesinin beklendiğini ifade etti. İnşaat demirinin yanı sıra, ray demiri, kütük demir, demir saç, boru, profil ve teneke fiyatları da değişik oranlarda arttı.

Read more...

11 Haziran 2012 Pazartesi

Denizli'de Yıkıma Sebep Olabilecek Büyük Depremler Olabilir


İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Denizli Şube Başkanı Hayri Ün, Denizli'nin birinci derece deprem bölgesinde yer aldığını, yıkımla sonuçlanabilecek büyük depremlerin olabileceğini bildirdi.

İMO Denizli Şube Başkanı Hayri Ün yaptığı yazılı açıklamada, Fethiye Körfezi'nde dün meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremin Denizli'de de hissedildiğini ve depremin olmasından sonraki 5 saatlik dilim içerisinde büyüklükleri 1.7 ile 5.0 arasında değişen 86 deprem meydana geldiğini belirtti. Denizli'nin birinci derece deprem bölgesinde yer aldığını belirten Hayri Ün açıklamasında, "Ne yazık ki ilimizde bulunan mevcut binalarımızın yıkılmasına sebep olabilecek derecede büyük depremler beklenmektedir. Bu, kabul etmemiz ancak mücadele etmemiz gereken bir durumdur. Bu mücadele, öncelikle mevcut yapılarımızın en kısa zamanda depreme dayanıklı hale getirilmesi eğer binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi ekonomik değil ise yıkılıp yeniden yapılması ile başlamalıdır. Bununla birlikte bundan sonra yapacağımız binaların depreme dayanıklı inşa edilmesi çok önemlidir. Eğer bunları başaramazsak, mevcut depreme dayanıksız yapılarımızın üzerine yeni depreme dayanıksız yapılar ilave ederiz ve sorunu giderek büyütürüz ve giderek içinden çıkılamaz bir hale dönüştürürüz" ifadelerine yer verdi.

Can ve mal kaybına sebep olmayan her depremin verilmiş ek süre olduğunu belirten Ün açıklamasında şunları kaydetti:

"Bu süreyi tüm Denizli olarak çok iyi değerlendirmemiz gerekmektedir. Depreme dayanıklı güvenli yapılarının oluşturulması ve mevcut yapılarımızın dönüştürülmesi konusunda başta inşaat mühendislerimiz olmak üzere idareciler ve tüm halkımıza sorumluluklar düşmektedir. Halkımız kaliteli, depreme dayanıklı ve güvenli yapıların inşa edilmesi konusunda ilgilileri zorlamalıdır. Depreme dayanıklılığı kanıtlanamayan binaları satın almamalıdırlar. Ev satın almada tek kriter fiyatı olmamalıdır. Binanın mühendisi, yapı denetim firması vb. muhakkak sorgulanmalıdır. Araba alırken en az 3 kişiden fikir alınan bir yerde, ailemiz ve sevdiklerimizle birlikte ömrümüzü geçireceğimiz bir bina satın alınırken daha titiz davranmamız gerektiğine inanıyoruz." - DENİZLİ

Read more...

'Bu Deprem, Bize Verilmiş Ek Süredir'


İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Denizli Şube Başkanı Hayri Ün, mevcut binaların yıkılmasına sebep olabilecek derecede büyük depremler beklendiğini belirterek, depreme dayanıklı güvenli binalar yapılması ve mevcutların dönüştürülmesi konusunda başta inşaat mühendisleri olmak üzere idareciler ve halka sorumluluklar düştüğünü söyledi. Ün, "Can ve mal kaybına sebep olmayan her deprem, bize verilmiş ek süredir. Bu süreyi, tüm Denizli olarak çok iyi değerlendirmemiz gerekmektedir." dedi.

Dün (10 Haziran) meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremi değerlendiren İMO Şube Başkanı Ün, "Her zaman ifade edildiği gibi ilimiz de birinci derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Ne yazık ki mevcut binalarımızın yıkılmasına sebep olabilecek derecede büyük depremler beklenmektedir. Bu, kabul etmemiz ancak mücadele de etmemiz gereken bir durumdur. Bu mücadele, öncelikle mevcut yapılarımızın en kısa zamanda depreme dayanıklı hale getirilmesi, ekonomik değilse yıkılıp yeniden yapılmasıyla başlamalıdır." diye konuştu.

Bundan sonra binaların depreme dayanıklı yapılmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Hayri Ün, "Bunu başaramazsak, mevcut yapılarımızın üzerine yeni depreme dayanıksız yapılar ilave ederiz ve sorunu giderek büyütürüz. Halkımız kaliteli, depreme dayanıklı ve güvenli yapıların inşa edilmesi konusunda ilgilileri zorlamalıdır. Depreme dayanıklılığı kanıtlanamayan binaları satın almamalıdır. Ev satın almada tek kriter fiyatı olmamalıdır. Binanın mühendisi, yapı denetim firması vb. muhakkak sorgulanmalıdır. Araba alırken en az üç kişiden fikir alınan bir yerde, ailemiz ve sevdiklerimizle birlikte ömrümüzü geçireceğimiz bir bina satın alınırken daha titiz davranmamız gerektiğine inanıyoruz." dedi.

Read more...

Türkiye İnşaat Mühendisleri Öğrencileri Buluşması


Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğunu belirterek, "Bunun artmamasının bir tek sebebi var, müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı"...

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğunu belirterek, "Bunun artmamasının bir tek sebebi var, müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı değiliz" dedi.

Gazi Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 5. Türkiye İnşaat Mühendisleri Öğrencileri Buluşması'na katılan Özdebir, müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük 225 firmasının içerisinde 32 Türk firmasının olduğunu belirterek, Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin Türkiye'de olduğuna dikkati çekti. Bu sayının artmamasının tek bir sebebi olduğunu dile getiren Özdebir, öğrencilere, "Müşavirlik hizmetinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı değiliz. Bu ihtiyaçların tespitinde de size düşen çok önemli görevler var" diye seslendi.

Mesleki yeterliliğin Türkiye'nin önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu belirten Özdebir, bugüne kadar özel sektör olarak yetkin mühendisleri yetiştirme işini üniversitelere bıraktıklarını söyledi.

Üniversite sanayi işbirliğinin sadece bir takım projeler geliştirmek olmadığını, özel sektörün eğitimin şekillendirilmesinde yer alması gerektiğini vurgulayan Özdebir, bu noktayı ihmal ettiklerini söyledi. Özdebir, şöyle devam etti:

"Mesleki yeterlilik müessesesi kurulduğu zaman bu kişileri istihdam edecek olan taraf neleri istediğini belirleyecek, sınav ona göre yapılacak. Mecburen yasanın ihtiyacına göre de eğitim programları düzenlenecek. Bugüne kadar inşaat mühendisliği bölümümüzden mezun olan arkadaşlarımızın hukuki olarak dünyanın en büyük gökdelenini projelendirmesinde bir engel yoktu. Ama bu oldu maalesef. Bugün yapı stokumuzun yüzde 70'inin yeniden yapılmasını konuşuyoruz. Bu ölçme ve değerlendirmenin eğitim ve öğretimden ayrı olmasının temel sebebidir."

-"Yaptığımız köprüden insanlık geçiyor"-

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkan Vekili Necati Yağcı ise inşaat sektörünün Türkiye için önemini vurguladı.

İnşaat sektörünün 200'den fazla sektörde üretimi tetikleyen ve 2 milyon kişiye doğrudan iş yaratan dev bir sektör olduğunu belirten Yağcı, inşaat sektörünün ekonomiye sağladığı bir diğer önemli katkının da hem inşaat malzemesi ihracatı hem de yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ile getirdiği döviz olduğunu söyledi.

Türk müteahhitlerin geçtiğimiz yılın sonu itibariyle dünyanın 94 ülkesinde toplam tutarı 206 milyar dolara ulaşan 6 bin 500 kadar projeye imza attıklarını bildiren Yağcı, "2011 yılında üstlenilen toplam yeni proje tutarı 19,3 milyar dolar oldu. Bu projelerin yüzde 44'ü Avrasya, yüzde 24,5'i Ortadoğu, yüzde 19,7'si ise Afrika bölgelerinde üstlenildi. Buralara gitmeye siz de hazır olun" diye konuştu.

Yağcı, uluslararası rekabet ortamının çetin bir yarışma alanı olduğunu ifade ederek, kaliteli üretim, yüksek verimlilik, risk yönetimi becerisi, başarma azmi, emek, alın teri ve uluslararası standartlarda eğitim almış yüksek donanımlı insan gücü gerektirdiğini dile getirdi.

Yapılan işlerde doğaya saygılı olmanın ve işçi güvenliğini sağlamanın önemini vurgulayan Yağcı, "Yaptığımız köprüden sadece biz değil insanlık geçiyor" dedi.

İnşaat mühendisleri olarak depremin Anadolu'nun ezeli ve ebedi gerçeği olduğunu her zaman hatırlamak gerektiğini belirten Yağcı, şöyle konuştu:

"Kentlerimizi çirkinleştiren çarpık yapılaşmada can güvenliği riski barındıran yapı stokumuzun büyümesinde geçmişten bugüne uzanan bir çizgide politikacılardan, bürokratlara, belediye başkanlarından, kent plancılarına, mimardan, mühendise, müteahhide, şantiye şefine ve hatta hesap sormayan vatandaşa uzanan geniş bir yelpazede herkesin payı vardır. Kamu ihalesinden başlayarak imar, deprem, yapı denetimi, yapı malzemeleri ve mesleki yetkinlik alanlarına uzanan geniş bir yelpazedeki mevzuatın etkin hale getirilmesine, uygulayıcı kurum ve kuruluşların kapasitelerinin geliştirilmesine ihtiyacımız var."

Yağcı, meslek etiğine vurgu yaparak, "rant hesabı ile şehirleri yaşanmaz hale getiren imar planı değişikliklerinde, çöken binaların ruhsatlarında, betonarme projelerinde denetim raporlarında hatta Meclis'ten çıkan yasalarda şehir plancılarının, mimarların ve mühendislerin imzaları olduğuna" dikkati çekti.

Necati Yağcı, 2023 vizyonlarını açıkladıklarını hatırlatarak, "TMB öncülüğünde ülkesinde yapılanmasını tamamlanmış dünya taahhüt sektöründe ağırlığı olan, bölgesinde lider Türk müteahhitliği markasını oluşturmaktır. Sektörümüzün hem yurt dışındaki hem de yurt içindeki cirosunu 100 milyar dolara yükseltmek, dünyanın en büyük 225 uluslararası müteahhit listesinde 40 firmayla yer almaktır" diye konuştu.

-"Grup çalışmasında zayıfız"-

Devlet Su İşleri Genel Müdürü Akif Özkaldı ise öğrencilik hayatındaki deneyimlerini paylaştı.

Grup çalışmasının önemine değinen Özkaldı, "Biz bireysellikte çok iyiyiz, ancak grup çalışmasında biraz zayıfız" dedi.

Read more...

Şarköy'de İnşaat Yasağı Başladı


Tekirdağ'ın Şarköy ilçesinde turizm sezonunun başlamasıyla birlikte belirli cadde ve sokaklarda inşaat yapma yasağı getirildi. Belediye encümeni tarafından alınan kararlar, 15 Haziran-1 Eylül 2012 tarihleri arasında uygulanacak.

Şarköy'de turizm sezonunun açılmasıyla birlikte belediye encümeni tarafından belirli sokak ve caddelerde inşaat yasağı başlatıldı. Yasağın 15 Haziran- 1 Eylül 2012 tarihleri arasında geçerli olacağı bildirildi. Okulların kapanmasıyla birlikte Şarköy'de turizm hareketliliğinin başladığını ifade eden Şarköy Belediye Başkanı Süleyman Altınok, "Bu yıl

Şarköy olarak temiz deniz ve plajın simgesi olan mavi bayrağı 7'inci kez aldık. Bahar aylarında, mavi bayraklı plajımız başta olmak üzere diğer kıyılarımızda iyileştirme çalışmaları yaptık. Mavi Bayraklı plajımıza elenmiş kum takviyesi yaptık, çevre düzenini sağladık. İskele ile liman arasında kalan ve deniz tarafından aşınan kumsalımıza kum takviyesi yaparak, kumu yükselttik, Marmara 5 sitelerinin olduğu yerdeki kıyıda dar olan ve yosunlaşan kumsala 300 metre küp betonla kapladık." dedi.

Devam eden inşaatların turizm açısından çirkin bir görüntü oluşturduğunu kaydeden Altınok, "Daha çok emeklilerimizin yoğun olduğu ilçemizde, 15 Haziran -1 Eylül tarihleri arasında, denize paralel cadde ve sokaklarımızla, en işlek cadde ve sokaklarımızda, yazlıkçılarımızın, otel ve pansiyonlarımızın bulunduğu bölgelerde inşaat yasağı getirdik. İyi bir sezon geçirmeyi ümit ediyoruz. Sezonda çeşitli etkinlikler yaparak vatandaşlarımızı ve misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayacağız." dedi.

Read more...

'Gelecekte İnşaat Mühendisliği' Etkinliği


Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye'nin dünyadaki en büyük 225 müteahhitlik firması içerisinde 32 tane firması olduğunu belirterek, "Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesi ülkemizde" dedi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye'nin dünyadaki en büyük 225 müteahhitlik firması içerisinde 32 tane firması olduğunu belirterek, "Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesi ülkemizde" dedi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Topluluğu öğrencileri tarafından düzenlenen 'Gelecekte İnşaat Mühendisliği' etkinliğine katıldı. Etkinlikte bir açılış konuşması yapan Özdebir, Türkiye'nin Dünya'da müteahhitlik sektöründe en büyük 225 firma içerisinde 32 tane firması olduğunu belirterek, "Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesi ülkemizde" dedi.

Kendi gençliğinde öğrenci birliklerinin meslekleriyle ilgilenmekten çok vatanı, milleti kurtarmak için siyasetle alakalı olduğunu kaydeden Özdebir, toplantıda mühendislik öğrencilerini görmekten çok mutlu olduğunu dile getirdi. Mesleki yeterlilik meselesine değinen Özdebir, "Üniversite-sanayi işbirliği sadece birtakım projeler geliştirmek değil, eğitim ve öğretimin de şekillendirilmesi olmalıydı. Biz bunu ihmal ettik. Yapı stoğumuzun yüzde 70'inin yıkılması ve yeniden yapılması üzerine konuşuyoruz. İnşaat mühendisliği dalı son derece önemli bir bölüm" şeklinde konuştu.

Çin'den sonra en büyük müteahhitlik kapasitesinin ülkemizde olduğunu ifade eden Özdebir, bunun daha çok artmamasının sebebini Türkiye'nin müşavirlik hizmetlerinde müteahhitlik hizmetlerinde olduğu kadar başarılı olmaması olarak gösterdi. Bir yapının gerçekleştirilmesinde inşaat mühendislerinden çok, mimarların adının bilinmesinden yakınan Özdebir, inşaat mühendisleri olmasa yapıların ortaya çıkamayacağını belirtti. Özdebir, şunları kaydetti:

"Havada tek başına duran yere temas etmeyen bir gökdelen hayal etmek hayatın gerçekleri dediğimiz yani fizik kurallarıyla, mühendislik kurallarıyla bağdaşamayacağı için hayata geçirilemez. Onu siz emniyetli, ekonomik ve estetik olarak hayata geçirilebilmesinin yolunu açıyorsunuz. Onun araçlarını, elemanlarını oluşturuyorsunuz. Aslında hem talep sahibinin hem mimarın ayaklarını yere bastıran sizlersiniz. Mimar Sinan yetiştirmiş bir toplumun üyesiyim. Mimar Sinan'ın yaptığı aslında doğayı güzel olarak kullanmak. Bir Selimiye'ye baktığımız zaman şehri içerisinde öyle bir alana yerleştirmiş ki şehrin bütün fonksiyonlarını bozmadan bir eser yaratmış. Bu eseri de bu kadar zaman geçmiş, hala sağlamlığını koruyor. Astek yapılarına dikkat edin. Doğaya karşı gelmeden, onunla uyum içerisinde hatta taşların yontusunu bile ona göre yapan müthiş eserler yaratmışlar. Biz geliştirdiğimiz teknolojilerle, geliştirdiğimiz mühendislik kabiliyetleriyle çok yakın zamana kadar doğaya karşı koymaya kalktık. Bunun sonucu olarak da bugün global ısınmadan bahsediyoruz. Doğanın güçlerini pek kaile almadık. Japonya dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri. Ama nükleer santralleri yaparken, onun 20 km öbür tarafında olması gereken acil güç santrallerini onun altına yaptığı zaman doğadan gelen tsunamiyle yerle bir oldu, bir nükleer felaket yaşadık. O zaman doğanın gücünü iç bir zaman göz ardı etmememiz lazım." - Ankara

Read more...

İnşaat Çalışmaları Hızla Devam Ediyor


Yeni Arapgir Garajı; Arapgir ve Kuluncak ilçelerinin yanı sıra, Hekimhan civarındaki beldeler ile Darende'ye bağlı Ayvalı Beldesi toplu taşıma araçlarına hizmet verecek.

Salköprü Mahalle Muhtarı Mehmet Dönmez, "Gözle görülür vaziyette buradaki hizmetler ortadadır. 50 yıldır Sanayi Caddemiz var ama adı caddeydi. Hamdolsun, şimdi herkes orayı görüyor. Yine Turgut Temelli Caddesi'nde yapılan hizmetleri de herkes görüyor."

Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Salköprü mahallesinde yapımı devam eden Yeni Arapgir garajında incelemelerde bulunarak, çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

11 Haziran Pazartesi günü gerçekleşen inceleme gezisine Belediye Başkan Yardımcıları Hasan Atay, Alican Bozkurt ve bazı daire müdürleri ile Salköprü Mahallesi Muhtarı Mehmet Dönmez katıldı.

İnceleme gezisi sırasında yapımı devam eden garaj ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Çakır, Yeni Arapgir Garajı'nın bölgedeki trafiği rahatlatacağını söyledi. Çakır, "Malatya trafiğini rahatlatmak adına Doğu Garajı ve Arapgir Garajı inşaatları devam ediyor. Yeni Arapgir Garajı, Malatya'nın kuzeyinde bulunan; Arapgir ve Kuluncak ilçelerinin yanı sıra, Hekimhan civarındaki beldelerimiz ile Darende'ye bağlı Ayvalı Beldesi toplu taşıma araçlarına hizmet verecek. Yeni garajın hizmete girmesiyle birlikte vatandaşlarımız daha rahat ve kaliteli ulaşım imkanına kavuşacaklar" dedi.

Esnaflar da vatandaşlar da rahat edecek…

Garajın yaklaşık 5 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulduğunu belirten Başkan Çakır, "Bu garajımızda 24 iş yeri var. Mevcut Arapgir Garajı'nda hem yerin dar olması hem de işyerlerinin yetersiz olması nedeniyle, esnaflarımız ve vatandaşlarımız sıkıntı yaşıyordu. Yeni garajın hizmete girmesiyle bu sorunlar ortadan kalkmış olacak" diye konuştu.

Trafik rahatlıyor…

Başkan Çakır, Yeni Arapgir Garajının alt tarafındaki Sanayi yolunun geçen yıl yapıldığını belirterek, Geçtiğimiz haftalarda başlanan Çarmuzu yolundaki genişletme çalışmaları ile birlikte buradaki trafik akışının da önemli ölçüde rahatlayacağını kaydetti.

Muhtardan teşekkür…

Salköprü Mahallesi Muhtarı Mehmet Dönmez de çalışmalardan dolayı Başkan Çakır'a teşekkür ederek, "Gerçekten şu ana kadar 3 belediye başkanıyla çalıştım; herkes birtakım vaatlerde bulundu, ama kimse bir çivi çakmadı. Gözle görülür vaziyette buradaki hizmetler ortadadır. 50 yıldır Sanayi Caddemiz var. Ama adı caddeydi. Hamdolsun, şimdi herkes orayı görüyor. Yine Turgut Temelli Caddesi'nde yapılan hizmetleri de herkes görüyor" şeklinde konuştu.

Read more...

Bursa Gürsu’daki söz konusu 912 konut için rekor sayıda başvuru yapıldı


Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) satışa çıkardığı konut ve arsalar için talep patlaması yaşanıyor.

İdare’nin Bursa Gürsu’da alt gelir grubu için 198 liradan başlayan taksitlerle satışa çıkardığı 912 konuta 8 bin 868 kişi başvurdu.

İhaleye çıkarılan 79 arsa için alıcılar arasında kıyasıya rekabet yaşandı. İdarenin arsaları 195 milyon 743 lira teklif gördü. Dar gelirli vatandaşların konut alabilmeleri için Türkiye genelinde projeler üreten TOKİ, hasılat paylaşımı ve kaynak geliştirme projesiyle elde ettiği geliri yoksul vatandaşlara ucuz konut üretebilmek için kullanıyor.

İdare, bu kapsamda alt gelir grubu için Bursa’nın Gürsu ilçesinde 912 konut inşa ediyor. 64 metrekarelik 544 konutun fiyatları 39 bin lira ile 52 bin lira arasında değişiyor. Bu konutlar 4 bin lira peşinat ve 198 liradan başlayan taksitlerle satılıyor. 480 konut 84 metrekare 2 1 konutların fiyatları ise 53 bin lira ile 66 bin lira arasında değişiyor. Bu dairelerin taksit ödemeleri ise 258 liradan başlıyor.

25 Kasımda başvuru tarihi sona eren Bursa Gürsu’daki söz konusu 912 konut için rekor sayıda başvuru yapıldı. Alt gelir grubuna dönük konutlara 8 bin 868 başvuru geldi. Konutların kura çekilişi 17 Aralıkta Bursa Atatürk Spor Salonu’nda yapılacak. Bursa Gürsu’da başvurusu devam eden 96 normal konut için ise şimdilik 316 kişi talip oldu.


Read more...

Ayancuk.Com - Guncel Haberler

Ayancuk.Com

Ayancuk.Com

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP